Kategoriler
Politika

Cumhuriyet ilan

Cumhuriyet’e,

Atatürk devrimlerine sonuna kadar sahip çıkacağız. Güçlü ve mutlu Türkiye’yi YENİDEN İNŞA edeceğiz.

18 yıldır halkımızı içi boş hayal ve umutlarla oyaladılar. Gerçek şu ki güzel ülkemiz, toprakları ekilmeyen, fabrika bacaları tütmeyen, işsizlik rekorları kırılan hazinesi tam takır, parası pul, açlık yoksulluk, yasaklar ve hukuksuzluklarla boğuşan bir ülke haline gelmiştir. Bütün bu sorunlar dağ gibi dururken, iktidarın tek hedefi ele geçirdiği iktidarda bir gün daha fazla kalabilmektir.

Asla umudumuzu kaybetmeyeceğiz.

Bu toprakların insanları sorunları çözecek, geleceği inşa edecek ortak akla, siyasal ve kültürel birikime sahiptir. Sorunları biliyoruz. Çözümlerine hakimiz. Tek tek çözeceğiz.

Geleceğini planlamayan hiçbir canlı yoktur.

İlk önce hiç zaman kaybetmeden, ivedilikle planlı ekonomik kalkınma modeline geçilecektir. Yüksek kar amacıyla mevcut varlıkları yağmalayan değil, sıfırdan kapasite yaratan, istihdam ve teknoloji getiren, ekonomiye kaynak sağlayan yabancı sermaye yatırımlarına kamusal destek ve güvence vereceğiz.

Genç nüfusu, lojistik avantajları, jeopolitik gücü ile ülkemiz dünyanın yeni tedarik merkezi olmaya en yakın adaydır. Teknoloji, AR-GE, tasarım, inovasyon ve üretimde liderlik yarışında biz de olacağız.

Yurttaş güven istiyor.

Devletine, kurumlarına, kadrolara, programa ve kardeşçe bir arada yaşama ülküsüne güvenmek istiyor.

Eğitimde, hukukta, sağlıkta, bürokraside, dış politikadan bankacılık sektörüne kadar her alanda güven inşa edeceğiz.

Dünya ekonomilerinin lokomotifi bilgidir. Dünyanın geleceğini petrol ve gaz rezervleri değil, geleceği öngörebilen ve iddiasını ısrarla takip edebilen iyi yetişmiş insanlar belirliyor. Geleceğimizin anahtarı olan gençliğimizi umudun ve başarının onur abidesi olarak yetiştireceğiz.

Beyin göçü tersine döndürülecek, gençlerimiz yurt içi ve yurt dışı tüm eğitim olanaklarından yararlandırılıp geleceğe hazırlanacak. Türkiye’ye değil, dünyanın geleceğine söz söyleyecek özgüveni yüksek, dış dünya ile uyumlu,

geleceğe yön verecek ve yönetecek liyakat ve kariyere sahip bir nesil yetiştireceğiz.

AB İlerleme Raporlarının ana gündem konusu olan devletin kurum ve kuruluşları ile siyasetin iliklerine kadar işleyerek ekonomik düzen haline gelen yolsuzlukların üzerine kararlılıkla gideceğiz.

Binlerce hukukçu, mali müşavir ve adli kolluk gücü ve ilgili tüm meslek kurum ve kuruluşlarıyla, yolsuzluklarla mücadele için ihtiyaç duyulan hukuki, siyasi, bürokratik ve idari adımlar hızla atılacaktır.

Varlık Fonu başta olmak üzere denetlenemeyen hiçbir kamu kaynağı kalmayacaktır.

Tarımda, sanayide büyük reformlarla milyonlarca gencimizin yalnızca iş ve aş nedeniyle el kapılarına göçmesinin önüne geçeceğiz.

İlk hedef sanayide %75 olan kapasite kullanımını bir yıl içerisinde %100’e çıkarmaktır. Biçerdöver ve traktörün deposuna konulan mazottan tek kuruş vergi alınmayacaktır.

 Geleceğe ilişkin umudunu yitirmiş iş bekleyen mühendislerimiz ve ekonomistlerimizin öncülüğünde üretim odaklı, planlı, teknolojiye dayalı ve güçlü, rekabetçi kalkınma modeli yeniden inşa edilecektir. Ekilmemiş toprak, sulanmamış arazi, bacası tütmeyen fabrika kalmayacaktır.

Fabrikalarımızdan üretim, topraklarımızdan bereket fışkıracaktır.

Türkiye’nin en önemli devlet projelerinden birisi olan ve uğruna büyük bedeller ödenen ancak ne yazık ki 20 yıldır iktidarın unutturduğu GAP Projesi’ni halkımızın desteği ve büyük bir seferberlikle en kısa zamanda tamamlayacağız.

Büyük uğraşlar ve yüksek maliyetlerle inşa ettiğimiz 140 milyar doları aşkın elektrik üretimi yatırımının yarısından fazlası iktidarın iş bilmezliği, kötü ve plansız yatırım yönetimi atıl halde hızla çöp olmaya doğru gidiyor. Unutulmamalıdır ki, kalkınmanın ve rekabetçi sanayinin temeli ucuz enerjidir. Dünya ülkeleri en önemli enerji kaynağı olan güneş ve rüzgardan enerji üretmek için nefes kesen bir yarış halindedir. Güneş ve rüzgar potansiyeli ile dünyanın ender ülkelerinden biri olan Türkiye’de mevcut iktidar bu kaynakların harekete geçirilmesini yatırımcıların taleplerine rağmen yandaş kayırmacılığı gerekçesiyle sistematik olarak engellemektedir. Bu nedenle geleceğimizde güneş ve rüzgar enerjisi sanayimizin can damarı olacaktır.

Avrasya coğrafyasında petrol ve doğalgaz kaynaklarının değeri ne ise, tatlı su kaynaklarının önemi ve değeri de odur. Kuruyan göller, göletler, dereler, sulama suları ve içilebilir su kaynakları doğayla uyarlı olarak yeniden planlanacaktır.

Son yirmi yılda Merkez Bankasının kasasının dibine kadar boşatıldığı ve sürüklendiğimiz borç batağını biliyoruz. Şöyle ki, dünyanın ilk on şirketinden herhangi birisinin değeri Türkiye’nin toplam dış borcundan fazladır. Atatürk o zor zamanda ve o büyük buhran dönemlerinde bile Osmanlının borçlarını kuruşuna kadar nasıl ödediyse biz de öderiz.

İktidarın vizyonsuzluğu, iş bilmezliği ve inadı sayesinde komşularımızla bile iş birliği kapılarının hızla kapandığı bu dönemde, bölgesel güç olmamızın “yurtta barış cihanda barış” ilkesine sıkı sıkıya sarılmakla mümkün olduğunu çok acı çekerek bir kez daha öğrendik. Bu itibarla çatışmacı politika, inat ve yanlış siyasi tercihler nedenlerle kaybedilen geleneksel pazarlar tarihsel, barışçıl ve dostane politikalarla hızla geri kazanılacaktır.

Bu itibarla bölgesel güç merkezi olarak sorunların çözümünde uluslararası hukuka saygılı adil ve dengeli bir dış politika stratejisi yeniden inşa edilecektir.

Sanayileşmenin temelinde sektörlerin ihtiyaç duyduğu hammaddeyi devlet ürettiği sanayileşme modeline hızla geçilecektir. Özellikle birçok maden açısından son derece zengin kaynaklara sahip olan Türkiye’de iktidar ne yazık ki, bu alanı da madenlerden üretilebilir ve sanayisinin ihtiyaç duyduğu temel hammaddeler elde edilmeden bir rant düzenine feda etmiştir.

Kapitalizm ve sosyalizm gibi rejimlerin artık söyleyecek sözü kalmamıştır. Küreselleşmenin refah vaatleri, günün sonunda insanlık için sefalete dönüşmüştür.

Yeni dünya düzeni, ekonomik ve sosyal demokrasidir.

Salgın göstermiştir ki, bütün ülkelerin kaderi birbirine bilinenden çok daha fazla bağlıdır. Oluşan hasar tespitinden en az zararla çıkmak isteyen ülkeler sosyal devlet ve karma ekonomi modeli ile geleceklerini yeniden inşa etmeye başlamıştır.

Büyük önder Atatürk haklı çıkmaya ve insanlığın geleceğine söz söylemeye devam ediyor.

 Bugün bir kez daha anlaşılmıştır ki; Türkiye’nin en büyük ortak paydası ATATÜRK ve yurtseverliktir.

Biz hazırız, yeniden inşa edeceğiz.

Yeniden CHP

HALUK PEKŞEN

İlgili Video

“Cumhuriyet ilan” için bir yanıt

Sayın Halûk Pekşen CUMHURİYETE DÖNÜŞÜ çok güzel yazmış. Yazısına temel olarak ekonomiyi almış. Şöyle diyor; “İlk önce hiç zaman kaybetmeden, ivedilikle planlı ekonomik kalkınma modeline geçilecektir. ”

Türkiye’nin ekonomik atılımlara geçmesinden önde PARLAMENTER REJİME DÖNÜLMESİ gerektir., Ekonomiden önce HUKUKUN yediden inşa edilmesine, GÜÇLER AYRILIĞININ tekrar tesisine, TBMM’ye denetleme işlevinin kazandırılmasına gerek vardır. Tüm bunları yapmadan ekonomik atılım yapmak mümkün değildir.

Naci Kaptan

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.