Kategoriler
Ekonomi

FAIZ ALTIN Balance sheet

Bilanz-Bilanco-Balance sheet

“Faizsiz finans olmaz. Katılım bankacılığı ya da benzer oluşumlar faiz konusunda koca birer yalandır. İslam peygamberi faizi yasaklamışsa, paradan para kazanmak toplumu çürüteceği için yasaklamıştır. Paradan para kazanmak zengini daha zengin, fakiri daha fakir kılar. Paradan para kazanmanın her türlüsü kötüdür ve hengi metod kullanılırsa kullanılsın faizden öz olarak farksızdır çünkü emek vermeden gelir elde etmeyi sağlar. Finans ise tam olarak paradan para kazanmanın ilmi, sanatı ve alanıdır.”

Konuyu bizde şöyle değerlendirecek olursak:

Faiz=para+para üstü +1

İkraz=para+meta+para+1

1.Paradan para kazanma faaliyeti olup emek ve üretim süreçlerine katkısı yoktur doğrudan soygundur.

2.Şıkta ise,alınan borç parayla mal alıp satmak ya da üretim,yatırım,istihdam yaparak üretim ve ya ticaret yapıp fazladan bir ürün elde etmesidir.Sonradan bu artı ürün geliri paraya dönüştürücek olursak,fazladan elde edilen kazançtan bir kısmını borç alınan kişiye parasına karşılık ödeme yapmasıdır ki faiz kavramıyla çok benzeşir gözükmesine rağmen aynı durumu ifade etmediğini düşünüyorum.Üretim ve emek faaliyeti sonucunda ortaya çıkan artı ürün var.

Faiz,artı ürün gelirine dayanmaz.Üretim ve gelir olmadan da alacaklı verdiği borç paraya karşılık artı bir gelir elde etmek(soygun) zorundadır.

Para,toplumsal emeğin bir dolaşım aracında içselleşmesiyle oluşan bir birim değer(para)olduğuna göre,paraya sahip olan insan aynı zamanda bir toplumsal emek değerinin de sahibidir.Diğer bir deyişle kendi emek ürünü değeri,toplumsal emek değeriyle bütünleşiktir.Birlikte değerlenip,birlikte değersizleşir.Kişi salt bu emek değeri karşılığı parayı,karşılığında emek vermeden,üretim faaliyeti ve ya ticari dolaşıma katkı sunmasına olanak sağlayamadan direk borç vererek artı bir gelir elde etmesi,başkasının emeğine el koymasından başka bir şey değildir FAİZ..Fakat P+M+P üstü değerler silsilesi faaliyetleri aynı şey değildir bence.Yatırım,üretim,ticaret,istihdam,kalkınma,tüm bu süreçler feodal dönem ekonomi değerleriyle ve kurallarıyla değil,günümüz ekonomisiyle ilgilidir ağırlıklı olarak.Bireysel imkanlar yetersiz kaldığı yerde kişi işletmesini büyütüp istihdamını artırıp,büyütmesi için toplumsal emek fazlasından borç alır,bu borç alması sonucunda işletmesini büyütür,daha çok işçi çalıştırır,üretim yapar,sonunda da toplumsal emekten edindiği borcu gene toplumsal emek karşılığına denk gelen bir artı değer miktarıyla borcunu kapatır.Sonuçta kişinin işletmesi büyümüş,istihdam artmış,üretim artmış gelirde büyümüştür.

Feodal dönemde Ağayla Serf arasındaki ilişki gibi değildir konu.Serf doğrudan ağanın malıdır toprakla beraber alınıp satılırdır..

Toplumsal emek karşılığı olan fazla parayı (birikim,tasarruf)Toplum ve ya kişi üretime yönelik faaliyetleri ve kapasiteleri artırmak için değerlendirmeyecekse ne yapılacak o zaman toplumsal emek karşılığı olan fazla parayı?Feodal dönemdeki gibi İstif mi edecek?Üstelik toplumsal refah artışı gene karşılığı kadar toplumsal emeğin karşılığı olan miktarı ulusal para biriminde içselleştir ve paranın değeri artışı olarak topluma geri yansır.Piyasa serbestisine müdahale olmazsa.

Diyelimki,100 tl ye karşılık gelen emek değeri birikimimiz var.Biz bu birikimimizi o an değeri 100 tl olan ev almayı düşünüyoruz fakat sonradan vazgeçtiğimizi düşünelim

Aradan bir yıl geçiyor,bir yıl sonra toplumsal emek değeri artışından dolayı paramızın bir yıl önceki 100tl karşılığı olan evden 1.5 daire alır duruma gelindiğinde Bu yarım daire karşılığı hiç bir iş yapmadan nereden geldi o zaman?Durduk yerde parada bu alım gücü artışı sonucunda fazladan yarım daire sahibi olunduğunda bu değer artışını nerden edinildiğini sormak lazım o zaman?Ve bu artış bize fazladan yarım daire kazandırdıysa bu bize ait olması gereken bir değer değil mi?Bu faiz midir?Bütün emek değerleri piyasa koşullarına göre yükselir ve ya düşer.Bu durumdan zarar etmekte olur,kazanmakta olur.

Bunlar kendiliğinden piyasanın dalgalanmalarıyla olabilen şeyler.Bütün emek değerleri toplumsal emeğin bir parçasıdır.Bireysel emek toplumsal emek değerinden bağımsız düşünülemez. Kısacası bütün emek süreçlerinde ortaya çıkan emek ürünleri toplumsal emeğin bir parçası olduğundan dolayı toplumsal refah artışına ve ya düşüşüne göre emek ürünleri bu dalgalanmalara göre değeri artar ve ya eksilir.

Genel ekonomik durumdan bağımsız hareket eden emek değeri yoktur.

Not.Coğrafi keşifler sonucunda Amerika’dan getirilen altın Avrupa’da bollaşınca altının dünya piyasalarında değeri düştü.Değeri düşen altın Osmanlı maliyesini bozdu ve fiyatlar arttı.Dünyasal emeğe karşılık gelen değerler sistemi alt üst oldu.

Osmanlı tarihinde Galata bankerleri ve İngiliz tefecileri Osmanlı’yı bu şekilde soymuştur.

Osmanlı daha yakın tarihimizde İngilizlerden ve Galata bankerlerinden borç para almış Osmanlı Rus harbine katılmış Osmanlı Maliyesi çökmüş ve sonuçları çok ağır olmuştur.

Ekonomide üretim ilişkileri örgütlülük modeli ekonominin temel gidişatını belirler.İnsanlar genel üretim ilişkileri modelini değiştirmeden sermaye piyasası kurallarını zorlamalarla kolay kolay değiştiremezler.

Yeni ekonomik değerler,Kapitalist ekonomik değerlere üstün gelecek mi..?

Büyük savaslarin sonunda hep bu inflation, havvaparasi ve dengesizlik yatar, ben den söylemesi, gereksiz , karsiliksiz ve emeksiz  MAL can`a zarar getirir..!

Saygilarimla,

Selen Atasoy

“FAIZ ALTIN Balance sheet” için bir yanıt

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.