Kategoriler
Kültür/Sanat Politika Ümran Ünlü

İNSANIN İNSANCA YAŞAYACAĞI 1 MAYIS’LARA

Bu yıl Coronavirüs salgını yüzünden  1 Mayıs meydanlarda kutlanamıyor.

Sosyal medya üzerinden bir “miting” ve konser düzenleniyor.

1 Mayıs bu yıl coronavirüs pandemisi yüzünden getirilen toplumsal kısıtlamalar nedeniyle bütün dünyada ve  Türkiye’de de sınırlı bir biçimde kutlanıyor.  İstanbul Valiliği’nden daha önce izin almış olan sendika ve konfederasyon temsilcilerinin Cumhuriyet Anıtı’na çiçek bırakması planlandı.

Planlandı da her zamanki gibi birilerinin işine gelmedi ve İstanbul’da Taksim Meydanı’nda Cumhuriyet Anıtı’na çiçek bırakmak isteyen  25 kişilik DİSK üyeleri, Beşiktaş’taki Genel Merkez binası önünde toplandı.Sokağa çıkma yasağı gerekçesiyle polis DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu ve  15 kişiyi gözaltına aldı.

DİSK”Kanlı 1 Mayıs” olarak anılan 1977’deki kutlamalar sırasında Kazancı Yokuşu’nda 34 kişinin hayatını kaybetmesinin ardından Taksim’de kutlama yapılması her yıl tartışmalara neden oluyor.”

DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu “Gözaltındayız! Bugün Türkiye’nin dört bir yanında işçi arkadaşlar çalışıyor o kamu düzeni bozulmuyor ama işçilerin #1Mayıs kutlaması kamu düzenini bozarmış!İktidar öyle bir virüs keşfetti ki işçiler çalışırken bulaşmıyor, sosyal fiziki mesafeyi koruyarak Taksim 1 Mayıs meydanında çelenk bırakırken bulaşıyor! Bu virüsün adı vahşi sermaye düzenidir! Bu düzene karşı Yaşasın 1 Mayıs“ dedi.

 DISK-ENERJİ-SEN”Pandemi sürecinin başından beri  işçiler de evde kalabilsin diye mücadele ediyoruz. İşçileri sahaya sürmekte sakınca görmeyenler 1 Mayıs ‘ta Taksim Meydanı’na çelenk bırakmak isteyen Genel Başkanımızın da aralarında olduğu DİSK yöneticilerini gözaltına aldı.Teslim olmayacağız!”

TIP”1 Mayıs yasaklanamaz! Aralarında TİP MK üyemizin de bulunduğu, Taksim anıtına çelenk bırakmak üzere bir araya gelen emek bileşenlerine ve DİSK üyelerine yapılan polis saldırısı ve gözaltılar utanç vericidir, kabul edilemez!Arkadaşlarımız derhal serbest bırakılsın!”

1 Mayıs Emekçinin Bayramı;

1906 Türkiye’de günümüzde bilinen ilk 1 Mayıs İzmir’de “amele bayramı”adıyla kutlandı.

1909 da  Üsküp ve Selanik’te kutlandı. i.

1910 da, Selanik’te tütün, liman ve pamuk işçileri,1 Mayıs gösterisi düzenleyerek bu günü kutladılar.

1911 de, Üsküp, Selanik, Edirne ve bazı Trakya şehirlerinde 7000 kişinin katıldığı yürüyüşte 

1912 de,Selanik ve  İstanbul’da Osmanlı Sosyalist Fırkası tarafından 1 Mayıs etkinliği düzenlendi.İttihat ve Terakki Hükümeti 1912 yılında başlayan Balkan Savaşlarını bahane ederek sıkıyönetim ilan etti.

1913 – 1918 arasında 1 Mayıs da dahil olmak üzere tüm işçi eylemleri ve gösterileri yasaklandı

1919 da İzmir ve İstanbul’da binlerce kişinin katıldığı 1 Mayıs Mitingleri, bir yandan da  müttefik güçlerin 1918 yılının Kasım ayı ortalarında İstanbul’a asker çıkarmasıyla başlayan işgalin protestosu şeklinde gerçekleşti.

1920 de  işgal idaresinin ve Osmanlı hükümetinin yoğun baskılarına karşın 1 Mayıs İşçi Bayramı olarak kutlandı. 

1921 de  işgal güçlerinin tüm yasaklamalarına rağmen 1 Mayıs İstanbul’da kutlanmış, 

1922 de  1 Mayıs İstanbul, Ankara ve İzmir’de kutlandı.Mustafa Kemal’e destek verildiği açıklandı

1923 te  1 Mayıs Ankara, İzmir ve Adapazarı’nda kutlandı. İstanbul’daki 1 Mayıs kutlamaları, birçok işçi tutuklandı.

1924 te 1 Mayıs kutlamalarının yapılması yasaklandı ve yürüyüşlere izin verilmeyeceği belirtildi.Kutlamak isteyen çok sayıda işçi tutuklandı.

1925 te çıkarılan Takrir-i Sükun Kanunu ile işçilerin her türlü gösteri ve yürüyüş yapması, yasaklandı.38 kişi İstiklal Mahkemesi’ne  çıkarıldı. Nazım Hikmet ve bazıları, 7 ile 15′er yıl hüküm giydi.

1926 – 1934 arasında 1 Mayıslar gizlilik içinde kutlanmaya başlandı. Her 1 Mayıs öncesinde sosyalistler tutuklandı, kutlama yapmak isteyen işçiler cezalandırıldı.

1935 te 1 Mayıs’ta “Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanun” adıyla çıkarılan bir düzenleme ile “Bahar ve Çiçek Bayramı” olarak genel tatil günlerine dahil edildi. 

1936 – 1974 arasında tek parti ve sonrasındaki dönemlerde, uzunca bir süre 1 Mayıs’ın kutlanması yasaklandı. Bu dönemde parti, sendika, işçi derneği kurmak bile suç sayıldı. 

1947-1950 yılları sonrasında bazı sendikalar kuruldu. 

1951 de çıkarılan bir kanunla işçilere genel tatil günü olan 1 Mayıs’ta yarım günlük ücret ödenmesi 

1956 da ise tam gün ücret ödenmesi kabul edildi. 

1960 larda, Toplu Sözleşme, Grev ve Lokavt Kanunu’nun kabul tarihi olan 24 Temmuz, işçi sınıfına 1 Mayıs’ın yerine bayram olarak dayatıldı. 

1 Mayıs yasağı 50 sene sürdü bu seneler boyunca komünist ve solcu olarak bilinen kişilerin her 1 Mayıs öncesinde gözaltına alınması, 1 Mayıs’ı nezarette geçirmesi devlet geleneği oldu.

1971 Ankara’da grev ve lokavt yasaklandı, 22 dernek kapatıldı, İstanbul’da da öğrenci forumları yasaklandı.

1975 de 50 yıl sonra ilk yasal 1 Mayıs kutlaması, TSİP tarafından İstanbul Tepebaşı’nda bir düğün salonunda yapıldı.

1976 da 1 Mayıs DİSK’in öncülüğünde 400 bin işçi Taksim Meydanı’nı doldurarak 1 Mayıs kutladı. 50 Yıllık aradan sonra 100 binlerce kişinin 1 Mayıs’ı kutlaması, hükümeti ve işverenleri tedirgin etti.

1977  de Taksim Alanı’na 500 bin emekçinin akması engellenemedi, çevredeki binalardan halkın üzerine ateş açıldı. 200 kişi yaralandı, 37 kişi de yaşamını yitirdi. 2 bine yakın mermi atılmış ama olayın failleri hala bulunamadı. Olay tarihe Kanlı 1 Mayıs olarak geçti.

1978 de yüzbinler yine Taksim Alanı’ndaydı… saldırılar, tehditler işçilerin 1 Mayıs kutlamasını engelleyemedi.

1979 da Sıkıyönetim Komutanlığınca.İstanbul’da 1 Mayıs kutlamaları yasaklandı ve sokağa çıkma yasağı kondu. Sokağa çıkan Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Behice Boran ve 1000’e yakın kişi gözaltına alındı. Behice Boran ve 330 Türkiye İşçi Partili 6 Mayıs’ta tutuklandı. DİSK’e bağlı bir grup sendika ise İzmir’de “izinli” 1 Mayıs kutlaması yaptı.

1980 de  12 Eylül darbesinden önce son “yasal” 1 Mayıs kutlamaları yapıldı. Sıkıyönetim altındaki İstanbul, Ankara ve İzmir’de gösteriler yasaklandı. DİSK Mersin’de 50 bin kişinin katıldığı bir miting yaptıi. DİSK Genel Başkan Vekili tutuklandı.

1981 – 1986  arası 12 Eylül askeri darbesi zamanında 1 Mayıs kutlanamadı. 

1987 de  sendikalar öncülüğünde milletvekilleri, aydın, sanatçı ve bilim adamları 1000 kişilik bir grup Taksim Anıtı’na çelenk bırakmak istediler. Polis sadece milletvekillerine izin verdi.  Emek Sineması’nda “Merhaba 1 Mayıs 1987” adlı gece düzenlendi.

1988 de  Valilik 1 Mayıs’ın yasal olarak kutlanmasına izin vermedi. 1 Mayıs günü Taksim’e çıkmak isteyenlerden. 81 İşçi, temsilci ve sendikacı gözaltına alındı ve bir kısmı tutuklandı.

1989  da İstanbul’da 1 Mayıs’ı kutlamak için İstiklal Caddesi’nden Taksim’e yürümek isteyen 2000 kişilik grup polis tarafından dağıtıldı. Olaylar sırasında Mehmet Akif Dalcı öldü. 400’ü aşkın gösterici gözaltına alındı.

1990 da. İstanbul’un çeşitli semtlerinde yapılan 1 Mayıs eylemlerinde 40 kişi yaralandı, 2 bin kişi gözaltına alındı. Yaralılardan Gülay Beceren felç oldu.

1991 de 1 Mayıs gösterilerinde 10 eylemci yaralandı ve toplam 600 kişi gözaltına alındı. İzmir’de 12 Eylül sonrasının ilk yasal mitingi oldu.

1992 de sendikalar Ankara’da salon toplantısı yaparak 1 Mayıs kutlaması yaptı. 12 Eylül’den sonra ilk 1 Mayıs mitingi de İstanbul Gaziosmanpaşa Meydanı’nda yapıldı..

1993 te  Türk-İş 1 Mayıs’ı İstanbul’da Abide-i Hürriyet Meydanında 60 bin işçinin katıldığı bir mitingle kutladı.DİSK de İstanbul Pendik Meydanı’nda kutladı.

1994 te Türk-İş, DİSK, Hak-İş ve daha sonra KESK’i kuracak olan Kamu Çalışanları Sendikaları Platformu İstanbul’da Abide-i Hürriyet Meydanında ortak bir mitingle 1 Mayıs’ı kutladı.

1995 te 1 Mayıs Demokrasi Platformu tarafından ortak bir biçimde kutlandı.İstanbul, İzmir, Mersin, Adana ve Ankara’da yapıldı.Hak-iş katılmadı.

1996 da Taksim Meydanı yasaklı olduğu için Kadıköy`de 150 bin kişi katıldığı 1 Mayıs kutlamalarında polis silahsız göstericilere açtı ve Hasan Albayrak, Dursun Odabaşı ve Yalçın Levent öldü.Kadıköy de 2005 e kadar 1 Mayıs kutlanamadı.

1997 de İstanbul, Ankara, Adana, Mersin, İzmir, Antalya, Denizli ve Uşak’ta Türk-İş, DİSK ve KESK yürüyüş ve miting yaptı.

1998 de Türk-İş, Hak-İş, DİSK ve KESK tarafından İstanbul, Ankara, İzmir, Mersin, Adana, Çanakkale, Diyarbakır, Malatya, Gaziantep,Samsun ve pek çok ilde,ilçede 1 Mayıs kutlamaları yapıldı.

1999 da 15 Örgütün bir araya gelmesiyle oluşturulan “Emek Platformu” tarafından kutlandı. İstanbul, Ankara, İzmir, Mersin, Adana, Kocaeli, Lüleburgaz, Gebze, Eskişehir, İskenderun, Kayseri, Trabzon, Silifke ve Divriği’de mitingler yapıldı.

2000 de Türk-İş, Hak-İş, DİSK ve KESK 1 Mayıs 2000 için temel sloganı “Küresel saldırıya karşı güç birliği olarak benimsedi. İstanbul, Ankara, İzmir, Samsun, Gaziantep, Diyarbakır, Mersin, Malatya, Tunceli’de mitingler yaptılar.

2001 – 2003 yılları arasında 1 Mayıslar çoğu defa konfederasyonların ortak mitingleriyle kutlandı.

2004 yılında DİSK, KESK ve devrimciler 1 Mayıs’ı Taksim’de kutlama önerisini yeniden gündeme taşıdı ve tüm tehditlere rağmen Saraçhane’de toplanan işçiler, Taksim’e girilemediyse de coşkulu ve iddialı bir kutlama yaptılar. Türk-İş sendikası ise 1 Mayıs’ı Şişli’de kutladı.

2005 de 100 bin kişi katıldığı Taksim’de izinsiz gösteri yapmak isteyen 3 ayrı gruba polis müdahale etti. 47 kişi gözaltına alındı. Ankara, Gaziantep, İzmir ve Diyarbakır’da kutlamalar yapıldı. Batman’da 7 kişi gözaltına alındı.

2006 da İstanbul’da DİSK, KESK, Türk-İş sendikaları, pek çok siyasi parti ve gruplar 3 kortej halinde Kadıköy’de buluştu. Ankara, İzmir ve Kocaeli’nde de 1 Mayıs kutlamaları yapıldı.

2007 de hükümet 1 Mayıs’ın Taksim Meydanı’nda kutlanmasına izin vermedi.Valilik  500 kişiye izin verdi. 695 kişinin gözaltına alındı.bunların 198 i kadındı.Çeşitli sokaklarda çatışmalar oldu.

2008 de 1 Mayıs ara sokaklarda çatışmalar gölgesinde kutlandı.1.500 kişi gözaltına alındı,40 kişi yaralandı.İşçi Bayramı’nı Taksim Meydanı’nda kutlamak isteyen işçi sendikalarına yürütme organı izin vermedi.Şişli ve çevresinde toplanan gruplara, polisin müdahalesi biber gazı, gaz bombası, cop, panzer, sapan, ve tazyikli boyalı suyla oldu.

2009 da 5 binden fazla kişi, Taksim meydanında 1 Mayıs’ı kutladı.polisler, ara sokaklardan kutlamaya katılmak isteyenlere gaz attı, cop kullandı. 400 kadar insan tutuklandı.

2010 da Taksim Meydanı’na üç ana yoldan çıkıldı; Gümüşsuyu, Mecidiyeköy-Şişli ve Tarlabaşı Bulvarı’nda 32 yıl sonra Taksim’de ilk kez izinli olarak  200 bin kişiyle kutlama yapıldı. Batman’da Cumhuriyet Meydanında, Ankara’da 1 Mayıs’ı Sıhhiye Meydanı’nda kutlandı.

2011 yılında Taksim, 1977’den beri ilk defa 1 Mayıs kutlamalarına açıldı. Yurt genelinde coşkulu kutlamalar yaşandı.

2012 yılında 1 Mayıs ülke genelinde bayram havasında geçti.

2013 te hükümet,Taksim’in 1 Mayıs kutlamalarına kapattı.İnsanlar  Taksim’e gitmeye çalıştığı için 26 kişinin gözaltına alındı; üçü ağır toplam yedi kişinin yaralandı. 

2014 te hükümet  izin vermedi. Taksim Meydanı’na çıkan yollar 39 Bin polis tarafından kapatıldı.İstanbul’da OHAL ilan edildi.Polis ara sokaklarda biber gazı, su ve plastik mermiyle saldırdı. 266 kişinin gözaltına alındı, 50 kişi yaralandı.

2015 te İstanbul Valiliği 1 Mayıs’a izin vermedi. Taksim ve Taksim’e giden tüm yollar polis barikatlarıyla çevrildi.Bütün gün polis her noktada gaz bombaları,TOMA ve plastik mermilerle saldırdı.18 kişi yaralanırken, 356  kişi gözaltına alındı. 

2016 da 1 Mayıs için Taksim Meydanı yasaklandı.Bakırköy Meydanı adres gösterildi. Disk, Kesk, Tmmob ve Ttb’nin katıldığı Bakırköy kutlamalarında 231 kişi gözaltına alındı, 5 kişi tutuklandı, 1 kişi ise TOMA’nın altında kalarak öldü. Adana, Antep ve Urfa’da canlı bomba şüphesiyle kutlamalar iptal edildi. Ankara ve Diyarbakır’da kitlesel 1 Mayıs kutlamaları yapıldı.

2017 Sendika ve sivil toplum kuruluşlarının bu yılki 1 Mayıs kutlama alanı Bakırköy Halk Pazarı oldu.

2018 de 1 Mayıs’ı DİSK İstanbul Maltepe’de, Türk İş Afrin’e destek için Hatay’da! MEMURSEN ise işçi kenti İzmit’te, Maltepe’deki miting alanında 1, Mayıs kutladılar

2019 da DİSK İstanbul Bakırköy’de, TÜRK-İŞ Kocaeli’nde, HAKİŞ ise Urfa’da yine bölünmüş olarak kutladılar!

2020 de Polis tarafından gözaltına alınan Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu ve diğer üyeler serbest bırakıldı.

İnsanın insanca yaşayacağı,haklının hakkının teslim edildiği,özgürlüklerin kısıtlanmadığı nice 1 Mayıs’larda umutlarımız…

Yazar Ümran Ünlü

Gazeteci,yazar,oyuncu,korist,matematikçi,aktivist...

Felsefesi;Hayatı ,insanları,hayvanları...Özet olarak herşeyi sevme yeteneği... Mutfak ve bahçem terapi alanım...Hayat bu kadar güzel ve yaşanasıyken,insanların iki yüzlülüğünü ve hayatı kendilerine de ,çevresindekilere de zehir etmelerini anlayamıyorum.

Elizabeth Ümran Ünlü She was born on january 10 th, 1951 in Afyon’s village of Üclerkayasi. After she had finished primary school in the village she got on the road of finishing middle school and becoming a teacher in Kütahya with the words of her teacher, “You are going to open the doors of this village to the World, you must learn.” She became a math teacher after finishing the Eskisehir Anatolia University. She also taught classes in Yalova and Istanbul. Then, she began working in Turkish Art Music. Later on, she became a project teacher and a vice-principal in a private school in Suadiye, Istanbul. After the age of 45, she decided to learn theater work that she could not give up on. She got acting training for two years at the Kadıköy Halk Eğitim Deneme Sahnesi. She was in plays like Savaş Oyunu(War Game) and Kına Gecesi(Henna Night) . She also had roles in the theaters of AKM-Haldun Taner-Kadıköy-Mecidiyeköy-Sarıyer. She educated her children in the best schools and taught them to be children that she will be proud of. (Pilot, engineer, researcher)After being a principal in classes in Şişli, in 1999 she came to America where she had sent her son for school. She continued her Turkish Art Music and theater work in has been participating a chorus, and they are going to have a concert on November 2,2019 at Carnegie Hall.They give concert every year. She went to University in America for language courses. For a remainder of the time, she wrote plenty of children’s stories in many websites and magazines. She is writing the book “Bir Yerlerden Başlamalıyım” and writing the play “Ah Amerika.” While spending a pleasurable life with her children and grandchildren, she is planning to begin her theater life in America with the play musical“Keşanlı Ali Destanı”,Çalıkuşu"Nasrettin Hoca"7 kocalı hürmüz"Keloğlan" ,She also continues to live peacefully with herself and everyone and continues to give this love to humankind because of her daughter’s words, “The endless love and care in my mother’s heart would be enough for the Earth.” Hayat bu kadar güzel ve yaşanasıyken,insanların iki yüzlülüğünü ve hayatı kendilerine de ,çevresindekilere de zehir etmelerini anlayamıyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.