Para özelleştirilir mi demeyin özelleştirilir

Bülent ESİNOĞLU

Amerikalı Henry Ford, “İnsanlar para ve bankacılık siteminin nasıl çalıştığını bilselerdi, yarın gün doğmadan büyük bir ayaklanmayla karşılaşırdık” Demiştir.

Paranın nasıl üretildiği ile ilgili çok geniş araştırmalar yapılmıştır.

Lakin halkın bilgisine sunulmamış ve para üretme süreçleri halktan ve akademisyenlerden de gizlenmiştir. Paranın nasıl üretildiğini ortalama bir vatandaşa sorsanız, paranın Merkez Bankası tarafından basıldığı söyleyecektir.

Hatta iktisat ya da ekonomi tahsili yapan kişiler de aynı şeyleri söyleyecektir. Çünkü biraz sonra yazacağım bilgiler okullarda öğretilmez. Zaten öğretilseydi, Henry Ford’un dedikleri olurdu.

Bir ön bilgi olsun diye şunu belirteyim; Merkez Bankası basılan paranın azami %15 kadarını basar. Ve ticari bankalara verir. Ticari bankalar da devlete faizini üstüne koyarak verir.

Üretilen paranın %85-90’ını ticari bankalar tarafından üretilir.

Kaydi paranın özel bankalar aracılığı ile nasıl üretildiğini bir örnek ile açıklayayım.

Bilindiği gibi bankaya yatırdığınız paranın %10 zorunlu karşılık olarak Merkez Bankasında tutulur.

Diyelim Ayşe Hanım 100 000 Lirayı ticari bir bankaya yatırdı. Ticari banka, bu paranın %10’u olan 10 000 Lirasını Merkez Bankasına zorunlu karşılık olarak yatırır. Kalan 90 000 Lirasını serbest rezervinde tutar. Daha sonra, Mehmet Bey, ev almak için ticari bankadan 90 000 Lira kredi alır. Ticari banka Mehmet Bey’e belli bir faiz ile 90 000 Lirayı verir. Mehmet Bey 90 000 Lirayı evin sahibi Osman beye verir. Ev Mehmet Bey’in olur.

Osman Bey, Mehmet beyden aldığı 90 000 lirayı bankaya koyar. Ticari banka bu 90 000 liranın %10’ unu olan 9000 lirayı Merkez Bankasına koyarak geri kalan 80 000 Lirayı gene kredi olarak Mustafa Bey’e verir.

Bu çevirim sonunda, 100 000 Liradan, 900 000 Lira kredi üretmiş olur.

900 000 lira kaydi para, piyasaya alım gücü olarak aktarılmış olacaktır.

Borcu alanlar, borçlarını, faizi ile birlikte ödediklerin de alım gücü olarak yaratılmış elektronik 900000 Lira piyasaya alım gücü olarak aktarılmış olur. Yani ticari banka 100 000 liraya karşın 900000 lira para üretme yetkisi alış demektir.

Bankalar mevduatların %125-150 üzerinde kredi vermeleri bundandır. Piyasadaki alım gücünün sahte bir şekilde artmasıdır. Enflasyonun da artmasıdır.

Ülkenin enflasyon devalüasyon sarmalından çıkmamasının önemli sebeplerinden birisi de bu şekilde üretilen elektronik paralar olduğu bilinmelidir.

Bu elektronik paralar silinmiş olsa da piyasaya aktardığı sahte alım gücü önemli tahribatlar yapar.

Not; Dr. Artuğ Çetin’in NOMİSMA kitabından yararlanılmıştır.

19.1.2019, [email protected]

 

 

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.