Kategoriler
Ahmet K. Aytar

AH, BÖYLEDİR İŞTE DÜNYA

ABD ekonomisi her biri bir önceki aşamaya göre diyalektik bir gelişme gösterdi.
Piyasa kapitalizmi, emperyalizm ve çok uluslu sermaye süreclerinden geçildi.
Büyük kapitalist ülkeler çok uluslu şirketleriyle dünyayı aralarında bölüştü.
Her bir aşamanın farklılığı, niteliksel gelişimi belirleyen “bilgi ve teknoloji “idi.

*
Ülkeler pragmatizm ile belirli konularda kendilerine müttefik gördükleriyle,
İşlemsel koalisyon kurdular.
Uluslararası ilişkiler tek taraflılık veya iki taraflılığın ötesine geçti.  
ABD’nin dünya liderliği sorgulanır oldu…

*
Bu yüzden ABD; istihbaratını ve askerini geri çekmeye başladı.
Uluslararası ticaret anlaşmalarından ayrılıyor.
Eski düzeni belirleyen hükümetlerarası yapıları tasfiye ediyor.
Ticaret Savaşları yürütüyor…

*
Bütün enerjisini; Enformasyonel Emperyalizm ile yeni bir çağa geçmekte kullanıyor;  
Hem gelişmiş ve istikrarlı ülkelerin hem de emperyal küreselleşmeyle bütünleşmemiş istikrarsız devletlerin,
Yeniden ABD ekonomisine yatırım yapmasını öngörüyor!

*
Ancak, dünya ekonomisi koronavirüs salgını ve kilitlemelerle,
1929 Büyük Buhran’dan bu yana en ciddi durgunluğa girdi!
Hükümetler ekonomilerin tamamen çökmesini önlemek için,
Büyük çaplı genişleyici para ve maliye politikası yürütüyor.

*
Mevcut siyasi ve ekonomik eğilimler devam ederse,
2020’nin kalan döneminde hükümet faaliyetleriyle,
Ekonomilerin düzenlenmesinde yeni bir dönem başlayacaktır.
Kamu yararı ve modern bilim gerekçesine dayanmasına rağmen,
Bu müdahaleler tam anlamıyla halklar pahasına tercih edilecek,
İşletmeleri, politikacıları, bürokratları, aydınları ve çalışma gruplarını zenginleştirecektir…

*
Kısacası, 2020’lerde ki durgunluk, 1900’lerin başlarında yaşandığı gibi,
Yeni bir “İlerici Dönem”i ya da daha başka bir “Gerileme Dönemi”ni başlatacaktır.

*
Ülkelerin bir üst moderniteye ilk adımı olan İlerici Dönem’de,
Her zaman olduğu gibi,
Politikacılar güçlerini arttırmak: Teknokratlar ekonomiyi planlamada  etki yaratmak: Sendikalar ucuz işçileri dışlamak için kartelleşecek,  
Büyük iş dünyası: Büyük hükümet : Büyük entelektüeller : Büyük emek : Büyük kurumlar ve ticaret dernekleri kıymetlenecek,
Korumacı yasalar ve ajanslarla destekleneceklerdir…

*
Ancak her zaman  İlerici Çağın sonuçları hoş değildir!
Bu durum 2020’ler için uğursuz tahminlere yol açıyor…
Yolsuz politikacılar her zaman halkların iyileşen ekonomisi ve özgürlükleri pahasına;
Durgunluk, kriz ve değişen siyasi manzaraları gerekçe olarak kullanıyor.
Halkların ekonomik iyileşmeleri ve özgürlükleri üzerinde bir felaket oluşuyor…  

*
Nitekim 2020’lerde yeterince sorun yokmuş gibi,
İşte dünya birkaç bölgesel savaşın patlama olasılığıyla karşı karşıyadır.

*
Çin ve Hindistan tartışmalı bir sınır bölgesine asker taşıyordu, birbirlerini öldürdükleri bir olay yaşandı.
Kore yarımadasında Kuzey Kore, Güney Kore hükümetiyle görüşmelerde kullandığı ortak irtibat bürosunu havaya uçurdu.
Türkiye, İsrail Yahudiye ve Samiriye’nin bazı bölümlerini ilhak etme planına devam ederse ciddi sonuçlara dikkat çekti.

*
Bu parlama noktalarından birinde bile bir bölgesel savaş;
Halihazırda sarsılmakta olan küresel ekonomi için başka bir yıkıcı darbe olacaktır.
ABD ve diğer batı güçleri büyük olasılıkla çatışmaya gireceklerdir…

*
ABD’nin küresel statüsünü tartışan Çin ve Rusya,
Dünya liderliğine ortak olmanın mücadelesini verirken;
Hindistan’ın statükoyu korumak için ABD’ye mi yoksa bir değişim için Çin ve Rusya’ya mı katılacağının yanıtı aranıyor!

*
Şu dakikada Hindistan, Çin’in Asya’da yükselen gücünden endişelidir.
Güney ve Güneydoğu Asya’da etki alanı arıyor.
Coğrafi konumu, ekonomik ve askeri potansiyeli ile bölgede önemli bir rol oynamayı,
Hint-Pasifik stratejisinin anahtarı olan Kemer ve Yol Girişimi’ne rakip konsept olarak konumlanmayı öngörüyor.

*
Hindistan’ın bu stratejisinin açık kapısından hareketlenen ABD,
Stratejik özerkliğini korumak için Hindistan’ı Pakistan üzerinden Çin hükümetini  kontrol etmek,
Ayrıca Çin ile doğrudan savaşmak yerine Himalaya bölgesinde Hindistan ve Çin arasında bir savaşı inşa etmek stratejisini güdüyor.

*
Hindistan- Çin arasındaki son gerilim, 3.500 kilometrelik sınırda oldukça düzenli bir şekilde parlıyor.
Ve doğru bir şekilde sınırlandırılamıyor.
Hindistan Ağustos 2019’da tek taraflı olarak Tibet sınırında Ladakh tartışmalı topraklarını ilhak etti.
Bu topraklarda ABD ile olan bir savunma anlaşması doğrultusunda  üs kurmayı öngörüyor.
Çin sınır birliklerine karşılık vermek için gerekli hamleleri yapmaktan başka bir seçenek bırakmıyor!

*
İki nükleer silahlı komşunun binlerce askeri Mayıs’tan bu yana Ladakh bölgesindeydi.  
Pazartesi günü iki ulus da gerginlikleri etkisiz hale getirmek,
Askerlerini bölgeden nasıl güvenli bir şekilde geri çekeceklerini  belirlemek için toplantı düzenledi.
Dışarıdaki dik topografyada bir katliam yaşandı, askerler birbirlerini cop ve bıçaklarla öldürdüler!
Çin ve Hindistan sınır alevlenmesini barışçıl yoldan çözmeyi kabul etti!

*
Kore yarımadasındaki gerilimde çok yükseldi.
Kuzey Kore’nin kıtalararası füze testleri,
Pyongyang’ın bir nükleer saldırı halinde ABD’yi tehdit edecek düzeyde olduğunu göstermişti.
Nükleer silahlarını minyatürize etme, kıtalararası balistik füzelere sığacak kadar küçük bir nükleer başlık imal etmek noktasındadır.
Geliştirdiği balistik füzeler ve nükleer programı ile yakın gelecekte Asya-Pasifik bölgesi için sorun olacağı kesindir.
Kim Jong Un, düzenli olarak ABD’ye diplomatik saldırılarda bulunuyor.
Güney Kore’yi  sürekli nükleer tehdit altında tutan istisnai bir despotizm vakası olarak değerlendiriliyor.

*
Salı günü Kuzey Kore, Güney Kore ile müzakerelerde kullanılan bir binayı havaya uçurdu.
Dört katlı bina iki Kore’yi bölen askerden arındırılmış bölgedeydi.
Olay Kuzey Kore lideri Kim Jong Un’un kız kardeşi Kim Yo Jong’un,
Cumartesi günü, Güney Kore’ye karşı “yakında eylemde bulunacağına” söz vermesi ardından oldu.
Kim Jong Un, ” Parti ve devletin yetkilendirdiği gücümü kullandım, eylemin yerine getirilmesi talimatını verdim” dedi.

*
Ortadoğu’da, İsrail ” Yüzyılın Barışı” çerçevesinde;
Batı Şeria’da  Yahudiye ve Samiriye bölgesini llhak etmeye hazırlanıyor.
İsrail Ordusu da bir savaş durumu için hazırdır.
İsrail’in Batı Şeria’nın henüz belirtilmemiş bir kısmını olası bir ilhakından sadece iki hafta önce,
İsrail Ordusu, büyük çaplı terör saldırı dalgalarından, bölgesel bir savaşa kadar çeşitli senaryolara çalışıyor.

*
Filistin’in İkinci İntifada tarzı intihar bombalı saldırılarından,
Çarşamba günü Türkiye’nin ” İsrail’in egemenliğini Yahudiye ve Samiriye’nin bazı bölgelerine genişletme planı,
Orta Doğu’da kalıcı barış için tüm umutları yok edecektir ” açıklaması,
Ardından Dışişleri Bakanı M.Çavuşoğlu’nun, İslam İşbirliği İcra Komitesi Toplantısında,
“İsrail kırmızı çizgiyi aşarsa, Müslüman ülkeler olarak bunun sonuçları olacağını göstermeliyiz” çağrısı,
Bölgeyi iyice germiştir.

*
Başbakan B.Netenyahu,
Eğer ABD Başkanı D.Trump’ın Kasım’da başkanlık seçimini kaybedeceğine ikna olmuşsa,
İsrail’in egemenliğini Yahudiye ve Samiriye’nin bazı bölgelerine genişletme planını;  
Muhtemelen birkaç ay içinde  hayata geçirmesi gerekiyor.

*
Netanyahu’nun ilerlemeye kararlı olduğu,
İsrail’in Arap komşularının çok güçlü bir şekilde tepki vermeye hazır olduğu varsayılıyor.
Birkaç hafta içinde füzeler uçuşmaya başlayabilir ve tüm Ortadoğu alevler içinde kalabilir!

*
La Fontaine,  “Ah, böyledir işte bu dünya; hep küçükler yanar, büyükler azıtınca” diyor.

21. 6. 2020

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.