20 Nisan 2019


      Sevgili Ahparig,

ABD, İngiltere, İtalya ve Fransa’nın Ermeni Diasporasına koltuk değneği olmalarının gerçek nedenlerini, bildiğin kadarıyla açıklamanı beklediğimi hatırlatarak başlamak istiyorum. Özellikle şu sözde iddiaların dayandırıldığı “BATI ERMENİSTAN”, Kuzeydoğu Anadolu, Doğu Anadolu tarihini öğrenmek istemeyenlere, bildikleri halde “yalandan eşek olanlara” siz ERMENİLERİN, tarih sahnesine çıkışınızı, kökeninizi, belirli bir vatanınızın olup olmadığını, öğretmek ve öğrenmek için birlikte bakmak istiyorum. Bizlere Atasözümüz “bilmemek ayıp değil, öğrenmemek ayıp” demiyor mu? Bu bakışla, “Öğrenmenin yaşı yok” gerçeğinden hareket ederek, öncelikle bu yazımda M.Ö. ki yıllar arasında gezinerek, tarihçilerin tespit ettiği devletlere, hüküm sürdükleri devirlere bakalım…  Tarihçiler yazdığı halde, benim görmediğim, atladığım bir devlet var ise, onu/onları da artık senin ilave etmeni bekliyorum!

ELAMLAR, M.Ö. 3200-2700
TROY, M.Ö. 3000-1184
NESA, M.Ö. 2800-1720
ASURLULAR, M.Ö. 2500-609
AKADLAR, M.Ö. 2334-2150
HATTİ. M.Ö. 2500-1780
HİTİTLER, M.Ö. 1700-1180
HAYASA-AZZİ, M.Ö. 1500-1290
MİTANNİ, M.Ö. 1500-1300
KOLHİS, M.Ö. 1350-164
FRİGYA, M.Ö. 1200-700
LYDİA, M.Ö. 1200-546
DİAOHİ, M.Ö.  1200- (—–)
GEÇ HİTİT, M.Ö. 1180-700
URARTU, M.Ö. 860-590
MEDLER, M.Ö. 728-550
PERSLER, M.Ö. 648-330
BABİLLER, M.Ö. 612-539
ERMENİ, M.Ö. 331-1
SELEVKOSLAR, M.Ö. 330-150
ANTİGONOS, M.Ö. 306-168
BİTHYNİA, M.Ö. 297-74
PERGAMON, M.Ö. 281-133
GALATİA, M.Ö. 280-64
PONTUS, M.Ö. 291-62
PARTLAR, M.Ö. 250-M.S. 22
KOMMAGENE, M.Ö. 163-72

 

Siz Ermeniler tarihinizi, URARTULARLA, MEDLERLE, FİRİGYALILARLA, BABİLLİLERLE, ASURLULARLA, Hind-Avrupai bir kavimle, bazen de “Semitik” kavimlerle, başlatırken, hatta Türk kökenli de olduğunuz iddia edilirken, benim hiçbiriyle direk bir bağ kuramamış olmamın, “Fransız kalmamla” ilgisi mi var?

Paleolitik bulgulardan mı, nereden başlayalım? Neolitik ve Kalkolitik dönemlerle ilgili hangi kaynaklara bakalım? Bir bölgeye mi, genele mi, yoksa yerele mi odaklanalım? Acaba Güney Kafkasya Kalkolitik çağ kültüründen ipuçları elde edemeyecek olursak, yönümüzü Mezopotamya’ya mı çevirelim! Geriye dönerek, bir-kaç asır yaşadığınız göçebeliğe mi bakalım. Frig ve Traklarla kan bağınızı mı araştıralım. Tunç çağına giderek, Kura-Aras, Transkafkasya, Karaz kültürleri arasında dolaşarak, keramik geleneğini, mimariniz imi bulalım! Olmaz ama Kurgan tipi mezarlara mı bakalım… M.Ö. IV. Bin yıldan başlayarak, II. Bin yılın başlarına kadar giderek, Ermenilerden küçük bir izi nerede, nerelerde bulalım?

 

Okur-yazar birilerine rastlayacak olursak, bölgeyle ilgili ilk bilgiyi veren Hitit kaynaklarında, “Azzi-Hayaşa” da, Boğazköy’de, Şuppiluliuma ’da, Ermenilerden bahsedildiğini Fransızlardan, İtalyanlardan mı öğrenelim! Hadi onlar, birazcık ilkel di diyelim! Onları ortadan kaldıran Asurlulardan mı bilgi alalım!  Hadi, halk ilgisizdi, tanımadılar dersek; ASUR krallarından, I. Salmanasar, I. Tukulti Ninurta veya I.Tiglat Pileser’e mi soralım!  O günlerde Asur’a karşı birleşen YİRMİ ÜÇ yerel krallıktan, hangisinde Ermenilerden küçük bir izi nerede, nerelerde bulalım?

 

Sevgili Ahparig,

M.Ö. 9. yüzyılda merkezi Van (Tuşpa) da URARTU Devleti kurulurken, Nairi Beyliklerine, Ermenileri neden aranıza almadınız diye mi soralım? URARTULAR sınırlarını batıya doğru genişletirken, Pasinler, Erzurum, Aşkale, Tercan’dan Erzincan’a kadar uzanan DİAUEHİ yerel krallığını sınırlarına katarken, URARTU kralı MENUA’NIN, DİAUEHİ kralı UTUPURŞA’YI vergiye bağlarken, I. ARGİŞTİ(kökeni Urartu), hükümdar olurken, DİAUEHİ bölgesi URARTU Devleti tarafından atanan valilerce yönetilirken, ERMENİLER neden ortada yoktu diye mi soralım? Hani valilerin devlet başkanları tarafından yönlendirildiği gerçeğini bildiğimiz için (!) burada da Ermenileri nerede bulacağımızı, yoksa O valilere mi soralım?

 

M.Ö. 8. Yüzyıl da en geniş sınırlarına ulaşan URARTU, Asya’dan göçen İSKİTLERİN baskıları karşısında kalan KİMMERLERİN, URARTU’NUN kuzey sınırına dayandığında, orada olmayan ERMENİLERİN sınırına neden dayanmadınız mı diyelim? M.Ö. 7. yüzyıl da İSKİTLER URARTU’YU tehdide başlarken, daha önce URARTU’NUN düşmanı olan ASURLAR, URARTULULARA yardım ederken, buna rağmen URARTU güç kaybederken, MED boyundan PERS kralı KYAKSARES, yağmacı İSKİTLERİ durdururken, ASUR ve URARTU Devleti’nin varlığına son verirken, ERMENİLER bu bölgeye ne zaman gelecekler diye mi soralım?

Varlığı sona ermiş URARTU’NUN kralları; Aramu (860 – 840), I. Sarduri (840 – 830), Ispuini (830 – 810), Menua (810 -780), I. Argisti (780 -760), II. Sarduri (760 – 730), I. Rusa (730 – 713), II. Argisti (713 – 685), II. Rusa (685 -640), III. Sarduri (640 – 625), Erimena (625 – 605), III. Rusa (605 – 590) ve IV. Sarduri’ye (590 – 580) aranıza neden, bir tek ERMENİ kral almadınız mı diyelim…

 

Bölge halkının küçük beylikler halinde yaşamaya devam ettiğini, bölgeye tamamen hâkimiyetin M.Ö. 6. Yüzyıl sonlarına doğru PERS kralı AKHAMENİD hanedanlığı mensubu I. DAREİUS tarafından sağlandığını görmeyelim mi? KAPPADOKİA Satrap lığının da bu yükümlüğün içerisinde olduğuna rastlarken, burada da ERMENİLERİ nerede bulacağımızı, kime soralım?

 

Görmek için bakmaya devam edelim… “Armanu/Armenya/Ermenistan adının, tarihte ilk defa M.Ö. 518 yılından kalma BAHİSTAN yazıtlarında geçtiğini, bugünkü Elazığ ile Ergani arasında yer alan “ARMANA” halkının oturduğu dağlık bölgeyi ifade ettiğini yok mu sayalım? Bak, Kral DARİUS bunu nasıl anlatmış;

“Ben DARİUS büyük kral, kralların kralı, PERSLERİN kralı, halkların kralı, VİŞTAPA’NIN oğlu, ARSAMES’İN torunu, AKAMENİD, (…) AHURA-MAZDA sayesinde onların kralıyım. PERSLER, ELAMLAR, BABİLLER, ASURLAR, ARAPLAR, MISIRLILAR, denizden gelenler, LYDİALILAR, MEDLER, ERMENİLER, KAPADOKİALILAR, PARTLAR, DRANGİANLAR, ARYANLAR, KARASMİONLAR, BAKTRİYALILAR, SADGİANLILAR, GANDHARİANLAR, İSKİTLER, SATTAGİDİANLAR, ARAKHOSİENLER, MASİNLER”İN kralıyım diyor ve nihayet ERMENİLERDEN de bahsediyor. Bana da diğer milletlerin, nasıl buharlaştığını merak etmek kalıyor!

Herodot ise Ermenilerin varlığına şöyle değiniyor. “Fıratın doğusunda, ASUR ülkesinin “üst yanına” düşen nehirlerin doğduğu dağlar ve zengin otlarla kaplı FİRİGLERLE aynı geleneklere sahip insanların yaşadığı bir yer olarak gördüğünü” söylüyor… Ve devam ediyor; “PHRYGİALILARIN donanımları PAPHLAGONİALILARIN kine çok benziyordu, ama küçük değişikliler vardı. MAKEDONYALILARA göre PHRYGİALILAR, Avrupa’da oturdukları zaman BRYH adını taşıyorlardı ve onların komşularıydılar. Asya’ya geçtikten sonra yurtları ile birlikte adları da değişmiştir. PHRYGİA kolonları olan ERMENİLER, PHRYGİALILAR gibi giyiniyorlardı. Bunlarda PHRYGİALILAR gibi, DARİUS’UN kızlarından biriyle evlenmiş olan ARTOKHMES’İN buyruğu altındaydılar” diyor. Şu Herodot’a büyük tarihçi diyorlar ama ERMENİLER konusunda, bilinmez bir nedenle sanki biraz akıl karıştırıyor!

 

M.Ö. 400’lü yıllardan sonra, KAPPADOKİA Satrap lığını yöneten DATAMES’İN (Kökeni, Syennesis) başlattığı, diğer yerel satraplarında iştirakiyle Anadolu’da başlayan ayaklanmanın en büyük etkisini Kuzeydoğu Anadolu da gösterdiğini nasıl hatırlayalım? Bu ayaklanmayı önlemek üzere TİSSAPHERNES (Kökeni Pers) komutasında hareket eden PERS ordusu, karşısında bulduğu KYROS (Kökeni Pers) komutasında ki HELLEN ordusunu batı yönüne kaçmaya zorladığını, yanlış mı anlayalım? Bunu başaramayan HELLENLERİN Dicle nehri boyunca kuzeye yöneldiğini, VAN gölünün güneyinde ki KARDUKH topraklarından geçerek PERS İmparatorluğuna bağlı ARMENİA eyaletine ulaştıklarını, HELLEN ordusunun yabancı olduğu bu topraklarda, KARADENİZ’E doğru yol alırken, PHASİANLAR, TAOKHLAR, KHALYBLER, MAKRONLAR, MOSSYNOİKLER, KOLKHLAR, DRİLLER, MOSKHOSLAR, MARLAR ve SASPEİRLER ile karşılaşırken ERMENİLERLE karşılaşmamış olmasını garip mi karşılayalım?

 

Sevgili Ahparig, Bölgenin, PERS İmparatorluğuna bağlı 19 satrap lığı ve yakın çevresini kapsadığını, BOTAN çayının kuzeyi, DİCLE ve FIRAT kaynaklarının bulunduğu yerlerin yine PERS satrap lığı bölgesinde kaldığını, Bölgede, ARMENLER, MARDLAR, KHALDAİALILAR’IN yaşadığını, KARASU nehrinin beslediği alanın BATI ARMENİA olarak anıldığını, satrap lığı TİRİBAZOS (Kökeni Pers) isimli bir komutanın yönettiğini yok mu sayalım?

 

Ancak bölgede, ERMENİLERDEN başka kimlerin bulunduğuna da bakmadan geçmeyelim. Pasin çayından Çoruh nehrine kadar olan bölgede (Erzurum, Ardahan, Göle, Oltu, Tortum, Bayburt, Giresun, Sinop, Gümüşhane, Kelkit, İspir, Trabzon gb.) PHASİANLAR, TAOKHLAR, KHALYBLER, SKYTHENLER, MAKRONAİLİLER, MOSSYNOİKLER, MOSKHOİLİLER, MARSALILAR, KOLKHLAR, DRİLLER, APPAİTLER, KERKİTLER, SASPEİRLER ve ROMALILAR… Ve Kuzeydoğu Anadolu Bölgesi, Büyük İskender karşısında, Gaugamela savaşında AKHAMENİD komutanı III. DAREİUS’un (Pers) yenilmesiyle M.Ö. 331 de PERS İmparatorluğu’nun da son bulduğunu unutmayalım.

 

M.Ö.323 İskender’in ölümü, bölgede SELEUKOSLARIN etkinliği, Anadolu içlerinde PERS soyundan gelme MİTHRİDATES sülalesi, onun PONTUS krallığı, bunlarla akrabalık ilişkisi olan ARMENİA kralı TİGRANES’in (Ermeni) halkını iç bölgelerde tehlikelerden uzak yaşattığını; Roma gücünün Anadolu üzerinde tehditlerinin başladığını, VI. MİTHRİDATES EUPATOR, (Pers) damadı ARMENİA kralı TİGRANES ile işbirliğini, LUCULLUS ile yapılan savaşları, PONTUS’UN güç kaybetmesini ve M.Ö. 69 da ARMENİA üzerine yürüyen LUCULLUS’UN, (Romalı) MİTHRİDATES EUPATOR, damadı ARMENİA kralı TİGRANES’İ ağır yenilgiye uğratmasını hatırlamayalım mı? Daha sonra güç kaybeden LUCULLUS’A (Romalı) karşı, , MİTHRİDATES EUPATOR damadı ARMENİA kralı TİGRANES’İN başarısını, KAPPADOKİA’I yağmalamasını, ROMA ordularının başına POMPEİUS’UN gelmesini unutalım mı? M.Ö. 67. POMPEİUS’IN da MİTHRİDATES EUPATOR, damadı Armenia kralı TİGRANES’İ ortadan kaldırmak istediğini, bölgeye gelerek, PARTH kralı III. PHRAATES’LE anlaştığını, bugünkü SUŞEHRİ ile ŞEBİNKARAHİSAR ilçeleri arasında kalan bölgede, KAPPADOKİA, ARMENİA ve PONTUS sınırlarının birleştiği yerde yapılan savaşta VI. MİTHRİDATES’E karşı savaşı kazandığından haberdar olmayalım mı? ARMENİA üzerine yürüyerek ARTAKSATA’YI ele geçirdiğini, TİGRANES’İN, PARTHLARDAN ve SELEUKOSLARDAN aldığı tüm toprakları da ROMA’YA bırakmak zorunda kaldığını bilmeyelim mi? Tüm PONTUS topraklarını bir düzenlemeyle ROMA’NIN BİTHYNİA eyaletine bağladığını, Doğu ve Kuzeydoğu Anadolu bölgesindeki bütün yerel beyliklerin ROMA’YA bağlı birer vasal krallık olarak varlıklarını sürdürmelerine izin verildiğini gizleyelim mi? (M.Ö. 65)

 

VI. MİTHRİDATES EUPATOR’UN oğlu PHARNAKES (Pontos), POMPEİUS’U ortadan kaldırdığını, (M.Ö.63)

ROMA başına geçen JULİUS CAESAR’IN, harekete geçerek KOLKHİS’İ, GALATİA egemenliği içindeki (Erzincan ve Sivas arası) bölgeyi işgal ettiğini, KAPPADOKİA krallığına saldırdığını, JULİUS CAESAR’IN komutanı DOMİTİUS CALVİNUS, ARMENİA MİNOR’DA karşılaştığı PHARNAKES’E mağlup olduğunu, PHARNAKES bunu fırsat bilerek BİTHYNİA’YA kadar tüm PONTUS topraklarını ve KAPPADOKİA’NIN büyük bölümünü işgal ettiğini, bunun üzerine JULİUS CAESAR’IN, tekrar ANADOLU’YA gelerek, ANTİOKHEİA, TARSOS, MAZAKA, KOMANA hattında ilerlerken, ARMENİA MİNOR bölgesini, daha önce SULLA tarafından KAPPADOKİA krallığına getirilen ARİOBARZANES’İN (Pontus) kardeşi ARİARATHES’E  (Pontus) bıraktığını, KOMANA’DA ZELA (Tokat Zile) yakınlarına gelerek, PHARNAKES’İ mağlup ettiğini, (M.Ö. 47) bilmeyelim mi?

 

JULİUS CAESAR, komutanı CAELUS VİNİCİANUS’U PONTUS KAPPADOKİASI olarak bilinen bölgenin başına, PERGAMONLU MİTHRİDATES’İ, (Pontos) PHARNAKES’İN yerine getirerek, ARMENİA bölgesi komutanlarından ARİOBARZANE ve DEİOTARUS arasında paylaştırdığını, bölgenin, bu tarihten sonra sürekli olarak ROMA bağımlısı vasal krallarca yönetildiğini hatırlamayalım mı? PONTUS vasal krallığının idaresinin bu dönemde POLEMONLARIN elinde olduğunu, M.Ö. 37’de MARCUS ANTONİUS’UN (Roma) komutanlarından P. CANİDİUS CRASSUS bölgedeki ROMA kuvvetlerinin başına gönderdiğini, O MARCUS ANTONİUS, herhalde KLOPATRA’YA olan aşkıyla, URARTULAR döneminde ve HİTİT metinlerinde URUSU, URUSSA olarak tanınan Güneybatıdaki Erzincan Ovasında bulunan ANAİTİS tapınağını, PART seferi sırasın da yaktığını, KÜLC heykelini çaldığını, ERZİNCAN da ERMENİLERE ne yaptığını bilmeyelim mi? (M.Ö. 34)

Bölgede ROMA hâkimiyeti AUGUSTUS döneminde de devam ederken, burada anlayacağımız, “geçit bölgesine uğrayan kavimlerle, daha önce bölgeye yerleşmiş veya orada hâkimiyet kurmuş halk ve kültürlerin karışımıyla ortaya çıkmış gruplardan biridir” ERMENİLER… Ve ERMENİSTAN… “Bazı eski kaynaklarda yer alan “ERMENİSTAN” ismine tutunulma gayreti içine girilmiştir. ERMENİSTAN denilen yerlerde yaşayanlara ERMENİ denilmeye, ortaya bir “ERMENİ” ırkı çıkarılmaya ve bu bölgeler 0 “ırka” mal edilmeye gayret edilmiştir. Hâlbuki “ERMENİ Meselesi” istismar konusu edilinceye kadar “ERMENİSTAN” adı, kendilerini ERMENİ olarak görenler tarafından da kullanılmamış ve yabancıların “ERMENİ” olarak vasıflandırmalarını da tasvip etmemişlerdir. Çünkü “ERMENİLER” atalarını “HAYK” olarak kabul etmekte ve bunu da Kitab-ı Mukaddes’e bağlayarak NUH’UN torunlarına (YAFES’İN oğullarından TORGON’UN soyuna) kadar geri götürmektedir. Bu iddianın da doğru olmadığını, şayet samimi olarak merak edersen bir gün anlatırım…  Bunun için onlar, ERMENİ’Yİ değil “HAYK’I”, ERMENİSTAN’I değil HAYISTAN’I kullanmışlardır.”

 

Sevgili Ahparig;

Yukarıda özetlemeye çalıştığım M.Ö. si tarihi süreçte, milletlerin, devletlerin nasıl yok olduklarını anlaman, anlamayanlara anlatman için değinmeye çalıştım. Uykuların kaçmayacaksa, sadece Julius Caesar’ın, Armenia Minör ’de ERMENİLERE ne yaptığını acı olsa da hayalinde yaşatmaya çalış!

 

Şayet tarihin derinliğinde SOYKIRIM diye bir sayfaya bakacaksan; APPAİTLER,  ARAKHOSİENLER,  ARYANLAR,  ASURLAR, BABİLLER, BAKTRİYALILAR, DRİLLER,   DRANGİANLAR, ELAMLAR, GALATİALILAR, GANDHARİANLAR,  İSKİTLER,   KAPADOKİALILAR,  KARASMİONLAR, KERKİTLER, KHALDAİALILAR, KHALYBLER, KOLKHLAR,     LYDİALILAR, MAKRONAİLİLER, MASİNLER, MARDLAR,  MARSALILAR,   MEDLER, MOSKHOİLİLER, MOSSYNOİKLER,   PARTLAR, PERSLER, PHASİANLAR, POLEMONLAR, SADGİANLILAR, SASPEİRLER, SKYTHENLER,   SATTAGİDİANLAR, TAOKHLAR’IN bugün yeryüzünde neden yaşamadıklarını düşün… Tarihin, dünya coğrafyasında yaşamış bütün milletlerin akıbetlerini sebep ve sonuçlarıyla ortaya koyarken, hiçbirisine SOYKIRIM demediğini aklından çıkarmamaya çalış…

Ve var ise vicdanın ile baş başa kalarak, M.Ö. biterken, SELÇUKLULAR, OSMANLILAR ve TÜRKLER sayesinde, bu gün dünyada 8,5 milyon ERMENİ’NİN yaşadığını unutma…  Toprak demeye kalkıştığında, O topraklarda nokta bile olamayacağını, yukarıda anlatmaya çalıştığım geçmişini bütün boyutlarıyla irdeleyerek, bir daha düşün… O Taşnak artıklarının sürüklediği açmazla, çocuklarının geleceğini, sakın karanlıklar içerisinde saklanacakları bir TARİH sayfasına yazdırma…

Sende çok iyi bilmektesin ki, TÜRKLER bugüne kadar TARİHİN hiçbir döneminde, hiçbir millete SOYKIRIM yapmamıştır. Yapmayacaktır… Gel bu YALANDAN vazgeç. Gel, bu SÖZDE SOYKIRIM YALANINLA dünyayı aldatma…

Ahparig, Taşnaklara, Ermeni Diasporasına M.S. nı da anlatalım mı?

 

Kaynaklar:

1 Hayasdan’ın Çivi Yazısı Devrinin Tenkitli Tarihi, s, 4, Ermenice, Erivan, 1933

2 Esat Uras, Tarihte Ermeniler ve Ermeni Meselesi

3 Ekrem Memiş, Ermenilerin Kökeni ve Geçmişten Günümüze Türk-Ermeni İlişkileri

4 Güner Sağır, Bizans İmparatorluğu Döneminde Anadolu’da Ermeni Yerleşimleri

5 Abdurrahman Küçük, Ermeni Kilisesi ve Türkler

6 Alpaslan Ceylan, Ermenilerin Anadolu’daki Varlıkları ve Tarihi Gerçekler

7 Antik Kaynaklar Işığında Kuzeydoğu Anadolu Bölgesi Tarihi ve Kültürel Coğrafyası

Cem Cüneyd Canan

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.