İstanbul Belediye Başkanlığı seçimi neden sadece bir yerel seçim değildir? Neden aynı zamanda tüm Türkiye’nin seçimidir?

Çünkü 16 milyonluk bir kentin kazanılması, AKP – MHP faşizminin ve talan düzeninin son bulması için atılan İLK ADIM OLACAKTIR…

Çünkü 16 milyonluk bir kentin kazanılması ile iktidar düşüşe geçecek, sonun başlangıcı başlayacaktır…

Böylece korku, baskı, tehdit duvarında gedikler açılacak; cesaret, direnç ve mücadele ön plana çıkacaktır…

İnsanlarımız iyiyi, güzeli, doğru uygulamaları gördükçe, AKP’nin din sömürüsü ve sadaka ekonomisine dayalı talan düzenine karşı çıkacaklar; çağdaş, uygar, laik bir toplum kurabilmek için çaba göstereceklerdir.

Böylece demokrasi mücadelesi de başlamış olacak, kaybolan demokrasinin ve özgürlük ortamının tüm Türkiye’ye yeniden dönüşümü sağlanacaktır.

Ayrıca, İstanbul belediye Başkanlığı seçiminin kazanılması ile vakıflara, derneklere, cemaatlere aktarılan paraların çarçur edilmesi önlenecek; zenginlikler, halkımızın mutluluğu için kullanılacaktır.

Sözcü gazetesi yazarı Sevgili Çiğdem Toker, İstanbul belediyesinden vakıflara ve derneklere ne kadar destek verildiğini gösteren bir belge yayınladı:

Bilal Erdoğan’ın TÜRGEV vakfına; 51,5 milyon TL…

Ensar Vakfı’na; 28,7 milyon…

TÜGVA vakfına; 74,2 milyon…

Önder İmam Hatipliler Vakfı’na; 13,2 milyon…

Okçular Vakfı’na; 16,6 milyon…

İHA üreticisi, damat, Selçuk Albayrak’ın 3T Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı’na; 41. 3 milyon…

Topbaş ailesinin Aziz Mahmut Hüdai Vakfı’na; 17,4 milyon…

15 Temmuz Derneği’ne; 7,7 milyon…

“Örtülü Ödenek harcamasına gelince, AKP’nin ilk bütçesini yaptığı 2003 yılında örtülü ödenek kullanımı 98,3 milyon TL, 2018 yılında harcama tutarı 1 milyar 722 milyon TL.” (En yüksek harcama 2017’de1,9 milyar TL.)

İşte bunun için İstanbul İBB seçimleri iptal edildi. İşte bunun için harcanan paraların incelenmesine yasak getirildi.

İstanbul belediye başkanlığı seçimlerinin AKP için neden bu kadar önemli olduğunu bu belgelerden sonra şimdi daha iyi anlıyoruz.

Çünkü orası bir hazine. Bir geçim kaynağı.

Ali Babanın çiftliği…

Yiyebildiğin kadar ye. Arayan yok, soran yok, denetleyen yok…

İşte bunun için hukuk ayaklar altına alınıp, seçimler iptal edildi. Hem de tüm dünyanın gözü önünde… Hem de gözümüzün içine baka baka iptal ettiler…

Hem de aynı zarfa konulan dört oydan sadece birini suçlu bularak…

Ama seçimin yenilenmesini istemeyen hâkimler de vardı. Yedi hâkim “Yenilensin” derken, dört hâkim “Yenilenmesin” dedi ve onlardan birisi şunları söyledi:

“Şunu kimseye anlatamayız: Aynı sandıkta büyükşehir belediye başkan adaylarına, ilçe belediye başkan adaylarına, ilçe belediye meclis üyesi adaylarına ve muhtar adaylarına verilen oylar var. Aynı zarfta dört oy!

Şimdi biz YSK olarak, hangi hukuki ve mantıki gerekçeyle aynı zarflardan çıkan üç seçim sonucunu geçerli kabul edip, sadece birinin sonucunu iptal edeceğiz? Bunu halka anlatamayız. Yasacılık mı oynayacağız? Kimi inandırabiliriz? Hukuk leke alır…”

Hukuk leke aldı…

YSK leke aldı. Hâkimler leke aldı. Onlara hiç güvenimiz kalmadı. Onun için kendi haklarımızı kendimiz koruyacağız. Hakkımıza hukukumuza sahip çıkacağız…

İktidar yeniden seçimi tekrarlamak istediğine göre, bir takım planlar hazırlamış olabilir. Bir takım şeytanlık, cinlik düşünebilir.

Onlara bu imkânı vermeyeceğiz. Meydan geçmiş seçimlerde olduğu gibi boş değildir artık…

Gerekirse her sandığın başına bir avukat, bir yurtsever koyacağız. Ankara, İzmir belediyelerinden destek isteyeceğiz.

Sabahlara dek uyumadan oylarımızı koruyacağız. Seçim bittikten sonra da seçim torbaları üzerinde nöbet tutacağız… Hem de gözümüzü kırpmadan.

Sandık kütüklerinde yapılmak istenen değişikliklere de meydan vermeyeceğiz. Başka illerden getirileceği söylenen polis seçmenleri takibe alacağız. Muhalefet partileri şimdiden yetkililerden İstanbul’da görev yapacak polislerin tam listesini istemelidirler.

Tatile gitmeyeceğiz…

İmamoğlu seçimleri kazandıktan sonra yapacağız tatilimizi … Hem de güle oynaya…

Haydi dostlar, haydi vatanseverler, haydi Atatürkçü kardeşlerim; demokrasiye, özgürlüğe, aydınlığa giden yolda ilk adımı hep birlikte atalım.

Şafaklara, Atatürk’e koşalım…

([email protected])

Sohbete katılın

1 yorum

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.