Ana sayfa Yazarlar Ayhan Kılıç

TCS’de seçim

Ayhan Kılıç

Kısa adıyla TCS,

Uzun adıyla;

Turkish Canadian Society.

Kanada’daki Türk Dernekleri içerisinde, nakit ve gayrimenkul yönünden en büyük dernektir bu dernek. (buna Kanadada faaliyet gösteren Türk Federasyonu da dahil)

Bundan yaklaşık beş sene önce üç ayrı banka hesabında $725 000 dolar parası vardı. Daha önce bu rakam daha da yukarılardaymış, milyon dolarlardan bahsediyorlar, ve yine bu dernek yaklaşık 3 milyon dolarlık taşınmaz gayrimenkule sahip halihazırda, uzun hikaye anlatırım bir gün ihtiyaç hasıl olursa.

2019 un Nisan’ında yapılması gereken dernek seçimleri gecikmeli olarak Ekim 2019 da yapıldı, buna gerekçe olarak Derneğin mahkemeye verilmesi gösterildi. Seçimlerin bu yazıya malzeme olmasını sağlayan yanı ise, mahkemelik olmasının yanında garipliklerle dolu bir seçim süreci olması.

Yönetim kurulunda bir abi kardeş, bir de damat kayınpeder var. Yedi kişinin 4 ü bunlardan oluşuyor, demokratik olmasından ziyade oligarşik bir yapılanma gibi duruyor. İkinci ilginç yanı bu derneği mahkemeye verenler bu seçimde yönetim kuruluna adaydı, gerçi kazanamadılar ama mahkemelik olduğun derneğin yönetim kuruluna seçimlerde aday olmak nasıl izah edilir bilemem?

Gerçi bu iki zat-ı muhteremler her ne kadar Derneği değil dernek yönetimindeki bir bayanı mahkemeye verdiklerini iddia etseler de, mahkemelik olmalarına vesile olan kadın tam bir  demir lady, kolay lokma değil yani, ve işte o Demir lady bayan da yönetim kurulundan karar çıkartıp ki çok kolay 7 nin dördü cepte zaten kendini korumaya alıp mahkeme ve avukat masraflarını derneğe ödetmiş ve hala ödetmeye de devam ediyor.

Peki ne var bunda diyebilirsiniz?

Durun daha bitmedi.

Bu bayan; iki zat-ı muhteremden birine “pedofil” dediği için mahkemeye verilmiş. Pedofil ne demek?

Halk arasındaki tabirle “oğlancı”demek.

Peki pedofil olmakla suçlanan şahıs bu bayana ne demiş?

Derneği PKK’lılarla doldurdun demiş!

Muhabbete bakarmısınız!

Ha bu arada derneğin bir de Cami projesi var!

Dernek seçimlerini garip kılan şu aslında;

Eskiden ataist olduğunu bildiğimiz bir zat- ı muhterem bu cami projesiyle canhıraş ilgileniyor, onun “Deist” olan kızkardeşi ona sınırsız destek veriyor.

Derneği mahkemeye veren, veya kendi tabirleriyle dernek yönetimindeki bir bayanı mahkemeye veren iki kişi yönetime talip oluyor, geri kalanlar ise silent mode yani “Yaşar ne Yaşar, ne yaşamaz” modunda.

Ak parti’nin Edmonton sorumlusu gibi davranan ve daha önce aynı dernekte başkanlık yapan şahıs ise kendinden sonraki dernek yönetimindeki bu demir lady ile tartışmış ve bundan dolayı da bir rivayete göre derneği, başka bir rivayete göre dernek yönetimindeki o demir lady yi mahkemeye vermişti. İşte  o zat-ı muhterem de yönetime adaydı! seçime girdi. “Ben  Başkan olmayacaksam bırakırım deyip onu Başkan yapmayan yönetim kurulunu yarıda bırakan bu zat-ı muhterem istifa edip daha önce yönetimdeki görevinden ayrılmıştı!)

Ahmet Kaya’nın da dediği gibi;

“Nerden baksan tutarsızca

Nerden baksan ahmakça”

Dernek yönetimine talip olmayı bu kadar vazgeçilmez kılan ne ola acaba diye sorası geliyor insanın. Başka şehirlerdeki dernekler yönetimine aday adayı bulamazken bu dernekte millet birbirinin sırtına basıyor, koltuğa oturan kalkmak istemiyor, eskiden yönetimde olan bir daha girmek istiyor, derneğe kendine münhasır adaylar kaydettirip seçim zamanı kendi lehine oy kullandırıyor, memeye yapışan çocuk gibi bırakmak istemiyor! Nedir abi vazgeçilmez kılan bu derneği? Bunu vatan sevgisiyle açıklamak mümkün değil, bunu din aşkı, cami aşkı bunu açıklamaz beyler.

“ Ben kültürümü Kanada’ya tanıtmak istiyom “ geyiğine inanacak değiliz. Hızla aşağı doğru inen dernek hesaplarındaki para bunun en net delili.

E ama bunu yaptık, şunu yaptık, şurayı tamir ettik, burayı tamir ettik!!!

İşte ben de onu diyorum. Nedir bu tamir hevesi?

Tamir hevesi ve koltuk sevdası arasındaki doğru orantıdan kaynaklanan  para hareketleri olayın pek te duygusal olmadığını gösteriyor.

Soru şu

Başka dernekler yönetim kuruluna aday adayı bulmakta zorlanırken TCS’de neden gelen gitmek istemiyor?

Cevap basit

Diğer dernekler fakir, TCS altın yumurtlayan tavuk.

Bu derneğin bir milyon dolardan fazla parası varken bu Camii’yi inşaa edemeyen dernek yönetimi, kasada $170,000 dolar kalmış, bu parayla bu camii’yi nasıl inşaa edecek?

Para toplayacaklarmış!

Bu derneğin her yıl dernek binasındaki daycare(kreş)‘ten 86,000 dolar geliri var, $130,000 da devletten yaptıkları tamirat için destek almış yönetim, ve her iki yılda bir, gaming commission’dan yani devletten $78,000 geliri var bu derneğin.

Nasrettin hocanın da dediği gibi

“Kedi bu ise ciğer nerede

Yok eğer bu ciğer ise kedi nerede”

Seçim yapıldı ve strateji bilen, gerektiğinde geri adım atabilen ve en önemlisi dernek çalışmalarına vakit ayırabilen o demir lady ve ekibi kazandı, hazırlıklıydı, toplantının ortalarına kadar ben de oradaydım, mevzu bahis olan evrakları içeriden şıp diye getirdi. Eğer dernekteki daycare işletmesine talip değil ise çalışkanlığına kimsenin laf söylediği yok, sivri olan dini söylemlerini de yumuşatmış sanki. Buna mukabil rakipleri hala skolastik düşüncenin esiri, kin ve öç alma duygusuyla hareket ediyor izlenimi veriyor, bir bayana yenilmenin dayanılmaz ağrılarını yaşıyorlar izlenimi var.

Bana göre avantajlı başladıkları yarışı kaybettiler, bu da strateji bilmedikleri anlamına geliyor.

2000 Türk’ün yaşadığı yerde ki bence bu sayı daha fazla derneğin üye sayısı 170, seçime katılım 86

Bu da demek oluyor ki çoğulcu bir katılım yok.

Çoğu kişi dernek yönetimini, kör döğüşü olarak görüyor ve dahil olmak istemiyor. Tabi çoğunun buna vakti de yok. Ya emekli olacaksın sabık başkanlar gibi, ya da işsiz olacaksın Hazirun gibi.

Bu arada bu derneğin kurucusu ve halen de Fahri idarecisi konumundaki Doktor bile bu dernekten umudunu kesmiş olmalı ki başka bir denek kurmuş, adı da “Young Türk”

Kendisi 90 yaşında, şaka değil.

İlerleyen zamanda göreceğiz.

Hali hazırda TCS heritage festivalinde temsil etme hakkını Young Türk derneğine kaybetti, 29 Ekim töreninde Türk bayrağını Edmonton Belediye binasında göndere çekme işini de kaybetti.

Jön Türkler Osmanlı’yı yıkmıştı buradaki Young  Turk ‘te TCS yı yıkacak gibi duruyor. 1976 larda kurulmuş olan bir derneğin düştüğü bu durumlar ise içler acısı.

Ayhan Kılıç

[email protected]

Edmonton/Kanada

3 YORUMLAR

  1. Edmonton Türk Derneği 1976’dan beri faaliyet gösteren Edmonton’un en eski derneğidir. 2006-2014 yılları arasında Kanada resmi makamlarına teslim edilmesi gereken, faaliyet ve finansal raporları teslim edilmediğinden dolayı 2009 yılında resmen kapatılmış, bu yazıyı yazan Ayhan Kılıç 2014 yılında herhangi bir genel kurul ya da seçim olmadan kendisini derneğin eşbaşkanı olarak ilan etmiştir. Kendini eş başkan ilan ettiği derneğin resmen kapalı olduğunu farketmeden yasa dışı olarak görev yaptığı derneğin iddia ettiği gibi 2014 yılında 725bin dolar para ile teslim edildiğine dair elinde hiç bir belge yoktur, ve tamamen yanlış beyanda bulunmaktadır. Derneğimiz 2015 yılından beri her yıl aralıksız Genel Kurul seçimlerini yapmakta, bu seçimler sırasında tüm hesapları şeffaf bir şekilde üyeleri ile paylaşılmakta ve onların onayına sunulmaktadır. 2014 yılı sonu itibari kasasında 519bin doları olduğu resmi kayıtlarda belgelidir. Derneğin şu anda yönetiminde bulunan başkanı ve saymanı dernek yönetimini yine tutanakla 454bin dolar para ile teslim almıştır. O günden bu güne yine yapılan her harcamanın detayları üyelerle paylaşılmış ve her genel kurulda ibra edilmiştir.

  2. Bu yazıda derneğin şu anda gecesini gündüzüne katarak çalışan yönetiminin dernekten maddi çıkar sağladığını ima eden ithamlar, başka bir üye için YK’ya gelen bir uyarı sonrası Yönetim Kurulu ortamı dışında söylenmemiş lafların söylendiği imaları, ve konu edilen her türlü yalan, yanlış ve dedikodu üzerine dayalı ithamlar konusunda derneğimiz her türlü yasal hakkını kullanacaktır.
    Saygılarımızla

  3. İsmini gizleyerek yorum yazan vatandaş kim olduğunu biliyorum, cevap vermeye değermisin bilmem, çünkü aslında neler olduğunu eşşek gibi bilmene rağmen manipülasyon yapıyorsun.
    Kendimi eşbaşkan ilan etmiş ve kanunlara aykırı olarak dernek yönetmişim!
    Küstah. Üç kişiydik biz, o üç kişiden biri senin yönetici olduğun derneğin başkanı, sahtekar, o na sorsaydın bir zahmet kendimizi eşbaşkan mı ilan etmişiz yoksa buradaki eskilerin ricasıyla 6 yıldır atıl hale gelmiş bir derneğe gönüllü olarak el atıp ayağa mı kaldırmaya çalışmışız.?
    Dernek 725 bin dolar para teslim etmemiş, yalan diyormuşum, elimde belge yokmuş!
    Sahtekar, gözümle gördüm, ben de oradaydım ve senin şu an ki dernek başkanın da banka hesap devralınmasınlar oradaydı, o ne sorsaydın, o ezil kişiliği belki doğru söylemesine müsade ederdi,banka hesaplarınızı devraldığınız ve bu günkü tarih itibariyle gönderin burada paylaşalım dedim yapmadınız.
    Manipüle etme, bal gibi derneğin kasasındaki para sayenizde dibe vurdu, bu durumu sizin taraflı yalakalarınız hariç herkes dile getiriyor, tarih sizi mahkum edecek, siz kaçtığınızda ben hala sizi ve arkanızda bıraktığınız enkazı yazıyor olacağım.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here