Ana sayfa Yazarlar Ümran Ünlü

19 MAYIS 1919

Aniden baskın bir seçim çıktı ortaya.Onu zaten bekliyorduk,çünkü korkuları artmıştı.Bütün komşularımızla düşman olmuş,tarım ve hayvancılık bitirilmiş,ekonomi dibe vurmuş,ülkede ne varsa satıp savulmuş ama bir türlü hayatı yaşanır kılamamışlardı.artık dövizin yükselmesini engelleyemez duruma gelmişlerdi. 

Sokaktaki insan Televizyonlardaki söylemlerden bıkmış,pazara çıktığında neden sepetinin dolmadığını düşünmeye başlamıştı.

Hazineyi boşalttıklarından artık köşeye sıkışmış ne yapacaklarını bilemez durumdaydılar.

 

sadece büyük binalar yapmakla büyüme olmayacağını kendileri de biliyordu ama halkı ancak böyle kandırabildiklerini sanıyorlardı.

 

Hadlerini bilmeden Atatürk’le aşık atmaya kalkışmışlardı.Heykellerini kırıp,resimlerini kaldırarak onun yarattığı eserleri yok edebileceklerini sanıyorlardı.

 

Eskiden kandillerde,ramazanlarda yapılan duaların en başında Atatürk ve silah arkadaşları gelirdi,şimdi duasında Atatürk geçti diyen hocalar sürgün ediliyor…

 

TBMM nin başkanı olacak adam”millet 19 mayıs 1919 da Samsun’a çıktı” diyor,Atatürk’ün adını teleffuz edemiyor.Daha iki gün önce bu adamlar Atatürk’ü seviyoruz deyip takiyye yapmıyorlar mıydı,ben mi yanılıyorum…

 

Şimdi yeni bir seçim taktiği geliştirdiler.Birileri yine Atatürk ve Cumhuriyet’e saldırıyor,baştaki de kendince onları cezalandırıyor.

Halk artık yemiyor bu numaraları,alıştı artık herşeyi yaptıktan sonra yanıldık,aldandık,biz masumuz masallarına.

 

 Bakın her şey yine SAMSUN ve İZMİR’den basladı.Yine mitingler yapılıyor.Halk geç kalsa da yavaş yavaş uyanıyor ve tavrını ortaya koyuyor.

Son yıllarda 19 Mayıs günü hastalıklar artıyor ve kutlamamak için böyle basit oyunların arkasına saklanılıyor.Zoraki kutlama yapanlara da dikkat edin ,ya bir gün önce ya bir gün sonra kutluyorlar.Kullandıkları ATATÜRK resimlerine dikkat ettiniz mi hiç!Hangi resmi ATATÜRK’e daha az benziyorsa onu seçip koyuyorlar.Bu benim çok canımı acıtıyor.

Atatürk, T.B.M.M.’ni açarak en büyük ideallerinden birisi olan, Türkiye’de Millî Egemenlik ilkesini devletin temel unsurlarından birisi haline getirirken, “Hakimiyet Kayıtsız Şartsız Milletindir” ifadesiyle de, hükümranlık hakkını ve otoritesini sadece T.B.M.M.’ne vermiştir.O, böylece bu konuda milleti tam yetkili kılarken, aynı zamanda diktatörlüğe karşı da bütün kapıları kapatmıştır.

Padişahlığa özenenler boşuna heveslenmesinler…

Kelle koltukta verdiği  mücadelenin sonucunda halkının ATA’sı olmayı başarmıştı.ATATÜRK gibi yurekli bir insan çıkıp da mücadeleye önderlik etmemiş olsaydı,ülkemiz düşman devletler tarafından paylaşılmış olmayacak mıydı?Öyle olunca,bizler dinimizi istediğimiz gibi uygulayabilecek miydik? ATATÜRK bize namusumuzu, şerefimizi, onurumuzu,gururumuzu armağan etti.

Dünyanın kabul ettiği bir lideri yok etmeye çalışmak ,onların ne kadar çok korktuklarını gösteriyor.

Bizler dünyanın öbür ucunda da olsak yüreğimiz Atatürk ve Cumhuriyet aşkıyla çarpıyor.

 

Bu akşam New Jersey de Tür Amerikan Dernekleri Federasyonunun düzenlediği “Türk Günü Yürüyüş Balosu”nda şarkılarla,marşlarla,Atatürk resimleri ve Türk Bayrak’larıyla 19 mayıs Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutlayacağız

 

Yarın bütün gün “Türk Günü Yürüyüşü'”nde New York sokaklarını kırmızı beyaz renklerle şenlendirip,bütün gün Türk’ün sesini,Türkiye Cumhuriyeti’nin yıkılamaz bir güç olduğunu,Atatürk’ün bizlere emanet ettiği ilkelerine nasıl sahip çıktığımızı bütün dünyaya göstereceğiz…

Aslında korkmakta çok haklısınız.

Yıkın heykellerini,kaldırın resimlerini,silin heryerden ismini…Türk Milleti’nin kanına,ruhuna işlemiş ve yaşam biçimi olan , Türkiye Cumhuriyeti’ni  yikmaya kimsenin gücü yetmeyecektir.

19 mayis 1919  ATATÜRK’ün ve TÜRKIYE CUMHURİYETİ’nin  doğum günü hepimize kutlu olsun.

Önceki makaleSeçim oyunları başladı
Sonraki makaleGELECEĞİMİZ, TEMİNATIMIZ, GENÇLERİMİZ !!
Gazeteci,yazar,oyuncu,korist,matematikçi,aktivist... Felsefesi;Hayatı ,insanları,hayvanları...Özet olarak herşeyi sevme yeteneği... Mutfak ve bahçem terapi alanım...Hayat bu kadar güzel ve yaşanasıyken,insanların iki yüzlülüğünü ve hayatı kendilerine de ,çevresindekilere de zehir etmelerini anlayamıyorum. Elizabeth Ümran Ünlü She was born on january 10 th, 1951 in Afyon’s village of Üclerkayasi. After she had finished primary school in the village she got on the road of finishing middle school and becoming a teacher in Kütahya with the words of her teacher, “You are going to open the doors of this village to the World, you must learn.” She became a math teacher after finishing the Eskisehir Anatolia University. She also taught classes in Yalova and Istanbul. Then, she began working in Turkish Art Music. Later on, she became a project teacher and a vice-principal in a private school in Suadiye, Istanbul. After the age of 45, she decided to learn theater work that she could not give up on. She got acting training for two years at the Kadıköy Halk Eğitim Deneme Sahnesi. She was in plays like Savaş Oyunu(War Game) and Kına Gecesi(Henna Night) . She also had roles in the theaters of AKM-Haldun Taner-Kadıköy-Mecidiyeköy-Sarıyer. She educated her children in the best schools and taught them to be children that she will be proud of. (Pilot, engineer, researcher)After being a principal in classes in Şişli, in 1999 she came to America where she had sent her son for school. She continued her Turkish Art Music and theater work in has been participating a chorus, and they are going to have a concert on November 2,2019 at Carnegie Hall.They give concert every year. She went to University in America for language courses. For a remainder of the time, she wrote plenty of children’s stories in many websites and magazines. She is writing the book “Bir Yerlerden Başlamalıyım” and writing the play “Ah Amerika.” While spending a pleasurable life with her children and grandchildren, she is planning to begin her theater life in America with the play musical“Keşanlı Ali Destanı”,Çalıkuşu"Nasrettin Hoca"7 kocalı hürmüz"Keloğlan" ,She also continues to live peacefully with herself and everyone and continues to give this love to humankind because of her daughter’s words, “The endless love and care in my mother’s heart would be enough for the Earth.” Hayat bu kadar güzel ve yaşanasıyken,insanların iki yüzlülüğünü ve hayatı kendilerine de ,çevresindekilere de zehir etmelerini anlayamıyorum.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here