Ana sayfa Haberler Bilim

İslam Ülkeleri ve Yerleşik İslam Anlayışı, 500 Yıldır Bilim Üretmiyor. Dünya’ya Kalite Katkısı Yapamıyor. Sadece Doğuruyor ve Tüketiyor.

Sefa Yürükel:

Peki Bunun Sebep ve Sonuçlarına Karşı Alternatif ne olmalıdır?

Bugün Büyük Çoğunluğu, Adı Konmasa Bile Pratikte, Siyasal İslamla Yönetilen ve Laik- Seküler Hayatı İçselleştirmemiş, 57 İslam Ülkesi’ nin Dünya’ya Üretim Olarak Katkısı, Bir Almanyanın Yarısı Kadar Etmiyor.

Nobel ödülü sahibi Prof.dr. Aziz Sancar, 500 yıldır İslam’ın bilime bir katkısı yok ve İslam ülkeleri bilim adamı yetiştiremiyor diyor. Prof.dr. Abdullah Taşkesen’e ve Dr. Şaban Kızıldağ’a göre, yaklaşık
1 milyar 680 milyon nüfusa sahip 57 İslam ülkesi, Almanyanın yarısı kadar üretmiyor, kalite katkısı yok ve dünya ekonomisine katkı yapmıyor diyor.

Bu konuda sebep olarak değişik görüşler öne sürülüyor. Bana göre en önemli sebep ise, İslam ülkelerinde var olan çağ dışı anlayıştaki devlet yönetimleri, yürütme organlarının bilimsel ve teknolojik gelişmeye karşı müdahaleleri, liyakatsizlik, yaygın yasak kültürü, yaygın rüşvet ve yolsuzluk, nepotizm, bilim ve akıl yolunu izlemeyişleri, kalitesiz eğitim ve bunun yaşam kalitesini aşağı çekmesi, tüm bunların getirdiği sonuç olarak, hala sanayi devrimini yapamaması veya tamamlayamaması ve buna ilişkin bir kültürü olmaması, laik ve seküler bir yaşam şeklinin günlük ve bilinçli olarak içselleştirilmesinin olmaması ve buna müteakip dinin kurallarının ve hurafelerin günlük yaşamda ve yönetim anlayışında açık yada kapalı olarak baskın rol oynaması, özgür ve tartıştıran, sorgulayan basın olmaması, sonuçta özgür düşünen, sorgulayan ve fikir üreten nesillerin yetişmesine engel olunması ve demokrasi ve parlementer sistemin olmaması yada fiiliyatta uygulanmaması, siyasal parti içinde despotizm, siyasal parti despotizmi, sivil toplum anlayışının ve örgütlenme kültürünün olmaması ve gelişmemesi, kadının özgür olmaması ve erkekle eşit görülme ve aynı derecede hakkı olmayışı, özgür bireyin oluşmaması ve bunun getirdiği az gelişmişlik ve geri kalma vb gibi nedenler olarak görebiliriz.

Yukarda sayılan etkenlerin toplamınında sonunda, islam ülkelerinde ki, neredeyse tüm tüketim malzemeleri gibi, herşeyin dışa bağımlı hale gelmesi, bilgi, düşünce, fikir ve teknoloji üretmeyen, asalak, pasif, bedavacı ve tüketimci, insan çöplüğü bir toplum haline gelmesinide bir sonuç olarak görebiliriz.

Bu olumsuz gelişmelerdeki sebebi aradığımızda ise, en önemli etken olarak, İslam ülkelerinde günlük ve siyasi yaşamdaki körü körüne dine bağımlılık, büyük çoğunluğu siyasal islam anlayışındaki yönetimlerin yada dinin günlük yaşamdaki yasakçı anlayışı, insanın düşünme, üretme ve gelişmesine büyük engel teşkil ettiği karşımıza çıkmaktadır.

Bu yüzden İslam ülkelerinde dinin kendi mecrasına çekilip, dünyevi yaşamdan elini ayağını çekmesi bir zorunluluktur. İslam ülkelerinde bu anlamda, Din’de uygulamasını kendi içinde sorgulamalı ve kendi içinde laikliği – sekülerliği ve demokrasiyi benimseyen bir reform yoluna gitmelidir.

Aksi takdirde, İslam ülkeleri ve müslümanlar, her anlamda geri kalmaya, teknoloji ve tüketim mallarında dışa bağımlılığa ve üretmeyip sadece doğuran, abur cubur tüketen bir insan çöplüğüne ve dünyaya bir tehdit oluşturan zümre gibi algılanmaya mahkum olacaktır. İtilecektir.

Bunun tersi olabilmek için ise, Atatürk ilkelerinde kişiliğini bulan, model bir devlet, millet ve siyasi rejim sistemi yaratmak şarttır.

Atatürk’ün oluşturduğu, üreten, sorgulayan, akıl ve bilime inanan, laik, demokratik, sosyal hukuk devleti olma ve parlementer rejim sistemi oluşturma ve uygulama ve bu doğrultuda eğitilen toplum olma, İslam ülkelerinde model olmalıdır.

Bu model yaratılırsa, ancak ve ancak her bir İslam ülkesinin ve milletlerinin Almanya kadar dünyaya; bilimsel, düşünsel, fikirsel, kültürel, teknolojik, ekonomik ve kalite katkısı yapması olabilir.
Bu modelin uygulanmasıyla da, İslam ülkeleri dünya’da, işe yarayan devletler ve milletler olarak görülecektir. Diğer milletler içindede, bugünün tersine, ağırlıkl olarak söz sahibi olabilmeleri uygun hale gelecektir.

Atatürk’ün oluşturduğu devlet, millet felsefesi, ilkeleri ve model, bence İslam ülkelerinin ve milletlerinin gelişmesi için var olan en önemli alternatiftir.

Saygılarımla

Sefa Yürükel
Sosyal Antropolog ve Etnograf
Soykırımlar ve Terörizm Araştırmacısı

1 YORUM

  1. geçmişte binlerce dünyaya buluş/katkı/icat yapmış insanlıkta aleme örnek olmuştur islam alimleri..şimdi duraklama devresinde ve bunun müsebbibi batıdır.gayrimüslimlerdir.bu ülkelerde gerçek islam yaşandığında dünyaya reform getirecektir.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here