Ana sayfa Yazarlar Ebru Oğuzhan Yeter

TOHUM OLMAK İSTEYEN ÇOCUKLAR !!

Ege Üniversitesi Güçlendirme Vakfı Okulları  Fethiye Kampüsü  ilköğretim öğrencileri ve öğretmenlerinin katkılarıyla, tohum üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik.

Geleceğimiz olan bu çocukların tohumla tanışmalarının ilk günü değildi. Öğretmenlerinin de ilgi ve destekleriyle, Yerel Tohum Ürünleri Satış günlerimizde tanıştık onlarla. Bizden aldıkları yerel tohumları kendi elleriyle küçük saksılara ektiler. Onların büyümesini izlerken, şimdi nasıl tohum alacaklarının hayalini kuruyorlar.

Araştırmaya, bilime, toprağa, tohuma kısaca doğaya olan merakları bugün söyleşide sordukları sorularda ve verdikleri cevaplarda  bizlere umut verdi.

Söyleşimize Tohum Nedir? sorusuyla başladık ve cevap vermek için birbiriyle yarışan, yaşları küçük ama düşünceleri kocaman çocuklar vardı karşımızda.

Sorularında ve verdikleri cevaplarda çevreye olan duyarlılıkları, merakları, ilgileri ve heyecanları görülmeye değerdi.

Sadece tohum değildi ilgileri, bitkilerde ki zararlılarla mücadele de bile onları yok etmek değil uzaklaştırmak gerekir diye bilinçli cevap veren iyi yürekli çocuklar vardı karşımızda.

Bu çocuklar okulun bahçesinde yerel tohumları ekerek, kendi tohumlarını üretecekler.

Bu güne kadar okulda yaptıkları çeşitli doğal sabunları, kremleri daha da geliştirecek kendi topraklarında yetişen yerel ürünlere olan merakları daha da büyüyecektir.

Kısa söyleşinin ardından daha çok onların soru sormalarına zaman ayırınca hepsinin merak ettiği konu Tohum Bankalarıydı.

Neden Tohum Bankaları var?

Tohum Bankaları bankalar gibi mi çalışıyor?

Dondurulan tohumlar var mı?

En çok hangi tohum var?

En zor bulunan tohum hangisi?

Yaşamın bir tohumla başladığının bilincinde olan bu muhteşem çocuklar bundan sonra yedikleri her sebzenin meyvenin tohumunu merak edecekler.

Mısırın, fasulyenin, mercimeğin hem yiyecek hem tohum olduğunu öğrenmek çok mutlu etti onları.

Yerel tohumun önemini, bölgemizde ki tohumların çeşitlerini, bizim çalışma amacımızı ve alanlarımızı paylaştık.

Günler önceden bizim satış günlerimizde kullandığımız afişler ve dövizlerle çok güzel bir karşılama yaptılar.

Afişler içerisinde en çok beğendikleri söz ise ”Kurt yiyorsa sen de ye ” olmuş.

Artık pazardan meyve  alırken üzerinde ki  minik çürüklerin nedenini hatırlayarak, minik canlılar onları yiyorsa bu meyvelerin   sağlıklı olduğunu unutmayacaklar.

Bu çocuklar sebzeden meyveye, ağaçtan çiçeğe  dünyada ki her canlının bir tohumdan oluştuğunu bilecekler.

Tohumların hayata tutunmak için nasıl yüzyıllardır direndiğini daha çok araştırıp öğrenecekler.

Yedikleri her meyvenin çekirdeğinin nasıl ağaca dönüşüp, yeniden meyve verdiğini, tohum verdiğini  hayal edecekler.

Sinemada yedikleri mısırların, ambalajlı gıdaların sağlıklı olmadığını bilerek yaklaşacaklar.

Onlara götürdüğümüz yerel tohumları okullarının bahçesinde toprakla buluşturmak için çapalarını hazırlamışlar, hatta çapa ve kürekleri için minik bir kulübe bile yapmışlar.

Muhteşem öğretmenlerimiz var, muhteşem çocuklar yetiştiriyorlar, kendilerine güvenen, soran, konuşan, düşünen yaşları küçük ama yürekleri kocaman çocuklar…

Söyleşi sonunda görüştüğümüz Beyza öğretmen çocukların sınıfta  değerlendirmelerini şöyle anlattı.

Çocuklardan biri tohum olup, yüzyıllarca yaşayıp yeni hayatlar yaratmak istediğini,

Bir başkasının, çiftçi olup her bitkinin tohumunu saklayacağını,

GDO’yu silaha benzettiklerini,

Tohum bankaları hakkında daha çok bilgi araştıracaklarını söyledi.

Öğretmenleriyle etkinlik sonunda yapılan bu söyleşi bizleri mutlu etti.

Bir kere daha ektiğimiz tohumların doğru topraklarla buluştuğuna tanık olduk.

Bir kere daha geleceğimiz için büyük umutlarla  dolduk…

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here