KAYIP KUŞAK BU ÇOCUKLAR

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) 2002’de,çocuk emeğine ve onu ortadan kaldırmak için gerekli çabalara dikkat çekmek amacıyla 12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliği ile Mücadele Günü ilan etti.

ILO verilerine göre, bugün dünya genelinde 152 milyon çocuk çalışıyor.Çalışan çocukların % 70’i tarım alanında.

Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF), dünya üzerinde her 10 çocuktan biri çalışıyor,Afrika ve Asya’da bu oranın daha da yüksek…

Dünyada 73 milyon çocuğun tehlikeli çalışma koşuluyla karşı karşıya  veya emek istismarına maruz kalıyor..

2000 de  246 milyon olan çocuk işçi,2016’da 152 milyona gerilemiş”Bu hızla giderse 2025 yılında 121 milyon çocuk işçi olacağı” diye umut ediliyorken…

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TUİK), 2017’de %20,3 ,2018 de %21,1’e çıkmış ve bir yılda 7 bin artmış.

Ankara İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi’nin 2018 de Türkiye’de 2 milyonun üzerinde çocuk işçi var.

2013-2018 arasında “toplam 319 çocuk işçinin iş cinayetlerinde yaşamını yitirmiş”

ILO Türkiye Direktörü Numan Özcan,Türkiye’nin “2017-2023 yıllarını kapsayan bir Ulusal Programla,çocuk işçiliğinin en kötü biçimlerini 2023 yılına kadar ortadan kaldırmak için yapacaklarını ortaya koyan çok ortaklı bir planı yürürlüğe soktuğunu”söyledi.

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ve UNICEF e göre son 20 yılda kaydedilen ilerlemenin ardından.Daha fazla sayıda çocuk,en kötü çalışma şartları altında çalışmak zorunda kalabilir ve bu da sağlık ve güvenliklerine önemli ölçüde zarar verebilir…

ILO Genel Direktörü Guy Ryder“Salgın, hiçbir desteğe erişimi olmayan ailelerin gelirleri üzerinde felaket boyutlarında etkiye yol açarken, birçok aile çocuk işçiliğine yönelebilir.Sosyal koruma, en savunmasız kesimlere destek sağladığı için kriz zamanlarında hayati önem taşımaktadır. Çocuk işçiliğine ilişkin risklerin eğitim, sosyal koruma, adalet, istihdam piyasası ve uluslararası insan hakları ile çalışma hakları alanındaki daha kapsamlı politikalara entegre edilmesi, kritik bir fark yaratacaktır.”

UNICEF Genel Direktörü Henrietta Fore“Kriz zamanlarında, çocuk işçiliği birçok aile için bir başa çıkma mekanizması haline geliyor. Yoksulluk arttıkça, okullar kapandıkça ve mevcut sosyal hizmetlerin kapasitesi azaldıkça, giderek daha çok sayıda çocuk işgücüne itiliyor. COVID-19 sonrası dünyayı yeniden şekillendirirken, çocukların ve ailelerin gelecekte benzer krizleri atlatabilmek için gereksinim duyabilecekleri becerilere ve kaynaklara sahip olmalarını sağlamalıyız. Bu anlamda kaliteli eğitim, sosyal koruma hizmetleri ve daha iyi ekonomik fırsatlar, büyük üstünlük sağlayacak faktörler olabilir.”

Ekonomik çöküş,kayıt dışı istihdamın ve işsizliğin artması, hayat standartlarındaki düşüş,sağlık hizmetlerinin ve sosyal koruma sistemlerinin yetersiz kalması en çok,kayıt dışı ekonomi kapsamında çalışanlar,göçmen işçiler gibi savunmasız grupların mağdur olmasına yol açacak.

Okulların geçici kapanması 130 ülkede 1 milyarın üzerinde öğrenciyi etkiliyor.Okullar tekrar açıldığında,bazı ailelerin imkânları çocuklarını okula göndermeye yetmeyecektir.

Bu durumda daha çok çocuk onları ekonomik olarak sömüren tehlikeli işlere girmeye mecbur kalacak.

Çocuk işçiliği önleyebilmek için daha kapsamlı sosyal koruma, yoksul aileler için kredi imkânları,yetişkinler için insan onuruna yakışır işlerin teşvik edilmesi, okul ücretlerinin iptal edilmesi de dâhil çocukların tekrar okula dönmesini sağlamaya yönelik tedbirler, iş teftişleri ve kolluk kuvvetleri için daha fazla kaynak sağlanması.

Çocuk işçiler; ailelerinin geçimine katkıda bulunmak için, çok az bir ücret karşılığında, çoğu zaman tehlikeli koşullarda, saatlerce çalışırlar. Çalışma koşulları; bu çocukların okula gitmelerine, akranlarıyla vakit geçirmelerine, oyun oynamalarına ve boş zamanlarını değerlendirmelerine de engel olmaktadır.

Sahada yapılan gözlemler ve mevcut bilgiler; önemli sayıda çocuğun-mevsimsel tarım işlerinde, küçük ve orta ölçekli sanayi işletmelerinde (ve sokaklarda- çalıştığına işaret etmektedir.

Tüm sektörlerde çocuk işçiliğinin ortadan kaldırılması, ulusal bir hedeftir.  

LAMPEDUSA, İtalya, 13 Ocak 2017 – 2016 arasında ailelerinden ayrılmış 25 bin 800 çocuk deniz yoluyla İtalya’ya ulaştı.12 bin 360 çocuğun denizden İtalya’ya geçtiği 2016 yılına oranla iki katın üzerinde. Bu çocuklar, 2016 yılında mülteci ya da göçmen olarak İtalya kıyılarına ulaşabilen toplam 28.200 çocuğun tam yüzde 91’i

UNICEF Acil Durumlar Yöneticisi Lucio Melandiri“Bu rakamlar, Avrupa’ya ulaşabilmek için hayatlarını riske atan zor durumdaki çocuk sayısının alarm verici biçimde arttığını gösteriyor. Hâlihazırda oluşturulmuş olan sistemler, kendilerini tamamen yabancı bir ortamda yapayalnız bulan bu çocukların korunmasında ise yetersiz. Çocuklar hareket halinde olduklarından, onları güvenliğini sağlamak için Avrupa’nın eşgüdümlü bir çözüm sunması gerekiyor.”

Çocuk mültecilerin ve göçmenlerin, özellikle de refakatsiz çocukların sömürü ve şiddetten korunması; 

İtalya’ya ulaşan ailelerinden ayrı çocukların çoğunluğu dört ülkeden geliyor: Eritre, Mısır, Gambiya ve Nijerya.

Çocukların çoğunluğunu 15-17 yaş arasındaki erkekler ve daha küçük yaşlarda çocuklar ve kız çocukları da bulunuyor.Kız çocukları,suç çeteleri tarafından ticari amaçlı cinsel sömürü ve istismar riskinde.

Libya’da Akdeniz yolculuğuna “karşılığı olarak” fuhşa zorlanan kızlar… Erkek çocuklar el işçiliğine zorlanıyor.

Kuzey Afrika’dan İtalya’ya uzanan yolda mülteci ve göçmenler arasında 2016 da deniz yoluyla Yunanistan’a ulaşanlar % 17’si.

Melandri“Orta Akdeniz’den geçen rotada bu kadar çok sayıda refakatsiz ya da ailelerinden ayrılmış çocuğun yolculuk yapması daha önce görülmemiş bir durum.Önümüzde ciddi ve giderek ağırlaşan bir sorun olduğu çok açık. Bu çocukları evlerinden ayırıp yalnız başlarına yola çıkmaya zorlayan nedenlerin ele alınmasının yanı sıra, korunmalarını sağlamak için de kapsamlı bir koruma ve izleme sisteminin geliştirilmesi gerekiyor.”

Suriye’deki ailelerin dörtte üçünden fazlasında çocuklar çalışıyor.Ürdün’deki  anket göre ise Suriyeli çocuk mültecilerin yarısı,evin geçimini sağlayan tek kişi. 

Lübnan da altı yaşlarında çocukların çalıştırıldığı söyleniyor.

Çalışan çocuklar arasında en kötü durumdakiler;silahlı çatışmalardan etkilenen,cinsel istismara uğrayan,dilencilik gibi yasadışı işlerde çalıştırılan ve çocuk ticareti kapsamında alınıp satılan çocuklar.

“Save the Children” Orta Doğu ve Avrasya Bölge Direktörü Dr. Roger Hearn”Suriye krizi sonrasında ailelerin geçim kaynaklarında büyük bir azalma yaşandı ve bölgedeki milyonlarca hane yoksulluk sınırının altına düştü. Bunun sonucunda ise çocuk işçiliği oranları kritik seviyelere ulaştı.Ailelerin içinde bulunduğu çaresiz durum ve her şeyden önce hayatta kalmak için çocuklar çalışmaya başladı.Suriye’de veya komşu ülkelerde, krizden etkilenen her yerde,çocuklar evin geçimini sağlayan kişiler olmaya başladı.”dedi.

UNICEF Orta Doğu ve Kuzey Afrika Bölge Direktörü Dr. Peter Salama”Çocuklar uzun saatler boyunca ve düşük ücretler karşılığında, genellikle de son derece sağlıksız ortamlarda çalıştıkları için büyüme ve  gelişimleri  olumsuz yönde etkilenmektedir. Ağır yük kaldırma, böcek ilacı ve toksik kimyasallara maruz kalma ve uzun çalışma saatleri bölgedeki çalışan çocukların her gün karşılaştıkları tehlikelerden sadece bir kaç tanesi” 

Ürdün’deki mülteci kampında her dört çocuktan üç tanesi,iş yerinde sağlık sorunları yaşıyor.Mafrak ve Ürdün Vadisi’nde işçi olarak çalışan çocukların %22’si iş kazası geçirerek yaralanmakta.

Çalışan çocuklar okulu bırakıyor.Yani”kayıp kuşak”  

UNICEF ve “Save the Children”; “Kayıp Kuşak Olmasın Girişimi”nin destekçilerini,uluslararası toplum üyesini, mültecilere ev sahipliği yapan ülkeleri ve sivil toplum kuruluşlarını Suriye’de ve söz konusu insani krizden etkilenen diğer ülkelerde yaşanan çocuk işçiliği sorununa karşı somut adımlar atmaya davet ediyor 

Raporda”Dünya ülkelerinin bu savaşa bir türlü dur diyememesinin bedelini çocuklar çok ağır ödüyor.”

 UNICEF, “Save the Children” ve paydaşları tarafından 2013 yılında başlatılan ‘Kayıp Kuşak Olmasın’ girişimi ile kayıp nesillerin önlenmesi taahhüdü çerçevesinde, Suriye krizine yönelik insani yardım müdahalelerinde öncelikli olarak çocuk koruma ve eğitim konularına odaklanılması amaçlanmıştır. Çocuk işçiliği bu taahhüdün yerine getirilmesinin önündeki en büyük engellerden bir tanesidir. 

Dünyada çocuk işçilerin yarısı (72.1 milyon) Afrika’da, 62.1 milyonu Asya ve Pasifik’te,10.7 milyonu Amerika’da,1.2 milyonu Arap ülkelerinde,5.5 milyonu Avrupa ve Orta Asya’da Afrika’da her 5, Arap ülkelerinde her 35, Avrupa ve Orta Asya’da her 25, Amerika’da her 19 ve Asya-Pasifik bölgesinde her 14 çocuktan biri işçi olarak çalışıyor.

Çocuk işçilerin çoğu erkek.Dünyadaki çocuk işçilerin 88 milyonu erkek, 64 milyonu ise kız.

Çocuk işçilerin yarısı 5-11 yaşlarında, 42 milyonu 12-14,37 milyonu 15-17 yaşında.% 58’i ve tehlikeli sektörde çalışan çocuk işçilerin% 62’si erkek.

Çocuk işçilerin % 71 balıkçılık,ormancılık,hayvancılık,su ürünleri,tarım,% 17 si hizmet,% 12 si sanayi sektöründe…

Tehlikeli işlerin dörtte biri (19 milyon)12 yaşından küçük çocukların…

ILO, çeşitli programlarla 2025’e kadar çocuk işçiliğini ortadan kaldırmayı hedeflerken, çocuk işçiliğiyle etkili mücadele için üretilmesi gereken çeşitli politikalar;”ücretsiz, kaliteli halk eğitimine erişimin genişletilmesi,İstihdama kabul için asgari yaşa kadar kaliteli,ücretsiz ve zorunlu eğitimin,çocuk işçiliğinin sonlandırılmasında kilit bir araç olduğu.

Çocuk işçiliğinin önemli ölçüde “yoksulluk, risk ve şoklarla ilişkili hane halkındaki kırılganlıklardan kaynaklanması” nedeniyle sosyal koruma sistemlerinin inşası ve genişletilmesi…

Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan”Çünkü sendikal örgütlülüğün olduğu hiçbir yerde çocuk işçiliği olmaz.Çocuk işçiliği yüzünden,çocuklar eğitimden mahrum bırakılmakta, sağlıkları bozulmakta ve bütün yaşamları olumsuz yönde etkilenmektedir.

Küçücük yaştaki çocuklarımıza taşıyamayacakları sorumluluklar yükleyerek çocukluklarını yaşamaktan yoksun bırakmak, ülkemizin geleceği açısından da önemli bir soruna yol açmaktadır.Çocuğun yeri ne sokak ne tarla ne de fabrikadır. Çocuğun yeri okuldur. TÜİK tarafından açıklanan son verilere göre, Türkiye genelinde 5-17 yaş grubundaki çocuk işçiler 720 bin civarına ulaşmış durumda. Çocuk işçiliğine her sektörde rastlanıyor,çalışan çocukların büyük bir bölümü tarım alanında görülmektedir.Önceki yıllara bakıldığında ülkemizdeki çocuk işçi sayısının düştüğünü görmek sevindirici ancak hala yeterli seviyede düşüş görülmedi…Türkiye,çocuk işçiliğinin önlenmesi konusunda önemli adımlar atmaktadır.

 Anneleri tutuklu olduğu için hapishanede doğan ve orada büyüyen 0-6 yaş arası 743 çocuğumuzun vebalini kim ödeyecek?O çocuklar büyüdüğünde ne olacak?         18623 Çocuğumuz cinsel istismara uğramış…                                                                   2 milyonun üzerine çocuk işçimiz var…2013 ten 2018 e  kadar kadar onlardan 319 u iş cinayetlerinde öldürülmüş…Köylerde tarlada ya da hayvan gütmek için çalışan çocukları kimse çocuk işçiden saymıyor.

Evliliklerin %3.8  kız çocuklarıyla yapılıyor…Babası dedesi yaşındaki adamlara başlık parası adıyla satılan çocuk gelinler…Ya da bazı ülkelerde küçük erkek çocukları…   

Her yüzbin çocuktan 1598 i suça sürekleniyormuş…En çok uyuşturucu ve terör işine bulaştırılan küçük yaşta çocuklarımız…

Kaçırılıp dilencilik yaptırılan çocuklarımız…Çalınıp organ mafyasına satılan küçücük vücudu parçalanıp organları satılan çocuklarımız…

Yemen de 2015 – 2018’in arası yetersiz beslenme nedeniyle hayatını kaybeden 5 yaş altı çocukların sayısının yaklaşık 84 bin 700 olduğunu açıkladı..

Sokaklarda 40 bin çocuğumuz yaşıyor ama olsun biz Müslümanız…

Dini,dili,ırkı,nerede doğduğu,cinsiyeti ne olursa olsun,çocuk dünyanın her yerinde çocuktur

Çin de günde 5 sente çalıştırılan çocukları.

Ülkemizde eğitim sistemini her gün biraz daha geriye götürerek tarlada,fabrikada, sokakta çalıştırarak eğitim haklarını ellerinden almışız.

935 bin 832 kız,bir milyon 38 bin erkek ,toplam bir milyon 973 bin 874 çocuğun eğitim dışında olduğunun farkında mısınız!

Hayatını kaybeden 30 işçiden birisinin çocuk olduğunu bilsen kılın kıpırdar mıydı? 2 milyon çocuk işçinin % 80 ni kayıt dışı çalıştırılıyor. 

Hükümet çıraklık kanunları çıkarıyor,işte  taşaron  olarak çalıştırılan bu çocuklar için.Bunlar  MEB nın resmi verileri…

Çocuk işçilerde dünya ikincisiyiz.

Ya çocuk gelinler…Ülkemizdeki kanayan yara…Son 10 yılda 482 bin kız çocuğunun evlendiğini kim duyar,kim bilir…

Çocuk gelinlerde dünya üçüncülüğüne sahibiz…

Son yıllarda garip bir şekilde artan çocuk tacizleri…

Son 10 yılda % 700 lük bir artış göstermiş.sadece 2017 nin ilk 10 ayında 317 çocuk tacize uğramış.

%85 i gizli kaldığı halde çocuk taciz ve tecavüzlerinde dünya ikincisiyiz…

Ya ceza evindeki çocuklarımız….

Bugün en başta iktidar politikaları yüzünden çocuk gelinler,çocuk işçiler,eğitimsiz çocuklar,çocuk tacizleri çoğalmakta.

AKP iktidar olduğundan beri cezaevindeki çocuk sayısı ne kadar arttı biliyor musunuz?tam %33 arttı.Cezaevlerinde kaç çocuk olduğunu,ne de kaç çocuğun oralarda öldüğünü biliyor muyuz…

Kadınlarımız kendine,geleceğine sahip çıkamamış,çocuklarına nasıl sahip çıksın…

Çökmüş olan eğitim sistemini ayağa kaldırmak için hangimiz ne yapıyoruz eleştirmenin dışında…Madem teşhisi koyuyoruz o zaman tedavisi için mücadele verelim…

Eğitim konusu  hepimizin konusu,hepimiz mücadele verip eğitime katkıda bulunmak zorundayız

Kadın -erkek çocuklarımıza sahip çıkmak zorundayız,onlar bizim geleceğimiz değil mi?

Ülkemizde eğitim sistemini her gün biraz daha geriye götürerek,tarlada,fabrikada,sokakta çalıştırarak eğitim haklarını ellerinden almışız.935 bin 832 kız,bir milyon 38 bin erkek ,toplam bir milyon 973 bin 874 çocuğun eğitim dışında olduğunun farkında mısınız!

Hayatını kaybeden 30 işçiden birisinin çocuk olduğunu bilsen kılın kıpırdar mıydı? 2 milyon çocuk işçinin % 80 ni kayıt dışı çalıştırılıyor. 

Afrika da ,Endonezya da açlıktan ölen çocukları…Çin de günde 5 sente çalıştırılan çocukları.

Hayatını kaybeden 30 işçiden birisinin çocuk olduğunu bilsen kılın kıpırdar mıydı? 2 milyon çocuk işçinin % 80 ni kayıt dışı çalıştırılıyor.Hükümet çıraklık kanunları çıkarıyor,işte taşaron olarak çalıştırılan bu çocuklar için.Bunlar  MEB nın resmi verileri…

Çocuk işçilerde dünya ikincisiyiz.

Çocuk gelinlerde dünya üçüncülüğüne sahibiz…

Bugün en başta iktidar politikaları yüzünden çocuk gelinler,çocuk işçiler,eğitimsiz çocuklar,çocuk tacizleri çoğalmakta.

AKP iktidar olduğundan beri cezaevindeki çocuk sayısı ne kadar arttı biliyor musunuz?tam %33 arttı.Cezaevlerinde ne kaç çocuk olduğunu,ne de kaç çocuğun oralarda öldüğünü yazmaya içim elvermiyor artık.

MERSİN’de Büyükşehir Belediyesi etkinliğinde Avukat Nida Gamsız“Biz aslında çocuk işçiliğine farkındalık çalışması olarak bugünü organize ettik. Çocuklarımızla güzel bir gün geçirmek, onlara çocuk haklarını anlatmak, bir farkındalık çalışması yaratmak istiyoruz. Velilerimiz de burada. Onlarla güzel bir gün geçireceğiz, hem çocuk hakları konuşulacak, hem dans eşliğinde bazı oyunlarımız olacak.Bizim sorunumuz, 15 yaşın altında çalışan ve emeği sömürülen çocuklar. Aynı zamanda 15 yaşın üstünde olup, işgücü içerisinde olup, yine çocuk olduğu için emeği sömürülen bireyler. Şu anki hukuki boyuttan bahsedecek olursak,tabii ki bu iş  yerleri ceza alıyor. Aslında bizim kamu kurumlarından isteğimiz, bu konuda biraz daha farkındalık çalışması yapmaları, denetimleri artırmaları.Böylelikle çocuk işçiliğiyle mücadele edebileceğimizi düşünüyorum”dedi.

Toplantılar yapıyoruz…Konuşuyoruz…Yazıp çiziyoruz…Teşhisi de koyuyoruz..Ya tedavi…Kimse hiçbir şey yapmıyor..

Yazık oluyor bu kayıp kuşağa…O çocukların kendi çocuğunuz olduğunu düşünün en azından ve bir şeyler yapın…

Dini,dili,ırkı,nerede doğduğu,cinsiyeti ne olursa olsun,çocuk dünyanın her yerinde çocuktur onlar…Senin…Benim…Bizim çocuklarımız…

Çocuklarımızın iki şeye çek ihtiyacı var…Sevgi ve iyi bir eğitim..

Ümran Ünlü tarafından

Gazeteci,yazar,oyuncu,korist,matematikçi,aktivist... Felsefesi;Hayatı ,insanları,hayvanları...Özet olarak herşeyi sevme yeteneği... Mutfak ve bahçem terapi alanım...Hayat bu kadar güzel ve yaşanasıyken,insanların iki yüzlülüğünü ve hayatı kendilerine de ,çevresindekilere de zehir etmelerini anlayamıyorum. Elizabeth Ümran Ünlü She was born on january 10 th, 1951 in Afyon’s village of Üclerkayasi. After she had finished primary school in the village she got on the road of finishing middle school and becoming a teacher in Kütahya with the words of her teacher, “You are going to open the doors of this village to the World, you must learn.” She became a math teacher after finishing the Eskisehir Anatolia University. She also taught classes in Yalova and Istanbul. Then, she began working in Turkish Art Music. Later on, she became a project teacher and a vice-principal in a private school in Suadiye, Istanbul. After the age of 45, she decided to learn theater work that she could not give up on. She got acting training for two years at the Kadıköy Halk Eğitim Deneme Sahnesi. She was in plays like Savaş Oyunu(War Game) and Kına Gecesi(Henna Night) . She also had roles in the theaters of AKM-Haldun Taner-Kadıköy-Mecidiyeköy-Sarıyer. She educated her children in the best schools and taught them to be children that she will be proud of. (Pilot, engineer, researcher)After being a principal in classes in Şişli, in 1999 she came to America where she had sent her son for school. She continued her Turkish Art Music and theater work in has been participating a chorus, and they are going to have a concert on November 2,2019 at Carnegie Hall.They give concert every year. She went to University in America for language courses. For a remainder of the time, she wrote plenty of children’s stories in many websites and magazines. She is writing the book “Bir Yerlerden Başlamalıyım” and writing the play “Ah Amerika.” While spending a pleasurable life with her children and grandchildren, she is planning to begin her theater life in America with the play musical“Keşanlı Ali Destanı”,Çalıkuşu"Nasrettin Hoca"7 kocalı hürmüz"Keloğlan" ,She also continues to live peacefully with herself and everyone and continues to give this love to humankind because of her daughter’s words, “The endless love and care in my mother’s heart would be enough for the Earth.” Hayat bu kadar güzel ve yaşanasıyken,insanların iki yüzlülüğünü ve hayatı kendilerine de ,çevresindekilere de zehir etmelerini anlayamıyorum.

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.