Soğanın pahası etin pahalılığına benzemez


Okuma Süresi: 2 Dakika

Sebze fiyatları yükselince, “Yiğit muhtaç olmuş kuru soğana” türküsü Yemen Türküsü gibi yeniden gündem yaptı.

Durum bu olunca, zaten ziyaret etmekte olduğumuz pazar esnafına patates, soğan gibi çok yenilen sebzelerdeki fiyat artışını sorduk.

Yorumlar muhtelifti.

Kimisi diyordu ki, patateste “iki Mardinli patates mafyası var”. Patatesi stokluyorlar, fiyat artınca piyasaya sürüyorlar. Dibinde satış yapan diğer esnaf itiraz etti. Patates uzun süre depolanacak bir sebze değil, çürür dedi.

Pazar esnafı, olmayan müşteriyi beklediği için bol vakti vardı. Bir ötekisi ise, yeterli üretimin olmadığını, patates üreticisinin küstürüldüğü söyledi.

Benim yorumum ise, Çiftçiye bilimsel ve yeterli nakdi destekler verilmediğinden, plansızlığın hüküm sürdüğüne inanıyorum.

Şunu da ifade etmek gerekir. Tarım ürünleri hiçbir zaman sanayi ürünü ile rekabet edemediğinden, her devlet, halkı aç kalmasın diye üreticiye destek verir. Biz betona destek verdiğimiz için beton bizim karnımızı doyurmuyor.

Çiftçi hal mafyalarının ve plansızlığın kurbanı olurken, tüketici de sebzeyi pahalı yemek zorunda kalıyor.

Et yemenin zorlaştığı ülkemizde, bir de, sebze fiyatları artarsa, artık gıda teröründen rahatça söz edebiliriz.

Dikkat ederseniz piyasadan ve piyasanın fiyatları belirlediğinden hiç söz edemiyoruz. Sebzede henüz tekeller oluşmadığından, piyasayı düzenleyecek devlet müdahalesi de olmadığından, bir ürün bir yıl çöpe gidiyor. Aynı ürün bir sonraki sene ekilmiyor. Kör döngüdür gidiyor.

Bu arada iyi yetişmiş Ziraat Mühendislerimizde ya boş geziyor ya da başka işlerde istihdam ediliyorlar. Üretici ziraat mühendisi ilişkisi bir türlü halledilemiyor.

Eskiden, köylüye tohumluk buğday sağlayan Devlet Üretme Çiftlikleri vardı. Damızlık hayvan ve diğer konularda bilginin üreticiye ulaşmasına yardımcı olurdu. Bu tür ziraat kurumları özelleştirilip kapatılınca, çiftçi Allaha emanet oldu.

Gıda meselesi aslında açlık seviyesinde sürüyor. Büyük şehirlerde pıtrak gibi açılan Simitçi dükkanlarına bakarsanız millet simitle karnını doyuruyor. Mübarek simitçi isimleri de Amerikancılaşıyor. Açlığın giderilmesinin adı; Simit Center, Simit Cafe oluyor. Piyasanın çözümleri böyle oluyor.

Kuru bakliyatı, patates ve soğanı da ithal edersek ki ediyoruz, dolar da azaldığına göre, kıtlık emareleri olursa şaşmayalım. Aslında simit yiyerek “gizli kıtlık sürecini” aşsak bile sebzenin yokluğu et yokluğuna benzemez.

Tarımda ithalat, tarım cinayetidir. Küstürülen ya da geçimini temin edemeyen çiftçi, büyük şehre gelir, simitçi dükkânı bile açamaz.

Özelleştirmelerin ve plansızlığın sonuçlarını yaşıyoruz. “Devlet ekonomiye müdahale etmesin” diyenlerin akıllarını kullandık.

Şimdi halkımız başkalarının aklını değil kendi aklını hâkim kılmalıdır.

23.6.2018, bulentesinoglu@gmail.com


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Bülent ESİNOĞLU
Yazılarını sayfanda yayınla (RSS)
mesaj gönder ya da yazıya yorum yap.
Diğer Yazıları
Bugün Gündem

Son Gelen Mesajlar

  1. ABD Kongresinin Temsilciler Meclisi salon kapılarının üzerinde 23 mermer kabartma portre yer almaktadır. Bu portreler, Amerikan yasalarının temelini oluşturan ilkeleri gerçekleştiren…

  2. Paradigma değişikliği.inönü abd başkanına deklere ettiği mektubu gibi..” yeni bir dünya kurulur.Türkiye yerini alır.”

Son Yazılar

  • FEYM GRUBU BÜLTENİ – Ermeni Faaliyetleri (10 Ağustos 2022)
    Okuma Süresi: 4 Dakika 1.. Rus Sınır Muhafızları Güney Ermenistan’da Yol Kontrol Noktaları kurdu… Artan uyuşturucu kaçakçılığı ve diğer yasadışı […]
  • Pelosi’nin Tayvan Ziyareti, Xi Jinping Döneminin Sonu mu?
    Pelosi’nin Tayvan ziyareti, zamansız, kışkırtıcı, yaşlı kadının kompleksi gibi ifadelerle hafife alınmamalıdır. Kongrede muhtemelen son dönemini yaşayan Pelosi’nin daha önce de benzer eylemleri olmuştur. Fakat Tayvan ziyaretinin, “kimseyi takmayan kadın” etkinliğinin ötesinde anlamı bulunmaktadır. Kuvvetler ayrılığının başarıyla uygulandığı ABD’de kongre üyesinin faaliyeti başkanı bağlamaz. Ancak özellikle dış politikada işbirliği yolları aranır. Beyaz Saray, bu ziyaretin riskini görerek önce karşı çıktı. Sonra da Pelosi’nin böyle bir ziyaret hakkının olduğu söylendi. Önemli husus, diğer Kongre üyeleriyle gerçekleşen ziyarete katılanları taşıyan uçak Çin’in gafletinden dolayı Tayvan’a inmemiştir. Pekin yönetimi tehdit-gösteri kapasitesini sonuna kadar kullandı, tüketti, ancak karşısında donanma takviyeli uçak gemileri vardı. Yani bu ziyaret aslında Beyaz Saray ne derse desin bütünüyle bir devlet projesiydi.
  • ESKİ ASKERLER (7)-HÜSEYİN MÜMTAZ
    Okuma Süresi: 3 Dakika ESKİ ASKERLER (7) HÜSEYİN MÜMTAZ                 “Kitap Yazan Eski Askerler”den Kazım Özalp’in tarihimize kazandırdığı eser “MİLLİ […]
  • FEYM Grubu Bülteni (09 Ağustos 2022)
    Okuma Süresi: 4 Dakika 1.. Jeopolitik oyunlar… Analistler, son Rus-Türk görüşmesini Ermenistan-Azerbaycan ve Ermenistan-Rusya temaslarıyla karşılaştırıyor. Ermenistan ve Karabağ’ da […]
  • KALIN İFADE
    Okuma Süresi: 4 Dakika Kanımca bir çok Türk vatandaşı ilk okulda ve lise de tarih dersindeki Osmanlı Devletinin yükselme devrini […]

Message Turkish Forum on WhatsApp

https://wa.me/message/2RSZA7ULJ4EXD1

Turkish Forum, içeriklerin arşivlenmesi, yazarların yazılarının sizlere ulaştırılması için bilgisayar altyapısına yatırım yapmaktadır. Bu hizmetlerimizden memnun iseniz QR kodunu kullanarak bağış yapabilirsiniz.