Ana sayfa Yazarlar Ali Eralp

Yolcudur Abbas, Bağlasan Durmaz…

AKP bitti.

Onu kimse kurtaramaz artık.

Ne Vatan Partisi ne MHP…

Dönülmez akşamın ufkunda hızla ilerliyor.

Son faslını yaşıyor.

Vakit çok geç.

Yükselme, duraklama, gerileme dönemlerinin ardından şimdi çöküş dönemi başladı.

Saltanatın 18. Yılı…

Ne maddi ne manevi gücü kaldı. Ufacık, küçücük devletler bile artık onu önemsemiyor…

Kimse onu kaale almıyor. Değer vermiyor. O istediği kadar kendini kuvvetli, dirayetli göstermeye çalışsın…

Bitti.

Onu ne saraylar ne köşkler ne da görkemli yaşam kurtarabilir…

Din ticareti de kurtaramaz bundan sonra…

Aslında, gelecek seçimlerde artık hiçbir parti, kimse, yüzde 50’nin üzerinde oy alamaz. Erdoğan da bir daha Cumhurbaşkanı seçilemez.

Geçmişte muhalefet, muhalefetliğini hakkıyla yapsaydı bu kadar sürmezdi zaten bu saltanat.

Ordu dağıtıldı. Askeri okullar kapatıldı. Ergenekon mahkemeleri yıllarca devam etti.  Tarikatlar, tekkeler, imam hatipler, şeyhler, mollalar yerden biter gibi çoğaldı, yargı siyasallaştırıldı, laiklik, Atatürk devrimleri ayaklar altına alındı…

Muhalefette ses yok.

Muhalefette tık yok.

Sadece kuru gürültü…

Ağız dalaşı…

Muhalif kesimleri, muhalif halkı rahatlatmaya yönelik bağırmalar, çağırmalar.

Laf kalabalığı…

Ekrem İmamoğlu, Mansur Yavaş çıkmasaydı eğer, bu AKP bi 18 yıl daha saltanat sürebilirdi…

Her ikisi de iktidara karşı, haksızlığa hukuksuzluğa karşı aslanlar gibi mücadele verdiler.

Ekrem İmamoğlu onu iki kez yendi. Direne direne kazandı. Tüm pislikleri, ayak oyunlarını gözler önüne serdi.

Onun güçsüzlüğünü, çaresizliğini, hilelerini hurdalarını ortaya çıkardı.

Halkın gözünü açtı.

O zamana dek iktidar da muhalefet de, herkes kazasız, belasız kendi yolunda ilerliyordu… Ortalık güllük, gülistanlıktı…

Alan memnun satan memnundu…

Herkes yerinde oturuyordu. Herkes makamını, koltuğunu koruyordu…

“Ölen ölsün kalan sağlar bizimdir” diyorlardı.

Şimdi koşullar değişti. Ortam değişti.

Gerçekler gün gibi, güneş gibi, gün yüzüne çıkmaya başladı.

Halk Hanya’yı, Konya’yı anlamaya, görmeye başladı.

Açlık, yoksulluk, işsizlik gelip kapıya dayandı çünkü.

Hele bir de yeni sağ muhalefet partiler kurulup, tüm kirli çamaşırlar gözler önüne serilirse…

Hele bir de kıran kırana bir ağız dalaşı, sataşma, saldırı dönemi başlarsa…

Hele bir de AKP’den ayrılmalar, kopmalar olup, yeni kurulan partilere giderlerse…

İşte o zaman yandı gülüm keten helva…

Evet. Bütün bunlar olacak ve AKP gidecek…

Ama bu gitme süresi çok sancılı olacak. Belki kanlı olacak. Çünkü AKP sahip olduğu zenginlikleri, sahip olduğu masallar dünyasını kolay kolay bırakacak gibi görünmüyor.

Direnecektir.

Mücadele edecektir.

Bu cennet yaşamı, rüyalar âlemini bırakıp, teslim olacak gibi görünmüyor. Bunun yanında bi başka sorun daha var: Hakkı, hukuku, insan haklarını çiğnemiş olmak. Hem de paspas gibi çiğnemek…

Onlar bu 18 yıl içinde ne Anayasa tanıdılar, ne babayasa. Cumhuriyet düzeninin, laikliğin, demokrasinin altından girip üstünden çıktılar… Yargılanma korkusu kâbus gibi önlerinde.

Durmadan tekrarlıyorum: Bu durumda yapacak tek şey kalıyor geriye:

Sağ sol demeden tüm Atatürkçülerin, tüm demokratların, ulusalcıların, antiemperyalistlerin bir araya gelmeleri, en geniş bir güç birliği içinde, ulusal birleşik cephe kurmalarıdır.

Direnen, bilinçlenen halka layık olmalarıdır…

([email protected])

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here