Kategoriler
Necdet Buluz

Gözler İstanbul’a çevrildi…

İzmir’de yaşanan depremin İstanbul’da beklenen olası büyük depremi gündeme taşıdığı daha önceki yazılarımızda dile getirmiştik Bugün, İstanbul’da beklenen olası depremde ne kadar can ve mal kaybının olabileceği hesapları üzerinde durmak istiyoruz.

Gerçek şu:

İstanbul’da daha şiddetli deprem beklentisi var. Çürük bina daha fazla. Depreme dayanıksız binaların sayısı ise giderek artıyor. Çok bina yıkılmayı bekliyor. Bu binalarda halen insanlar barınmaya çalışıyor.

Bunca uyarılara rağmen İstanbul’da yıkılıp, yerine depreme dayanıklı binaların yapılması işi ağırdan işliyor. Çoğu yerlerde yıkılmaya yüz tutmuş binalar var. Olası bir depremde yine bazı yerlere kurtarma ekiplerinin girmesi bile imkânsız görünüyor.

Özetle sıkıntı büyük.

Olası bir depremde insanların nasıl hareket edeceği, nerelerde toplanacağı konusunda da karışıklıklar sürüyor.

Herkes birbirini suçluyor ama çözüme yönelik adımlar atılmıyor.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB)  bağlı İstanbul İstatistik Ofisi’nde görevli Ekonomist ve Veri Görselleştirme Uzmanı Ertuğrul Ağlar, “Bizim İstanbul’da şuan elimizde olan verilere göre 2000-2019 yılları arasında tam 376 bin bina yapılmış” açıklamasında bulundu.

Soru şu:

İstanbul’da olası bir deprem sonrası neler yaşanabilir?

Yapılan araştırmalara göre İstanbul, beklenen 7,5 büyüklüğündeki bir depreme hazırlıksız yakalanırsa 48 bin bina yıkılacak ya da ağır hasar görecek. 194 bin bina orta ve üstü hasar alacak.

Bir başka önemli konu da şu:

Afet ve acil durum anında hayati önem taşıyan, bölgeye yardımların ve arama kurtarma ekiplerinin ulaşımı zorlaşacak.

Uzman Ertuğrul Ağlar, olası İstanbul depremi konusunda çok önemli uyarılarda bulunuyor. Zaman geçirilmeden de gereken önlemlerin mutlaka alınması üzerinde duruyor.  Kendisini dinleyelim:

“Beklenen depremde 194 bin binanın orta üstü hasar alması ve 48 bin binanın yıkılacak veya ağır hasar alacak olması aslında bu işi burada bitirmiyor. Çünkü deprem sonrasında en önemli şeylerden bir tanesi insanların o bölgeye ulaşabilmesi, yardım malzemelerinin ve kurtarma ekiplerinin orada bulunabilmesi. Bu noktada da yolların yüzde 30’unun kapanacağını tahmin etmekteyiz İstanbul ve çevresinde. Ki bu tahminimizde çok daha üst bir orana ulaşabilir. Bunu da göz ardı etmiyoruz. Yolların en az yüzde 30’unun kapanacak olması çeşitli illerden gelecek yardımların İstanbul’a ulaşamaması demek. Ve İstanbul’da yaşanacak ekstra kaos ve deprem sırasında çöken ya da hasar alan bir binada hayatını kaybetmemesine rağmen, ondan sonra yaşanacak sıkıntılar nedeniyle insanların hayatını kaybedebileceği anlamına geliyor. Bu da bizim için bir tehlike ve bunun bir maliyeti de olacak bizlere. Biliyorsunuz ki İstanbul Türkiye’nin en büyük ve ekonomik anlamda en devasa şehri. Biz İstanbul ve çevresinde yaşanacak bir depremin, en az 120 milyar lira kayba sebep olacağını öngörüyoruz. Bu da Türkiye ekonomisi için özellikle yakın dönemde gerçekleşirse, kırılgan bir dönemde gerçekleşecek bir deprem için çok çok sıkıntılı sonuçlara doğuracaktır. Benim oturduğum bina nereden baksan 40 yıllık. Bence 2000’den sonra yapılan binalar da riskli çünkü denetimler tam yapılmıyor. Bazı müteahhitler sağlam yapıyor tabii ki ama denetimler sıklaşırsa, bizim için daha iyi olur. Bizim İstanbul’da şuan elimizde olan verilere göre 2000-2019 yılları arasında tam 376 bin bina yapılmış. Ama sıkıntımız burada 2000 yılı öncesinde yapılan binalarda başlıyor. Bu binalar bizim için daha büyük risk taşıyorlar çünkü eskiler ve 99 depremini de yaşamış bulunmaktalar. 1980 ve 2000 yılları arasında tam 538 bin 800 bina yapılmış İstanbul’da, bu binalar şuan hala ayaktalar. Bununla birlikte 1980 öncesinde de 255 bin binamız hala İstanbul’da mevcut bulunuyorlar. Bu yapılarımız, deprem için ekstra bir risk taşımakla beraber gelecek 7,5 büyüklüğündeki bir depremde, 48 bin binanın çok büyük hasar göreceğini veya yıkılacağını tahmin etmekteyiz. Sadece 48 bin binanın yıkılacağını veya ağır hasar göreceğini değil, aynı zamanda 194 bin binanın da orta ve üstü derecede hasar göreceğini tahmin ediyoruz.” 

Uyarılar bu kadarla sınırlı değil. Deprem uzmanları da İstanbul’u vurabilecek depremin büyük olabileceğini, depreme dayanıklı binalara şiddetle ihtiyaç olduğunu vurguluyor.

Biz, her zaman depremleri önemsiyoruz. Deprem konusunda yapılan çalışmaları da olumlu buluyoruz. Ancak, İstanbul’da beklenen depreme karşı beklediğimiz çalışmaların yetersiz olduğunu da altını kalınca çizerek belirtelim.

necdetbuluz@gmail.com

www.facebook.com/necdet.buluz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.