KIBRIS’A “DA” KAYYIM!

Hüseyin MÜMTAZ

 

Türkiye’de İçişleri Bakanlığı, Diyarbakır, Van ve Mardin belediye başkanlarını görevden uzaklaştırdığını ve yerlerine kayyım atandığını duyurdu.

AA’nın açıklamalarında eski başkanların; terörist cenazelerinde saygı duruşunda bulunmak ve atılan sloganlara katılmak, terörist marşı söylemek, teröristleri belediyede görevlendirmek ve…

Belediye çalışanlarının kimlik kartlarından ve belediyelerin resmî sitelerinden Türk bayrağı logosunu kaldırmak gibi ithamların yer aldığı duyuruldu.

Kimlik kartlarından, resmî sitelerden Türk bayrağını kaldırmak…

Yine şeytan dürttü; bir süre önce dokunduğum, hazmedemediğim bir konuyu hatırlattı…

Kıbrıs’ın kuzeyindeki “yeni” kimlik kartlarında da “bayrak” yahut “milli sembol” yok.

Bayraklı “eski”, “ay-yıldızlı”, “kırmızı beyaz” kimlik kartları nerenize batmıştı ey muhteremler?

Kanada bayrağındaki “akçaağaç yaprağı”nın, Lübnan bayrağındaki “sedir” ağacının ulusal anlamları vardır da, sizin yeni kimlik kartlarınıza koyduğunuz “kaplumbağalar” neyi ifade etmektedir?

Evlerinizde üçer beşer tosbağa mı besliyor, gece gündüz onlarla yatıp kalkıyor, yumurtalarından omlet mi yapıyorsunuz?

Hiç mi yabancı araba plakası görmediniz? Sizin bayılarak “yeni”lediğiniz plakalarınızda neden KKTC yahut TRNC yazmıyor?

Kendiniz tanımazsanız, “devletinizi” başkasının tanımasını nasıl bekleyeceksiniz?

Hadi Akıncı’yı geçtim, zaten “bayraksız” başkan, yabancıları düz duvarın önünde karşılıyor da; Başbakan ve diğer Bakanlık resmi internet sitelerinde neden bayrak yok?

“İki dal arasında, ağzında zeytin dalı taşıyan uyduruk kuş” amblemi neyi temsil ediyor? Ya üzerinde zar zor görünen silik ay-yıldızı da lütfen, usûleten, fazla lâf olmasın diye mi koydunuz?

Bırakınız Ayşe’sini, askerini, memurunu, parasını; Toroslardan gelen bulutlara, Anadolu’dan adaya uçan kuşlara kötü gözle bakan; “Türkiye’den bağlanan su adanın ekolojik dengesini bozacak” diyerek suyuna bile itiraz eden bildik kafa neden bu bayraksızlığa çıt çıkarmıyor?

İngiliz’in sterlinine âşık olup, Londra’nın dünyanın en fazla mobese’sine sahip kent olduğunu bildikleri halde; suç cenneti haline gelen kuzey Kıbrıs’ta suçu bir parça olsun önleyebilmek için Girne limana, Lefkoşa Sarayönü’ne dikilen iki kameraya, “Özel hayatın gizliliğini ihlâl ediyor” diyerek ortalığı ayağa kaldıran bu kafa sergilenmekte olan bu bayraksızlık-kimliksizlik-kişiliksizlik için neden tek kelâm etmiyor?

Başbakanın geçmişte kurduğu özel bir TV kanalında her sabah Türkiye’ye, devlete, bayrağa söven yabancı uyruklu bir konuşmacı; üstelik bir de nasıl olup da Başbakanlığın bünyesindeki bir Sivil Toplum Kuruluşunun “Halk Örgütü”nde görev alabiliyor?

Bence Kıbrıs’a da “kayyım” gerekiyor. 23.08.19

 

 

 

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.