Kategoriler
Bülent ESİNOĞLU

Dijital Tefecilik ya da dijital feodalizm

Dijital Tefecilik ya da dijital feodalizm

Bülent ESİNOĞLU

Çok iddialı bir başlık koyduğumun farkındayım. Okunmayan yazıları okutabilmek için başvurduğum bu durumdan dolayı okurlarımdan özür dilerim.

ABD’de, çok uluslu soyut şirketlerden birisi, iki gün içinde 65 milyar dolar kaybetmiş.

Diyeceksiniz ki, böyle durumlar sürekli görülüyor. Bugün kaybedenler, birkaç gün sonra, daha fazlasını kazanabiliyor. Evet sistem kendi kendini istikrarsızlaştırıyor.

Size bugün, somut ve soyut şirket tanımı yapacağım.

Somut şirket, yani maddi ürün üreten, reel sektör de denilen normal şirketler.

Soyut şirket; bilgi alış verişi veya bilgi temelli iş hayatı olan şirket.

S&P 500 Borsasında, işlem gören şirketlerin, 2018 yılı itibariyle, %84’ü soyut şirketlerden oluşuyor. Bu oran 1975 yılında, %83’ü reel şirket %17’si soyut, yani reel olmayan şirketten oluşuyormuş. Yani bu günün tam tersi bir durum.

Biliyorsunuz borsalar, Finans Kapitalin yaşamasına serum etkisi yapmaktadır. Varlık borsaları yoksa, kapitalizm sadece reel birikimleriyle yol almak zorunda kalıyor. Gerçek servet ile yol almak, yani sermayenin spekülasyonlardan uzak olan bölümünün işlemesiyle kapitalizmin işlemesi…

Teminata dayalı varlıkların, alınıp satılır konuma gelmesinden bu yana borsalar, sermaye olma kabiliyetini kazanmıştır.

Soyut firmaların içine ticari bankaları da koymak gerekir. Çünkü onlarda dijital olarak para basıp, kredi veriyorlar. Kredi parası ya da İngilizce adıyla Fiat Currency.

Soyut şirket daha çok bilgi temelli çalışan şirketlerdir. Somut yani reel şirketler maddi temel üzerine çalışan şirketlerdir.

Mesela Facebook soyut bir şirkettir. Somut ürün üretmez, bilgi üretimi yaptığı farz olunur. Bu şirketlerin kazancı soyut bilgi üzerinden yapılan kazançlardır.

Elbette üretime yönelik bilgi ile diğer bilgileri birbirinden ayırmak gerekir.

Soyut şirket yani bilgi temelli şirket bilginin ticaretini yapan şirket anlamına gelmektedir. S&P 500’ün hisse senetlerine bakarsan hisselerinin %84’ü bu şirketlerden oluşuyor. Yani soyut şirketlerden oluşuyor.

Kamunun, yani senin benim ürettiğim bilginin mülkiyetinin, dijitalleşerek, seçkinlerin ve servet sahibinin olmasının sonuçları…

Bilginin maliyeti ve satışı üzerinde var olan spekülasyon, sermaye piyasalarını daha fazlasıyla istikrarsız hale sokuyor.

Teminata dayalı kredi yaratma, yani varlık fiyatlarının, çok değişken olması, finans kapitalin mezar kazıcılığını yapıyor.

Bu bilgi kaç lira?  Öteki bilgi piyasada daha çok değer buluyor gibi spekülasyonlara bakarsak, bilginin ticarileştirilerek nasıl da spekülasyonların malzemesi olduğunu görebiliriz.

Kamunun ürettiği bilgi, “kamuya ait mülkiyet” olarak kabul görülmeyip, servet sınıfına ait olarak işlem görünce, elin oğlu, elin bilgisini istediği fiyattan satıp, alabiliyor.

Buna yeni feodalizm demek gerekiyor. Ya da dijital tefecilik demek gerek.

Teknoloji geliştikçe, servet sınıfı bu teknolojiyi mülkiyetine alarak, daha fazla sömürme, daha fazla yoksullaştırma ve mülksüzleştirme gücüne sahip oluyor.

Bu cümle servet sahipleri tarafından şöyle tercüme ediliyor. Teknoloji ve servet düşmanları…

24 Eylül 2020, bulentesinoglu@gmail.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.