Son 1 yıl içinde meclisten geçen “Kanun” sayısı, rakamla “40”
(Yazı ile “KIRK)
Kırk dediysek sakın aklınıza 40 tane çok önemli kanun falan da gelmesin
Eften püften ebelek, çürümüş sütten çökelek
Salla başın al maaşın, “O yalan Bu yalan Al biraz da sen oyalan” türünde kanunlar bunlar.
Örneğin:
Kanun no: 7182 (04/07/2019) Sporda şiddet ve düzensizliğin önlenmesi
Kanun no: 7168 (07/05/2019)Türkiye Cumhuriyeti Hükumeti ile Nijer Cumhuriyeti arasında hastane açılıp ortak işletilmesi vs vs vs
**
Son 1 yıl içinde Beştepe de ki hünkarımız tarafindan imzalanan “Kanun Hükmundeki  Kararname” sayısı, rakamla 218
(Yazı ile “İKİYÜZONSEKİZ”)
Hepsi milletin ikbali ve Cumhuriyetin istikbali ile direkt alakalı kanunlar.
Öyle ki;
Bu Kanun Hükmündeki Kararnameler yüzünden “Haksız ve hukuksuz” bir biçimde işten çıkarılan 46 vatandaşımız intihar ederek yaşamına son verdi.
**
1 Milletvekilinin maliyeti…
Maaş: 22.600 TL (Yirmi İki Bin Altı Yüz Lira)
3 Danışman için ödenen maaş: 26.000 TL (Yirmi Altı Bin Lira)
Haberleşme gideri: 2.500 TL (İki Bin Beş Yüz Lira)
Sağlık Gideri: 5.000 TL (Beş Bin Lira)
TOPLAM: 56.100 TL (Elli Altı Bin Yüz Lira)
**
TBMM de 600 tane milletvekili var
Aylık maliyetleri: 33.600.000 TL (Otuz Üç Milyon Altı Yüz Bin Lira)
Yıllık maliyetleri: 403.920.000 TL (Dört Yüz Üç Milyon Dokuz Yüz Yirmi Bin Lira)
5 yıllık maliyetleri: 2.019.600.000 TL (İki Milyar On Dokuz Milyon Altı Yüz Bin Lira)
**
Şimdi soru şu
Madem ki bu milletvekillerinin hiç bir şekilde söz söyleme, karşı koyma, karar verme ve karar alma güçleri yok, o halde biz bunlara bu kadar parayı neden ödüyoruz ki?
Buram buram itibar diye haykıran bir sarayımız, bir hünkarımız ve hünkarımızın seçtiği adına bakanlar kurulu denilen bir divan var.
Hünkarımız çalmaya “Divan-ı Humayüm” ise her zamanki gibi oynamaya devam etsin.
**
Demokrasinin kanı ile kanunun hükmünde kararnameler yazılıyor.
Beştepe sarayındaki adli yıl açılışı ile hukukun üstü çiziliyor.
Satın alınmış sendika başkanlarının iffetsiz ve haysiyetsizliği ile emekçilerin haklarına tecavüz ediliyor.
İkinci lale devrinin muazzam maliyetini karşılamak için millet vergi ve zamlarla acımasızca eziliyor.
Sonrada utanmadan arlanmadan sıkılmadan birileri çıkıp “Türkiye Cumhuriyeti insan haklarına saygılı demokratik bir hukuk devletidir” diyor.
**
Gerçekten öyle midir?
Türkiye Cumhuriyetinin insan haklarına saygılı demokratik bir hukuk devleti midir?
İnanan var mı?
Eğer varsa…
Hadi oradan

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.