KIBRIS’A FÜZE DÜŞTÜ

HÜSEYİN MÜMTAZ

 

Türk Kıbrıs’ın Taşkent köyü yakınlarına dün gece füze düştü, patladı, dağ-taş yandı.

Başbakan Tatar; “Düşen cismin İsrail ile Suriye arasındaki gerginlik sırasında Şam yönetiminin kontrolündeki füze savunma sisteminden ateşlenerek yanlışlıkla Ada’ya düştüğünün sanıldığını belirterek “S-200 füzesinin bir parçası Taşkent Güngör arasındaki bölgeye düştü ve tahribat yarattı” dedi. Olayın detaylarının Genelkurmay Başkanlığına iletildiğini ve konunun incelendiğini vurgulayan Tatar, “Ankara’da yapılan incelemeler ve KTBK ile GKK komutanlarının bize verdiği bilgilere göre, bu olay, kesin olmamakla birlikte, İsrail ve Suriye arasında artan gerginlik ve çatışma üzerine Suriye’nin füze sisteminin ateşlenmesiyle aksilik ve kaza sonucu raydan çıkması ve buralara intikal etmesiyle meydana gelmiştir” diye konuştu.

Sizce “zamanlama” sadece bir “tesadüf” mü?

Bakın Ergin Yıldızoğlu ne diyor;

“Böyle kırılma dönemlerinde, Gramsci’den ödünç alırsak, ‘türlü canavarlar’ kolaylıkla boy gösterebilirler. İkincisi, ‘ya devlet başa ya kuzgun leşe… Acilen bir şeyler yapmazsak galiba daha çok kuzgun leşe’ ruh halinde bir siyasi merkez, muhalefetin momentumunu kırmak, karşıt dalgayı söndürmek için kimi maceralara kalkışabilir (ilk anda akla Suriye, Doğu Akdeniz geliyor)”.

http://www.cumhuriyet.com.tr/koseyazisi/1464462/Madalyonun_oteki_yuzu.html

Yıldızoğlu’nun “ilk aklına gelenin” Suriye/Doğu Akdeniz                olması yine “tesadüfen” Çağdaş Bayraktar’a ODATV’de şunları yazdırıyor;

“Bugün, hem denizlerin önemi hem de yanlış dış politikamız sebebiyle Doğu Akdeniz’de kuşatılmış durumdayız. Ege’de adalarımız işgal altında. Tarih Hititlerden beri yazmakta ki denizlere ve denizciliğe önem veren tüm Anadolu devletleri gelişmiş, Akdeniz’e sırtını dönen tüm devletler yıkılmıştır. (Bu tezde Ege de Akdeniz’e dahildir ve uzun süre Ege de Akdeniz’in parçası olarak kabul edilmiştir.)

Türk ulusu Kabotaj bayramını coşkuyla kutlamalı, daha da coşkuyla kutlayabilmek için de denizlerdeki haklarına sahip çıkmalıdır.

Osmanlı’nın son döneminde Donanma’nın Haliç’te çürütülmesinin bedelini Kıbrıs’ı kaybederek ödedik. Donanmasızlığın bedelini de 1955’lerden 1974’e kadar Kıbrıs Türklerinin yaşadığı vahşete seyirciliğe mahkum edilerek bir korku filmini izler gibi izledik.

Bugün Türkiye’yi ve KKTC’yi Doğu Akdeniz’den soyutlamak isteyenler bile Akdeniz’den çıkarılacak gazın Avrupa’ya ulaştırılmasının en kestirme ve ucuz yolunun Kıbrıs-Türkiye-Avrupa olduğunu görmektedirler”.

https://odatv.com/dogu-akdeniz-krizi-bu-tarihten-bagimsiz-dusunulemez-01071943.html

Ege elbette Akdeniz’e dahildir. İzmir’i işaret ederek “İlk hedefiniz Akdeniz’dir” diyen kimdi?

“Durum”u, Türk Kıbrıs’ta en aklı başında yorumlayan ise “muhalefet”teki Serdar DENKTAŞ oldu;

“a) KKTC, çevremizdeki ülkelerin en son teknoloji ürünü olan gelişmiş füze sistemlerine karşı ne kendini koruma kapasitesine ne de erken uyarı sistemi teknolojisine sahiptir.

  1. b) KKTC böylesi bir olayı aydınlatma ne olduğunu anlamak ve anlatmak kapasitesine sahip değildir.
  2. c) Etrafımızdaki paylaşım savaşları ülkemiz için çok ciddi tehdit oluşturmaktadır.
  3. d) Her konuda olduğu gibi bu konuda da Anavatan Türkiye’nin koruma desteğine ne kadar ihtiyacımız olduğu aşikardır”

İtirazı olan var mı?

Kıbrıs’ın kuzey sahillerinin “sorma gir hanı” olduğunu, kimliği/kişiliği/mülkiyeti belirsiz marinaların, uzun iskeleli sahil casinolarının günün/gecenin her saati mal/malzeme/toplu göç kabul ettiğini defalarca yazdık, yazıldı.

Ya Ercan’da “yakalananlar”?

Ya her gün her dakika sokaklarda yakalanan yıllardır oturma izni olmayanlar?

Şimdi bir de her gece Girne/Lefkoşa semalarında drone’lar, İHA’lar uçuyor, görmüyor musunuz?

Son olaydan sonra demek ki Türk Kıbrıs’ın “denizleri”nden başka “havası” da kontrola muhtaç.

DEVLET’seniz öyle olmalı.

Ama, acaba, şeytan dürttü işte…

Sakın…

Suriye, Rusya’nın haberi olmadan Rus S-200 füzelerini ateşleyemeyeceğine göre…

“Yanlışlıkla” ateşlenen o füze o kadar yer varken Doğu Akdeniz’de  neden “yanlışlıkla” gelip Taşkent’e düştü acaba?

Acaba Türk Kıbrıs’ı benzer saldırılardan korumak için S-400’leri GEÇİTKALE’ye mi konuşlandırsak?

Türkiye’yi de büyük bir dertten (!) kurtarmış olmaz mıyız?01.07.2019

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.