DEMOKRASİNİN BAŞINA DA ÇUVAL GEÇİRİLDİ

Posted on April 4, 2019 by Nacikaptan

Görünen odur ki ; AKP’nin DEMOKRASİSİ sadece “HİLELİ” SANDIKLA ve

KAYNAĞI BELLİ OLMAYAN sayım sonuçlarıyla özdeşleşmektedir.

AKP iktidarının, AA’nın suç üstü yakalanması sonucu SANDIK ve MİLLETİM İSTEDİ sözlerinin masal olduğu ortaya çıkmıştır. Biz ise bunun böyle olduğunu zaten biliyorduk … AKP , AA eliyle yayımlattığı sonuçlar nedeniyle sayım sürecini de kontrol ettiği için SUÇ İŞLEMİŞTİR. AKP böylece SEÇİM SONUÇLARINI belirleme gücünü de ele geçirmiştir.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı neden sessizdir ? İmamoğlu YSK’yı sıkıştırana kadar YSK hiç bir şekilde AA’nın GERÇEK DIŞI sayılarla açıkladığı sayım sonuçlarına neden itiraz etmemiştir. Anlaşılıyor ki bundan önceki seçimlerde de bu hile uygulanmış ve AKP Türkiye’yi uçuruma sürükleyen iktidar olma gücünü bu hile yöntemiyle ele geçirmiştir. AA’nın SEÇİM SONUÇLARINI nereden aldığı araştırılmalı açıklanmalı ve sorumlular hakkında hukuki süreç başlatılmalıdır.

AKP şimdi de oyları tekrar tekrar saydırarak çoğunluğu ele geçirmeye çalışmaktadır. Hatta bundan netice alamayınca OY TABANIN güçlü olduğu ilçelerde utanmadan TEKRAR SEÇİM isteğinde bulun muştur.

Bu arada yayılan bazı iddialara göre istanbul il seçim kurulu başkanı hakimin ağır baskılar ve tehdit altında olduğu ve İBB’lığını Bin Ali Yıldırım kazanmazsa “kırk katır mı – kırk satır mı” söylemleriyle korkutulduğu iddiaları sosyal medyada dolanmaktadır. Dilerim ki bu iddialar doğru olmasın.

Ha gayret CHP ve İYİ PARTİ , aman meydanı OY ÇUVALLARINI talan edecek olanlara bırakmayalım . Görünen odur ki demokrasi tehdit altındadır . AKP’nin seçim sonuçlarına karşı olan bu demokrasi dışı direnci nedeniyle Türkiye’de DEMOKRASİ ve HUKUK ağır darbe almıştır. BU nedenle MİLLET İTTİFAKININ gecikmeden bir araya gelerek DEMOKRASİNİN ASKIYA ALMA GİRİŞİMLERİNE karşı yol ve yöntem belirlemeleri gerektir.

Naci Kaptan / 05.04.2019

Batuhan ÇOLAK / 04 Nisan 2019

Savcılar göreve

31 Mart seçimleri, belirli illerde tartışmaları getirmiş olsa da sistem açısından büyük bir açık oluşturdu.Bugüne kadar sonuçları hızlı hızlı açıklayan ajansın, seçmen iradesini açık bir şekilde yönlendirmek istediğini gördük.

Daha net ifadelerle konuşmamız gerekiyor.İstanbul ve Ankarada sandıklara bu kadar iyi sahip çıkılmasaydı ve AAnın verileri aynen kabul edilseydi neler olacaktı?

16 Nisan Başkanlık Referandumu ve 2014 yerel seçimlerindeki tartışmaları hepimiz biliyoruz.O zamanlar muhalefet partileri sandıklara bugünkü gibi sahip çıkamıyordu. Verilerin teyit edilebileceği, kapsamlı bir sistem yoktu. Ama bugün tablo bambaşka

31 Mart gecesini hiçbir zaman unutmamak gerekiyor.O gece, Ekrem İmamoğlunun Islak imzalı tutanaklara göre biz öndeyiz. YSKyı ve AAyı göreve davet ediyorum. Hakkımı yedirtmem, kimsenin hakkını da yemem. şeklindeki sözleri büyük bir etki oluşturdu.O dakikaya kadar herkes Binali Yıldırımın İstanbulu rahat bir şekilde alacağını sanıyordu. Çünkü ajans bunu iddia etti, olmayan verileri ileri sürdü. Bir benzeri Ankarada da yapıldı, Özhaseki hep önde gösterildi.

Bu büyük bir suçtur, manipülasyondur.Savcılar, hâlâ herhangi bir soruşturma başlatmadılar. Bu yasa dışı bir eylemdir, vatandaşın iradesine, demokrasiye doğrudan müdahaledir.Sonucu netleşmemiş, sayımı bitmemiş seçimin, galipleri ilan edilmiştir. Bunun kabul edilebilir, olur böyle şeyler diyerek geçiştirilebilir bir yanı bulunmamaktadır.

Savcılar acilen harekete geçmeli ve bu işin
sorumluları hakkında yasal süreci başlatmalıdır.

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.