Kategoriler
Politika

Gürsel Tekin Röportaj 20.02.2020 – Eren Altun

Yargıda yaşanan son gelişmelerle ilgili sizin ve partinizin düşüncesini öğrenebilir miyim?

Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş davalarında yaşanan gelişmeler ortada bir yargı erki kalmadığını gösteriyor. Yargı erki üç erkten birisidir. Yasama, yürütme ile birlikte milletin sahip olduğu bir egemenlik yetkisini kullanır.. Kendi hiyerarşisi, kendi kuralları vardır. Örneğin hakimler millet adına karar verme yetkisine sahiptir. Bugün bağımsız ve tarafsız bir yargıdan bahsedilemez. Hatta içerdiği anlamla bir mahkemeden bile bahsedemeyiz. Saray’da bir tane adam karar veriyor, mahkeme salonundaki bir adam da bunu uyguluyor. Böyle bir sisteme yargı sistemi denmez. Beraat kararı veren hakimlerin soruşturulmasına kadar iş gitti. Apaçık her tarafı dökülen bir yapı ile karşı karşıyayız. Türkiye’de AKP adaleti ve yargı sistemini öldürdü. Türkiye de adalete susamış durumda. Millet istediğini alacaktır. Göreceksiniz bu yaptıkları onlara hiçbir hayır getirmeyecek. İlk sandıkta millet AKP’yi sandığın dibine gömecek.

 

Sahada olan ve milletin gerçek gündemini takip eden bir milletvekilisiniz. Sahada seçim beklentisi var mı?

Bazı siyasetçiler istemeyebilir ama millet büyük bir heyecanla, büyük bir arzuyla sandığı bekliyor.  Her gün insanlar ekonomik sorunlar nedeniyle intihar ediyor. Bıçak kemiğe dayanmış durumda. İnsanlar geçinemiyorlar. Borç alacak yerleri de bitti. Elektrik faturası, doğalgaz faturası, mutfak masrafı işçiyi, memuru, çalışanı adeta eziyor. Bir tarafta servetlerine servet katanlar var diğer tarafta her gün fakirleşen, her gün daha zor koşullarda yaşayan milyonlar var. İşsizlik son 40 yılın en yüksek düzeyine çıktı. Bu tablonun mimarı AKP yönetimidir. Chia tohumlu pudinge kaşık sallayanlar, milletin kaşığını kırdılar. Ejder meyvesi götürenler milletin ekmeğini küçülttüler. Bir yerde saray varsa millet fakirleşir. Bu tarih boyunca böyle olmuştur, yarın da böyle olacak. Her gün sokaktayım. Halkın içerisindeyim. Millet diyor ki “sandık gelecek, AKP gidecek.” Türkiye’nin erken seçime ihtiyacı var. 

 

Yerel seçimde size oy veren farklı siyasi partilerden seçmenlerde bir kırgınlık var mı, nasıl görüyorsunuz?

Örneğin Adana Büyükşehir Belediye Başkanımız yolsuzlukların üstüne gidiyor, israfı bitiriyor. Önceki dönemde 76 kuyu açalım diye ihaleye çıkıyorlar. İhale bedeli 12-13 milyon. 35 kuyu hiç açılmamış. Üstüne beton kapak takmışlar. Adanalının parasını çalmışlar. Hesabını kim soruyor? Zeydan Karalar. Kutluyoruz. Mersin Büyükşehir Belediye Başkanımızı Mersinliler dikkatle takip ediyor. Önceki dönem vurguna giden paralar şimdi vurguna gitmiyor. Ne oldu? Mersin Büyükşehir Belediyesi 6.900’e yakın üniversite öğrencisine burs verdi. Bu burs nasıl verildi? Yolsuzluk ve israfın engellenmesiyle verildi. Bugün Mersin kendi çiçeğini kendi üretiyor, fahiş fiyatla çiçek alıp birilerini zengin etmiyor. Sadece kiralık araçlardan 3.6 milyon liralık tasarruf yapıldı. Ben bunları siyasetçi olarak söylemiyorum. Milletimiz bunlara bakıyor. Ben bunları millet adına söylüyorum. Daha önce hangi partiye oy verirse versin millet esasında baskıya, zorbalığa, hırsızlığa karşı CHP’ye oy verdi. Bizim belediyelerimizin de üstüne düşen en büyük görev dürüstlük misyonuna uygun hareket etmektir. Bunu yaptığımız andan itibaren milletin desteği her zaman sürecek.

 

CHP’nin 37’inci Kurultayı 28-29 Mart tarihinde yapılacak. Tabanda bir rahatsızlık var mı? Kurultaydan ne bekliyorsunuz?

CHP Kurultayları diğer parti kurultaylarına benzemez. Bizde parti içi demokrasi var, diğer partilerde Mussolini düzeni var. Tek adam çıkıyor, onu indir, bunu kaldır, çok çirkin bir görüntü. Bizde gelenek başka. CHP Kurultay Delegesi olmak  başlı başına bir makamdır, gururdur. Kurultay delegelerimiz asla baskıyı, diktayı kabul etmez. Genel Başkan seçiminden sonra Parti Meclisi seçimi yapılacak. Kurultay delegelerimiz parti yönetimini kendi iradeleri ile belirleyecek. Bunu engelleyecek, buna mani olacak her adımdan sakınmak, partinin hür iradesinin ortaya çıkması için parti geleneğimize uygun şekilde çalışmak lazım. Geçmiş dönem bir takım rahatsızlık varsa, sorunlar olmuşsa elbette bunlar da konuşulacak, kendi aramızda halledilecek. Kurultay en büyük gücümüzdür.  Kurultay’da çıkan ortak irade bize yeni bir enerji verecek, o enerji ile inşallah AKP düzenini bitireceğiz, ne ezen ne ezilen insanca hakça bir düzen kuracağız.

 

Siz daha önce Türkiye’yi halkın otobüsüyle dolaştınız önümüzdeki günlerde böyle bir planınız var mı?

81 il, 922 ilçeyi birkaç kere gezmiş bir siyasetçiyim. 32 bin mahalle,18 bin köy var. Diyebilirim ki bunların da yüzde 80’ini gördüm. Biliyorum ki eksiği de yakında tamamlayacağız. Halkın Otobüsü halka adanmıştır. Görev geldiği anda yola çıkacağız, üstümüze düşeni yapacağız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.