Ana sayfa Yazarlar Necdet Buluz

Kanayan bir yara…

Necdet Buluz

Yıllardır Çin Halk Cumhuriyeti’nin baskısı altında bulunan Doğu Türkistanlılar konusunda yeni belgeler yayınlandı. Kanayan bir yara olarak değerlendirdiğimiz bu konuda son yıllarda yaşananları ve Doğu Türkistan halkının nasıl bir zulüm gördüğünü gözler önüne sermek için bir derleme yaptık ve bunları bugün sizlerle paylaşıyoruz.
Bu noktada şunu da ekleyelim:
Çin Halk Cumhuriyeti, sadece Doğu Türkistan’da yaşayan soydaşlarımızı değil, sınırlar dışında yaşayan Doğu Türkistanlıları da hedef almaya başladığına dikkat çekiliyor..
Uluslararası Türkistanlılar Yardımlaşma Derneği (TÜKİSTANDER), Doğu Türkistan’daki toplama kampları ile ilgili bir bildirisinde, Uyguların nüfusunu 30 milyon, Doğu Türkistan’daki Kazakların, Özbeklerin ve Kırgızların toplam nüfusunu ise 5 milyon olarak veriyor.
Çin hükümetinin Uygur ve Kazak Türklerini hapsettiği toplama kamplarının sayısının 500’e dayandığı iddia edildi. 182 kampın varlığının kanıtlandığı, bunların haricinde 209 muhtemel hapishane ve 74 çalışma kampının olduğu belirtiliyor.
Katolik Asya Haber Birliğinin (UCA) sitesinde yayınlanan haberde, Çin hükümetinin Uygur ve Kazak Türklerini hapsettiği 500 kadar kamp olduğu bilgisine yer verildi.
Merkezi Amerika’da bulunan Doğu Türkistan Uyanış Hareketi’nden sağlanan bilgiye göre 182 kampın varlığının kanıtlandığı, bunların haricinde 209 muhtemel hapishane ve 74 çalışma kampının olduğunu düşündükleri bildirildi.
Doğu Türkistan Uyanış Hareketi’nin sözcüsü Kyle Olbert ise henüz tespit edemedikleri birçok hapishanenin olduğunu düşündüklerini, bu Uygur ve Kazak Türkleri ile birlikte birçok Müslüman azınlığın buralarda hapsedilerek soykırıma mazur bırakıldığını dile getirdi.
İngiliz The Guardian gazetesinin haberinde Çin’in yurt dışında yaşayan Uygur Türkleri üzerinde, Çin aleyhine propaganda yapmamaları yönünde tehdit ve baskı yaptığı ortaya çıktı.
İşgal altında tuttuğu Doğu Türkistan’daki Uygur Türkleri’ne yıllardır baskı altında tutan Çin’in, yurt dışında yaşayan Uygur Türkleri’ni de hedef aldığı ortaya çıktı.
İngiliz The Guardian gazetesinde yer alan habere göre, Almanya’da yaşayan Uygur Türkü Abdülcelil Emet’e (Abduljelil Emet) geçtiğimiz günlerde 3 yıldır kendisinden haber alamadığı kız kardeşinden telefon geldi.
Abdülcelil Emet’in, Çin hâkimiyetindeki Doğu Türkistan’da yaşayan kız kardeşi öncelikle komünist partinin faaliyetlerini överken, daha sonra ise Abdülcelil Emet’in Çin hükümeti aleyhine propaganda ve diğer faaliyetlerini durdurmasını istedi.
Telefonda duyulan fısıltıların ardından Abdülcelil Emet’in kızkardeşinin yanında bulunan Çinli görevli telefonu alırak ve doğrudan Abdülcelil Emet’i ve ailesini kastederek Çin’de yaşayan ailesini düşünüyorsa derhâl faaliyetlerini durdurmasını söyledi.
Haberde bu olayın tek olmadığı Almanya, Hollanda, İsveç, Finlandiya gibi ülkelerde yaşanan Uygur Türklerinin Çin’den bu tür telefonlar aldıklarından, ya Çin’e karşı muhalefeti kesmeleri ya da Çin lehine casusluk yapmaları yönünde baskı yapıldığından bahsediliyor.
Milyonlarca Uygur Türkü Çin’in “eğitim merkezleri” dediği toplama kamplarında zorla tutuluyor. O kamplardan birinde bir yıl boyunca tutulan Gulbahar Jelilova, kampta yaşadıklarını anlattı.
55 yaşındaki Gulbahar Jelilova 21 Mayıs 2017’de ticaret nedeniyle gittiği Doğu Türkistan’da önce gözaltına alınıyor, ardından da Doğu Türkistan bölgesindeki bir kampa gönderiliyor. Kendisini gözaltına alan Çinli polisler, ona, hakkındaki suçlamanın “teröristlere yardım etmek” olduğunu söylüyor.
Kampa gece saatlerinde giriş yaptığını ifade eden Gulbahar Jelilova’nın dikkatini çok küçük yaşta olan kız çocukları çekiyor.
Euronews Türkçe’nin haberine göre, Özellikle kamptakilerin ayaklarında ve kollarında zincir olduğunu belirtiyor Gulbahar Jelilova, “Kampa girince suçsuz olduğumu söyleyip ağlamaya başladım ama oradaki kızlar ağlamamam konusunda beni uyardı. Çünkü ağlayınca ceza veriyorlar dediler. O nedenle korktum ağlamadım” ifadelerini kullandı.
Konu hakkında Çin Hükümetinin de bir iddiası var:
“Amerika ve diğer dış güçler Çin’in güçlenmesini önlemek için azınlıklar üzerinde senaryo üretiyor ve iç işlerimize müdahale ederek kamuoyu oluşturmaya çalışıyor.”
[email protected]
www.facebook.com/necdet.buluz

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here