Kategoriler
Politika Ümran Ünlü

NEREYE KADAR

Bütün gün düşündüm…Nereye kadar…

Nasrettin hoca oturmuş helva tepsisinin başına,çalıyor kaşığı”ahhh ölüyorum”…Bir kaşık daha…”oh ölüyorum”…diye diye tepsiyi çevirip çevirip yemeye devam ediyor..Sofrada oturanlar bakmış ki helva bitiyor,tepsinin dolu tarafını kendilerine çevirip”hoca nasıl ölmekse bu biraz da biz ölelim”deyip girişmişler helvaya…

Kimse ekonomiyi konuşmasın diye Ayasofya’yı sürdünüz ortaya ama kendi taraftarlarınızı yemlerken gariban halk pazardan torbası boş dönüyor…Gençler işsiz,emekli yarı aç yarı tok Onları nereye kadar oyalaya bileceksiniz…

Mehmetçiğimiz el memleketlerinde şehit olup duruyor,yeni evlenmişi…Nişanlanmışı…Yeni çocuğu olan kınalı kuzular…Boş yere gencecik yaşlarında,hayatlarının baharında…Sizinkiler bir eli yağda bir eli balda yaşarken nereye kadar şehit olmaya devam edecek Mehmetcik…

Madem şehit olmak bu kadar güzel biraz da sizinkiler mi şehit olsa…

Halkı kamplara böldünüz..İnanan-inanmayan,kapalı-açık,bizden-onlardan…Nereye adar nefret ekip kin biçmeye devam edeceksiniz…

Kadınlarımız,gencecik kızlarımız taciz ediliyor,iftira atılıyor,şiddete uğruyor,öldürülüyor…Aaa birden ucu size dokununca sesiniz çıktı,duymuyor ,görmüyordunuz şimdiye kadar…Yine gencecik bir kız öldürülmüş,sizlerde tık yok…

Boşuna dememişler iğneyi kendine batır,çuvaldızı başkasına diye…

Peki sizinkiler kadın da ülkemde yaşayan onca kadın kadın değil mi?Nereye kadar ayrıştırmaya devam edeceksiniz…

Şehitler ve gaziler için toplanan paralar ne oldu diye soruluyor”her ay 1000 er lira yardım ediyoruz”diye böbürlene böbürlene anlatıyorsunuz…1000 lira ile nasıl geçineceklerini hiç düşündünüz mü?

İnsan geldiği yeri nereye kadar saklayabilir ki…

Yerli tohumu yasaklayarak en büyük kötülüğü yaptınız bu ülkeye…Eskiden üreten,kendi kendine yeten ve satan bir ülkeydik…Ya şimdi…Tarım ve hayvancılık ülkesiydik…Ne oldu?Ne tarım kaldı ne hayvancılık…Üretici kan ağlıyor…Tüketici kan ağlıyor…

Nereye kadar dışarıdan almaya devam edeceğiz….

Adalet-hak-hukuk yok oldu bu ülkede…Bir barolar kalmıştı ele geçirilemeyen,onu da kılıfını uydurdunuz…Haydi gözünüz aydın…Ama unutmayın nereye kadar… Keser döner sap döner bir gün size de lazım olur o temeline dinamit koyduğunuz adalet…

Kendiniz yazıp,kendiniz oynadığınız fetö masalıyla,fikrini yazan,söyleyen,düşünen,okuyan herkesi hapishanelere doldurup,Atatürkçü kesimi tırpanladınız…

Nereye kadar masa altından el sıkışıp,ortalıkta düşman gibi görünmeye devam ederek halkı kandıracaksınız..

Fetönün siyasi ayağı araştırılsın diye verilen her önergeyi neden reddediyorsunuz?

Nereye kadar devam edeceksiniz içinizdeki fetöcüleri bünyenizde barındırmaya…

Ben hala merak ediyorum Kuleli Askeri Lisesi’nin ve Haydar Paşa Garı’nın durumunu…Sahi ne oldu onlar…Bana kendi masalınızı anlatmayın,gerçeği merak ediyorum…

Değerlerimizi bir bir nereye kadar ona buna peşkeş çekeceksiniz…

Yine haberlerde dinledim.”Askeri doktorlar geri dönsün” diye bugün…Sonra düşündüm…Asker kaldımı ki doktoru dönsün…

Dünyaca ünlü şanlı Türk Ordusu’nu nereye kadar dağıtmaya devam edeceksiniz…

Fetönün siyasi ayağı araştırılsın diye verilen her önergeyi neden reddediyorsunuz?

Nereye kadar devam edeceksiniz içinizdeki fetöcüleri bünyenizde barındırmaya…

Sorgulayan insan kalmasın,herkes bana biat etsin diye eğitim sistemini tepeden tırnağa bozdunuz.

Nereye kadar okumayan,düşünmeyen,araştırmayan,sorgulamayan,sadece salla başı-al maaşı nesiller yetiştirmeye devam edeceksiniz…

Çorlu tren kazasının gerçek sorumlularını nereye kadar saklayacaksınız…

Yurtlarda küçücük çocuklara tecavüz eden sapıkları nereye kadar koruyacaksınız…

Rant uğruna,üç-beş kişiyi zengin etmek için ormanları nereye kadar yakacaksınız…

Bütün bilim adamları “Kanal İstanbul Projesi”nin yanlış olduğunu,ülkeden onca sorun varken bunun yapılmaması gerektiğini,olası bir depremi tetikleyip İstanbul da taş taş üstünde kalmayacağını söylerken siz nereye kadar bu konuda ısrar edeceksiniz…

Gerçekleri Türk Halkından nereye kadar saklayabileceksiniz…

Ben nereye kadar bütün gazetelerde ve bütün TV kanallarında her gün sizi  görmeye,zorla dinlemeye devam edeceğim.

Siz de haklısınız,böyle muhalefet olunca…

Yalnız nereye kadar ülkemi köpeksiz köy sanıp değneksiz dolaşacaksınız…

Bence halkın bu kadar derin uykuda olmasını hayra yormayın…Biraz tarihten ders alın derim.

Türk Halkının damarlarında dolaşan asil Türk kanının ne zaman coşacağı belli olmaz…Eminim ülkem insanı silkinip kendine gelecektir…Sabrını zorlamayın…

Uyuyan devin nereye kadar uyuyacağını düşünüyorsunuz…

Yazar Ümran Ünlü

Gazeteci,yazar,oyuncu,korist,matematikçi,aktivist...

Felsefesi;Hayatı ,insanları,hayvanları...Özet olarak herşeyi sevme yeteneği... Mutfak ve bahçem terapi alanım...Hayat bu kadar güzel ve yaşanasıyken,insanların iki yüzlülüğünü ve hayatı kendilerine de ,çevresindekilere de zehir etmelerini anlayamıyorum.

Elizabeth Ümran Ünlü She was born on january 10 th, 1951 in Afyon’s village of Üclerkayasi. After she had finished primary school in the village she got on the road of finishing middle school and becoming a teacher in Kütahya with the words of her teacher, “You are going to open the doors of this village to the World, you must learn.” She became a math teacher after finishing the Eskisehir Anatolia University. She also taught classes in Yalova and Istanbul. Then, she began working in Turkish Art Music. Later on, she became a project teacher and a vice-principal in a private school in Suadiye, Istanbul. After the age of 45, she decided to learn theater work that she could not give up on. She got acting training for two years at the Kadıköy Halk Eğitim Deneme Sahnesi. She was in plays like Savaş Oyunu(War Game) and Kına Gecesi(Henna Night) . She also had roles in the theaters of AKM-Haldun Taner-Kadıköy-Mecidiyeköy-Sarıyer. She educated her children in the best schools and taught them to be children that she will be proud of. (Pilot, engineer, researcher)After being a principal in classes in Şişli, in 1999 she came to America where she had sent her son for school. She continued her Turkish Art Music and theater work in has been participating a chorus, and they are going to have a concert on November 2,2019 at Carnegie Hall.They give concert every year. She went to University in America for language courses. For a remainder of the time, she wrote plenty of children’s stories in many websites and magazines. She is writing the book “Bir Yerlerden Başlamalıyım” and writing the play “Ah Amerika.” While spending a pleasurable life with her children and grandchildren, she is planning to begin her theater life in America with the play musical“Keşanlı Ali Destanı”,Çalıkuşu"Nasrettin Hoca"7 kocalı hürmüz"Keloğlan" ,She also continues to live peacefully with herself and everyone and continues to give this love to humankind because of her daughter’s words, “The endless love and care in my mother’s heart would be enough for the Earth.” Hayat bu kadar güzel ve yaşanasıyken,insanların iki yüzlülüğünü ve hayatı kendilerine de ,çevresindekilere de zehir etmelerini anlayamıyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.