Kategoriler
Kültür/Sanat

Yılmaz Özdil’in Bakana yanıtı

Sayın okuyucularımız,

Aşağıdaki yazı çeşitli whatsapp gruplarında, internet sitelerinde ve sosyal medya’da dolaşmaktadır. Yazı ile ilgili Eczacıbaşı Holding bir düzeltme yayınlamış ve yazının Bülent Eczacıbaşı’na ait olmadığını belirtmiştir. Konu ile ilgili Eczacıbaşı açıklamasını burada bulabilirsiniz.

“Bülent Eczacıbaşı’nın yanıtı” başlıklı yazı, Yılmaz Özdil olarak düzeltilmişdir

Yanlışlık için okuyucularımızdan özür dileriz.

Turkish Forum Inc.

Ayla Çokbudak

Sayın Yılmaz Özdil, BAKANIN GENELGESİNE ÇOK GÜZEL BİR YANIT VERMİŞ gibi olmuş (hangisi daha önce, bilemeyeceğim)

Mesleğin doğuştan çekiciliği var.

Çocuğa sor, büyüyünce ne olacaksın?

“Doktor olacağım” der.

En gözde damat adayıdır.

Hemen herkes, kızını doktorla evlendirmek ister.

Kadınlarımız arasında “beni ne doktorlar istedi” diye başlayan atasözü bile vardır.

Şarkıdır.

Afrodizyaktır.

“Doktor civanım, seni istiyor canım.”

Küçük ilanların büyük vaatleridir.

“Doktordan satılık otomobil.”

“Doktordan satılık işyeri.”

Kullanılmışsa bile, doktorun kullanmış olması “kalite” göstergesidir.

“Doktora kiralık” ilanı da öyle.

Evini vereceksen doktora ver.

Temizdir en azından, eminsindir.

Meslek seçerken…

Kız verirken…

Kocaya varırken…

Otomobil alırken……

Ev kiralarken…

Doktor iyi.

Fikrini söylerse…

Şerefsiz doktor!

Asrın liderimiz mesela, safra kesesi ameliyatı yapabilir mi?

Böbrek nakli?

Pansuman bile yapamaz.

Bebeğin hastalansa, tedavi etmesi için Binali beye götürür müsün?

Var mı aramızda böyle bir geri zekalı?

Ama, çok sıradan bademcik ameliyatını yapabilen bir hekim, gayet güzel başbakanlık yapabilir.

Refik Saydam, hekimdi.

Sadi Irmak, hekimdi.

TBMM başkanı Mustafa Kalemli, hekimdi.

O halde… Reçeteye aspirin yazma yetkisi bile olmayan tiplerin hükümette en önemli makamlara gelmesini tehlikeli bulmuyorsun da, canını emanet ettiğin hekimlerin hükümetle alakalı fikir beyan etmesini mi sakıncalı buluyorsun?

Komada geliyorsun, bacağını kesiyor, damar çıkarıp, kalbine bağlıyor, gebermekten kurtuluyorsun. Geceyarısı ateşi kırka vuran evladını Azrail’in elinden alıyor. Kardeşinin hızara kaptırdığı parmağını yerine dikiyor. Beyin kanaması geçiren anneni hayata döndürüyor. Babanın katarakttan görmeyen gözünü gördürüyor Eşinin kanserini erken yakalıyor. Sonra da sen çıkıp “hekimler devlet işlerinden benim anladığım kadar anlamaz, konuşmasınlar” diyorsun öyle mi?

Türk Tabipler Birliği başkanı olan profesör, İstanbul Üniversitesi rektörlüğü seçiminde en yüksek oyu aldı. Ezici çoğunlukla seçilen bu profesörün rektör olmasını engellediler. “Nuh’un cep telefonu vardı, gemisi nükleerdi, insansız hava aracı uçuruyordu” diyen arkadaşı, aynı İstanbul Üniversitesi’ne öğretim üyesi yaptılar.

Hükümetimizin Türk Tabipler Birliği konusunda mantıklı karar verdiğini düşünüyorsan, Nuh’un telefon numarasını versene bana?

Kafasında fesle dolaşan “tımarhanelik” herif, yandaş televizyonlara çıkıp devlet yönetimine dair her türlü fikrini söyleyebilecek, cumhurbaşkanı sarayında bilim adamı olarak ağırlanacak… Memleketin en önemli “psikiyatri” profesörlerinden biri olan Türk Tabipler Birliği başkanı fikrini söyleyemeyecek öyle mi?

Fikrini beğenmeyebilirsin.

Ben de senin fikrini beğenmiyorum.

Beğenmek zorunda mıyız?

Fikirse mesele… “Barutun kokusu düştü burnuma, dört bir yanı istiyorum dibinden patlatayım, adamlar gibi dağlara düşeyim, tutmak istiyorum Kürdistanımı, ya ölüm ya kurtuluş, artık savaş zamanıdır” diyen Şivan Perver’e “barış güvercini” muamelesi yapacaksınız, Akp mitinginde kürsüye çıkartacaksınız, düet yaptıracaksınız, çok duygulanıp ağlayacaksınız. Sonra da Türk Tabipler Birliği’ne “terörist seviciler” diyeceksiniz öyle mi?

“Yaşatmaya ant içmiş bir mesleğin mensupları olarak, hekimler olarak uyarıyoruz, her çatışma, her savaş, fiziksel ruhsal sosyal ve çevresel sağlık açısından onarılmaz sorunlara yol açar, büyük insani dramları beraberinde getirir” diyorlar.

Uyarmasınlar mı?

Onarılmaz sorunlara, insani dramlara yol açan bu çatışma ortamına “hatalı teşhisler” yüzünden sürüklenmedik mi?

Hekimlerimiz devlet işlerinden anlamadığı için mi oluyor bu işler?

Madem herkes hekimlerden daha iyi biliyor.

Bi teşhis ben koyayım bari.

Eğer, cehalet seviyesinde Avrupa şampiyonu olan bir ülke, sırf düşüncelerini söyledi diye hekimlerini hapse tıkmaya çalışıyorsa, o ülke hasta’dır.

Yılmaz Özdil

“Yılmaz Özdil’in Bakana yanıtı” için 3 yanıt

Sayın Ayla Çokbudak,
Bu yazı Yılmaz Özdil’in şubat 2018 deki Türk Tabipler Birliği başlıklı yazısıdır. Bu şekilde Bülent Eczacıbaşı’na ait olduğunu belirterek yazıyı tekzip etmeniz sozcu.com.tr/2018/yazarlar/yilmaz-ozdil/turk-tabipler-birligi-2198008/

Türk Tabipler Birliği
Yılmaz Özdil
1 Şubat 2018. Yazısı dir.
Bülent Eczacıbaşı ile ilgisi yok..
Keşke arastirsaydiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.