Kategoriler
Emin Eğri

SARI ÖKÜZÜ VERMEYECEKTİK!…

Türkiye’nin ve dolayısıyla kahraman askerlerimizin başına gelen ve hiçbir zaman unutamayacağımız üzücü olay Irak’ın Süleymaniye kentinde geçti. Anımsayalım ; Süleymaniye Olayı 4 Temmuz 2003 günü Kuzey Irak’ın Süleymaniye kentinde karargâh kurmuş bulunan bir binbaşı komutasındaki 11 Türk Silahlı Kuvvetleri mensubunun ve Türkmen mihmandarlarının Irak’taki işgal kuvvetlerinin bir parçası olan Amerikan 173. Hava İndirme Tugayı’na bağlı askerlerce ve yanlarında peşmergelerin de bulunduğu bir şekilde sürpriz bir baskın sonucu derdest edilmeleri ve başlarına çuval geçirilmek suretiyle götürülüp 60 saat süresince alıkonularak sorguya çekilmeleridir.

Sözde müttefik ABD’nin yaptığı onur kırcı eylemine 60 saat tahammül etmemizdir. Yani 2.5 gün adeta esir(!) alınan askerlerimiz!

Sonrası malum, hiçbir şey edemeyişimiz ve insiyatifin ABD’de olması ile siyasi yoldan 60 saat sonra normale dönebilmek!

Bu olayın ardından ABD’ye isyan eden halk ve muhalefet bir çok öneri getirdi ve ABD’ye ‘NOTA’ vererek sert bir şekilde kınanması idi. Türkiye’de infial yaratan bu olay için, o zaman Başbakan olan RTE ‘’Yanlış hesap Bağdat’tan döndü’’ dedi. Nota verilmesini isteyen muhalefete de ‘’ne notası veriyorsun, müzik notası mı?’’ diye cevap verdi.
İşte biz bu olayda ‘’SARI ÖKÜZÜ’’ verdik!

Böyle olunca isteklerinin ardı arkası kesilmedi! Terör örgütü PKK ve PYD’yi desteklemesine ses çıkaramayışımız, binlerce tır silahın terör örgütüne verdiklerini gördüğümüz halde engelleyemediğimiz,Rahip Bronson’u ‘’Emriniz olur’’ diyerek serbest bırakışımız, Trump denen, saati saatini tutmayan ABD başkanının Cumhurbaşkanı nezdinde ülkemiz adına söylediği bir çok kabul edilemez demeçleri, Yaptırım tehdidi, parasını verip alamadığımız F35 uçakları ve daha niceleri sarı öküzü vermenin yüzünden devamı oldu!

Son zamanlarda da bir çok ülke ile kavgalı olmamızın altında yatan, bu devletlerin bizi fazla ciddiye almadığı ve sadece iç kamuoyuna şirin görünme demeçlerinin gerçek olmayan abartılı sözlerinden başka bir şey değildir anlayışında olmalarıdır.!

ABD’ye; ‘’Sen kiminle dans ettiğinin farkında değilsin, yaptırımın neyse geç kalma yap!’’
Fransa için; Başkanları hakkında ‘’Macron denilen zatın zihinsel noktada bir tedaviye ihtiyacı var.’’ Ve ‘’ Fransız markalara asla iltifat etmeyin, bunlardan satın almayın.’’ Açıklaması iç politikada yankı bulduysa da muhatapları da diplomatik cevaplarını verdiler!
Bu arada sözde din kardeşimiz(!) olan Suudi’lerin ‘Türk Malı’ boykotu devam ederken bir çift söz de onlara bekledik ama yok!

Bizi kıskanan(!) Almanya Başbakanı Merkel için kısaca ‘FAŞİST’ suçlaması bile ağır ithamdı.
Diğer taraftan yumuşak karnımız olan İDLİP’de, Türkiye’nin desteklediği iddia edilen İŞİD militanlarının 70 kadarını Rusya uçak saldırısı ile yok etti haberi ülkemiz için üzücü bir durum iddiasında bulunuldu. Şu bakımdan üzücü, hakikaten Türkiye bu teröristleri destekliyor mu? Şimdilik Rusya’ya bir tepki ve destek görünmüyor. Suriye’de Rusya ile hem beraberiz, hem karşı karşıyayız gibi bir durum var!

Vatandaşlar olarak bu durumlara üzüldüğümüz kesindir. Öncelikle ‘DİPLOMASİ’ dili ile hakkımızı aramak ve ispat etmek saygın devlet olmanın gereğidir.
Bu konuda yazacak çok kritik konumuz varsa da son dönemin en öndeki konuları bunlar. Suriye’yi, Libya’yı, Ortadoğu’nun bize karşı olan yeni düşmanlarını yazmaya kalksak sayfalar yetmez!

Diplomasi dili ve diplamatların ön planda olduğu bir dış politika yanlışların üstesinden gelecektir kanaatindeyim.
Emin EĞRİ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.