Ülkemizin iyiliklere,güzelliklere,kardeşliğe,hak,hukuk,adalet gibi kavramlara en çok ihtiyacı olduğu,her şeyin “bizden,onlardan”kavramına bağlandığı,toplumun kesin çizgilerle ortadan ayrıldığı,bir olmaya en çok ihtiyacının olduğu bu günlerde”Kadir Gecesi”duaların kabul edildiği bir gece…Ülkemize,insanlığa,barış,sevgi ve kardeşlik tohumları serpilip biz uyanınca ya kadar boy versin.Hayırlara vesile olsun.
Çocukluğumdan beri Kadir Gecesi ni Ramazanın 27 sinde kutlarız halbuki HZ Muhammed’in dediğine göre;
Kadir Gecesi’nin hangi gece olduğu kesin olarak bilinmemekle birlikte, halk arasında yaygın olarak bilinen anlayışla alakalı Ramazanın 27. gecesi olduğuna dair kesin bir delil de aslında yoktur.Kadir gecesini Ramazanın son on gününde ve özellikle de tek gecelerinde olabileceği söylenegelmiştir.
Buna göre Kadir gecesi Ramazanın yirmi bir, yirmi üç, yirmi beş, yirmi yedi veya yirmi dokuzuncu gecelerinden herhangi biri olabilir. Yani Kadir gecesi, zamanımızda Müslümanlarca ihya edilmeye çalışıldığı gibi herkesçe bilinen sabit bir gece olmayıp, aksine gizlenmiştir.
Ramazan ayı 2018 yılında 16 Mayıs tarihinde başladı. Son oruç 14 Haziran’da tutulacak.
Ramazan ayının son on günü çok önemlidir. Çünkü Kur’an-ı Kerimde bin aydan daha hayırlı olduğu bildirilen Kadir Gecesinin bu on gün içerisinde olması kuvvetle muhtemeldir.
Rivayetlerin çoğu da bu doğrultudadır. Ramazan ayının 27. gecesi İslam âleminde Kadir Gecesi olarak bilinir ve kutlanır. Bu gece
Allah’ın izniyle melekler ve Cebrail yeryüzüne inerler ve gece boyunca yeryüzüne barış ve esenlik hâkim olur.
Kadir Gecesi:İslam  inancına göre Kur’an ‘In Allah  tarafından Cebrail aracılığıyla Muhammed’e Vahyedilmeye başlandığı gece.
Kadir Gecesi’nden Mekke devrinde nazil olan ve Kur’an’ın doksan yedinci sûresi olan beş ayetlik Kadir Suresi’nde bahsedilir. Bu surede Kur’an’ın indirildiği Kadir Gecesi’nden bahsedildiği için bu sureye Kadir Suresi denmiştir.Kadir, ‘azamet’ ve ‘şeref’ demektir.Kur’an’ı Kadir gecesinde indirdiğini ve bu gecenin bin aydan daha hayırlı olduğunu bildirmiştir.
Bakara suresinin 185. ayetinde de Kur’an’ın Ramazan ayında indirildiği beyan edildiği için Kadir gecesinin Ramazan ayında bulunduğu net bir şekilde anlaşılmaktadır.
Kadir gecesinin değerlendirilmesi ile ilgili olarak Nebiden bir dua haricinde herhangi ibadet tavsiye edilmemiştir. Fakat  eşi Aişe’nin bildirdiğine göre Allah’ın elçisi, Ramazan ayında diğer aylardan daha çok ibadet ederdi. Son on günde ise ibadetlerini biraz daha artırır, geceleri ihya eder, ailesini de geceyi ihya etmeleri için uyandırırdı.
Bir gün Âişe, Resûlullâh’a: “Ey Allah’ın elçisi! Kadir gecesinin hangi gece olduğunu anlarsam o gece nasıl dua edeyim? ” diye sormuş, O da:  “Şu duayı oku” buyurmuştur:
“Allahım! Sen affedicisin, cömertsin. Affetmeyi seversin. Beni de affet.”
Muhammed, 40 yaşına yaklaştığında toplumdan uzaklaşarak Mekke’nin kuzeyinde,Nur Dağı’ndaki Hira
mağarasında inzivaya çekilmeyi ve burada vakit geçirmeyi adet edinmiş, bu durum 1-2 yıl devam etmiştir. 610 yılında bir Ramazan gecesi (Kadir gecesi) hırkasına bürünüp Hira Mağarasında tefekküre daldığı bir sırada ilk vahyi almıştır.
Muhammed’in aldığı ilk ayetler Alak Suresi’nin ilk 5 ayetidir. inancına göre Allah Kur’an’ın ilk ayetlerini Cebrail  isimli melek aracılığıyla İslam dininin Peygamberi Muhammed’e Nur Dağı Hira Mağarası’nda göndermiştir.
Muhammed’in 610 yılından başlayarak, vefat ettiği yıl olan 632’ye kadar aldığı vahiyler Kur’an’ı oluşturur.
İslam dininde Kur’an-ı Kerim’in indirilmeye başlandığı Kadir Gecesi, “sema kapılarının açıldığı, dua ve tövbeerin kabul edildiği kutlu gece” olarak kabul ediliyor.
Kadir, sözlükte, hüküm, şeref, güç, yücelik gibi anlamlara gelir.
Dini literatürde, “leyletü’l kadr” şeklinde Kur’an-i Kerim’in indirildiği gecenin adı olarak kullanılır. Aynı adı taşıyan Kur’an-i Kerim’in 97. Kadir süresi, bu gecenin fazileti hakkında nazil olmuştur. Bu sürede yüce Allah (cc) şöyle buyurmaktadır. “Şüphesiz biz o Kur’an’ı Kadir gecesinde indirdik, Kadir Gecesinin ne olduğunu sen ne bileceksin, Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır, Melekler ve Ruh (Cebrail) o gecede Rab’lerinin izniyle her türlü iş için iner de iner. O gece, tan yerinin ağarmasına kadar bir esenliktir”
Ebu Hureyre (r.a.) dan : Ramazan ayı geldiğinde Resulullah (sav) şöyle buyurmuş : “Ramazan ayı geldi, o mübarek bir aydır, o ayın orucunu Allah size farz kılmıştır. O ayda cennet kapıları açılır, cehennem kapıları kapanır ve şeytanlar zincire vurulur. Onda bir
gece vardır ki, bin aydan daha hayırlıdır. O gecenin hayrından mahrum kalan gerçekten mahrum kalmıştır.
Kadir gecesi, yüce dinimiz İslam’ın en şerefli, en faziletli ve en ihtişamlı gecelerinden en başta gelenidir. Kadir gecesi, İslam güneşinin, Kuran meşalesinin dünyayı aydınlatmaya başladığı mübarek bir gecedir. Bu gece, kalbi Kuran nuru ve peygamber müjdesi ile parlayan, alnı secde izleri ile nurlanan müminler için af ve mağfiret gecesidir.
Bu gece melekler yeryüzüne inerken bereket ve rahmette iner, Kuran okunduğu zaman melekler yeryüzüne inerler. Bu gece her iş için bir selamet ve saadet gecesidir. Bu gece selamet gecesidir. Şeytan bu gece Müslümanlara kötülük yapmaya ve eziyet vermeye güç yetiremez. Bu gece çakıl tanelerinden daha çok sayıda melekler yeryüzüne inerler. Bu gece ibadet edip, gündüz oruç tutmak, gece kıyam etmek (geceyi ibadetle geçirmek) bin aydan daha hayırlıdır.
Şüphesiz güzel olan, her zaman ve her vakit ibadet ve dua etmektir. Bu gecenin kadrini bilen ve onu iyilikle ve ibadetlerle ihya eden kimse Allah katında yüksek yer ve şeref sahibi olur.
Yüce Allah’ın biz kullarına olan sonsuz inayet ve rahmeti sayesindedir ki Cenabı Hak zamanların ve mekânların bir kısmını diğerlerinden üstün ve faziletli kılmıştır. O zaman ve mekânlarda yapılan ibadet ve iyiliklere bahşedeceği mükâfat ve sevapların çok daha fazla olacağını bize bildirmiştir. Şöyle ki, mekânlardan Kâbe-i Muazzama, Ravza-i Muahhara…
Bir gün Resulullah (sav) efendimiz, İsrail oğullarından Allah’a 80 sene ibadet edip bir göz açıp kapayacak süre bile isyan etmemiş olan dört kişiden bahsetti, bunların Eyüp (a.s.), Zekeriya (a.s.),
yaşlı adamın oğlu Hazkiyal ve Yuşa bin Nun olduğunu bildirdi. Resullullah (sav)in ashabı, bu duruma hayran oldular. Bunların makam ve derecelerine ulaşmanın imkânsız olduğunu düşündükleri sırada Cebrail (a.s.) gelip dedi ki, “ Senin ümmetin bu kişilerin seksen yıllık ibadetlerin hayran oldular, hâlbuki Allah Teâlâ ondan daha hayırlı iyi bir şeyi senin ümmetine indirdi.” Ve Kadir süresini okudu. Peygamber (sav) Efendimiz ve beraberindekiler bunun üzerine çok sevindiler.”
İnsanlar Kadir Gecesi yaptıkları amellere güvenip, “Biz bin aydan daha hayırlı bir geceyi ibadetle geçirdik. Allah (cc) bizi bağışladı. Allah katında dereceler, mükâfatlar ve cennetler kazandık” derler ve artık hiçbir ibadet yapmaya gerek ve lüzum görmezler. O gece yaptıklarına dayanıp güvenirler, ümitleri ağır basar ve sonra helak olurlar.
Bu suretle kul, daima ölümden korku ve çekinme hali üzere olsun, devamlı hayırlı işler yapsın, tövbe ve Salih ameller işlemeye devam etsin. Ramazan-ı Şerif ayını ve tüm zaman dilimlerini ibadetle geçirsinler. Böylece ölüm kişiye iyi bir hal üzere gelsin. Böylece ahrette azaptan kurtulmuş olarak, Allah’ın rahmet ve cennetine kavuşmuş olsun.
Ramazanın son on gününe girildiğinde Hz. Peygamber (sav) dünyevi işlerinden uzaklaşıp itikâfa çekilir, geceleri daha çok ibadet ve tefekkürle geçirdiği gibi ailesini de ibadet için uyanık tutardı.
Arafat Dağı, Müzdelife ve Mina mübarek mekânlardandır. Burada yapılan ibadetler diğer yerler ile kıyas edilemeyecek derecede faziletlidir. Aylar içinde Ramazan ayı, haftanın günleri içinde Cuma
günü, geceler içerisinde ise Kadir Gecesi bu yüceliklere haiz bulunan mübarek zamanlardır.
Bu gece bin aydan daha hayırlı olan ve fecre kadar devam selam ve esenlik dolu bir gecedir. Bu gece oruç, Kuran, teravih ve diğer ibadetlerle temizlenen müminlerin, meleklerle melekleştiği şükran gecesidir.
O halde, mukaddes kitabımız Kur’an-ı Kerim’in kâinatı aydınlatmaya başladığı, meleklerin Allah’a kulluk eden müminleri müjde ile kuşattığı, Rabbimizin af ve mağfiretinin coştuğu ve bin aydan daha hayırlı olduğu bildirilen selam ve kurtuluş gecesi olan Kadir gecesini gafletle, dalgınlıkla, ibadetten uzak geçirmeyelim.
Bu geceyi tam bir ihlâs ve samimiyetle Kuran okuyarak, namaz kılarak, tövbe ve istiğfar ederek, efendimize selat-ü selamlar getirerek, anne babalarımızı, akraba ve komşularımızı, fakir ve yoksulları sevindirerek, geçmişlerimizi rahmetle anarak geçirmeliyiz.
Kadir Gecesini her zamankinden daha fazla Kur’an okuyarak, manasını anlayarak, namaz borcu varsa kaza namazı kılarak, nafile namaz kılarak, tövbe istiğfarda bulunarak ve dua ederek değerlendirilmeli; Hayatımızın ve yaşantımızın Kur’an ve sünnete uygun olup olmadığının muhasebesini yapmalı; dargınlık, kırgınlık, kin ve nefretin yerine kardeşliği hâkim kılmalıyız. Yetimlerin, kimsesizlerin, fakir ve muhtaçların yüzünü güldürmeli, onlara yardım elini uzatmalıyız.
Sayısız manevi güzelliğin yaşandığı ve mükâfatın sınırsız olarak verildiği bu gecede; özümüze dönerek gaflet içinde geçen günlerimizi sorgulamalı, kendimizle hesaplaşmalı, iyi ve güzel davranışlarımızı artırmaya, kötü davranışlarımızdan uzaklaşarak kalbimizdeki manevi kirleri temizlemeliyiz.

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.