Pulat Tacar [tacarps @gmail.com]

WHİTACKER RAPORUNUN BM ECOSOC ALT KOMİTESİNDE OYLANMASI VE REDDİNE CESİTLİ MAKALELERİMDE DEGİNDİM. AYNİ GORUSLERİ GEREK PERİNCEK DAVALARİ İSVİCRE MAHKEMELERİNDE GORULURKEN, GEREK AİHM ‘E SUNULAN LAYİHAMİZDA YAZILI OLARAK DİLE GETİRDİM. BUNLARIN ÖZETİNİ SAYİN DEMİRMEN’İN MAKALESİNİ TEYİDEN VE DESTEKLEMEK İÇİN ASAGİYA KAYDEDİYORUM:

BM İnsan Hakları Komitesinde Whitacker Raporu:

İsviçre Mahkemesi, Birleşmiş Milletler Ekonomik ve Sosyal Konseyi (ECOSOC) İnsan Hakları Komitesinin, Ayrımcılığın Önlenmesi ve Azınlıkların Korunması Alt Komitesi için yazılan Whitacker raporuna atıfta bulunmuş. Bu yollama, İsviçre Mahkemesinin Ermeni propagandacıları tarafından aldatıldığını kanıtlamaktadır. Mahkeme, bu rapora kararında atıf yapmadan önce, Birleşmiş Milletler Teşkilatı belgelerine ve toplantı zabıtlarına bakmalıydı.

Birleşmiş Milletler ECOSOC’a bağlı İnsan Hakları Komisyonunun Ayrımcılığın Önlenmesi ve Azınlıkların Korunması Alt Komitesine raportör Whitacker Ermeni soykırımı savlarıne ilişkin ifadeler içeren bir rapor sunmuştur. Bu raporun görüşülmesinde [1] raporun Alt Komite tarafından kabul edilmemiştir; bırakın kabulü (yani “approve”)- Üst Komitenin bir belgesi olarak ele alınması bile (İngilizce : receive) yapılan oylama ile reddedilmiştir ( Bakınız Dipnoptta anılan belge Sh. 30.para 57). Raporun sadece “not edilmesi” onaylanmıştır ( Dipnotta anılan belge Sh. 39. para 1- Doc. 1985/9);”. Raporun kalitesini övmeyi öngören bir öneri, yapılan oylama sonucunda reddedilmiştir”

(Dipnotta anılan belge Sh. 30. para. 58). “Raporun Alt Komitenin bağlı bulunduğu İnsan Hakları Komisyonuna havalesi de yapılan oylama sonucunda reddedilmiştir” ( Dipnotta anılan belge Sh. 30, para.57 ve Sh. 31 para.66.d). “Raporun içeriği konusunda karşıt görüşler bulunduğunun bu konuda alınacak karara eklenmesi kararlaştırılmıştır.” ( Dipnotta anılan belge para 41 ve 42.); “Ermeni soykırımı konusunun belgelerce yeterince ispatlanmadığı ve kanıt olarak sunulan bazı belgelerin tahrif edildiğinin anlaşıldığı” ( Dipnotta anılan belge para 42.) zabıtlara yazılmıştır.

Birleşmiş Milletler çerçevesinde bir “uzmana” hazırlatılan bir rapor bundan daha ağır bir istiskale uğrayamazdı.

Konunun alt komisyonda ele alınışı sırasında yapılan konuşmalar, Ermeni soykırımı savı konusunda önemli görüş ayrılıkları bulunduğunu ortaya çıkarmıştır. (Dipnotta sunulan özetlerin [2] hepsi Birleşmiş Milletler Ekonomik Sosyal Konseyi Belgesi E/CN.4/Sub.2/1985/SR.17 ve SRT 18 sayılı vesikalardan alınmıştır. ) Bu örneklere değinmekten amacımız, Doğu Perinçek’in, “1915 olaylarına soykırımı denemeyeceği ve bu konunun tartışmalı olduğu görüşünü ileri sürmesinin ve soykırımının tarihsel bir gerçek olduğu düşüncesini kabul etmeyerek, bunu uluslararası bir yalan olduğunu beyan eylemesinin” istisna olmadığını, uluslararası alanda da pek çok örneğinin bulunduğunu ve Perinçek’in açıklamalarının düşünceyi anlatım özgürlüğü çerçevesine girdiğini vurgulamaktır.

,.,.,.,.,.,.,.,.,.,.,.,.,.,.,.,.,.,.,..,.,.,.,.

[1] Birleşmiş Nilletler Ekono0mik ve Sosyal Konseyi Belgesi: E/CN.4/1986/5-E/CN.4/S.2/1985/579

[2] Belçika’lı BossuytTürk Hükumetinin Ermenilere karşı şiddet kullanıldığını yadsımadığını, ancak bunun soykırımı olmadığını …. Alt Komitenin tarihteki olaylar konusunda hüküm vermemesi gerektiğini” belirtmiştir;

ABD’li Creyolaylar konusunda bazı terimler kullanılırken dikkat edilmesi gerektiğini, raportörün ele aldığı konularda daha geniş araştırma yapması icab ettiğini, Whitacker’in raporunun 20-24 paragraflarından ve dip notların incelenmesinden, elde mevcut kaynakların hepsinin kaydedilmediğinin görüldüğünü, Ermeni soykırımı iddiasının yeterince açığa çıkmamış bir olay olduğunu ve yeterince derinliğine incelenmediğini, bu durumda kendisinin raporu kabul edemeyeceğini “ belirtmiştir

Romanya’lı N. Nazilu “ kendisinin tarihçi olmadığını, geçmişteki olayları yargılayamayacağını, Alt Komite’nin de bu yargılamayı yapmaması gerektiğini “ söylemiştir;

Mısır’lı M. Khalifa, “bu konudaki ilk raportör Ruhashyankiko’nun raporunu 1978 yılında sunduğunu, oysa 1982 yılında yeni bir raportör tayin edildiğini, gündemde o kadar konu ele alınmadan dururken bu konunun yeniden canlandırılmasındaki sebebi anlamakta güçlük çektiğini, Whitacker’in raporunun 24. maddesinde bahsedilen olayların tarihsel açıdan kesinlik kazanmadığını, eski hınçların canladırılmasının terörü ve Türk diplomatlarının öldürülmesini özendireceğini, raportörün 24. maddeyi geri almasını beklediğini” belirtmiştir ;

Meksika’lı Martinez Baez, rapordaki tüm tarihsel referansların kaldırılmasının yararlı olacağını, böylece Alt Komite uzmanlarının geçmiş hakkında hüküm verme konusunda kişisel sorumluluk almamış olacaklarını , soykırımının var olduğunun saptanmasının tarihi referanslara bağlı olmadığını” vurgulamıştır;

Fransız M. Joinet, “Alt Komite üyelerinin Whitacker tarafından gerçek gibi sunulan olayları değerlendirme konusunda yeterli bilgiye sahip olamayacaklarını, Alt Komisyonun görevinin tarihi gerçeği saptamak olmadığını, Ermeni soykırımı konusunda ise, bu tarihsel olay konusunda karar vermenin Ermeni terorizmini yüreklendirme riskini taşıdığını, 1915-1916 yıllarında katliam olduğunun kabul edilmesi gerektiğini, ancak bu konuda kesin bir kanıya sahip olunmasının da güçlüğünü kabul ettiğini” söylemiştir;

Sovyetler Birliğinden M. Sofinsky , “Raportörün 1948 Soykırımı Sözleşmesini değiştirmek ve yenilemek isteğinin bulunduğunu, oysa bu Sözleşmenin zamanında 96 ülke tarafından onaylandığını ve kırk yıllık bir uygulamasının bulunduğunu, Whitacker raporunun pek çok yanlışlıklar ve muğlaklıklarla dolu bulunduğunu… bu çalışmanın eksik oldıuğunu” söylemiştir;

Ürdün’lü Al Khasawneh, raporun 24 maddesinin pek çok tartışmaya neden olduğunu, özellikle 1915-1916 Ermeni katliamına soykırımı denilmesinin bu çerçeveye girdiğini, Alt Komitenin soykırımının varlığını tesbit edecek bir organ olmadığını, selektif bir yaklaşımın başka olayların da soykırımı olmayıp, katliam çerçevesine girdiği konusunda tartışma açılmasına yol açacağını belirtmiş, Meksika temsilcisinin -soykırımının var olup olmadığının tarihsel referanslara bağlı bulunmadığı- görüşünü desteklediğini” belirtmiştir;

Bengladeş’li Chowdhury, “bundan önceki raportör zamanında Ermeni soykırımı iddiaları dahil pek çok soykırımının görüşüldüğünü, eski raportörün haklı gerekçelerle Ermeni soykırımını raporuna yazmadığını ve o raporun Alt Komisyon tarafından kabul edildiğine” dikkat çekmiştir.

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.