Kategoriler
Kültür/Sanat Politika Ümran Ünlü

YETMEDİ Mİ VERDİĞİMİZ KURBANLAR

 
Senede bir kez bile olsa ,fakir fukaranın et yemesi için kurban kesiyor gücü yetenler…

 Hani siz pirzola-biftek yiyorsunuz ya hep…Sucuk yapıp,buzluğa doldurun demiyor…

 Hele ülkemdeki et fiatlarını düşününce, ben keşke kesilse de garibanlar et yese bayramdan bayrama diye geçiriyorum içimden…

 Hepimizin bildigi Hz Ibrahim’in oğlunu kurban etmesini yazmak yerine, size Kur’an’dan deliller göstererek anlatacağım kurbanın ne olduğunu ve nasıl olması gerektiğini…

 108.sure;Kevser suresi:”Şüphesizki biz sana Kevser’i verdik,öyleyse Rabbin için namaz kıl ve kurban kes.”

 Kurban farz değil biliyorsunuz ama vacip.Görevini yerine getirmek ve sevaba girmek için,Kurban Bayramı’nın ilk üç gününde, şartlara uyan ,sağlıklı ve olgun bir hayvanı kesmek demektir.

 Aklı başında,özgür ve buluğa ermiş her müslüman kurban keser.Yalnız ihtiyacından fazla malı ve parası olması,yanı dinen zengin sayılması gerekir.Fakir kurban kesmek zorunda değildir.

 Dünyanın bir başka ülkesinde,açlıktan ölen insanları ve ya senede bir defa et yiyemeyen insanların olduğunu hepimiz biliyoruz…Parası olan vatandaşlar o insanlara ulaştırma yollarını arasalar daha hayırlı bir iş yapmış olmazlar mı sizce!

 Yalnız burada başka bir tehlike var! Çok iyi araştırmalısınız ,vereceğiniz kurban parası size silah olarak geri dönebilir!Ya da birileri,bilmem ne derneğine yardım ediyoruz deyip ,seçim parası olarak kullanabilir!İşte o zaman da,istemediğiniz insanlar sizi yönetir…

Hayal-i fener gibi  kurban olabilirsiniz…

Mehmetcik Vakfı var,Çocuk Esirgeme Kurumları var,Huzur Evleri var…

Çocukluğumun Kurban Bayram’larını hatırlıyorum.Babam namazdan gelir,bahçemizde kurbanı keser,hemen ateş yakılır,önce ciğerleri falan közlenir yenirdi.Biz çocuklar kuş gibi beklerdik ateşin başında.

Babam kurbanı üçe bölerdi.Üçte birini ev halkına,üçte birini bayramlaşmaya gelen misafirlere kavurup yedirilirdi,üçte biri de kurban kesemeyen konu-komşuya dağıtılırdı.

Şimdiki gibi,kesenler birbirine birer parça et verip,geri kalanını sucuk yapmazlardı.Kurban bile gösteriş olsun diye kesilmeye başlandı…

Biliyorsunuz,Kurban Bayramı’ndan önce hacca gidenler olur.

2.sure;Bakara suresinin 196 .ayeti:

“Hac ve Umre’yi de Allah için tamamlayın;

3.sure;Al-i Imran suresinin 97. ayeti:

“Orada apaçık alametler ve ibrahim’in makamı vardır;hem ona,bir yola gücü yeten bir kimsenin o evi(Kabe) haccetmesi,insanlar üzerinde Allah’ın bir hakkıdır” der…

Islamin 5 şartına bakacak olursak:

1-Kelime-i Şahadet getirmek.

2-Namaz kılmak;Kılacak gücü ve sağlığı yerinde  olan her müslümana farz kılınmıştır.

3-Oruc tutmak;Sağlığı yerinde olan her müslümana farz kılınmıştır.

4-Zekat vermek;Kendi kazandığın ya da ailenden miras kalan malın ya da paran Ihtiyacindan fazlaysa,kırkta birini fakir -fukaraya dağıtmaktır.Yanı toplanan vergilerden zekat olmaz.

5-Gücün yetiyorsa Hacca gitmektir.Gücün yetmesi nasıl oluyor:Geçim ihtiyacından fazla olarak,seni hacca götürüp-getirecek;geride kalan ailene yetecek kadar helal parası olmak.Ne demek helal parası olmak,ya kendin kazanacaksın ya da ailenden miras kalacak.

Görüldüğü gibi İslamın Şartlarından  iki tanesi sadece zenginler içindir.Toplanan vergilerden zekat da veremezsin,hacca da gidemezsin.Ben giderim diyorsan o senin bileceğin iş,kabul edip etmemek de yaratanın bileceği iş diyeceğim ama şartlar ortada…

Ticereti ve dünya işlerini hac işine karıştırmamalı.Borcun varsa ödeyeceksin,herkesle helalleşeceksin. Kul borcunu ödemeden ve helalleşmeden kurbanın da haccın da kabul olmayacağı bildiriliyor.

Tüyü bitmedik yetimlerin hakkıyla alınan özel uçaklarla hacca gidildiğinde ne kadar kabul olunur hele bir düşünün.

Benim bildiğim,hacca gidenin değil;haccı kabul olunanın günahları affolunur.

Üstelik bazı günahların özellikle kul hakkının affı yok biliyorsunuz.Onu hakkını yediğinden kuldan helallik isteyeceksin,o affedecek eğer afferderse…

Çok hassa konular bunlar.Kimlerin hacca gidip, kurban kesebileceği Kur-an’i Kerim’de belirtilmiş.

Kimse kimsenin inanıp inanmamasıyla,orucuyla ,namazıyla,başörtüsüyle

kurbanıyla,haccıyla,içkisiyle,şortuyla,bikinisiyle uğraşmasın.

Kimin ne kadar imanlı ve inançlı olduğunu sadece yaratan bilir.

Anlayacağınız her namaz kılıp,oruç tutan,saçını kapatan kendini gerçek  müslüman sanmasın.

Her içki içen,açık gezen,Atatürk resimleri paylaşan da kendini  gerçek Atatürkçü sanmasın…

Ölçülerimiz bunlar değildir.Ben ne müslüman geçinenler biliyorum,çalıp çırpıyor,tecavüz ediyor,kul hakkı yiyor…

Ne Atatürkçüler biliyorum islamın 5 şartını da yerine getiriyor.

Hatalarımızın en büyüğü herşeyi gösteriş için yapıyor olmamız.

İbadet yaratanla yaratılan arsındadır,kimse bilemez ve değerlendiremez…

Allah ile kul arasına girilmez,mevlam bilir işini…

Ya siz,siz niye zorluyorsunuz insanları…İsteyen bikinisini giyer,sahilde güneşlenir,isteyen boğazda rakısını yudumlar,balık eşliğinde…Sana ne!

Allah dileseydi bütün insanları kendine inanacak şekilde yaratamaz mıydı?Yaratan bile özgür bırakmışken,sen kim oluyorsun da Allah ile kul arasına giriyorsun!

Allah’ın avukata ihtiyacı mı var!

Dikkat edin,dindar geçineyim derken,Allah adına karar verip,şirk koşuyorsunuz! Dinden çıkarsınız Allah korusun…

TSK tarih yazmıştı Mustafa Kemal’le…Fetöcü damgası vurulup  birer birer kurban edilmedi mi Atatürk’ün askerleri…

Polisimizin sesini soluğunu kesip,susturamadıkları polislerimizi görevden alarak Türk Polisini de kurban etmediler mi?

En başta yaz boz tahtası haline getirip,eğitim sistemimizi çökertip,ucube haline getirerek geleceğin yöneticileri olacak çocuklarımızı cahil bırakarak kurban etmediler mi?

BOP eşbaşkanıyız deyip,cahil halka ne olduğunu bilmedikleri şeyi yutturup,dost komşularımızı düşman eyleyip,komşuluk ilişkilerimizi kurban etmediler mi?

Türkmenler katledilirken sınırları kapatanlar,teröristlere kapıları açarak,Türkmenleri kurban etmediler mi?

Önce teröristleri besliyorsun,arkasından tehdit olarak görüp,tedbir almak için TSK yı durup dururken savaşın kucağına atıyorsun,öyle ya savaşa senin çocukları gitmeyecek… 

Terörle mücadele ediyoruz deyip,Türk askerini Arap çöllerinde kurban etmediler mi?

Açılım dediler,barış dediler eli kanlı katilleri baş tacı ederek ülkemi kurban etmediler mi?

Bu Kurban Bayramı’nda siz özelliklle ülkemi kurban etmeye hazırlanıyorsunuz ama tecavüz edilen kadınlar,taciz edilen çocuklarıyla kurban olan insanlık farkında değil misiniz…

Yetmedi mi bunca kurban…Gözünüz doymadı mı,kana,paraya…

Günümüzün aydınlık insanları uyanık olun,oyuna gelmeyin,bir araya gelin ve ülkemizin ve insanlığın kurban olmasına izin vermeyin…

Her şeyin başı birbirimize karşı hoşgörülü olmak,birlik ve beraberlik içinde olmak.Birbirimizi eleştirmekle,aşağılamakla,birbirimize düşman olmakla  bir yere varamayız.

Bu bizi bölüp parçalamak isteyen,ülkemiz üzerinde emelleri olanların işine yarar,buna fırsat vermeyelim.

Bize bizden başka kimseden fayda yok.

Ne kızı verelim ne dünürü küstürelim,dünya insanlarıyla da barış içinde olalım.

Nice huzurlu Kurban Bayramlarına…

Haydi bir sorgulayın neden islam dünyasında  kurban kanından çok insan kanı akıyor…

Yazar Ümran Ünlü

Gazeteci,yazar,oyuncu,korist,matematikçi,aktivist...

Felsefesi;Hayatı ,insanları,hayvanları...Özet olarak herşeyi sevme yeteneği... Mutfak ve bahçem terapi alanım...Hayat bu kadar güzel ve yaşanasıyken,insanların iki yüzlülüğünü ve hayatı kendilerine de ,çevresindekilere de zehir etmelerini anlayamıyorum.

Elizabeth Ümran Ünlü She was born on january 10 th, 1951 in Afyon’s village of Üclerkayasi. After she had finished primary school in the village she got on the road of finishing middle school and becoming a teacher in Kütahya with the words of her teacher, “You are going to open the doors of this village to the World, you must learn.” She became a math teacher after finishing the Eskisehir Anatolia University. She also taught classes in Yalova and Istanbul. Then, she began working in Turkish Art Music. Later on, she became a project teacher and a vice-principal in a private school in Suadiye, Istanbul. After the age of 45, she decided to learn theater work that she could not give up on. She got acting training for two years at the Kadıköy Halk Eğitim Deneme Sahnesi. She was in plays like Savaş Oyunu(War Game) and Kına Gecesi(Henna Night) . She also had roles in the theaters of AKM-Haldun Taner-Kadıköy-Mecidiyeköy-Sarıyer. She educated her children in the best schools and taught them to be children that she will be proud of. (Pilot, engineer, researcher)After being a principal in classes in Şişli, in 1999 she came to America where she had sent her son for school. She continued her Turkish Art Music and theater work in has been participating a chorus, and they are going to have a concert on November 2,2019 at Carnegie Hall.They give concert every year. She went to University in America for language courses. For a remainder of the time, she wrote plenty of children’s stories in many websites and magazines. She is writing the book “Bir Yerlerden Başlamalıyım” and writing the play “Ah Amerika.” While spending a pleasurable life with her children and grandchildren, she is planning to begin her theater life in America with the play musical“Keşanlı Ali Destanı”,Çalıkuşu"Nasrettin Hoca"7 kocalı hürmüz"Keloğlan" ,She also continues to live peacefully with herself and everyone and continues to give this love to humankind because of her daughter’s words, “The endless love and care in my mother’s heart would be enough for the Earth.” Hayat bu kadar güzel ve yaşanasıyken,insanların iki yüzlülüğünü ve hayatı kendilerine de ,çevresindekilere de zehir etmelerini anlayamıyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.