Kategoriler
Ahmet K. Aytar Dünya Politika Yazarlar

SALGINDA PETROL KRİZİ VE TÜRKİYE 

Yeni koronavirüs salgını bütün dünyada ulaşımı ve yüzyüze ticareti durdurdu.
Küresel ekonomiye büyük zarar verdi.
O sırada Petrol Üreten Ülkeler Örgütü (OPEC) ve OPEC üyesi olmayan ülkeler (OPEC+) petrol üretim limitleri konusunda anlaşmaya varamadı.
Petrol bolluğu oluştu…

*
Rusya 2016’dan bu yana 13 güçlü OPEC üyesi olmayan grubun gayri resmi lideridir.
OPEC’in lider üreticisi Suudi Arabistan ile birlikte petrol fiyatlandırmasında etkilidir.
Şimdi, ikisi de virüs salgınıyla petrol talebindeki düşüşün yol açtığı küresel ekonomik krize nasıl tepki verecekleri konusunda kararsızdır.

*
Suudiler, OPEC+ tarafından paylaşılacak toplam kesintilerin  2: 1 oranında ısrar ettiler.
Rusya, herhangi bir kesintiye ihtiyaç duymadı.
Çünkü daha önceki  OPEC+ ülkelerin kesintileri,  ABD kaya petrol endüstrisinin boşluğu doldurmasına neden olmuştu.
Şimdi Suudilerin piyasaya ucuz petrol vermesiyle petrol fiyatlarındaki keskin düşüş;
2015 sonlarında olduğu gibi ABD’ deki birçok küçük ölçekli şeyl petrol sondajcısının  iflasına yol açacaktır…

*
2014’ten başlayarak, yüksek petrol fiyatları ve teknolojinin ilerlemesiyle,
Kaya petrolü sondajcıları ABD’nin ham petrol üretimini artırdı.
ABD petrol üretimi 2011’de günde 5.7 milyon varilden 2018’de 17.94 milyon varile çıktı..
Rusya ve Suudi Arabistan geride kaldı.
Başkan B.Obama 40 yıllık ham petrol ihracat yasağını kaldırınca ABD petrol ihraç eden bir ülkeye dönüştü.
Ama Aralık 2015’te Kongre kararı ile yeniden petrol ihracat yasağı getirildi…

*
Azerbaycan, Bahreyn, Bolivya, Kazakistan ve Meksika gibi OPEC dışı petrol üreticilerini  bir araya getiren Rusya,
OPEC+ grupların küresel petrol çıkarmak için üretim kesintileri yapmayı kabul ettikleri Aralık 2016’da liderlik rolünü üstlendi.
2016 başından beri petrol üretim arzı yükseliyor…

*
Suudi Kral S.Abdulaziz, Ocak 2015’te Kremlin ile ilişkileri çözmeye karar verdi.
Haziran’da Prens M.B Salman, Rusya St. Petersburg’da Uluslararası Ekonomik Forumu’nda, Devlet Başkanı V. Putin ile görüştü.
Rusya’daki Suudi yatırımları, ABD ve Avrupa Birliği’nin ekonomik yaptırımları  konuşuldu.
Eylül’de Kremlin’in Suriye İç Savaşı’na askeri müdahalesinin ardından,
Prens Salman, Rusya’nın İran ile askeri bir ittifak kurmayı planlamadığına dair güvence için Putin’le görüşmek üzere Soçi’ye koştu…

*
İran, nükleer silahlardan arındırma anlaşmasını takiben, Ocak 2016’da petrol piyasasına döndü.
ABD’nin de petrol ihracat pazarına girmesi sıkıntı yarattı.
Fiyatlar, varil başına 50 dolara sabitlenmeden önce, 2014 ortalarında  varili 115 dolardan 27 dolar seviyesine geriledi.
5 Eylül’de  Çin/ Hangzhoui G20 zirvesinde  Prens Salman ve Putin, üretimi sınırlayarak küresel bolluğa son verdiler.

*
Fiyatları yükselterek dünya petrol piyasalarında işbirliği yapma kararı aldılar.
Aralık 2016’da OPEC+ ülkeleri petrol üretimlerinde kesintiye gittiler…
OPEC’in payı günde 1,2 milyon varil, OPEC dışı ülkelerin payı günde 558 bin varil olarak anlaştılar.
Brent ham petrol fiyatı hemen yüzde 10 arttı, ham petrol fiyatı varil başına 52 dolara yükseldi.

*
Petrol ihracatında karşılıklı yarar sağlayan bir stratejinin başlatılması, Rusya ve Suudiler arasında bağlantıların genişletilmesine zemin hazırladı.
Kral Salman, Ekim 2017’de Moskova’yı ziyaret etti.
İki taraf petrol, askeri işler, 3 milyar dolarlık silah anlaşması ve hatta uzay araştırmaları da dahil olmak üzere 15 işbirliği anlaşması imzaladı
Putin, Suudilere çok yönlü S-400 hava savunma sistemi satmayı teklif etti.

*
Eylül 2019’da, Yemen’den Suudi Arabistan’ın petrol tesislerine yönelik insansız hava aracı ve füze saldırılarının ardından,
Putin, Suriye ile ilgili Türkiye ve İran ile yaptığı görüşme sonrasında Riyad’a S-400 füzeleri teklifini tekrarladı:
“İran’ın S-300’ümüzü satın alması gibi Erdoğan’ın da en gelişmiş S-400 hava savunma sistemlerini almaya karar vermesi akıllıca olmuştur.
Şimdi Suudi Arabistan halkını da korumak istiyoruz” dedi.
Ancak Prens, Putin’in teklifini kabul etmeye karşı sert bir ABD muhalefeti ile karşı karşıyaydı, kararsızlığına devam etti.

*
Putin, Ekim’de Riyad’a yaptığı ziyaretinde kabinesinin çoğunu ve yaklaşık yüz Rus iş yöneticisini getirdi
İki ülke arasında havacılık, kültür, sağlık ve ileri teknoloji gibi sektörlerde milyarlarca dolarlık yatırım sözleşmeleri içeren 21 ikili anlaşma imzalandı.
Putin, Suudi Kamu Yatırım Fonu’nun Rusya’daki ortak doğrudan yabancı yatırım projeleri için 10 milyar dolar ayırdığını belirtti.

*
Petrol cephesinde ABD petrol ihracatının artması, Suudi Aramco’nun pazar payını artırmak için alıcılara tedarik etmeye başladığı indirimler karşısında,
Rusya’nın pazar payı giderek azaldı.
OPEC + ülkelerinin kabul ettiği 2019 kesintiler 31 Mart’ta sona erecekti.
Ham petrol arzını sınırlamak için yeni bir anlaşma yapılması gerekiyordu.
Ocak ile Mart arasında petrol fiyatları;
Kuzey Yarımküre’nin rekor sıcak havası,
Çin kaynaklı COVID-19 hastalığının beklenmedik salgını sonrasında yüzde 20 oranında azalarak 46 dolara geriledi.

*
OPEC, Rusya liderliğindeki OPEC üyesi olmayan ülkelerin günde 500 bin varillik bir kesintiyle,
Dünya petrol üretimini günde 1 milyon varil azaltacak bir plan geliştirdi.
Putin, herhangi bir kesintiyi reddetti.
Daha önceki kısıntıların, ABD’yi kaya petrolüyle önde gelen petrol ihracatçısı haline getirdiğini ve pazar payını arttırdığını savundu.

*
Bu retten öfkeli Prens Salman, Suudi Aramco’dan 1 Nisan’dan sonra petrolde ciddi indirimler yapmasını istedi.
Suudi Aramco, mevcut üretimde günlük 9,8 milyon varilden günde 12,3 milyon varile çıkacağını açıkladı.
9 Mart’taki işlemin sonunda Brent ham petrolü yaklaşık yüzde 25 oranında varil başına 34.36 dolar düştü.
Küresel pazarlar sorun haline geldi.
ABD Federal Rezerv Bankası, 12 Mart’tan bu yana finansal sisteme milyarlar enjekte etti.
Piyasa o zamandan bu yana dalgalı bir seyir izliyor.
Dow Jones Sanayi Ortalaması bu yıl yüzde 30’dan fazla azaldı.

*
Putin-Salman açmazında, şimdi merakla hangi adamın ilk önce göz kırpacağı bekleniyor.
Varil başına 42,50 dolar olan mali başabaş petrol fiyatıyla Rusya ekonomisi;
İhracatı sadece Amerika’nın ardından ikinci olan güçlü bir savunma sanayisiyle Suudi Arabistan’dan daha çeşitlidir.
Uluslararası Para Fonu, Suudi Arabistan için mali başabaş petrol fiyatının varil başına 85 dolar olduğunu bildiriyor.
Ancak, Riyad’in Eylül 2019’da 496,8 milyar dolar olan yabancı para ve altın rezervleri, Moskova’nın 419,6 milyar dolarlık rezervlerinden daha yüksektir.

*
Rusya’da fosil yakıtlar ve enerji ihracatı, toplam ihracatın yüzde 64’ünü oluşturuyor
Petrol ve gaz sektörü, toplam devlet harcamalarının yüzde 46’sını karşılıyor ve GSYİH’ya yüzde 30 oranında katkıda bulunuyor
Suudi Arabistan’da petrol sektörü, krallık gelirinin yaklaşık yüzde 85’ini, ihracat kazançlarının yüzde 90’ını ve GSYİH’nın yüzde 42’sini oluşturuyor.

*
2015′ de ucuz Suudi petrolü tarafından baskı altına alınan ABD şeyl petrol endüstrisi kırılma noktasını varil başına 65 dolardan 46 dolara düşürdü.
Petrol varil başına 30 dolara satıldığında, şeyl petrol endüstrisi yeni bir zorlukla karşı karşıyadır.
Bu devam ederse, kullanılmamış petrol rezervlerini teminat olarak kabul eden bankalara geri ödeme yapamadıkları için ABD’li şeyl petrolcüleri iflas edecektir
Bu gelişmenin coronavirüs salgınıyla  çökmekte olan küresel liberal ekonomide, Kremlin’i ne kadar  memnun edeceği bilinmiyor…

*
Eee! Kambersiz Düğün Olmaz!
Erdoğan 27 Kasım’da Libya’nın petrolü ve gazı için belirleyici  bir savaş başlattı.
Libya’da,  Katar ve Müslüman Kardeşler Örgütü ile birlikte Trablus’ta Fayez al Sarraj’ın Ulusal Anlaşma Hükümeti’ni destekliyor.
Güvenlik ve Askeri İşbirliği Mutabakat Muhtırası ve  Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası imzaladı..
Şimdi Türkiye’nin Akdeniz’i ekonomik olarak keşfetme hakkına sahip olduğunu,
Bu bölgede EASTMED gaz boru hatları ortağı Kıbrıs Cumhuriyeti, Yunanistan, Mısır ve İsrail’in Türkiye ile anlaşmaya ihtiyacı olacağını iddia ediyor.

*
Erdoğan’ın hesabı, 4 Kasım’da Katar’ın OPEC ayrılması ve doğalgaza odaklanması kararından  gelişiyor…
Bu kararı ile Katar, Erdoğan’ın  önünü açacak bir girişime öncülük ediyor.
Ama esasen küresel petrol ve doğalgaz piyasalarında radikal bir değişimin yolunu açma iddiasındadır!

*
Çünkü Katar’ın, OPEC’ten ayrılması ve  doğalgaz üretimine odaklanması kararı şu vizyona dayanıyor:
Katar petrol üretiminin OPEC’teki payı yüzde 2’dir.
Ayrılma kararı petrol fiyatları üzerine tek başına ciddi bir etki yaratmayacaktır.
Ancak Katar, Rusya ve İran öncülüğündeki doğalgaz ittifakına katılırsa;
Yakın dönemde petrolle gaz birbirinden iyice ayrılacak,
Suudi Arabistan’ın tekelindeki OPEC’e alternatif bir yapı gündeme gelecektir!

*
Bu sırada Erdoğan, petrol fiyatındaki gerileme ve talep düşüşü nedeniyle ortaya çıkacak olan düşüşü,
Kur artışı nedeniyle çıkacak yükseliş etkisiyle dengelemeye çalışacaktır.

    1. 2020

“SALGINDA PETROL KRİZİ VE TÜRKİYE ” için bir yanıt

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.