Kategoriler
Kültür/Sanat Politika Ümran Ünlü

BAŞKA TÜRKİYE YOK

Geçenlerde baktım Facebook da kendine “Atatürk” takma adını alan bir arkadaş listemden ayrılmış.

Farkına vardığımda sordum.”Arkadaşım niye ayrıldın listemden hem de eşinle birlikte”dedim…

“Kızım ben senin gibi züğürtmüyüm,milyolarca mal marlığım yatıyor İstanbul da,fazla politik takılıyorsun,zaten oğlun da yıllarca senin yüzünden işsiz kaldı.Senin yüzünden baştakilerin hışımını üstüme çekmeye niyetim yok,biz iyiyiz böyle. “

Yine bir sohbet sırasında”Konser Kasım içerisinde bir tanede Atatürk ile ilgili bir şarkı koysaydık” dediğimde”Aman sus koroya politika sokma.”

Önce kalakaldım,sonra”Nasıl yani sen Atatürk’e politika gözüyle mi bakıyorsun”….İnanamıyordum…Verecek cevap bulamadım.

Çok şükür adını “Atatürk Korosu”koyduğumuz koromuza böyle insanlar gelmiyor artık.

Messenger’ı mı kapatmak zorunda kaldım,neden biliyor musunuz?
Birincisi 70 yaşındaki kadına hala saçma sapan teklifler yapan boş beyinli insanlardan kurtulmak için…

Arkadaşlar bunun için Facebook u kullanmanıza gerek yok,arkadaşlık siteleri varmış,gidin oralara…

İkincisi sadece gönderen ve alıcının gördüğü “bayrak zinciri,ya da Atatürk resmi”ni bir milyon paylaşınca Atatürkçü olduğunu sananlar için…
Bayrak ve Atatürk resmi paylaşmakla ne yazık ki Atatürkçü olunamıyor…

Atatürk’ün yaşam felsefesini benimseyeceksiniz,Cumhuriyet ve devrimlere sahip çıkacaksınız…Bunun için de çok okuyacaksınız ama ille de NUTUK’u okuyacaksınız…Haberleri gerçek haber veren kanallardan dinleyeceksiniz…

Üçüncüsü son yıllarda bir “hayırlı cumalar”mesajı moda oldu.
Nasıl yani geriye kalan diğer 6 gün hayırsız mı?

Siz doğru insan olup,güzel işler yaparsanız,çalıp çırpmadan,kul hakkı yemeden namusunuzla işinizi yapar,çocuklarınıza helal lokma yedirirseniz her gün hayırlıdır.

Bunlar bize Araplardan geçme hurafelerdir.Sen hergün televizyonlardaki din tüccarlarını dinlemeyi dinini öğrenmek sanırsan yine yanılırsın,her önüne gelen seni aldatır…

Yapacağınız tek şey dinini gerçek kaynağından ,kendi dilinde okuyup öğreneceksin.
Aç Elmalılı Hamdi ya da Yaşar Nuri Öztürk ‘ün Türkçe açıklamalı Kur’an’ını oku ,öğren ve uygula…

Yoksa Allah korusun dindar geçinip,yanlış bilgilerle Allah’a şirk koşarak dinden çıkarsın….

Karacıların komutanı tatbikat sırasında bir asker çağırmış. Asker:

“Emret komutanım” diyerek yanına gitmiş.

Komutanı yere yatmasını istemiş. Daha sonra da bir tanka askerin üzerinden geçmesi için emir vermiş. Asker kılını bile kıpırdatmadan yattığı yerde beklemiş ve malumunuz ezilmiş. Komutan diğerlerine dönerek:

“İşte cesaret” demiş.

Havacıların komutanı bir asker çağırmış. Asker:

“Emret komutanım” diyerek komutanının yanına gitmiş.

Komutanı helikoptere binmesini emretmiş. Asker helikoptere binmiş ve havalanmış. Daha sonra komutanı askere aşağıya paraşütsüz atlamasını emretmiş, asker de emre itaat etmiş ve atlamış. Yere çakılmış ve can vermiş. Komutan da diğerlerine dönerek:

“İşte cesaret” demiş.

Sıra gelmiş denizci komutana. Denizci komutan askerini çağırmış. Asker çakı gibi hazırola geçmiş ve;

“Emret komutanım” demiş. Komutan;

“Derhal denize atla ve 10 dakika yüzeye çıkma” demiş.

Asker;

“Hadi lan” demiş.

Komutan diğer komutanlara dönerek:

“İşte asıl cesaret bu” demiş.

Basın ve yayın kurumlarına baskı kururak istedikleri haberleri yaptırıyorlar.

Sadece bir kaç TV ve gazete kaldı tarafsız ve gerçek haber yapan…

Doğruları söyleyenler hemen yargılanıp hapse atılıyor. Bir korku devleti kuruldu.

Biraz cesur olmak zorundayız…Esas cesaret günün adamı olup parçayı kurtarmak değildir…Birisi bana böyle demişti…

Esas cesaret düşündüğünü ve doğru bildiğini ne pahasına olursa olsun söyleyebilmek,yazabilmektir….

Sen korkarsan…Ben korkarsam…O korkarsa…Bu ülkeyi kim koruyacak…

Korkma sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak…

Başka Türkiye yok…

Yazar Ümran Ünlü

Gazeteci,yazar,oyuncu,korist,matematikçi,aktivist...

Felsefesi;Hayatı ,insanları,hayvanları...Özet olarak herşeyi sevme yeteneği... Mutfak ve bahçem terapi alanım...Hayat bu kadar güzel ve yaşanasıyken,insanların iki yüzlülüğünü ve hayatı kendilerine de ,çevresindekilere de zehir etmelerini anlayamıyorum.

Elizabeth Ümran Ünlü She was born on january 10 th, 1951 in Afyon’s village of Üclerkayasi. After she had finished primary school in the village she got on the road of finishing middle school and becoming a teacher in Kütahya with the words of her teacher, “You are going to open the doors of this village to the World, you must learn.” She became a math teacher after finishing the Eskisehir Anatolia University. She also taught classes in Yalova and Istanbul. Then, she began working in Turkish Art Music. Later on, she became a project teacher and a vice-principal in a private school in Suadiye, Istanbul. After the age of 45, she decided to learn theater work that she could not give up on. She got acting training for two years at the Kadıköy Halk Eğitim Deneme Sahnesi. She was in plays like Savaş Oyunu(War Game) and Kına Gecesi(Henna Night) . She also had roles in the theaters of AKM-Haldun Taner-Kadıköy-Mecidiyeköy-Sarıyer. She educated her children in the best schools and taught them to be children that she will be proud of. (Pilot, engineer, researcher)After being a principal in classes in Şişli, in 1999 she came to America where she had sent her son for school. She continued her Turkish Art Music and theater work in has been participating a chorus, and they are going to have a concert on November 2,2019 at Carnegie Hall.They give concert every year. She went to University in America for language courses. For a remainder of the time, she wrote plenty of children’s stories in many websites and magazines. She is writing the book “Bir Yerlerden Başlamalıyım” and writing the play “Ah Amerika.” While spending a pleasurable life with her children and grandchildren, she is planning to begin her theater life in America with the play musical“Keşanlı Ali Destanı”,Çalıkuşu"Nasrettin Hoca"7 kocalı hürmüz"Keloğlan" ,She also continues to live peacefully with herself and everyone and continues to give this love to humankind because of her daughter’s words, “The endless love and care in my mother’s heart would be enough for the Earth.” Hayat bu kadar güzel ve yaşanasıyken,insanların iki yüzlülüğünü ve hayatı kendilerine de ,çevresindekilere de zehir etmelerini anlayamıyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.