Kategoriler
Kültür/Sanat

Ortak dilimiz, öz kimliğimizdir.

Bazı gazeteleri okurken dikkatimi çeken ve beni üzen konulardan biri, gazetecilik mesleğine yönelmiş ve dil konusunda uzmanlaşmış olması gereken insanların çok basit kuralları bilmemeleri (ve yabancı sözcüklere öncelik vermeleri). Şaşırıyorum buna. Rezalet.
Çok bilmişlik etmek istemem, kuralların da uzmanı değilim, fakat yazma gereği duydum bunu. Belki gazetecilere ve gençlere ulaşır. Paylaşın.

“İçeride sıkışan…” cümlesindeki ‘de’ dahiliyet değildir ve ayrı yazılmaz. Oysa “içerisi de sıcak dışarısı da” cümlesindeki ekler dahillik anlamını içerir ve ayrı yazılır.
“Ben de hastayım” ile “bende para var” arasındaki farkı görün. Hatta “bende de para var” yanıtına bakın. İkinci ‘de’ dahiliyeti vurgular ve ayrı yazılır.

Aynı hataları ‘ki’ ekinde de hep görüyorum. Yazık.

“Bendeki kalem…” cümlesindeki ‘ki’ olumsuzluk eki değildir ve ayrı yazılmaz. Oysa “bende de yok ki vereyim!” cümlesindeki ‘ki’ eki, olumsuzluğu güçlendirir ve ayrı yazılır!
Bu ‘ki’ ekinin yanlış kullanıldığı bir durum da olumlu durumlardır. Olmaz! “Gelmedi ki” denir fakat “zaten geldi ki!” denmez!

Son olarak soru cümlelerdeki “mi” “mu” da ayrı yazılır. “Oldu mu bu?”, “Gelmeyecek misiniz?” gibi. Ne yazık ki şöyle cümleler görüyorum: “vermedi kalemi mi”!!! Soru değil ki bu; neden ayrı? Yanlış! “Vermedi kalemimi” doğrusudur.

Bir de yabancı sözcük merakı var! En gıcık olduğum sözcüklerden biri “jenerasyon”. “Nesil” sözcüğünün suyu mu çıktı?
Bir diğeri de “sual”! “Soru” soramıyorlar mı?

Ya “kompütır”, “printır” gibi kullanımlara ne demeli? “Bilgisayar” ve “Yazıcı” ne güzel bulunmuş oysa!

Paylaşın lütfen bu iletiyi.

Dostlukla kalın canlar.

Şakir Baltacı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.