Kategoriler
Temel Sağıroğlu

BİZ AYASOFYADAKİ MİNBERE KILIÇ İLE ÇIKTIĞIMIZ SAATLERDE TÜRKİYE DÜNYANIN EN RİSKLİ 3 ÜLKESİNDEN BİRİ İLAN EDİLDİ

Bir milletin aklı ile fütursuz bir şekilde bu kadar mı alay edilir?
Ya da…
Bir millet fütursuz bir şekilde aklı ile alay edilmesine nasıl izin verir?

Almanya sağlık bakanı dün resmen açıkladı.
Corona virüsünde dünyanın en riskli 3 ülkesinden biri Türkiyedir. Alman anayasasına aykırı bir durum olsada bu ülkeden gelen kişilere karantina uygulanacaktır” dedi

Lütfen dikkat edelim. En riskli olan ülke,virüsün doğum yeri olan Çin Halk Cumhuriyeti değil.
Onbinlerce insanın can verdiği İtalya veya İspanya değil
Yunanistan, Bulgaristan, Sırbistan değil
İç savaşın hüküm sürdüğü Suriye ve Libya değil
Etiyopya, Papua Yeni Gine, Sudan, Fas, Tunus, Cezayir değil
En riskli ülke şaha kalktığı söylenen ve “Her şey iyiye gidiyor haydi normalleşelim millet” diyen ve hergün ölümlerin yaşandığı ve halkın bu ölümcül virüsü ciddiye almadığı AKP iktidarindaki Türkiye Cumhuriyeti.

Ölen ölsün, tohumuna paramı verdim, nasıl olsa kalan sağlar bizimdir siyaseti açık ve net bir şekilde gözümüzün önünde duruyor…


ASLINDA ÜLKEMİZ İŞGAL ALTINDA VE HEPİMİZ KÖLE DURUMUNDAYIZ
Ağalar, beyler, hanımlar, gençler anlayın artık.
Lütfen An-la-yın artık…
Dünya düzeni çoktan değişti.
Dünya ülkeleri arasında vuku bulan savaşlar ateşli ve kesici silahlarla yapılmıyor.
Devletler,cephede kazanan askerleri ile başka topraklara girip kendi bayraklarını falan asmıyor. Kiliseleri camiye, camileri kiliseye dönüştürüp fetih duası veya zafer çanları çalmıyor.

Savaşlar ekonomi üzerinden yapılıyor.
Ekonomik yönden ne kadar güçlüyseniz, dünyada da o kadar güçlü kabul ediliyor ve o kadar söz sahibi oluyorsunuz.

Milli paranızın uluslararası değeri ve kişi başına düşen milli gelirinizin tutarı önemli.
Sahip olduğunuz marka şirketler ve ülkenizdeki işsiz sayıları önemli.
Enflasyon rakamlarınız, huzurunuz, güvenliğiniz ve terazisi şaşmayan bir hukuk sisteminizin varlığı önemli
Birlik ve beraberliğiniz, refah düzeyiniz, uluslararası ilişkileriniz önemli.

Bir ülkede ekonomik güç ve özgürlük yoksa o ülke bunlara sahip ülkelerin kölesi durumundadır.
Bugün itibarıyla Katar devleti kendi yüzölçümünden fazla bir toprağa ve kendi ülkesindeki ticari işletmelerden daha fazlasına Türkiye Cumhuriyeti devletinde sahiptir.

Para Katarın
Toprak Katarın
İşyeri Katarın
Üretimimiz Katarın


Bizlere iş imkanı veren karnımızı doyuran Katar
Öfkelenirse işimize son veren aç birakan Katar
Bu topraklarda satın alarak sahibi oldukları işletmelerde annemize, babamıza, eşimize ve çocuklarımıza emir veren Katar…

Ve tüm bunlar yaşanırken:
“Bizler bağımsız ve çok güçlü bir devletin özgür vatandaşlarıyız” öyle mi?

Firavunlar için piramitleri yapan ibraniler de her pazar ayinler yapar, 1 günlüğünede olsa özgürlüğün tadını çıkarırlardı. İzinli oldukları o bir günde kendilerini Mısırın gerçek sahibi zanneder ertesi gün kamçı zoru ile çalışmaya devam ederlerdi.

Haydi ümmet-i cemaat…
Elde kılıç, koltuk altında seccade Ayasofya’da namaz kılmaya gidelim. Kendimizi özgür ve yaşadığımız bu toprakların sahibi sanalım.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.