Kategoriler
Prof. Dr. Rıdvan Karluk

100 Yıldır “Egemenlik, Kayıtsız Şartsız Milletindir”

23 Nisan 1920 Birinci Büyük Millet Meclisi’nin açıldığı ve Türk halkının egemenliğini ilan ettiği tarihtir. Atatürk  23 Nisan’ı  bayram olarak kutlanmasına karar vermiş,  23 Nisan 1929’da  bayramı çocuklara armağan etmiş, ilk defa  Çocuk Bayramı olarak kutlanmıştır. Bayram, 1979 yılında 6 ülkenin katılmasıyla uluslararası boyuta taşınmıştır. Türkiye, daha sonra  her yıl ortalama  40 civarında   ülkeden  gelen misafirlerle  “çocuk bayramını”  dünya ile paylaşan ilk ve tek ülkedir.

Büyük önder Atatürk’ün düşüncesinde çocuklar, milletin geleceğidir. Türk Devleti’nin devamını emanet edeceğimiz yeni Cumhuriyet bekçilerinin bu bilinçle yetişmesi  için 23 Nisanlar  önemlidir. Çünkü;

  • Meclis Hükümeti kurulmuş, hükümet başkanı aynı zamanda meclis başkanı olmuştur.
  • Kuvvetler birliği ilkesi (yasama, yürütme, yargı gücü meclisindi) benimsenmiştir.
  • “Milli egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” kararıyla saltanat sistemi kaldırılmıştır.
  • TBMM’nin üstünde bir güç yoktur denerek  İstanbul Hükümeti yok sayılmıştır.
  • Ulusal bağımsızlık ve ulusal egemenlik ilkesi benimsenmiştir ancak dönemin koşulları gereği açıklamamıştır.
  • Ulusal birliğin bozulmaması için saltanat ve hilafet makamlarına dokunulmamıştır.
  • Anayasal bir temel üzerine kurulmamış, 1921 Anayasasının ilanı ile hukuki geçerlilik kazanmıştır.

İşgal edilen bölgelerden seçilen milletvekilleri ile M. Kemal’e karşı olan İstanbul’dan gelen milletvekillerinin katılımıyla TBMM açılmıştır. TBMM’nin aldığı ilk kararlar çok önemlidir. Bunlar; egemenlik kayıtsız şartsız milletindir, TBMM’nin üstünde hiçbir güç yoktur, hükümet kurmak gereklidir, geçici olarak bir hükümet başkanı veya padişah vekili atamak doğru değildir, TBMM yasama ve yürütme yetkilerini kendinde toplamıştır,  Meclis’ten seçilecek bir heyet hükümet işlerine bakar, Meclis’in başkanı bu heyetin de başkanıdır, padişah ve halife, baskıdan kurtulduğu zaman meclisin düzenleyeceği yasaya uygun olarak durumunu alır.

Meclis üyeleri arasında siyasi görüş ayrılıkları  olsa da  öncelikli hedef vatanın kurtarılmasıdır, bu konuda birlik sağlanmıştır. Mustafa Kemal’in ilk gün başkan seçilmesinin, ulusun kurtulması için  gerekli yasaların çıkarılmasında büyük etkisi olmuştur. Türkiye adını kullanan ilk meclistir. Azınlık milletvekilleri bulunmadığından Ulusal Meclis’tir. Birinci  TBMM 1 Nisan 1923’e kadar görev yapmıştır.

TBMM’nin açılmasıyla Temsil Heyeti’nin görevi sona ermiştir. İlk ulusal egemenliği gerçekleştiren TBMM, 20 Ocak 1921 tarihine kadar ülkeyi fiili anayasalı bir düzen içinde yönetmiştir. Kurtuluş Savaşı’nın zor koşulları altında yıpranan Birinci TBMM, 1 Nisan 1923’te meclis üyelerinin yeniden belirlenmesi için seçim kararı almış, 11 Ağustos 1923 tarihinde de ikinci  dönem TBMM açılmıştır.

23 Nisan 1920 tarihinden önce önemli iki gelişme  olmuştur.  Çünkü, hafıza-i beşer nisyan ile maluldür. 10 Nisan 1920:  Saray,  Kuvayı Milliyetçilerin katli vaciptir  açıklamasında bulunmuştur. 18 Nisan 1920, Saray,  Kuvayı Milliye’ye karşı Kuvayı İnzibatiye’yi kurmuştur. 24 Mayıs 1920 tarihinde de   Vahdettin, Atatürk ve arkadaşlarının idam kararını onaylamıştır.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 6’ncı maddesinde belirtilen “Egemenlik, kayıtsız şartsız Milletindirhükmünün özünü oluşturan “Hakimiyet Milletindir” yazılı  metin 30 Kasım 1925’te Büyük Millet Meclisi kürsüsünün arkasına Arap alfabesinin Osmanlı Türkçesine uyarlanmış şekliyle asılmıştır.  Harf ve Dil devrimleri sonrası Latin harfleriyle “Egemenlik Ulusundur” şeklinde yer alan Atatürk’ün sözü günümüzde  “Egemenlik kayıtsız şartsız Milletindir”   şeklinde  değiştirilerek  TBMM’de  asılıdır.

Egemenlik, bir topluluğun, bir devletin ülke üzerinde sahip olduğu tüm yetkilerdir, hür olmak, yetki sahibi olmak, hakimiyet anlamlarına gelir. Bir milletin tam anlamıyla özgür ve bağımsız olabilmesi için ulusal egemenliğe sahip olması gerekir.

Toplumda hiçbir kimse, hiçbir zümre, hiçbir sınıf ya da grup, doğrudan üstün emretme gücüne sahip olamaz. Toplumda üstün emretme gücünün tek kaynağı ve tek sahibi milletin kendisidir. 

Millet iradesi,  kişilerin  iradelerinin bir araya gelmesinden ve kaynaşmasından oluşmaktadır. Milli egemenlik, milletin bölünmez iradesini temsil eder. M. Kemal Atatürk “kayıtsız şartsız” ifadesiyle ne kastedildiğini, “Kayıtsız, şartsız tabiriyle belirtilen egemenliği, milletin üzerinde tutmak demek bu egemenliğin bir zerresini, sıfatı, ismi ne olursa olsun, hiçbir makama vermemek, verdirmemek demektir” şeklinde açıklamıştır.

Atatürk’ün  “Kuvvet birdir ve o milletindir”  ve “Bugün bütün cihanın milletleri yalnız bir egemenlik tanırlar: Milli Egemenlik”  görüşüne  acaba  günümüzde ne kadar uyulmaktadır? Atatürk diyor ki: “Bütün cihan bilmelidir ki artık bu devletin ve bu milletin başında hiçbir kuvvet yoktur, hiçbir makam yoktur. Yalnız bir kuvvet vardır. O da millî egemenliktir. Yalnız bir makam vardır. O da milletin kalbi, vicdanı ve mevcudiyetidir.”

Türkiye önümüzdeki  yüzyılda da Avrupa Birliği üyesi olamazsa, Hakimiyet bilâ kayd-u şart Milletindir” diyerek 23 Nisanları kutlamaya devam edeceğiz.  Çünkü AB üyesi ülkelerde egemenlik kayıtsız şartsız milletin değildir. Ulus devletlere has bir takım hükümranlık hakları Avrupa Birliği kurumlarına devredilmektedir. Yarım yüzyıldan fazla AB kapısından içeri girmek için bekleyen Türkiye bir yarım yüzyıl daha beklerse, her 23 Nisanı hep birlikte kutlayacağız.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu, büyük önder Mustafa Kemal Atatürk tarafından dünya çocuklarına armağan edilen  23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’mız kutlu olsun.

 

 

 

 

 

Yazar Prof. Dr. Sadık Rıdvan Karluk

1948 yılında Eskişehir’de doğdum .1970’de Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’ni bitirdim. Kısa bir süre Maliye Bakanlığı ve Sayıştay’da çalıştıktan sonra 1972 yılında Eskişehir İTİA İktisat Bölümü’nde akademik kariyere başladım. 1975’te doktor, 1979’da doçent oldum. 1975 – 1976’da İngiltere Sussex Üniversitesi’nde doktora üstü çalışmalar yaptım.

1982 yılında Devlet Planlama Teşkilatı Başbakan Turgut Özal’ın direktifleri doğrultusunda kurulan AET Genel Müdürlüğü’nün (şimdiki AB Bakanlığı) başkanlığını yaptım. 1984 – 1985 döneminde İktisadi Kalkınma Vakfı Yönetim Kurulu üyeliğinde bulundum, 1982 – 1985 yılları arasında İstanbul Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı’na (Nuh Kuşçulu) danışmanlık yaptım. Bu dönemde Türkiye’de Yabancı Sermaye Yatırımları konusunda iki kitabım (biri İngilizce) ile İhracatta Vergi İadesi kitabım İTO tarafından yayınlandı.

1985 yılında Paris’te OECD nezdinde Türkiye Büyükelçiliği’ne Planlama Müşaviri sıfatıyla tayin edildim. Görev yaptığım dönemde Türkiye’yi 4 Komite’de temsil ederek, Türkiye’de kalkınmakta olan bölgeler konusunda OECD’nin önemli bir araştırmasının (Regional Problems and Policies in Turkey) basılmasına katkıda bulundum. 1990 yılında yurda dönüşümde DPT Müsteşar Müşavirliği’ne getirildim. Daha sonra Başbakanlık Başmüşavirliğinde Türkiye ile Türk Cumhuriyetlerinin ekonomik ilişkilerinin gelişmesinde bir model olan “Türk Ödemeler Birliği” kurulması için bir proje geliştirdim.

1991 yılında profesörlüğe atanarak Anadolu Üniversitesi’ne geçtim. Anadolu Üniversitesi’nde Türkiye Ekonomisi, Uluslararası İktisat, Uluslararası Ekonomik Kuruluşlar, Avrupa Birliği, Avrupa Birliği Türkiye İlişkileri , Dış Ticaret Teorisi ve Politikası, Uluslararası Entegrasyonlar derslerini kendi eserlerimi esas alarak yürüttüm. Akademik kariyerimde 23 yüksek lisans, 16 doktora tezi yönettim. Bu öğrencilerim arasında çeşitli üniversitelerde görev yapan çok sayıda profesör, doçent ve yardımcı doçent bulunmaktadır. Üniversite Senato ve Yönetim Kurulu üyeliği yaptım, İktisat Fakültesi Dekanlığım döneminde AÖF kapsamında bulunan tüm iktisat kitaplarının yeni formata göre yazılmasına yazar ve editör olarak katkıda bulundum.

İkinci (1981), Üçüncü (1992) ve Dördüncü (2004) Türkiye İktisat Kongrelerine bildiri sunarak katılan tek öğretim üyesiyim. Dördüncü Türkiye İktisat Kongresi Bilim Komisyonu üyeliği yaparak Türk Sanayici ve İşadamları Vakfı (TÜSİAV) Bilim Kurulu Başkanlığı görevinde bulundum. 1996 yılında TOBB Milletlerarası Ticaret Odası (International Chamber of Commerce: ICC) Uluslararası Ticaret ve Yatırım Politikaları Komisyonu’nda (Commission on Trade and Invesment Policy) ICC Türkiye Temsilciliğine getirildim. Son 10 yıldır TOBB ICC IFO World Economic Survey kapsamında her üç ayda Türkiye ekonomisindeki gelişmeler ile ilgili olarak gönderilen sualnameleri cevaplandıran 12 uzmandan biriyim.

“Uluslararası Ekonomi: Teori ve Politika”, “Türkiye Ekonomisi: Cumhuriyetin İlanından Günümüze Yapısal Değişim”, “Avrupa Birliği”, “Türkiye Avrupa İlişkileri: Bir Çıkmaz Sokak” ve “Uluslararası Kuruluşlar” başlıklı temel ders kitaplarım dahil yayınlanmış 24 kitabım, 300’den fazla makalem, 12 ortak ve 3 çeviri eserim vardır. Beş ders kitabım (642-908 sayfa aralığında) 42 baskı yapmıştır. Tüm üniversitelerde ders kitabı ve yardımcı kitap olarak okutulmaktadır.

Ortak yazarlı bir ders kitabım TÜBA üniversite ders kitapları 2012 yılı telif ve çeviri eser ödülü olmak üzere 6 “bilimsel araştırma ödülüne” sahibim. Diğer araştırma ödüllerim şunlardır: 1984: Enka Vakfı, “Türk Ekonomisinin Dünya Ekonomisine Entegrasyonu,” Bilimsel Araştırma Yarışması Üçüncülük Ödülü, 1982: Türkiye Milli Kültür Vakfı: Teşvik Armağanı, Dal: İktisat, 1981: İktisadi Kalkınma Vakfı, “AET ile İlişkilerimizin Atatürkçü Ekonomik Politika Açısından Değerlendirilmesi,” Behçet Osmanağaoğlu İnceleme Yarışması Birincilik Ödülü, 1979: Pamukbank, “Dışsatımın Özendirilmesinde Ticari Bankalarımızın Yeri” Bilimsel Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü.

ABD ABI Enstitüsü’nün Yılın Eğitimcisi (Man of the Year 2011) ödülü sahibiyim. Özgeçmişim WHO’s WHO Dünya, Asya ve Türkiye baskılarında yer almıştır. (Who's Who in Asia 2012, Asya’da Kim Kimdir 2’nci baskı, 01/11/2011, Who's Who in the World 2011, Dünyada Kim Kimdir, 28’nci baskısı, 03/12/2010, Günümüz Türkiyesi'nde Kim Kimdir, 01/05/2005). Özgeçmişim Turkischer Biographiscer Index/Turkish Biographical Index’te (2004, s.563) yer almıştır. Google Akademik’te 1.070 (05.02.2018) atıfım vardır.

Eskişehir Sanayi Odası, Eskişehir Ticaret Odası, İstanbul Sanayi Odası, Ankara Ticaret Odası, Ankara Sanayi Odası, Kayseri Sanayi Odası, İşveren Dergisi, İktisadi Kalkınma Vakfı Dergisi gibi oda dergilerinde yazılarım yer almıştır. Türkiye’de yayınlanan çok sayıda bilimsel derginin hakem heyetinde yer almaktayım. Ders kitaplarım: 42 baskı yapmış olup 3.884 sayfadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.