Rusya’ya diplomatik operasyon Türkiye’ye ambargo

Bülent ESİNOĞLU

Dünya egemenliğinde ki kayıplar, ekonomik krizler sonunda, köşeye sıkışan Amerika, operasyon ve ambargolarla yol almaya çalışıyor.

Amerika “harekette bereket var” özdeyişinden yola çıkarak, sürekli operasyon halini sürdürüyor. Operasyon yapmazsa, yok olacağını sanan hastalıklı bir durum var. İlle de operasyon yapacak. Yoksa kendini güvende hissedemiyor.

İngiltere’de bir casusun zehirlenmesi olayını provoke ederek, Avrupa ülkelerini harekete geçirdi. 14 AB ülkesi Rusya’nın diplomatlarını sınır dışı edecek.

Bu tür durumlarda, başı çeken yalakalar kuyruğuna giren ülkemiz, bu kez, çok şükür ki, bu kuyruğa girmedi. Amerikan operasyonuna katılmadı.

Baskı ve şantaj ile yönetmeye alışmış ABD durur mu?  Bize de ambargo tehdidinde bulundu.

Rusya’dan s-400 hava savunma sistemleri alırsanız, Amerika da, size, F-35 uçaklarını satmaz şantajını yaptı.

 

Siyasi iktidar hem ABD hem de Rusya’yı idare etmeye çalışması gene bir sorun daha üretti.

TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Vamık Bozkır, Amerikalı muhataplarına, “Patriotlar devreye girerse, S-400 anlaşmasından dönebiliriz” dedi. Bu haber Rusya’da yayınlanan gazetelere hemen manşet oldu.

Bu tür kafa karışıklıkları; ikili oynayarak yol alınacağının sanılmasından kaynaklanmaktadır.

Nitekim Savunma bakanı Canikli durumu düzeltecek bir açıklama getirdi. Ve S-400’lerin alımında hiçbir sorun yok. Hatta teslimat öne çekildi, dedi.

Öyle anlaşılıyor ki, devlet politikalarını yeterince hazmetmemiş ya da kendi kafasından hareketle önemli bir hükümet kararını değiştirebilecek açıklamayı Bozkır yapabiliyor.

“S-400’ün alımından vazgeçebiliriz” kararı, 15 Temmuz’dan sonra, yürürlükte olan tüm siyasetlerden vaz geçiyoruz anlamındadır.

Türkiye yönünü tekrar Amerika’ya dönecek anlamındadır.

Bu saatten sonra, Amerika’ya ve onun siyasetlerine tekrar dönüyorum demek; Suriye’de, Amerikan siyasetlerini takip edeceğim. Suriye’nin bölünmesinde, ABD’den gelen talimatları yerine getireceğim demektir.

Böyle bir durumda; bize ne ABD ne de Rusya güvenir. Bir yılda bir o tarafa bir bu tarafa dönerseniz, iki tarafta size güvenmez.

Duruma bu açıdan bakıldığında, Türkiye çok daha büyük bir kararın arifesinde demektir.

ABD bize güvenseydi zaten maşaları vasıtasıyla Türkiye’yi bölmeye kalkmazdı. 15 Temmuz CIA darbesine kalkışmazdı. İktidar da yönünü durup dururken Rusya ve Avrasya’ya dönmezdi.

Demek ki beka meselesi bizi yeni kararlara mecbur etti. Aradan zaman geçince ve içerideki Amerikancılar hareketlenince tekrar Amerika’ya dönerim demenin ne büyük sorunlarla karşılaşacağımızı bize anlatmış oluyor.

Önemli kararlar noktasındayız. Kararsızlık veya kararsızlık görüntüsü en kötü karardan daha kötüdür.

27.3.2018, [email protected]

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.