Günlerdir, aylardır ormanlarımız yanıyor.

Hiçbir iktidar döneminde bu kadar çok orman yanmadı, bu kadar can, hayvan telef olmadı.

Sadece iki gün içinde İzmir ve Muğla’da 500 hektar orman yok oldu…

Uzmanlar bunun 680 futbol sahasına eşit olduğunu yazıyorlar…

Bunun yanında o kadar canlı, o kadar hayvan kapkara iskeletlere döndü ki yürek dayanmıyor…

Börtü böcek. Kelebek. Tavşanlar, karacalar, geyikler, sincaplar… Ağır ağır, yavaş yavaş ilerleyen ve yangınlardan kaçamayan kaplumbağalar…

Siz yumurtalarını, yavrularını beklerken, can veren kuşu gördünüz mü?

Öylece kala kalmış orada… Kapkara… Cansız…

Siz hiç duygulanmaz mısınız? Hissetmez misiniz? Ağlamaz mısınız?

Yeşillikler yanıyor, o yeşillikler içinde milyonlarca canlı acı çekerek, inleyerek ölüyor.

Siz hiç acımaz mısınız?

Sizde vicdan var mı?

Orman güzellik demektir. Yaşam demektir. Oksijen demektir. Nefes demektir…

Orman vatan demektir…

Sizde hiç vatan sevgisi, acıma duygusu kalmadı mı?

Bu orman, hayvan katliamı karşısında milyarderlerde, AKP’li yöneticilerde neden hiç “TIK” yok. Neden bir tepki, ses yok…

Yoksa bazıları, yeni rant kapıları açılacağı için, yeni imar alanları ortaya çıkacağı için ellerini ovuşturarak, zevkle mi seyrediyorlar bu felaketleri?

Çünkü yangınlardan sonra, bir bakıyorsun, yanan alanlarda villalar, köşkler, malikâneler yükselmiş… Hem de yetkili ağızlardan, “Buraları imara açmayacağız” denmesine rağmen yükseliyor bu taş yığınları.

Deniz manzaralı, orman manzaralı lüks konutlar…

Yandaş gazeteler ise bu felaketler karşında hemen atıyor başlığı: “Ormanlar yanıyor, ciğerlerimiz yanıyor…”

“Ciğerlerimiz yanıyor” diyor demesine de ama bu orman yangınlarının çıkış nedenlerinden hiç söz etmiyor.

Mesela kundakçıları anlatmıyor. Maden, altın arayan şirketleri ağzına bile almıyor.

Kanadalı madenci şirketin altın çıkarabilmesi için kesilen 200 bine yakın ağacın adını bile anmıyor.

Hele hele, son İzmir yangınında 2 saat içinde söndürülebilecek olan alevlerin niçin 3 gün devam ettiğini hiç gündeme getirmiyor.

Çünkü bundan söz ederse patronlarının yara alacağını, halkın gözünden düşeceğini, desteğini yitireceğini çok iyi biliyor…

Ondan sonra da bas bas bağırıyor, 8 sütuna manşet atıyor: “Ciğerlerimiz yanıyor…”

Elbette o günler de gelecek… Ciğerlerinizin gerçekten yanacağı günler de…

Egemen güçlere, zalimlere yalakalık, yandaşlık yapıp, gerçekleri gizlediğiniz için, halkı aldattığınız için elbette hesap vereceğiniz o günler de gelecek.

Dünya basınının manşetten verdiği, orman katliamını protesto eden Fazıl Say konserini bile “Ağababalarınız kızar” diye, halka duyurmadınız.

Evet, Türkiye’yi yakıp, ciğerlerini yok edenlerin, halkını nefessiz bırakanların sonu kötü olacak. Sonunuz, ateşler içinde acılar çekerek yok olan, yok edilen o suçsuz günahsız canlılardan daha kötü olacak…

Çünkü sizler ihaleleri, birilerini “Zengin edeceğiz” diye, 2 saat içinde söndürülecek yangınları 3 günde söndüren yandaş şirketlere veriyorsunuz.

Çünkü sizler, yangın ihalelerini  yılların deneyimli kurumu Türk Hava Kurumuna vereceğiniz yerde, “CHP ile birlikte hareket ediyor” diye,  uçağı olmayan şirketlere veriyorsunuz.

O yangın söndürme uçakları ki helikopterlerden üç kat daha hızlı, üç kat daha fazla su taşıyor.

Siz, THK’nın 70 milyon liralık teklifini pahalı bulup, ihaleyi iptal ediyor ve 104 milyon liraya, (yani 34 milyon TL daha yüksek bir fiyatla) helikopter şirketine veriyorsunuz…

Üstüne üstlük bir de “Uçma garantisi” veriyorsunuz…

İmzaladığınız yüzlerce maden ruhsatı ve orman katliamları ile Türkiye’yi bitirdiniz.

Binlerce ağacın, kurdun kuşun, börtü böceğin katili oldunuz…

Suçlusunuz. Yaptıklarınızın hesabını vereceksiniz…

([email protected])

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.