Ana sayfa Yazarlar Ebru Oğuzhan Yeter

TARIM ZEHİRLERİ !!

Tarımda kullanılan, tarım ilaçlarının, ambalajlarının gelişi güzel doğaya atılması en büyük tehlikelerden biridir.

Yerel tohum üreticileri için düzenlenen, doğal ilaç yapımı etkinliklerinde ki gözlemlerimize göre;  üretici ev yapımı ilaç hazırlama konusunda  hem tembel, hem de hazırcı davranıyor.  Birilerinin doğal ilaçları yapıp kendisine para ile satmasına razı, hatta talepleri de bu yönde.

Elbette çalışma ortamları, üretim, ekim, hasat, pazar ve iklim şartlarını da düşünürsek bir çoğu kendi açısından haklı.  Ancak yine de doğal ilaç kullanımının önemini, ekonomik olarak kolaylığını düşünürsek bunu yapmak ve uygulamak aslında hiç de zor değil.
Bu konularda çok çeşitli reçeteler, kitaplar, bilgiler, uzmanların açıklamaları olsa da köylerde gerçek üreticilerin bu bilgileri ve daha fazlasını bildiğini de görebiliyoruz.
Ancak uygulama aşamasında mutlaka desteğe ihtiyaçları var.

Traktör ile Tarım ilaçları, zehirleri

Köylerde tarım ilacı kullanan çiftçiler bunların tarifine, miktarına, kullanım şekline ve toplanma süresine ne yazık ki bilinçsizce kendileri karar veriyor.

Oysa tarım ilaçlarının kullanım kılavuzuna göre kullanılması,  hem üretici hem de tüketici için önemlidir.

Hangi köye giderseniz gidin, mutlaka her bahçede birden çok tarım ilacı kutusuna ya da poşetine rastlarsınız.  Kullanılan ilaçların bulaştığı ortamlar, doğal yollarla, yağmurla, rüzgarla, kuşlarla, böceklerle sayısız canlıya ve alabildiğince toprağa zarar vermektedir.
Tarlada bahçede bırakılan bu atıklar, yol boyunca dere kenarlarında, ağaç diplerinde , tarlalarda, ekili alanlarda,  bahçelerde kolayca karşımıza çıkıyor.

Bu tarım ilaçlarının (ZEHİRLERİN)  ambalajları yıkanarak özel olarak toplatılmalı ve imha edilmelidir.

İlaç satan firmalar,  sonucun ne olduğunu düşünmeden sadece ilacı satmakla, yeterli gelmezse kolayca takviye ilaç vermekle ilgileniyorlar. Bu ilaçları satan firmalar da yakından denetlenmelidir.

İlaç firmaları verdikleri ilaçları takip etmeli,  hatta boş ambalajları iade alarak gerektiğinde yeni ilaç vermeli ve mutlaka takibini yapmalıdır.

Bilinçli üreticiler elbette var. Kullandığı ilacın tarlada, ağaçta, üründe kalma süresine titizlikle uyan, doğru ölçüde ve şekilde kullananlarda var.

Bunun yanında ev yapımı ilaç kullanan, bu konuda birbiriyle fikir alışverişinde bulunan üreticilerin sayısı da her gecen gün artıyor.

Bu örnekleri gördükçe güven duyuyoruz, mutlu oluyoruz ancak yeterli değil .
Bu bir tarım politikası olmalıdır.

Ziraat odaları, il-ilce tarım müdürlüklerince denetimler yapmalı  en önemlisi de sıklıkla eğitimler vermelidir.

Doğada ki tüm canlıların sağlığı düşünülerek hareket edilmelidir.
Köylünün kısaca ;  ‘’zehir’’ diye tanımladığı çok çeşitli tarım ilaçları yavaş yavaş hepimizi zehirlemekte.

Sularımız, ekili alanlarımız, bağımız bahçemiz, hayvanlarımız, denizlerimiz, balıklarımız bu zehirlerle her geçen gün eksilmekte, ölüm saçmaya devam etmektedir.
Doğal ilaç yapımları, uygulamaları, kullanımları devletin desteği ile daha ciddi bir şekilde ele alınmalıdır.

Küçük üreticiye ücretsiz olarak bunların hem uygulamalı eğitimleri, hem de destek verilmelidir.

Yerel tohumları korumak, yaşatmak kadar,  yerel tohum üreticilerinin doğal ilaç kullanımları konusunda bilinçli olmaları da önemlidir.

Yerel yönetimlerle birlikte yapılacak projeler ve İMECE ile hem üretici hem de tüketici bu konuda da bir araya getirilmelidir.

Tarım ilaçlarıyla, Ülkemizin bereketli topraklarında,  sahip olduğumuz eşsiz endemik yapı, binlerce çeşit yerel tohum, börtü böcek ve yaşama dair ne  varsa yok olmaktadır.
Zehirsiz üretim yapmak zor değil.

Bu toplumsal bir mücadeleye dönüşmelidir.

Bu konuda yerel yönetimler başta olmak üzere, Odalar, Dernekler, Tarım Müdürlükleri, Üniversiteler hem üretici hem de tüketici ile el ele verip,  zehirsiz üretimin, sağlıklı yaşamın, sağlıklı toplumun imkansız olmadığını göstermelidir.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here