Kategoriler
Politika Ümran Ünlü

ÖZLEM ÇERÇİOĞLU-AYDIN’ı AYDINLATMIŞ

Özlem ÇERÇİOĞLU;

1968’de AYDIN / Nazilli’de doğdu. İlk, orta ve lise eğitimini Nazilli’de tamamladı. 1988’de Selçuk Üniversitesi’nden mezun oldu. Üniversite öğreniminden sonra yurt dışında başarılı çalışmalara imza atarak adından söz ettirdi. Newyork’ta Müşteri İlişkileri Müdürü olarak görev yaptı. Özellikle kurduğu sosyal ilişkilerdeki başarısıyla Türk cemiyetlerinde görev almış, sanayici olarak da faaliyetlerde bulunmuştur.

Eğitime destek çalışmaları, uyuşturucuyla mücadele, sokak çocuklarını kazanma,Atatürkçü düşüncelere sahip çıkma,nüfus planlaması gibi toplumsal içerikli projelerde görev aldı.3 Kasım 2002 seçimlerinde Cumhuriyet Halk Partisi / CHP Aydın Milletvekili olarak parlamentoya seçilen Özlem Çerçioğlu, 22 Temmuz 2007’de yeniden seçildi.

 Şimdi kendi ağzından dinleyelim;

“Evlendikten sonra eşimle beraber Amerika’ya gittik. Newyork’ta Hunter College’de eğitime devam ettik.Yabancı bir firmada halkla ilişkiler departmanında çalıştım.Türkiye’ye döndük.Aile şirketimizin sigortacılık, gayri menkul danışmanlığı bayiliği ve zeytinyağı ticareti gibi işleriyle ilgilendim.

2002 de Cumhuriyet Halk Partisi’nden milletvekili seçildim.

22.dönemde TBMM İnsan Hakları Komisyonunda çalıştım.

2007 de yine milletvekili seçildim.

  1. dönemde de Sanayi ve Ticaret Komisyonu’nda görev aldım.

7 yıl Aydın milletvekilliği ve Parti Meclisi üyeliği yaptım.

2009 da Aydın Belediye Başkanı Adayı oldum.

2014 seçimlerinde yüzde 56 oy aldım.büyükşehir belediyesi olarak dev projelere imza atıyoruz.

Siyasi bir aileden geliyorum. Babam çok çalışırdı. Parlamento kapandığında, vekiller Nazilli’ye gelir, birlikte sürekli köyleri gezerlerdi. Koyu bir Demokrat Parti fanatiğiydi.

2002 yılında milletvekili adayı olduğumda babam Demokrat Parti’nin sandık görevlisiydi.Babama CHP’den aday olduğum dönemde onun DP’den sandık görevlisi olmaması gerektiğini söyleyemedim.

Ali Rıza Ağabey’ ‘Özlem kızım, sen aday olduğun için biz Halil Abi’yi sildik, yerine başka bir arkadaşı sandık görevlisi yazdık’ dedi.O seçimlerde babam yıllarca başında beklediği sandıktaki görevini yapmadı ve alışkanlıklarının tam tersi bir şekilde benim için CHP’ye oy verdi.

Babam bana sürekli tecrübelerini anlatırdı. Hangi köye gitsem orada arkadaşları olurdu,İncir tüccarı ve hal komisyoncusu olduğu için Aydın’ın doğusundaki bütün köylüleri tanırdı ve babamın selamıyla giderdim.

Uzun yıllar siyasetin içinde kalmış,sonuçta burası merhum Başbakanımız Adnan Menderes’in memleketi.Babamın siyasi tecrübelerinden hep faydalandım.

Her baba gibi o da gururlanıyordu.‘Çok çalışıyorsun, çocuklarına yeteri kadar zaman ayırmadığını düşünüyorum,biraz daha fazla ilgilenmelisin’ derdi.

AYBA projemizle ilgili konuşulanlar hoşuna giderdi.Doktorumuz, hemşiremiz eve gitmiş,tansiyon ölçmüş,hastaneye götürmüş,getirmiş, bundan dolayı teşekkür alıyormuş.İnsanlar belli bir yaşa geldikten sonra rahatsız olduğunda, ‘Alo’ dediğinde hemen ulaşabileceği bir yer arıyor. İşte biz, Aydın’da o boşluğu doldurduk.Biliyor ki, eğer bir insan yalnız yaşıyorsa, bir telefon açtığında hemen onun yanında olacağımızı. Bu insanlara çok güven veren bir duygu, özellikle yaşlılara…

En büyük hobim çalışmaktır benim. Ben çalışmazsam, asla mutlu olamam.Kitap okumayı severim.

Her akşam yatmadan önce, muhakkak 40 dakika bir saat kadar kitap okurum. Yelken ve kayak yapmayı seviyorum.

Sabah 8’de geliyorum, çıkış saatim belli değil. 17 ilçe, 492 köy, 36 belde,başımı kaldıramıyorum.Kaldırdığım anda vatandaşla beraberim, köydeyim,beldedeyim,ilçedeyim.Aydın halkı için sürekli çalışıyorum.

Ben sadece çalışıyor,işimi yapıyorum.Yaptığım iş de ortada,vatandaş görüyor.Ben ne bir şey pazarlıyorum, ne algıyı yönetiyorum ben sadece çalışıyorum.

Zincirlihan; Vakıflar ihaleye çıktı, girdik, aldık.Siz de girip alabilirdiniz.

307 yıl önce yapılmış,tarihi bir bina, Nasuh Paşa yapmış bu külliyeyi, biz de Aydın halkı ile buluşturduk.Ben kanunlar çerçevesinde bana verilen işi yapıyorum.

Yükselişimi çok çalışmaya borçluyum ve kadın olmanın dezavantajını yaşamadım.Kapıyı kadın açtığında rahatlıkla içeri giriyorum.Kadın kadına her şeyi konuşabiliyoruz. Hemcinslerim de beni sahipleniyor.

Amerika’da yaşarken sivil toplum örgütlerinde de çalıştım.Türk cemiyetlerinde görev aldım.Türkiye’ye geldiğimizde herkes gibi ben de konuşuyordum.Tabi dünya görüşünüz üniversite yıllarında şekilleniyor, ailenizle,çevrenizle şekilleniyor,yaşadığınız kentle şekilleniyor.

Herkes gibi ben de ‘şöyle olmalı, böyle olmalı’ diye konuşuyordum.  Eşim bir gün, ‘Bu kadar çok konuşuyorsun,o zaman girsene siyasete’ dedi.

Seçme ve seçilme hakkım var,gider müracaatımı yaparım’ dedim ve müracaat ettim.Beni çağırdılar,konuştum herkes gibi,4. sıraya koydu partim. Öylelikle girdim siyasete.Daha önce herhangi bir çalışmam olmadı.

Başarılı olmayı hedefledim ve çok çalıştım,başarı,şans size gelmiyor. Aydın Belediye Başkanlığı dönemimde çalışmasaydım devamı olmazdı. Hedef koyarken altyapısı olması gerekiyor.Benim de en iyi yaptığım şey çalışmak, çalışmak, çalışmak…

Benim için saat mevhumu yoktur,gece gündüz çalışırım.Bitiremediğim projelerimi  eve götürürüm .AYBA’yı daha nasıl büyütürüm,onu düşünürüm.

Çalışmalarım bilimsel oluyor,anketle çalışıyorum.Vatandaşın ne istediğini doğru tespit etmeniz gerekiyor.Sorunları doğru tespit edip onun üzerine çözüm önerileri koymanız gerekiyor.Sorunu bilmeden,incelemeden başarılı olamazsınız.Aydın büyük bir yer, Karacasu’nun sorunu farklı, Aydın’ın sorunu farklı,bilimsel bir çalışma olmadan vatandaşın ne istediğin nasıl bileyim?Bilimsel anketlerle sorunları sorunları tespit ediyorum.Vatandaşın öncelikli sorununu bulmak gerekiyor. Bunu bilimsel olarak yapıyor, üzerine projelerimizi geliştiriyor, çalışıyor, çalışıyor, çalışıyoruz.

Özgürlüklerden yana olan  hümanist bir insanım.CHP’de olmamın en büyük sebebi özgürlüklerden yana olması,hümanist bir parti olması, çağdaş bir düşünceye sahip olması.Bunlar en büyük unsurlar benim için. Çok da mutluyum.

Aydın Belediyesi olarak kıyaslayabileceğiniz belediye başkanları var. Kadın, erkek olması önemli değil.Vatandaş işe, icraata bakıyor.

Kadın veya erkek diyerek oyunu kullanmıyor.2014’te kıyas yapan vatandaşımız,2019’da da sandıkta sonucu verecektir.

Aydın ilk defa büyükşehir belediyesi oldu,yeniden kurduk her şeyi A’dan Z’ye. İl Özel İdaresi’nin yaptığı bütün işleri 6360 Sayılı Yasa ile biz üzerimize aldık. Ben buna çok değindim.İl Özel İdaresi’nden bize hiçbir şey verilmedi.İş makinesi verilmedi.Hurda kamyonlar,hurda iş makineleri,lastiği patlak araçlar ve su depoları,mezarlıklar gibi şeyler kaldı.

Yeniden, sıfırdan kurduk.Oturduk iş planı yaptık.17 ilçeye,36 beldeye ve 492 köye ne gerekli,ne kadar yatırım yapmamız gerekiyor,ne kadar iş makinesi,ne kadar binek aracı,kamyonlar,neler alınacak,nerede şantiyeler kurulacak;hemen bu işlere sarıldık.Nerede şantiye kuracağımızı önceden planlamıştık.Adaylığımın iki yıl önceden açıklanması ile hepsini organize etmiştik.Seçildik,meclis belirlendi, yapacağımız işleri meclise getirdik,işimize baktık.Hizmet kervanını kurduk,yürüyor işte…

Bir sorunumuz yok.Her şeyimiz tam.İtfaiye en çok üzerinde durduğum yerdi,çok ciddi araçlar ve  iş makineleri alındı.Çok yatırım yapıldı.

2014-2015-2016-2017-2018-2019 yılında yapacağımız işler için hazırlanma süreci oldu.

İstediğim evin kapısını çaldığımda,kapıyı kadın açtığında içeriye çok rahat girebiliyorum.Kadında hiçbir çekinme duygusu olmuyor.Bunun avantajını yaşıyorum.Artı Aydın için de kadınlar için de şu avantajı oluyor.Bir kadının sorunu varsa,derdini çok rahat bana anlatabiliyor.

Aklınıza gelen her konuda her şeyi kadın kadına çok rahat konuşabiliyoruz.

Ayrıca hemcinslerim beni sahipleniyor.Yüzde 44’lük oyun çoğunu kadınlardan aldığıma inanıyorum.

Bürokrat çalışmıyorsa,çalışıyormuş gibi yapıyorsa;gider.Hiçbir şansı yok. Çünkü vatandaş beni bilir.Elbette işlerin düzgün yürümesi gerekiyor. Şeffaf olunması gerekiyor.

Amacım Aydın kentini,daha çağdaş daha modern kent haline getirmek.

Aydının çok ciddi bir trafik sorunu vardı.Yeni Otogarı Muğla yoluna taşımadan önce dört yollarımızda sürekli TIR’lar,otobüsler tıkardı bizim kavşaklarımızı.Şimdi otobüs ve TIR yok.

Her işimizi biz belli bir plan çerçevesinde yaptık.Önce Çevre Bulvarı’nı açtık.Sonra otogarı aldık aşağıya.Artık otobüsler kent merkezimizin içine girmiyor.Hem can hem mal güvenliğimiz açısında tehlike arz ediyordu. ASTİM Köprülü Kavşağı inşaatına başladık.Bittiğinde şehir içi trafiğimiz daha da rahatlayacak.Onun için bu ASTİM çok önemli ve dev bir proje olarak görüyoruz.10 Haziran’da bitecek

Yazar Ümran Ünlü

Gazeteci,yazar,oyuncu,korist,matematikçi,aktivist...

Felsefesi;Hayatı ,insanları,hayvanları...Özet olarak herşeyi sevme yeteneği... Mutfak ve bahçem terapi alanım...Hayat bu kadar güzel ve yaşanasıyken,insanların iki yüzlülüğünü ve hayatı kendilerine de ,çevresindekilere de zehir etmelerini anlayamıyorum.

Elizabeth Ümran Ünlü She was born on january 10 th, 1951 in Afyon’s village of Üclerkayasi. After she had finished primary school in the village she got on the road of finishing middle school and becoming a teacher in Kütahya with the words of her teacher, “You are going to open the doors of this village to the World, you must learn.” She became a math teacher after finishing the Eskisehir Anatolia University. She also taught classes in Yalova and Istanbul. Then, she began working in Turkish Art Music. Later on, she became a project teacher and a vice-principal in a private school in Suadiye, Istanbul. After the age of 45, she decided to learn theater work that she could not give up on. She got acting training for two years at the Kadıköy Halk Eğitim Deneme Sahnesi. She was in plays like Savaş Oyunu(War Game) and Kına Gecesi(Henna Night) . She also had roles in the theaters of AKM-Haldun Taner-Kadıköy-Mecidiyeköy-Sarıyer. She educated her children in the best schools and taught them to be children that she will be proud of. (Pilot, engineer, researcher)After being a principal in classes in Şişli, in 1999 she came to America where she had sent her son for school. She continued her Turkish Art Music and theater work in has been participating a chorus, and they are going to have a concert on November 2,2019 at Carnegie Hall.They give concert every year. She went to University in America for language courses. For a remainder of the time, she wrote plenty of children’s stories in many websites and magazines. She is writing the book “Bir Yerlerden Başlamalıyım” and writing the play “Ah Amerika.” While spending a pleasurable life with her children and grandchildren, she is planning to begin her theater life in America with the play musical“Keşanlı Ali Destanı”,Çalıkuşu"Nasrettin Hoca"7 kocalı hürmüz"Keloğlan" ,She also continues to live peacefully with herself and everyone and continues to give this love to humankind because of her daughter’s words, “The endless love and care in my mother’s heart would be enough for the Earth.” Hayat bu kadar güzel ve yaşanasıyken,insanların iki yüzlülüğünü ve hayatı kendilerine de ,çevresindekilere de zehir etmelerini anlayamıyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.