Kategoriler
Politika

YENİLİK PARTİSİ GENEL BAŞKANI ÖZTÜRK YILMAZ’IN DOĞU AKDENİZ KRİZİYLE İLGİLİ SÖYLEDİKLERİNİN AYNISI ÇIKTI

Yenilik Partisi Genel Başkanı, Bağımsız Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz’ın,Doğu Akdeniz kriziyle ilgili ortaya koyduğu görüşlerde ne kadar haklı olduğu ortaya çıktı. Yılmaz’ın konuyla ilgili ifade ettiği görüşleri bir bir gelişmeler net bir şekilde ortaya çıkardı. İlk önce Yunanistan krizi sistemli bir şekilde tırmandırıp tüm provokasyonları yaptıktan sonra masaya oturdu. AB’de tartışmalı sularda doğal gaz araştırma çalışmaları yapan Türkiye’ye yaptırım talep etti.

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’da Kıbrıs ziyaretinde Türkiye’yi tartışmalı bölgeden güçlerini çekmeye çağırdı.

Öztürk Yılmaz, kriz ile ilgili iktidarı net bir şekilde uyararak ne yapılması gerektiğini dile getirmişti.

Yılmaz ayrı bir uyarıda bulunarak,’’Yunanistan’ın şöyle bir çingözlüğü var. Tartışmalı bölge kelimesini literatüre sokmak istiyor Doğu Akdeniz ile alaka olarak.Yunanistan ve arkasındaki güçler tartışmalı bölge aidiyeti kime ait olduğu sanki belli değilmiş de tartışmalıymış gibi bunu hem masaya oturtarak hemde tartışmalı bölge konseptini gündeme sokuyorlar’’ açıklamasında bulunmuştu.

Yılmaz yazılı ve görsel medyada Doğu Akdeniz’de oynanan oyunu açık bir şekilde gündem getirerek şunları kaydetmişti:

‘’Yunanistan hiç bir zaman hakkı olmayan bir alanda Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de kendi alanında bir iddiada bulunuyor. Güya Almanya’nın aracılığıyla görüşmeler başlıyor.Orada diyor ki, bunların çekilmesi lazım. Türkiye’nin araştırma gemilerini uzaklaştırmasını ön şart konuyor. Kendi alanı gibi Türkiye sanki oraya işgal etmiş de bu olmazsa beyfendiler müzakerelere yaklaşmıyor olacaklar. Zaten Yunanistan ile hiç bir şekilde (Doğu Akdeniz konusunda ) müzakerelerin yapılmaması gerekir. Taraf değil ben onunla niye oturup konuşuyum. Doğu Akdeniz’de Yunnaistan’ın eliyle bir alan elde etmek istiyorlar. Normal şartlarda bu olmaz. Bazı Batılı devlet ve şirketleri burada tahmini 122 trilyonluk doğalgaz var.

Dolayısıyla hem kara-hava sahasını hemde deniz altını kontrol ediyor.Açıkçası stratejik alanı kontrol etmek istiyor.Onun için bunlar kriz çıkarıyorlar.Yunanistan’ı provoke ettiler kriz çıkarttılar.İkinci aşama krizi tırmandırma aşaması ondan sonra savaşmasın diye bunları masaya oturtalım, bu surette de Yunanistan’ı taraf yapmak istiyorlar.Yunanistan’ı taraf yapmak için bu kriz çıkartıldı.Hakkı olmayan masada sanki hakkı varmış gibi müzakere etmesini sağlamak istiyorlar.Almanya’nın da cingözlüğü bu AB ve ABD’nin cingözlüğü bu olay budur.Tansiyon yaratmak sanki çatışma ortamı olacak gibi takdim etmek ve orada Yunanistan ve Türkiye’yi masaya oturtmak ve Yunanistan’ın hakkı olmadığı bir şeyden pay elde etmesine yardımcı olmak .Ben çok önceden hükümete (Doğu Akdeniz ile ilgili olarak) münhasır ekonomik bölge ilan edelim diye önerdim. Bu çerçevede net politika uygulamamız lazım. Oda nedir bölgem budur, benim ilan ettiğim bölgeye girdiğin anda hem burada hem de Ege’de sıkıntıya düşersin dememiz lazım.’’

Yılmaz TBBM’de daha kriz başlamadan bir basın toplantısı yaparak net önerilerde bulunmuş ve ne yapılması gerektiğini ifade etmişti:

 Yenilik Partisi Genel Başkanı, Bağımsız Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz, “Türkiye’nin, hiç vakit kaybetmeden Doğu Akdeniz’de münhasır ekonomik bölgesini açıkça ilan etmesi, ilan ettiği bölgeyi de dünya kamuoyuna duyurması gerekiyor.” dedi.

Yılmaz, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında, Doğu Akdeniz’de suların ısınmaya başladığını, özellikle Yunanistan’ın oldu bittiler yaratarak mevcut dengeyi kendi lehine çevirmeye çabaladığını söyledi.

Bunun, ilerleyen günlerde son derece kritik gelişmelerin yaşanacağının işareti olduğunu belirten Yılmaz, sürecin Türkiye’nin lehine işletilmesinin, Doğu Akdeniz’deki hak ve menfaatlerin güvence altına alınabilmesinin önemini vurguladı.

Yunanistan’ın, Mısır ile deniz yetki alanlarının paylaşılmasına ilişkin münhasır ekonomik bölge anlaşması imzaladığını anımsatan Yılmaz, bu anlaşmanın, Türkiye’nin Libya ile yaptığı anlaşmaya ciddi bir darbe olduğunu kaydetti.

Yılmaz, “Yunanistan’ın Mısır ile yaptığı anlaşma uygulanırsa, Türkiye’nin Libya ile yaptığı anlaşma çöpe gider. Türkiye’nin acilen bir karar vermesi lazım. Doğu Akdeniz’de Yunanistan bizim için bir taraf değildir. Yunanistan Ege’de taraftır. Taraf olmayan bir ülke ile müzakereye oturmak Doğu Akdeniz’de deniz yetki alanlarından bir kısmını vermek anlamına gelmektedir. Dolayısıyla Türkiye’nin masaya oturmaması gerekmektedir.” dedi.

Bölgede Lübnan, İsrail, Mısır’ın münhasır ekonomik bölge ilanını gerçekleştirdiğini ifade eden Yılmaz, Türkiye’nin elini çabuk tutmaması halinde Yunanistan’ın ikinci diplomatik hamleyle Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile münhasır ekonomik bölgeyi ilan edeceğini öne sürdü.

Yılmaz, şöyle devam etti:

“Türkiye’nin, hiç vakit kaybetmeden Doğu Akdeniz’de münhasır ekonomik bölgesini açıkça ilan etmesi, ilan ettiği bölgeyi de dünya kamuoyuna duyurması gerekiyor. Bu alanlara sahip olabilmesi için yetkilendirme yapması, sondaj çalışmalarına devam etmesi ve fiilen o bölgede olduğunu açıklaması gerekmektedir. Aksi takdirde Libya ile yapmış olduğumuz deniz yetki alanlarının sınırlandırılması anlaşması maalesef Yunanistan’ın Mısır ile yaptığı antlaşma ile çakışacak. Türkiye elini çabuk tutmazsa bu alanları kaybedecektir. Türkiye’nin Libya ile yaptığı anlaşmanın yaşayabilmesi için mutlaka münhasır ekonomik bölgesini ilan etmesi lazım. Doğu Akdeniz’in geleceği son derece önemlidir. Türkiye’nin elini çabuk tutması, hamaset dilinden uzak somut bir adım atması lazım. Buna dönük eleştirileri göğüsleyebilecek kapasitedeyiz. Türkiye bölgenin en büyük ülkesidir ve yarın küresel bir güç olacaktır. Türkiye’nin kendi deniz yetki alanlarını kullanmaması asla kabul edilemez. Bu tarihi bir sorumluluktur.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.