Ana sayfa Yazarlar Ebru Oğuzhan Yeter

YENİDEN KÖY ENSTİTÜLERİ OLSUN !!

Onlar,

Köy çocuklarıydı. Kurumuş çalılar gibiydiler bozkırda. Kavrulmuş ekinler gibiydiler.

Geldiler, Yalın ayakları

Ve Yırtık mintanlarıyla geldiler,

Gönen’e, Aksu’ya, Kepirtepe’ye.

Ezilmiş, sömürülmüş, horlanmış

Ve Unutulmuştular bin yıldır. Ferhat oldular, Yardılar İdris Dağını. Gürül gürül akıttılar suyunu, Hasanoğlan’a.

Evet onlar, Köy Enstitülü öğrenciler, onlar Anadolu’nun bağrından kopan toprağın çocuklarıydı, onlar köy çocuklarıydı, onların her biri Anadolu’nun bir parçasıydı…

Tarıma, üretime en çok da bağımsızlıklarına düşkündüler..

Şöyle diyorlardı, hep bir ağızdan;

Sürer, eker, biçeriz güvenip ötesine, Milletin her kazancı, milletin kesesine, Toplandık baş çiftçinin Atatürk’ün sesine, Toprakla savaş için ziraat cephesine.

Biz ulusal varlığın temeliyiz, köküyüz.

Biz yurdun öz sahibi, efendisi, köylüyüz.

17 Nisan 1940 yılında kurulan, Köy Enstitüleri’nin 79. kuruluş yıl dönümündeyiz.

Köy Enstitülerinde, cinsiyet ayrımcılığı yoktu.

Hep birlikte, omuz omuza mücadele ederken, tek ses oluyorlardı;

İnsanı insan eden, ilkin bu soy, bu toprak

En yeni aletlerle, en içten çalışarak,

Türk için, yine yakın dünyaya örnek olmak,

Kafa dinç, el nasırlı, gönül rahat, alın ak

Biz ulusal varlığın temeliyiz, köküyüz. Biz yurdun öz sahibi, efendisi, köylüyüz.

Köy Enstitülerinde görüyoruz ki, kadının ve erkeğin birlikte  güçlü olmasının, özgür olmasının, kadının kimliğine saygı göstermenin tek yolu Laik eğitim ve Cumhuriyet devrimleridir.

Köy Enstitüleri, Milli kalkınmanın ve eğitimin yanında, Cumhuriyet Devrimleri’nin, Atatürk ilkelerinin, Anadolu’nun en ücra köylerine kadar yayılmasında büyük rol oynamıştır.

Köy Enstitüleri uyguladığı eğitimle, daha çok kadınlar aracılığıyla, toplumu eğitirken, kadını toplumsal yaşamın bir parçası haline getirmenin önünü de açmıştır.

Köylerde, ilkokulu bitiren yoksul çocukların beş yıllık yatılı okullarda okumalarının imkanı yaratılmış, okulda uygulamalı eğitim almalarına öncülük edilmiştir.

Köy Enstitüleri, fikri hür, vicdanı hür nesiller yetiştirmeyi, bağımsızlığına düşkün, sorgulayan toplum olmayı, akla ve bilime dayanmayı öğretmiştir.

Şöyle haykırıyorlardı;

Kuracağız öz yurtta dirliği, düzenliği, Yıkıyor engelleri ulus egemenliği,

Görsün köyler bolluğu, rahatlığı, şenliği,

Bizimdir o yenilmek bilmeyen Türk benliği.

Biz ulusal varlığın temeliyiz, köküyüz.

Biz yurdun öz sahibi, efendisi, köylüyüz.

 Ulusal benliğin teminatı olan Türk ulusu olarak, tarihimize, kültürümüze, dilimize, toprağımıza, tohumumuza her zamankinden daha çok sahip çıkmak zorundayız.

Tüm dünyanın örnek aldığı Köy Enstitüleri gibi bir eğitim modelini hayata geçiren bu  millet, bunu yeniden başarmak için neyi bekliyor ? Milli Tarımın yeniden gelişmesi için, kendimize yeterken,  başka milletleri de doyuran bir üretim modeli için, okurken yeteneğine göre şekillenen geleceğin gençlerini yetiştirmek için birlik olmak zorundayız.

Sanattan, edebiyattan, bilimden, üretimden söz eden gençlerin sayısını çoğaltmak için emek vermeliyiz.

Mahalle olan köylerimizin yeniden köy olması, üreten köylünün yeniden milletin efendisi olması için uğraşmalıyız.

Toplumun;  öğretmenine değer veren, eğitimcinin ise kendi sorumluluğunun önemini iyi bilen, uygulayan bir toplum olmalıyız.

Yeniden köy enstitüleri modelini hayat geçirmek için mücadele eden eğitimcilere, derneklere gerekli desteği vermek zorundayız.

Dünyanın kabul ettiği ve uyguladığı en iyi eğitim modeli olarak kabul edilen köy enstitülerinin yeniden hayata geçirilmesi ve yaşatılması için her türlü mücadelenin içinde olmalıyız.

Sadece sene de bir gün, bir hafta kutlamalarla, anmalarla değil gerçekten Köy Enstitülü bilinciyle bunu hayata geçirmek için birlik olmalıyız.

Cumhuriyetimizin ilk ve en önemli eğitim modeli olan, Köy Enstitüleri’ni İlkokul öğretmeni yetiştirmek için hayata geçiren, başöğretmenimiz Mustafa Kemal ATATÜRK, dönemin Milli Eğitim Bakanı; Hasan Ali Yücel, İlk öğretim Müdürü; İsmail Hakkı Tonguç ve tüm Köy Enstitülü eğitimcilerimizi saygıyla anıyoruz.

 

 

 

 

ZİRAAT MARŞI ; (köy enstitülerinin ortak marşı) A.Adnan Saygun-ŞİİR ; Özbek İncebayraktar.

1 YORUM

  1. köy enstitüsüm kurulacaksa.prğramda ;insalık din.fazilet saygı tü,rklük.islam öğütleri. ibadet vb öğretilsin. milli olduğu kadar dini(maneviyat)öğrensinler.dinsizliğin insanlık dışı molduğu anlatılsın.geçmişteki ”kominizm eğitimi” gibi olmöasın

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here