YAĞMUR DUASINA DAVA

Toplumu 81 ilde yağmur duasına davet eden Diyanet İşleri Başkanlığının, 81 ildeki Cuma namazı sonrasında kuraklığa karşı yapılan ‘yağmur duası’ sonrasında bir çok ilimizde su baskınları ve sel felaketleri meydana gelmiştir. Halkımız Diyanete karşı öfkeli olup, sel baskınından sorumlu tutmaktadır.

İzmir’de 2 vatandaşımız sele kapılarak hayatlarını kaybetmiştir. hayatını kaybedenlerin yakınları Diyanet’in aşırı dozda yağmur duası ile  “taksirle ölüme neden olmak” suçunu işlediği için  savcılığa başvuracaklarını açıklamıştır.

Antalya’da ise tarım alanları ve seralar sel altında kalarak üreticiler büyük zarara uğramışlardır. Antalya’nın Serik ilçesinde, şiddetli yağış sonrası Kadriye ve Çakallık mahallelerindeki kapalı çilek seraları zarar gördü. Kadriye Mahallesi Beşgöz deresi mevkiindeki derenin taşması sonucu yüzlerce dönüm çilek serası su altında kaldı.

Antalya’da seracılar bir araya gelip Diyanet İşleri başkanını eleştirerek istifasını istemişlerdir. 
Seracılar birliği başkanı Recep Atarlıoğlu yaptığı açıklamada; “bu işi bilenler yapsın, yağmur duasının dozunu ayarlayamadılar, böyle hoca olur mu” diyerek Diyanet’in meteorolojik olaylara karışmaması gerektiğini belirtip, Diyanet için zarar- ziyan davası açacaklarını söylemiştir. Atarlıoğlu Diyanet’e seslenerek “sel baskınını, zelzeleyi, toprak kaymasını önleyici dualara çıkılmasını” önermiştir.

Ankara’da adı açıklanmayan bir kaynaktan aldığımız habere göre, Diyanet’in fetva işleri daire başkanı Keramettin Zembil’in; “Aslında biz yağmurun yağacağını meteorolojiden haber aldıktan sonra yağmur duasına karar verdik ama bu kadar yağacağını bilemedik” diyerek sel ve ölümlerin sorumlusu olarak meteorolojiyi gösterdiği söylenmektedir.
Z(e)ytung haber ajansı Naci Kaptan / 14.12.2020

İlgili Video

3 yorum

  1. Yağmurdan korunmak Seracıların kendi ellerinde bu kadar dangalak olunurmu

  2. 1.Yağmur duası “kurak yerde yaşayan vatandaşın talebiyle, kurak bölgeye bereket gelmesi kastıyla” yapılmıştır. Her sene yağmurun bol yağdığı ve sel bastığı yerleri kast etmek için değil.
    2.Bu konuda Diyanetle sorunu olan Diyanet yetkilileriyel konuyu görüşsün, medya mensuplarıyla değil.
    3.Bu olayı fırsat bilere Din’e ve Diyanete saldıranların “mal bulmuş mağribi” gibi hareket etmeleri hiç de iyi niyetli olmadıklarını göstermektedir.

  3. Tarsim tarım sigortası ile ziraatte çalışanlar sigortalanabiliyor hemde tarladaki ürün sigorta ediliyor. Ancak ülkemizde tarım işletmesi sahipleri ne t tarladaki ürünü sigortalıyor nede çalıştırdığı gündelikci yevmiyeciyi çoğunlukla ülkeye kaçak gelenler ve mülteciler günlük yevmiye ile ucuza çalıştırıldığı sektör ziraat tarlalar ve küçük sanayii Küçük
    Esnaf. Tarsim para vermeyen çiftçi veçalışanları emekli olmadığı gibi sigortalanmayan tarladaki ürün bir tabii afette zamansız donmada heba olunca çiftçi devletten hibe olarak para istiyor. Çiftçiye para verilmezse oy baskısı ile oy vermeyen Türk çiftçisi bir çok ürünü dünya piyasalarında pahalı üreriyor örnek et Türkiyede pahalı, çay pahalı ceviz pahalı ve daha bir çok şey… Turgut Özal ülkedeki pahalı zirai ürünleri ucuzlatabilmek için zirai ürünlerin ithalini serbest bıraktı ve gümrük vergilerini sıfırladı bunun sonucunda gıda maddeleri ucuzladı ve bollaştı devlet yerli sanayii ve zirai üreticiyi destekleyebilir ancak gümrük vergiler ve yasaklari ile koruyamaz Türkiyede üretilen her ürün küresel dünya ile dış ithal ürünlerle aynı şartlarla rekabet edebilmelidir.

Yorum Gönderin Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.