Ana sayfa Yazarlar Ahmet K. Aytar

ÇİN HALK CUMHURİYETİ 70. YILDÖNÜMÜ // Ahmet Kılıçaslan Aytar

Çin Halk Cumhuriyeti, 1 Ekim’de  70. yıldönümünü Pekin Tiananmen Meydanı’nında  büyük bir geçit töreni ile kutladı.
Stratejik öneme sahip silahlarıyla görkemli bir gövde gösterisi yaptı.
70 yıl boyunca büyük bir ülkeyi yöneten Çin Komünist Partisi (ÇKP), Asya’nın hasta adamı olarak görülen ülkeyi  büyük bir dünya gücüne dönüştürme başarısındaydı.

*
Ancak Çin  Hong Kong’da devam eden huzursuzluğun yanı sıra Tayvan ile gerginlik yaşıyor.
Çin ekonomisi’nde  servet açığı artıyor.
Sağlık skandallarının sonu gelmiyor.
Çin’de daha az sayıda insan mevcut liderliğe güveniyor…

*
1 Mayıs’ta Mayıs Günü ve 1 Ekim’de Ulusal Gün kutlamaları ve geçit törenleri,
ÇKP liderliğinin politik statüsü ve meşruiyetini doğrulamaya, sıradan insanları gösteriler yolu ile otokratik devlete bağlamaya yardımcı oluyor

*
Çin Halk Cumhuriyeti’nin 1949’da kurulmasından sonra, yeni Halk Hükümeti’nin en önemli görevlerinden biri,
Kitlelerin kültürel seviyesini yükseltmeye yönelik  ulusal, kültürel ve eğitsel çalışmalardı.
Sosyalist tarzda ulusal olayların nasıl sahneleneceğini öğrenmek için SSCB’ye  heyetler gönderildi.
Askeri güç, temel ekonomik hedefler ve kazanımlar gösterilerek kitlelerin partiye ve devlete bağlılıklarının pekiştirilmesi öngörüldü.

*
1959 Ulusal Günü’nde, kuruluşun 10. yıldönümünde, Pekin eski İmparatorluk Sarayı kapısı önünde,
Bir milyon insanın toplanacağı, Moskova’daki Kızıl Meydan’dan büyük, dünyanın en büyüğü olan Tiananmen Meydanı açıldı.
Meydan ÇKP’nin “Büyük Sıçrama Hamlesini” dünyaya göstermenin somut bir ifadesi oldu.

*
Sonraki yıllarda  Mao Zedong’un ülkeyi komünist bir cennete götürme konusundaki ütopik vizyonu,
Çin’de tarihin en kötü kıtlığı ve çevre felaketiyle sonuçlandı; ülke büyük bir kaosa girdi.
ÇKP, Ulusal Gün kutlama protokollerinde stratejik bir değişiklik yaptı.
Törenler beş yılda bir küçük çaplı festivallere, on yılda bir askeri geçit törenleriyle büyük kutlamalara indirgendi.

*
Mao’nun 1976’da  ölümü ardından Deng Xiaoping’in önderliğinde ÇKP , Ulusal Gün kutlamaları için yeni bir protokole geçti
Törenlerin aslî unsuru Mao sonrası ekonomik reformlar oldu.

*
Ama 1989 ulusal kutlamasından birkaç ay önce binlerce işçi, öğrenci ve sıradan vatandaşlar,
Devletteki yolsuzluklara ve artan eşitsizliklere karşı başkaldırdılar ve  daha fazla özgürlük için  Tiananmen Meydanı’nı doldurdular.
Komünist otorite gösterileri  şiddetle bastırdı.
Ancak Tiananmen Meydanı’nın küresel anlamı;
Çin komünist devriminin ve ulusal birliğin başarılarını kutlamak için tasarlanan politik alandan,
Otoriter yönetime ve zulme karşı bir direniş alanına dönüştü…

*
1999’da Jiang Zheming’in liderliğinde ÇKP, Çin’in 50. yıldönümünü kutlamak için meydanda bir Ulusal Gün geçit töreni düzenledi.
Mao sonrası dönemde ekonomik ve teknolojik başarılar sergilendi.
Hong Kong ve Macao’nun Çin anavatanına dönüşü kutlandi.
21. Yüzyıla doğru ilerlerken ÇKP  “Siyasi istikrar, ekonomik gelişme, kültürel çeşitlenme, sosyal ilerleme” temasıyla değişen siyasi önceliklerini gösterdi.

*
2009, 60.yıl kutlamalarında bu defa  Çin’in askeri gücü gösterildi.
Halk Kurtuluş Ordusu’nun binlerce askeri, 500 tank ve asker araç, 151 savaş uçağı, nükleer yetenekli kıtalararası füzelerle tam bir gövde gösterisi yapıldı.
Sadece askeri teşhir değil, yüzlerce sosyal, kültürel ve teknik  etkinlikler düzenlendi.
Uzay programından mermi trenine, hibrit pirinç ve aile planlamasına kadar ulusal kazanımlar sergilendi.
Çin’in kurulmasından sonra ilk kez ÇKP, hakkında olumlu düşünceler oluşturmak için gelenekleri öne çıkardı.
Feodal olarak kınanan geleneksel güç sembolleri ve kültürel simgeler, Ejderha, filozof Konfüçyüs ve lotus çiçeği gibi bazı dini semboller sergilendi.

*
Bu yılın 1 Ekim Ulusal gününde ise ÇKP devlet medyası vasıtasıyla,
70’inci kutlamalarının neşeye, mutluluğa ve ahenge  vesile olmasını sağlamanın çabasında oldu.
” Bir dünya, bir rüya” sloganıyla düzenlenen 2008 Pekin Olimpiyatları’nın açılış töreninde olduğu gibi Çin uyumlu, barışçıl ve iyi niyetli bir dünya gücü olarak tanıtıldı.
Yoksulluğun kaldırılması, insanların geçim ve sağlık durumlarını iyileştirmenin  yanı sıra,
“Halk Devletin Temelidir” gibi eski Çin sözlerini yinelemeye yönelik çabalar gösterilerin odağı idi.
Kutlamalar küresel bir izleyici kitlesine ulaştı…

*
Belli ki, Çin; Rusya ve İran gibi ABD ordusunun da zayıf yönlerinin olduğu yerlerde güç sağlamak için Irak, Afganistan ve Suriye’de harcanan yıllardan faydalanmıştı.
Donanma’da yeni sessiz dizel denizaltı sınıfları, metal ve torpido teknolojisindeki yeni gelişmeler,
Çin’in kıyı şeridinde gergin bölgelere  çok daha tehlikeli operasyonlar yapacağını gösterdi.
Nitekim ABD uçak gemileri artık düşman kuvvetleri menzilindeki sulara girdiklerinde riskle karşı karşıyadır.

*
Çin’in son on yılda geliştirdiği 2700 km. menzilli  DF-21 anti-gemi balistik füzesi, ABD  gemilerinin güvertelerindeki savaş uçaklarının menzilini geride bırakıyor.
Mesela ABD’nin Hong Kong’ da demokrasi güçlerine destek vermesi için  saldırı gücünü Tayvan Boğazı’ndan geçirmesi bir felakete yol açabilecektir.
Geçit töreninde sergilen bir diğer silah, aynı anda 10 nükleer savaş başlığı taşıyan 15 bin km. menzilli, katı yakıtlı Dongfeng-17 füzesiydi.
Uzun menzilli devriyelerin ABD denizaltı ve gemilerine karşı ve düşman limanlarının izlenmesinde  Sualtı Aracı HSU-001 ise deniz savaşlarında büyük bir değişimi temsil ediyordu.

*
Yürüyen binlerce Çin Halk Kurtuluş Ordusu askerinin yanında Çin’in Rus-300 eşdeğeri hava savunma sistemleri,
Bir kaç büyük ve çok modern erken uyarı radarları,
Çok sayıda tank, füze sistemi, kıyı gemileri karşıtı füzeler, dronlar ve düzinelerce orta menzilli füze,
Belli ki, bir ihtilaf durumunda ABD’nin Guam’daki üssünün yokedilmesinin rezerviydi…

*
Bu sırada onlarca yıldan beri  ABD’nin stratejisi,  hava üstünlüğüne ve deniz kontrolüne dayanıyor, yeteneklerinin eksikliği savunma sistemlerine kadar uzanıyordu.
Hipersonik araçlar, ABD füze savunmasını büyük ölçüde yararsız hale getiriyordu.
Mesela Suudi Arabistan, ABD hava savunma sistemlerine milyarlarca dolar harcadı.
Fakat Yemen Husileri  oldukça basit ve etkili dronlarıyla en büyük petrol tesislerinden birine saldırdı.
Böylece Suudiler ABD’nin, seyir füzeleri ve dronlarını yenebilecek bir hava savunma sistemine sahip olmadığını öğrendi.
Şimdi Suudilerin  barış için başvuruda bulunmaları kimseyi şaşırtmıyor!

*
Ancak ABD; ekonomik, politik, teknolojik ve askeri alan eğilimleriyle insani çabanın büyük ölçüde arttığı, mekanın uzaya evrildiği bu süreçte;
Bir süre yeryüzünde bir kaosu bütün ülkelere paylaştırıyor.
Yakın bir gelecek için stratejik karar vermeyi “Uzay’dan Alan Kontrolüne ” taşıyor.
“Alan kontrolü, dünyanın kontrolü anlamına gelir” ilkesinden yürüyor.
Stratejik karar vermede  Uzay Alanını, ulusal gücün kilit bir unsuru olarak işaretliyor.

*
Nitekim ABD, 2015’te başlatılan çalışmalarla Hava Kuvvetleri Müsteşarlığı, Uzay Ufukları Araştırma Görev Gücü, Uzay Üniversitesi,  Silahlı Hizmetler Komitesi derken,
Hava Kuvvetleri Uzay Kuvvetleri Komutanlığı kurmuş, “Yıldız Filosu” oluşturmaya başlamıştır.
ABD uzayı artık  “biraz daha yüksek, biraz daha hızlı” bir hava gücü ve kara savaşçıları için destek işlevi olarak değil,
Uzay alanında nasıl bir manevra kuvveti olabileceği ve nasıl bağımsız etkiler yaratabileceği düşüncelerine lider olmak için kullanıyor…

*

Bu sırada Türkiye’de?
Milli Savunma Bakanı ve fiili Genelkurmay Başkanı H.Akar’ın uzun yıllara dayalı askeri tecrübesi, dünya silah dengesi içinde Türkiye konumunu bilmesine gerekirken,
Osmanlıcı ve Müslüman Kardeşler ideolojisindeki Başkomutan Erdoğan’a biatı,
Ardından  Erdoğan’ın emri,
Mehter’in kösü,
Ve “Artar cihadla şanımız/ Fahr-i resul Sultanımız/ Şer’i bize ihsan-ı Hak/ Uğrunda aksın kanımız.
Osmanlıyız Osmanlıyız/ Ünvanlı, namlı, şanlıyız /Allah deyüp cenk ederiz/ Var nusrete imanımız” nağmeleriyle,
20. Zırhlı Tugay Komutanlığı’ndan hareket eden obüs ve mühimmat yüklü kamyonlar,
Suriye sınırında Akçakale ilçesinde konuşlanmıştır!

4. 10. 2019

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here