Necdet Buluz

Amerika’nın S-400 füzeleri için Türkiye’yi tehdit etmeye başlaması ve “Yaptırımlar gelebilir” açıklamalarından sonra yeni bir tehdit de Avrupa Birliği’nden (AB) geldi.
Geçenlerde yazdığımız bir yazıda iç ve dış sorunlarımızın yoğunluğundan söz etmiş ve dış güçlerce Türkiye’nin köşeye sıkıştırılmaya çalışıldığına değinmiştik. Gelişmeler bu ön görümüzün doğruluğunu ortaya koyuyor.
Yunanistan, İsrail ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin Akdeniz’de doğalgaz sondaj çalışması yapmasına rağmen Türkiye’nin Kıbrıs açıklarında benzer çalışmalar içinde olmasına Avrupa Birliği’nden (AB) gelen tepki büyüyor.
Reuters haber ajansı, Türkiye’nin Kıbrıs açıklarındaki doğalgaz arama çalışmalarını “yasa dışı” olarak niteleyen Avrupa Birliği’nin (AB), Ankara’ya yaptırımlar uygulanmasına yönelik bir açıklama yapmaya hazırlandığını iddia etti.
AB açıklama taslağına göre, Türkiye ile AB arasında yürütülen Kapsamlı Hava Taşımacılık Anlaşması müzakerelerinin durdurulması da gündemde. Türkiye ile AB arasında gerçekleşen üst düzey temaslar askıya alınacak. Türkiye’ye aktarılan AB fonlarının da kısıtlanması müzakere edilecek.
11 Temmuz’da Brüksel’de görüşülen taslak metnin 15 Temmuz Pazartesi günkü AB Dışişleri Bakanları toplantısından sonra açıklanmasının hedeflendiğini bildirdi.
Peki, hangi yaptırımlar gelebilir, buna da bakalım:
• Türkiye ile AB arasında yürütülen Kapsamlı Hava Taşımacılık Anlaşması müzakerelerinin durdurulması da gündemde.
• Olası yaptırımlar kapsamında Türkiye ile AB arasında gerçekleşen üst düzey temaslar askıya alınacak.
• AB Konseyi, birliğin yürütme organı olan Avrupa Komisyonu’ndan, Türkiye’ye aktarılan üyelik öncesi AB fonlarını da 2020 yılından itibaren kesilmesini talep edecek. AB Türkiye’ye 2014-2020 dönemi için 4.4 milyar euro fon ayırmıştı.
• Bunların yanı sıra AB Avrupa Yatırım Bankası’nın da Türkiye’ye kredi vermeyi, özellikle de Türk tahvillerine yatırım yapma uygulamasını gözden geçirmesini talep edecek.
• Türkiye’nin sondajlara devam etmesi durumunda AB daha kısıtlayıcı önlemler de alabilecek.
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin de baskılarıyla Türkiye’ye bir dizi yaptırım seçeneğini gündemine alan AB, bu konuda temkini de elden bırakmıyor. Zira göçmenler başta olmak üzere bazı konularda AB için Türkiye’nin desteği çok ama çok önemli.
Bu konuda açıklamalar yapan bir AB diplomatı, “yasa dışı sondaj” faaliyetlerine karışan kişilere yönelik yaptırımların da hedeflendiğini söyleyerek, “Hassas bir denge tutturmaya çalışıyoruz çünkü göç, NATO ve terörle mücadelede Türkiye’nin işbirliğine ihtiyacımız var.”
Bazı üye ülkeler “Türkiye’den geçen enerji nakil hatlarına muhtaç, bu yüzden adımlarımızı dikkatli hesaplıyoruz. Daha geniş ekonomik yaptırımlar beklemeyin” şeklinde konuştu.
Özetleyecek olursak:
Türkiye Doğu Akdeniz’deki haklarından vaz geçmiyor. Atılan her adım doğrudur. Amerika’nın öncülüğünde oluşturulan karşı cephede Ab ülkelerinin yanı sıra Mısır, Katar gibi Arap ülkeleri de yer alıyor.
Hemen her alanda olduğu gibi Türkiye Doğu Akdeniz’de de yalnızlaştırılıyor. Rusya’dan gelen bazı salvoların da işe yaramadığını ve yaramayacağını söyleyelim. Rusya her zamanki gibi kendi çıkarları doğrultusunda ikili hareket ediyor.
Amerika ile olan ilişkilerimizin giderek gerginleşmesine Doğu Akdeniz’deki gelişmeleri de ekleyecek olursak sıkıntıların büyüklüğünü daha net biçimde görmüş oluruz.
Kıbrıs konusunda Türkiye’yi köşeye sıkıştırmaya çalışan Rumların AB desteği ile Doğu Akdeniz’de oldu-bittilere doğru koşmasının da önünün mutlaka kesilmesi gerektiğini düşünüyoruz.
İşin en önemli kısmı ise, S-400’ler konusunda Amerika’nın Türkiye’ye yaptırım uygulayıp uygulamayacağı konusudur.
Ekonomik alada sıkıntı yaşayan Türkiye’ye AB ve Amerika’dan yaptırımlar gelirse bu sıkıntıları aşmak öyle kolay olmayacaktır. Bekleyip sonuçları birlikte göreceğiz.
[email protected]
www.facebook.com/necdet.buluz

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.