On sene içinde çölleşen bir Anadolu görünüyor ufukta.Devlet baba ne önlemler aldı?Neler planlıyor?   Yasalaştırdıkları madde 80 ile devlet yoluyla güvence altına alınacağını sandığımız doğamız,yoksa devletin tehdidi altında mı?
6821 sayılı Orman Kanununun 110. maddesinde caydırıcı nitelikte bazı para ve hapis cezaları olduğu halde orman yangınlarının çıkış sebebinin yüzde 94 oranında kasıt,ihmal,dikkatsizlik ve kaza gibi insan kaynaklı yangınlardır.Halkın bilinçsizliğinden çok,devletin yeşil alanları,kamu kaynaklarını Türkiye Varlık Fonu adı altında özelleştirip rant alanı haline getirmesidir.
“Ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemez. Ormanların tahrip edilmesine yol açan siyasi propaganda yapılamaz. Orman suçları için genel ve özel af çıkarılamaz,genel ve özel af kapsamına alınamaz.Yanan ormanların yerinde yeni ormanlar yetiştirilir,bu yerler başka amaçlarla kullanılamaz.” denir ama sonuçta mutlaka özel sektöre yem edilir.
Ormanlarımız 3925 endemik tür, 11 bin bitki, 161 memeli ve 460 kuş türü ile çeşitli bitki örtüsü zenginliği ve tür çeşitliliğine sahiptir.
1937’den günümüze 74 bin 294 orman yangınında 1 milyon 630 bin 46 hektar ormanlık alan yanmıştır.
Yine dikkat çeken bir konu ise yaz turizmi bakımından elverişli Akdeniz coğrafyasında yapılması istenen site, otel inşalarına açılacak alan yaratılmasıdır.
24 Ağustos 2016’da Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 16 maddelik genelge,Kuzey Ormanları’nın ranta açılmasını sağlayacak imar planlarının, raporların hazırlanması ve onaylanması yolunda devlet kurum ve kuruluşlarında her türlü işlemi kolaylaştıracak ibareleri kapsıyor.Bu maddeler izin,ruhsat,ÇED gibi prosedürleri otoyol projesi kapsamı dışında bırakıyor ve ormanlık alanların dilendiği gibi tahribi,alanın imara açılması, yönetmeliklerin uygulanmaması ve tüm bunların legalleştirilmesi yolunun önünü açıyor.
Halkın bilinçsizliği,bakanlığın denetim yetersizliği,eğitim eksikliği veya önüne geçilemeyen kimi doğal sebepler nedeniyle değil,devletin imar planlarının önünü açacak genelgeleri gözü kapalı yayınlamasıdır.
Türkiye’nin betona,inşaata,taşa boğulmak yerine,ağaçlandırma çalışmalarına katılmalı,orman kanunlarının bilincinde olmalı,çalışmalara destek olmalıyız.

Bu yangınlar yalnızca ağaçlara zarar vermiyor diyen Ataç” Yangınlar ormanda yaşayan tüm canlılara zarar veriyor, orman ekosistemi büyük zarar görüyor. Orman yangınlarıyla ağaçların yanı sıra orman altı bitki örtüsünü ve ormanın içinde yaşayan çok sayıda canlıyı kaybediyoruz.Her geçen yıl iklim değişikliğinin etkisiyle yangın riski daha da artıyor.Ormanlık alanlarda çok dikkatli davranmamız gerekiyor.Yapılan yanlış bir hareket binlerce hektar orman alanının ve canlının hayatını kaybetmesine neden olabilir.Ormanda ateş yakılmaması, sigara izmaritlerinin ormana atılmaması ve bir yangın görüldüğünde hemen ALO 177’nin aranması gerekiyor” dedi.
Türkiye’de günlük ortalama 12 buçuk yangın çıkıyor. Antalya, Muğla, İzmir, Manisa ve Isparta ilk beş sırada..33 ildeki yangınların % 44’ünü bu beş şehir oluşturuyor.
2017 de  2411 yangında Türkiye’nin toplam orman alanının % 0,5’i yandı.2411 yangının 1280’i faili meçhul.
2017-2000-2008 en fazla ormanlık alanın zarar gördüğü yıllardır. 
Türkiye’de 1997-2017 arasında 46 bin 200 adet orman yangınında  185.665 hektar orman yandı.% 49’u ihmal ve dikkatsizlik,%10’u kundaklama,orman açma ve diğer nedenler,kasıtlı % 31’i,doğal nedenlerle %3’ünü oluşturuyor.Maden arayacağız,duble yol ve havaalanı yapacağız,konut yapacağız deyip,ormanlar ya yakılmak ta ya kesilmekte ve ekosistem tahrip edilmektedir.

Osmanağaoğlu,Karl Marx”Kapitalizm gölgesini satamadığı ağacı keser” ,“Biz bunu gölgesini satamadığı ağacı yakar diye de okuyabiliriz.Yangınların ardından ormanların yenilenmesi yerine büyük çoğunluğunun imara açılmasında bunun kasıtlı yapıldığını anlarız.Son 10 gün içerisinde İzmir, Hatay, Antalya Aksu, Bodrum, Cudi ve ülkenin daha pek çok yerinde orman yangınları meydana geldi. Ve bunlar sürekli tekrarlanıyor.Ne tesadüftür ki bir yıl sonra yangın çıkan alana nükleer santralin lojmanları yapılmıştı.Hemen bitişiğinde ise bir yangın daha çıktı. Muhtemelen orası da santral için tahsis edilmiştir. Maalesef bizim ülkemizde kasıtlı yangınlar çok fazla ve bu devam edip gidiyor.Ama bunun sonuçları bütün ekosisteme, orada yaşayan canlılara ve bölge dışında olan bizlere de olumsuz yansıyor.Askeri operasyonlardan kaynaklı yapılan bombalamalar da zarar veriyor.Maalesef ülke ekosisteminin tamamı zarar görüyor,onarılamaz bir noktaya doğru gidiyoruz.Örneğin İstanbul’da bugün 41 derece sıcaklığın olacağı söylendi.Yıllara baktığımızda bu ormansızlaştırılmanın etkisidir.Ya kesiliyor ya da yakılıyor ve yerine beton dolduruluyor.
Kasıtsız yapılan orman yangınlarının söndürülmesi için de gerekli alt yapı sağlanmıyor. İtfaiyelerin yapabildiği araçla söndürme işi büyük alanlarda mümkün değil.Orman yangınlarını söndürmek için o kadar az ekipman var ki böylesi bir durumda alanlar yanabildiği kadar yanıyor. Önlem alınan çok az bir bölümünde de sönüyor. Yakılan ormanların tekrardan onarılmaması da sistemin bir döngüsü maalesef.“Bu yangınların arkası seller ve kuraklıklar.Bunun sonucunda tarım alanları,denizinden havasına bölgenin tüm ekosistemi etkileniyor.Sadece insanlar değil, bizim dışımızdaki canlılar da yok oluyor.Onların yok olması aynı zamanda doğanın da yok olması anlamına gelir.Çok fazla ileriye gitmeye gerek yok önümüzdeki birkaç yıl içinde orman yangınlarının sonuçlarının ne kadar vahim olduğunu göreceğiz.“
Türkiye’de 2007-2016 yılları arasında 24 bin orman yangınında 90,423 hektar alan yandı.  Yalnızca 2016 yılında ise 9,156 hektarı yakan 3,188 orman yangını çıktı .
Türkiye’nin şu an 22,3 milyon hektar ormanlık alanı bulunuyor. Bu alanın 12,5 milyon hektarı yangına hassas bölgede.Orman yangınları en çok Muğla ve Antalya illerinde yaşanıyor. Kamuoyunda, bu iki il için turizm sektörünün gelişmiş olması nedeniyle ormanlık alanların imara açılması için kasıtlı yangın çıkarıldığı şüphesi yaygın. En çok orman yangını çıkan üçüncü il ise İstanbul. 2017 yılında 119 bin 92 hektar orman yandı.2411 orman yangınından 1280’inin çıkış nedeni aydınlatılamadı.

2015 verilerine göre, 22,3 milyon hektarlık ormanlık alanlar Türkiye yüzölçümünün yüzde 30’unu oluşturuyor.
“Faili meçhul” yangınlarda Kütahya 854,65 hektar alanla ilk sırada. Kütahya’yı 666,43 hektar alanla Erzurum ve 518,82 hektar alanla Şanlıurfa izliyor.
Antalya’da kasıtlı yangınlar ve kundaklamada ilk sırada.2017 de 273 orman yangınının 160’ının çıkış nedeni belirsiz,23 ü yıldırım düşmesi,30 u kundaklama.Kundaklamada 79 hektarla Muğla ikinci,25 hektarla Kahramanmaraş…
Ortaköy Gaziosmanpaşa İlköğretim Okulu’nun tarihi binasında çıkan yangın,rant yangınları kategorisinde değerlendiriliyordu.Bina, İstanbul İl Özel İdaresi tarafından 2009 da,otel olarak kullanılmak üzere 25 yıllığına kiraya verildi.
2008 Antalya’daki yangın,1979 yılından beri gerçekleşen en büyük orman yangınıydı.
Haydarpaşa Garı,tarihi binanın otel yapılması konusundaki belediye planlarının gerçekleşmesine hizmet ettiği ve dolayısıyla kasıtlı yakıldığı söylenegeldi.
Ankara Ticaret Odası’nın 80 yıllık arşivde 150 bin esnafın mali ve ticari sicil kayıtlarının tamamına yakını yandı.Bunun da sabotaj olduğu düşünüldü.
Yeşilköy’deki Dünya Ticaret Merkezi’nin 6 ve 7. katlarında yangın çıktı. Bilgi Teknolojileri Kurumu’nun arşivi ve önemli davaların, yürütülen soruşturmaların dijital kayıtları yandı.Sabotaj olduğu düşünüldü. 
Manisa’nın Soma ilçesinde 6.000 zeytin ağacını termik santral inşaatı için kesen Kolin İnşaat’ın kesim yaptığı alanda,sivil toplum kuruluşları ve gönüllüler tarafından kesilen ağaçlar yerine dikilen yeni zeytin fidanlar yandı.
Bursa’da Osmangazi-Mudanya arasında 50 hektardan büyük alandaki fıstık çamı ormanı yandı.Yangın 3-4 noktadan başlayınca rant amacıyla yakıldığı düşünülüyor ve soruşturma devam ediyor… 
Tuzla Piyade Okulu’nda 15 günde üç yangın çıktı.Tuzla Belediye Başkanı “Piyade okulu Burdur’a taşınacak, arazisine 300 bin konutlu yeni bir şehir inşa edilecek” dedi. 
Türkiye’de;Ormanların % 58 i 120 milyon dönüm, orman yangın çıkma olasılığı en yüksek Ege ve Akdeniz Bölgeleridir.% 45,4’ü  96 milyon dönüm, en kolay yanan kızılçam ve karaçamdır.
THK 2007’de kampanya başlattı ama siyasilerden ilgi görmedi.THK’nun elinde 2 ton su kapasiteli 13 uçak var.THK “devlet bütçesinden hiç pay almıyoruz” diyor.
Ormanda yaşayan, canlar… Ülkem sahipsiz,yönetimim ilgisiz.İnsanımız duyarsız,tepkisiz,bir kısmı da çaresiz.Üç maymun değil bilmem kaç maymun oynanıyor…Ne gören,ne duyan,ne  söyleyen var.seyirlik gibi sadece izleyen,gözleyen…
“Doksanlı yıllarda köy boşaltmaları hep orman yangınları üzerinden yapılmış ve yangınlar yöntem olarak kullanılmıştır. Ne yazık ki günümüzde bu anlayış hâlâ aynı şekilde devam etmektedir. Askeri operasyonlardan kaynaklı her yıl birçok ormanlık alanda yangınlar yaşanmakta ve bu alanlar küle dönmektedir. Çıkan/çıkarılan orman yangınlarının söndürülmesi engellenmektedir.”
Türkiye’de 10 yılda 24 bin 264 orman yangını,yılda 9 bin hektar alan yandı % 87’sinin insan kaynaklıydı.Muğla, Antalya,İstanbul yanarken,nedense Ağrı ve Iğdır’da hiç yangını olmadı.
Türkiye’de,2017 de 20 bin personel,bin 10 arazöz,281 su tankeri, 559 ilk müdahale aracı,5 amfibik uçak,24 su atar,30 helikopter var mış!776 gözetleme kulesi ve 230 ısıya duyarlı kamera ile 7 gün 24 saat izleniyormuş ama yangınlar önlenemiyor
günlerce söndürülemiyor ve failleri asla bulunamıyor,arkasından hemen rant talanına dönüşüyor…
Yangına hızlı müdahale için  3 bin 41 noktada yangın söndürme havuzu oluşturulmuş.Peki nerede? Ne zaman,ne amaçla kullanılıyor ve neden hiç duymuyoruz,bilmiyoruz…
jumbo jetle Yeni Zelanda’ya 2 kişi tatile gidebiliyor ama 3 gündür yanan ormana bir uçak yok sarayın itibarı ormanlarımızdan daha mı değerli!
Bakan pakdemirli”THK nun uçakları arızalı dedi mi demedi mi?Bunun üzerine pilotlar çıkıp”biz o uçaklarla yangını söndürürüz”dedi mi demedi mi?
THK eski başkanı”uçaklar kullanılsaydı bir hektar bile yanmazdı”dedi mi demedi mi?
THK nun yangın söndürme uçak ve helikopterleri çürümeye terkedilip,orman söndürme ihalesi THK dan alınıp,yangın söndürme uçağı ve helikopteri olmayan özel bir mimarlık ofisine verildi mi,verilmedi mi?Böyle bir şirket varsa kundakçı mı?Niye yangınlar çoğaldı ve söndürülemiyor günlerce…Bu konu araştırılsın…
Neden yangınları hep turizim alanında sahil şeridinde çıkıyor ve arkasından hemen otel dikiliyor oraya…Neden İBBB Tunç Soyer’in düşündüğü gibi yeniden
ağaçlandırılması yoluna gidilmiyor…
   
Bu konunun uzmanları”60 sene sonra, alan ormanlık bir alan haline dönüşebilir ama bölgenin kendini toparlayabilmesi,yeşillik bir alan oluşabilmesi içinse en az 10 sene gereklidir.”demekte.

yangınlarla ilgili gerçekler kamuoyuyla paylaşılmadığı için mi söndürme çalışmaları başarısız?
Bu ülke bizim…Kanla canla alındı…Bu kadar kolay gözden çıkarmayalım.Bu talana bir durum diyen yok mu?Ülkem sahipsiz mi?

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.