Kategoriler
Politika Ümran Ünlü

TRUMP ve ERDOĞAN’ın BM KONUŞMALARINDAN

Trump’ın konuşmasından;

“Benim yönetimim altında ABD,tarihinde en fazla gelişmeyi kaydetti. (Salondan tepkiler geldi herkes biden gülmeye başldı,sonunda kendisi de dayanamayıp güldü) Bu tepkinizi beklemiyordum.

ABD’nin ekonomisi gelişiyor.Güvenliğimizi gittikçe arttırdık.Askeri gücümüzü en güçlü hale getirdik.

ABD daha güçlü,daha güvenli,daha zengin bir ülke. İki yıl önce ben göreve başlamadan öncesine kıyasla…

Biz bunları sadece ABD halkı için değil dünya için yapıyoruz.Ulusların komşuların haklarını koruduğu ortamlarda,güvenlik,barış ve özgürlük yükselişte olur.

Dünyayı daha da zenginleştiriyoruz.ABD her zaman işbirliğini destekleyecektir.

ABD hiçbir zaman nerede ne yapmanız gerektiğini söylemeyecektir.

İsteğimiz ABD’nin egemenliğine saygı duyulması.

Göreve başladığımdan beri çok güçlü ortaklıklar içine girdim.

Kuzey Kore ile iletişime geçtik.Haziran’da Singapur’da Kim Jong-un ile görüştüm.

Kore yarımadasını nükleerden arınması konusunda ciddi adımlar attık.

Güvenlik tedbirleri aldık. Nükleer testler durdu.

Bazı askeri tesisler hizmetini bitirdi bile. Rehin alınan askerlerimiz salıveriliyor. Artık ABD’de huzur içindeler.

Şu an herkesin anlayabileceğinden çok daha iyi bir noktadayız.

“Geçtiğimiz yıl Suudi Arabistan’a gerçekleştirdiğim ziyaretten sonra Körfez ülkeleri bizimle çalışarak ,terörizmle ciddi şekilde mücadele ediyor.

Yemen’deki korkunç iç savaşın son bulması için elinden geleni yapıyorlar.Bu bölgelerde Ürdün ve Mısır’la bölgesel ittifaklar kurduk. ABD’nin askeri güçleri sayesinde ve buradaki birçok ulusun işbirliğiyle, şu ana kadar kana susamış DEAŞ bitmek üzere.Radikal İslami terörizmin destek bulmasını engelleyeceğiz.

Suriye’deki çatışmalar bizi çok üzüyor.Yapmamız gereken çatışmaların bitirilmesi. Esad rejimi tarafından bir kez daha kimyasal silah kullanılırsa ABD harekete geçecektir.

İran’daki diktatörlük konusunun ele alınması lazım.Bu ülke komşularına saygı duymamaktadır.

İran kendisini zenginleştirmek için buldukları kaynakları yağmalamaktadır.İran’ın hazinesinden çalınan milyonlarca dolar vardır.Dini kullanarak insanları savaşa teşvik etmek iyi bir şey değildir. Bu ülkenin genişleme politikaları vardır.

İşte bu yüzden Ortadoğu’daki ülkeler kararımız destekledi ve bende nükleer anlaşmadan çekildim.Bu anlaşmadan sonra İran’ın askeri bütçesi yüzde 40’dan fazla arttı.

ABD bu çalışmada ekonomik bir yaptırım başlattı. Önümüzdeki tarihlerde daha fazlası yürürlüğe girecek.

Biz ülkelerin terörü finanse etmesine izin veremeyiz. Dünyadaki hiçbir şehirde nükleer füze başlığı bulunmamalıdır.

Biz bütün ülkelerden İran’ı izole etmesini bekliyoruz.

Bu bağlamda bu yıl içerisinde çok ciddi bir adım da attık.

İsrail Büyükelçiliği’ni Kudüs’e taşıdık.

Tüm dünyadan yabancı mallar ABD’ye serbest bir şekilde geliyordu. Fakat diğer ülkeler bu hakkı bize tanımadılar.

Artık hiçbir ülke ABD’den tek taraflı yararlanamayacak.Bazı ülkeler bize karşı haksız avantaj elde ettiler.Bu bağlamda yüzlerce milyar dolar ticaret açığı yaşadık.

Kötü ticaret anlaşmalarından çıktık.Geçtiğimiz ay Meksika’yla çok başarılı bir anlaşma yaptık.Dünya Ticaret Örgütü’nün örgütün kurulu olduğu ilkeleri ihlal ettiğini tüm liderler kabul edecektir.Ülkelerin sahip olduğu şirketler sistemi kendi amaçları için kullanmışlardır.

Geçtiğimiz 20 yıl içerisinde 13 trilyonluk ticaret açığına maruz kaldık. Artık mağdur durumuna düşmeye izin vermeyeceğiz.Artık zenginliğimizin yağmalanmasına izin vermeyeceğiz.ABD,Çin ürünlerine 200 milyar dolar kadar ek vergi yüklemiştir.Kıymetli meslektaşım Başkan Şi’ye saygım çok büyük fakat ticaret başkadır. İdarem altında ABD her zaman kendi çıkarlarını öne koyacak.

ABD nsan hakları konseyinden çekiliyor.ABD,Uluslarararsı Ceza Mahkemesi’ne desteğini çekmektedir.

ABD,Amerikalılar tarafından yönetilir.

Biz küreselleşme doktrinini reddediyoruz.Tüm dünyadaki ülkeler kendi ülkelerini korumalıdır.

ABD tüm dünyada temiz kömür,doğal gaz gibi enerji kaynaklarını paylaşmaya hazırdır.OPEC gibi kurumlar dünyadaki ülkeleri büyük kayıplara uğratıyor.

Biz bu ülkelerin çıkarlarını koruyuruz.Onlar fiyatları yükseltiyor.Artık fiyatlar düşmeli.Biz bu korkunç fiyatlara katlanamayız.

Polonya gibi AB üyesi ülkeleri takdir ediyoruz.

Rusya’ya bağlı olmamak için boru hattı projeleri yürütüyorlar.Avrupa politikalarını değiştirmezse, Rus gazına bağımlı olacaktır.BAtı yarımkürede Rus güçlerinin genişlemesi vardır.ABD,artık dış yatırımları daha yakından izleyecek. Tüm dünyayla işbirliğine açığız.

ABD aynı zamanda Latin Amerika’da kontrolsüz göçün önüne geçmeye çalışmaktadır.Kaçakçılık çok korkunçtur.

Suç ağları, merhametsiz çeteler,uyuşturucunun artışı kırılgan toplumları etkilemekte, çalışkan halkları mahvetmektedir.

ABD göç konusundaki yeni küresel anlaşmaya katılmayacaktır.

Göç krizi sonucundaki nihai sonuç halklara kendi ülkelerinde aydınlık gelecek inşa ederek yapılabilir.

Şu an bir insani krizle karşı karşıyayız Venezuela’da.2 milyondan fazla kişi kaçmaktadır.

Sosyalizm petrol zengini ülkeleri yoksullaştırmıştır.

Sosyalizm,güç açlığına neden olmaktadır.Tüm ülkeler sosyalizme karşı çıkmalıdır.BM üyeleri olarak Venezuela’da demokrasinin yeniden tesis edilmesini istiyoruz.

BM,tüm dünyada en çok dış yardım sağlayan kurumdur.Bu yardımlar ülkelerin fonlarıyla oluyor.Bu noktadan sonra sadece dostlarımıza dış yardımda bulunacağız.

Biz diğer ülkelerden de kendi savunma maliyetlerini hesaplamalarını istiyorum.Bizden önceki birçok lider kendi tehditleriyle başa çıkmaya çalıştı.Çocuklarımıza nasıl bir dünya bırakacağız?Şu an kafalarımızdaki hayaller çeşitli ve zengin ve  salonda temsil edilen ülkeler kadar çeşitlidir. Gerçekten de iyi bir tarih yazıyoruz.

Hindistan’a bakın,1 milyardan fazla nüfusu olan bir ülke yoksulluktan çıktı orta seviyeye geldi.

Suudi Arabistan’da Kral Selman reformlarla ülkeyi geliştirdi.

Birçok ülke,kendi vizyonlarını,geleceklerini inşa etmeye çalışıyor. Aslında genel olarak bu güzel ülkeler sayesinde dünya çok daha güzel bir yer.

Her bir ülkede içerisindeki halklar ile gelecekleri için çalışan insanlar görüyoruz.

Biz Amerika’da özgürlüğe,hukukun üstünlüğüne ve çok güçlü bir bağımsızlığa inanıyoruz.Bu antik bilgelikle uluslarımızı daha güvenli hale getirmek ve halklarımızın sınırsız potansiyelini gerçekleştirebiliriz.

Demokrasi ve barış ancak bu şekilde gelişebilir.İşte bu yüzden de egemenlik ve bağımsızlığımızı her şeyin üzerinde tutmalıyız.Dünya daha iyi bir yer haline gelecek.

Vatanseverlik,gurur ve müreffehliği seçelim.Baskı kurmak ve çatışma yerine bu güzel değerleri seçelim. Her zaman güçlü, egemen ve adil olalım.”

 

Erdoğan’ın konuşmasından;

 

“Teröristler faaliyetlerini sürdürüyor. Endişe ile takip ediyoruz. En etkili yol bu çatı altında samimi iş birliği önemlidir. Daha güvenli ve müreffeh bir dünyan için elimizi taşın altına koyalım. Sayın Başkan değerli delegeler Suriye tüm dünyada derin yaralar açtı.”

“Terör sınırları aşarak bir kanser gibi yayılıyor.Suriye halkını maalesef uluslararası toplum yalnız bıraktı. Bu insanların yaşadıklarına kayıtsız kalamazdık.Şu anda ülkemizde 3 milyonun üstünde Suriyeli ile 200 binin üstünde Iraklıya ev sahipliği yapıyoruz.

Astana toplantılarını başlattık.İstikrarlı ve müreffeh bir Suriye için her adımı destekliyoruz.Mülteci akınını önlemek için her türlü adımı atıyoruz. “

“Çalışmalarımıza uluslararası toplumdan yeterli desteği alamıyoruz.Kamunun, sivil toplum kuruluşlarını harcamaları 30 milyar dolar harcadık.

Avrupa söz verdiği yardımı yapmadı.”

“Verdikleri sözleri tutmaya davet ediyorum. Türkiye sadece ülkemize gelen sığınmacılara kucak açmakla kalmıyoruz.

Dünyanın neresinde olursa olsun mağdruların yardımına koşuyoruz. Somali konusundaki çalışmalarımız örnek olacak düzeydedir.”

“Türkiye Suriye ve Irak’ta istikrarsızlıktan beslenen terör örgütleri ile mücadele etmektedir.3 bine yakın DEAŞ militanını etkisiz hale getirdik.Fırat Kalkanı operasyonu DEAŞ’a karşı verilen en önemli mücadeledir.PYD YPG’nin Suriye’de ele geçirdiği bölgelerde kendisine karşı çıkanları öldürme çabaları insanlık suçudur.”

“Irak’ın da toprak bütünlüğü konusunda bağımsızlık talepleri gibi çatışmaya neden olabilecek taleplerden vazgeçilmeli.Erbil’i girişimden vazgeçmeye davet ediyoruz. Karar bölgede yeni çatışmalara neden olabilir. “

“Kuveyt Emiri Şeyh Sabah’ın arabuluculuk çalışmalarını destekliyoruz.Suudi Arabistan’ın sorunun çözümü yönünde çaba göstermesini öneriyoruz.”

“Bugün görmezden geldiğimiz her krizin küresel bir çatışmanın fitilini ateşleyeceğini unutmamalıyız.Nükleer silahların her çeşidine karşı olduğumuzu belirtmek istiyorum. “

“Kıbrıs Türklerinin haklarına saygı gösteren tekliflere açığız.”

“Birkaç hafta önce Myanmar’dan alınan haberler ile sardıldık.Vatandaşlık hakları dahi elinden alınan Arakanlı Müslümanlar göçe zorlanmaktadır.Uluslararası toplum tıpkı Suriye konusunda olduğu gibi iyi bir sınav veremedi.

Asıl olan Arakan halkının kendi toprakları içinde huzurla yaşamalarını temin etmektir.Türkiye olarak bu konuda ülkelerle görüştük.

Desteklerimiz sürüyor.”

“Tüm dünyanın temsilcileri sıfatı ile biraraya gelen bizler mağduriyetlere engel olacak bir irade ortaya koymazsak dünyamız zulme sürüklenir.”

“Biz güvenlik konseyinin tamamı aynı hak ve yetkilere sahip 20 ülkeden oluşan yapıya sahip olmasını öneriyoruz.

İkinci dünya savaşı sonrası bir dünya yok.Tüm dünya ülkelerinin görev aldığı bir Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin insanlığın vicdanı olacağını umuyoruz.”

Türk Televizyonlarındaki haberleri izlediğimde ağzım bir karış açık kalıyor.Halkın  gözünün içine baka baka yalan haber yayınlıyorlar.

Aylar öncesinden ikili görüşme için randevu istedikleri halde randevu verilmediği gibi heyetler arası bir görüşme bile yapılmadı.Erdoğan ve Trump sadece selamlaştılar kuliste karşılaştıkları için.

Efendim Trump konuşma yaparken Erdoğan salonu terketmiş.Nasıl da haddini bildirmiş Trump ‘a…Kesinlikle öyle bir şey yok,sadece konuşma sırası geldiği için kulise gitmek üzere ayağa kalktı.

BM genel sekreteri verdiği yemeğe bile davet etmedi.

Daha önceleri günlerce kaldıkları halde üç günde dönüyorlar…

Bu olanlar karşısında ülkem adına nasıl ezilip,üzülüyorum anlatamam size…Kahrımdan ölüyorum…

Yazar Ümran Ünlü

Gazeteci,yazar,oyuncu,korist,matematikçi,aktivist...

Felsefesi;Hayatı ,insanları,hayvanları...Özet olarak herşeyi sevme yeteneği... Mutfak ve bahçem terapi alanım...Hayat bu kadar güzel ve yaşanasıyken,insanların iki yüzlülüğünü ve hayatı kendilerine de ,çevresindekilere de zehir etmelerini anlayamıyorum.

Elizabeth Ümran Ünlü She was born on january 10 th, 1951 in Afyon’s village of Üclerkayasi. After she had finished primary school in the village she got on the road of finishing middle school and becoming a teacher in Kütahya with the words of her teacher, “You are going to open the doors of this village to the World, you must learn.” She became a math teacher after finishing the Eskisehir Anatolia University. She also taught classes in Yalova and Istanbul. Then, she began working in Turkish Art Music. Later on, she became a project teacher and a vice-principal in a private school in Suadiye, Istanbul. After the age of 45, she decided to learn theater work that she could not give up on. She got acting training for two years at the Kadıköy Halk Eğitim Deneme Sahnesi. She was in plays like Savaş Oyunu(War Game) and Kına Gecesi(Henna Night) . She also had roles in the theaters of AKM-Haldun Taner-Kadıköy-Mecidiyeköy-Sarıyer. She educated her children in the best schools and taught them to be children that she will be proud of. (Pilot, engineer, researcher)After being a principal in classes in Şişli, in 1999 she came to America where she had sent her son for school. She continued her Turkish Art Music and theater work in has been participating a chorus, and they are going to have a concert on November 2,2019 at Carnegie Hall.They give concert every year. She went to University in America for language courses. For a remainder of the time, she wrote plenty of children’s stories in many websites and magazines. She is writing the book “Bir Yerlerden Başlamalıyım” and writing the play “Ah Amerika.” While spending a pleasurable life with her children and grandchildren, she is planning to begin her theater life in America with the play musical“Keşanlı Ali Destanı”,Çalıkuşu"Nasrettin Hoca"7 kocalı hürmüz"Keloğlan" ,She also continues to live peacefully with herself and everyone and continues to give this love to humankind because of her daughter’s words, “The endless love and care in my mother’s heart would be enough for the Earth.” Hayat bu kadar güzel ve yaşanasıyken,insanların iki yüzlülüğünü ve hayatı kendilerine de ,çevresindekilere de zehir etmelerini anlayamıyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.