Kategoriler
Ümran Ünlü

NE BABALAR VAR

Ne babalar var,çocuklarına haram lokma yedirmemek için yerin yedi kat dibinde çalışıp göçük altında kalan…kutsal babalar…

 Ne babalar var,”tek sermayem parmağımdaki yüzüğüm,eğer bundan fazlasını görürseniz haram yemişimdir” deyip 1000 odalı saraylar yaptırıp,altın varaklı bardaklarla suyunu içen,adını duymadığımız meyveler yediren,çocuklarına vakıflar kurup,gemiler alan,karısına hastane zincirleri,oğluna market zincirleri kuran…

 Ne babalar var,üç kuruşluk memur ya da işçi maaşıyla çocuklarının boğazından haram lokma geçmesin diye emekli olunca bile çalışmaya devam eden…

 Ne babalar var oğullarına askerlik yapmasın diye çürük raporu alıp,kumar masalarından kalkmayan çocuklarına gemiler alan…

 Ne babalar var engelli çocuklarını sırtında okula götüren ve haram lokma yemeyen,yedirmeyen babalar…

 Ne babalar tanıyorum”ben kahvede ısınıyorum ,bana ne sizin odun kömürünüzden deyip,küçücük çocuklarını terkettikten sonra,bir kalem isterler diye ortadan kaybolup,tam 30 yıl arayıp sormayan…30 yıl sonra çocuklarının okuyup adam olduğunu öğrenince peşlerine düşen…

 Ne babalar var,çocuğu olmadığı için evlatlık alıp üstüne titreyen ,elini hiç onların üstünden çekmeyen!Geceleri üstü açıldığında derin uykularından uyanıp çocuklarının üstünü örten!Eli öpülesi,kutlanası babalar…

 Ne babalar var,tabağındaki iki köftenin bir tanesini çocuğunun tabağına koyan”çocuğum büyüyecek,onun daha çok ihtiyacı var”deyip!

 Ne babalar var,kendi tabağında, çocuklarının tabağındakinden daha çok köfte olduğu halde ,yine de çocuklarının birer köftesini alan”köpek herifler,onlar daha genç çok köfteler yerler,benim içkime lazım şimdi bu köfte”deyip!

 Ne babalar var,çocuklarının karnı doysun diye benzin istasyonunda çalışıp geceleri,tuvalete karton koyup onun üstünde uyuyan!

 Ne babalar var,üç kuruş başlık parası için,çocuk yaştaki kızını ,dedesi yaşındaki adama satan!

 Ne babalar var,gittiği yerde kızının yüzü yere eğilmesin diye evini rehin verip kızına çeyiz alan…

 Ne babalar var,”bu kıza çok para harcadım okutmak için,önce bana borcunu ödesin,sonra kocaya gitsin”diyen…

 Ne babalar var karısı öldüğü için ,çocuklarına üvey anne bakışı tattırmayacağım deyip,çocuklarının yemeğini yapan,bulaşığını yıkayan,çorabını yamayan…

 Ne babalar var ”oğlum aslanlar gibi askerliğini yapsın gelsin deyip, eline kınasını yakıp, askere yollarken”Oğlum,vatanına,bayrağına sahip çıkmazsan hakkımı helal etmem,ölürsen şehit olursun,alnının akıyla askerliğini bitirip dönersen de şerefli ve kahraman bir evlat olursun “diyen…

 Ne babalar var güle oynaya askere yolladığı oğlunun terör kurşunuyla şehit olup,cenazesi kapıya geldiğinde,acısını içine akıtıp”vatan sağolsun” diyen…

 Ne babalar var ,fakirin fukaranın çocuğu askerlik yaparken, sapasağlam oğluna rapor alıp askere göndermemeyi marifet sanan şerefsiz babalar…

 Ne babalar var çocuğuna tecavüz edildiği halde”ettilerse ettiler,benim çocuğum kime ne”diyen korkak yalaka satılmış onursuz,gurursuz babalar…

 Ne babalar var,namus belası diye sevdiğine kaçan kızını oğluna öldürtüp,birini mezara ,birini hapse gönderen cahil babalar…

 Ne babalar var kaçırılıp tecavüz edilen kızını,namusunu temizlediğini sanıp gözünü kırpmadan öldüren elalem için yaşayan babalar…

 Ne babalar var çocuğunun hayatı kurtulsun diye öküzünü eşeğini satıp onu okutmaya çalışan…

 Ne babalar tanıyorum akşam olunca çocuklarına bir ekmek alamadım deyip hüngür hüngür ağlayan…

 Ne babalar var tüyü bitmedik yetimlerin parasıyla çocuklarına gemiler,uçaklar,hanlar,hamamlar alan…

 Ne babalar var,ülkesini bölük pörçük edip”babalar gibi satarım”diyen ve ülkesini ,insanını bütün dünyaya peşkeş çekip rezil eden,vatan haini babalar…

 Ne babalar var,küçücük çocukları uyuşturucu ve fuhuş bataklığına sürükleyen,derisi yüzülesi babalar…

 Ne babalar var,okullarda,kurslarda,kız erkek demeden küçücük çocuklara hatta kendi çocuğuna tecavüz eden ahlaksız acımasız vicdansız,sapık babalar…

 Ne babalar var,başka bir babanın kazanılmış hakkını dünyanın gözü önünde elinden almaya çalışan…Üzülme Ekrem baba…Her şey çok güzel olacak…Vatanını sevenler seninle beraber…

 Bir de benim babam gibi,köydeki tarlasını,bağını,bahçesini satıp çocuklarım okusun,dünyaları değişsin diye fabrikaya işçi olarak girip altı çocuğunu,hatta sülalede dayı,teyze,hala çocuklarının hepsini okutan babalar var…Allah senden razı olsun babacığım.Mekanın cennet olsun…

 Baba olmak her yiğidin harcı değildir,yürek işidir.Öyle birilerinin üç çocuk yapın beş çocuk yapın demesine aldanmayın. Çocuk yapan her adamdan baba olmuyor ne yazık ki.

 Baba olmak sorumluluk ister.Babadır evin direği…Bize öyle öğretmediler mi! Gelin görünki hiç de öyle değil.Fizyolojik babalık değildir baba olmak…

 Bir büyük baba tanıyorum ki…babaların babası…Ülkemin babası…Atam…Atatürk’üm…Görmedi dünya senin gibi ülkesine ve insanına sahip çıkan babayı bir daha…

 Ülkem babasız…Halkım babasız…Ülkemi ve halkımı sarıp sarmalayacak,gözetip koruyacak,sahip çıkacak gerçek bir babaya ihtiyacı var.

Gerçek baba olmayı hak eden her erkeğin babalar günü kutlu olsun

İlgili Video

Yazar Ümran Ünlü

Gazeteci,yazar,oyuncu,korist,matematikçi,aktivist...

Felsefesi;Hayatı ,insanları,hayvanları...Özet olarak herşeyi sevme yeteneği... Mutfak ve bahçem terapi alanım...Hayat bu kadar güzel ve yaşanasıyken,insanların iki yüzlülüğünü ve hayatı kendilerine de ,çevresindekilere de zehir etmelerini anlayamıyorum.

Elizabeth Ümran Ünlü She was born on january 10 th, 1951 in Afyon’s village of Üclerkayasi. After she had finished primary school in the village she got on the road of finishing middle school and becoming a teacher in Kütahya with the words of her teacher, “You are going to open the doors of this village to the World, you must learn.” She became a math teacher after finishing the Eskisehir Anatolia University. She also taught classes in Yalova and Istanbul. Then, she began working in Turkish Art Music. Later on, she became a project teacher and a vice-principal in a private school in Suadiye, Istanbul. After the age of 45, she decided to learn theater work that she could not give up on. She got acting training for two years at the Kadıköy Halk Eğitim Deneme Sahnesi. She was in plays like Savaş Oyunu(War Game) and Kına Gecesi(Henna Night) . She also had roles in the theaters of AKM-Haldun Taner-Kadıköy-Mecidiyeköy-Sarıyer. She educated her children in the best schools and taught them to be children that she will be proud of. (Pilot, engineer, researcher)After being a principal in classes in Şişli, in 1999 she came to America where she had sent her son for school. She continued her Turkish Art Music and theater work in has been participating a chorus, and they are going to have a concert on November 2,2019 at Carnegie Hall.They give concert every year. She went to University in America for language courses. For a remainder of the time, she wrote plenty of children’s stories in many websites and magazines. She is writing the book “Bir Yerlerden Başlamalıyım” and writing the play “Ah Amerika.” While spending a pleasurable life with her children and grandchildren, she is planning to begin her theater life in America with the play musical“Keşanlı Ali Destanı”,Çalıkuşu"Nasrettin Hoca"7 kocalı hürmüz"Keloğlan" ,She also continues to live peacefully with herself and everyone and continues to give this love to humankind because of her daughter’s words, “The endless love and care in my mother’s heart would be enough for the Earth.” Hayat bu kadar güzel ve yaşanasıyken,insanların iki yüzlülüğünü ve hayatı kendilerine de ,çevresindekilere de zehir etmelerini anlayamıyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.