KUR’AN’IN ÖĞÜTLERİ

• Kur’an okuduğunda kovulmuş olan şeytandan / saptırıcıdan Allah’a sığın. (Nahl,98.ayet)

• Din sadece Allah’ındır. Allah’tan başkasına mı saygı göstereceksiniz? (Nahl suresi,52.ayet)

• Hüküm ancak Allah’ındır. Allah yalnızca Kendisine kulluk etmenizi istemiştir. İşte dosdoğru din budur. (Yusuf,40.ayet)

• Biliniz ki elçinin görevi, sadece Allah’ın ayetlerini açıkça bildirmektir. (Ankebut,18)

• Her şeyi yaratan Rabbinin adıyla oku / (Allah’ın birliğine) çağır / yaratan Rabbinin Vahyini oku / tebliğ et / Öğren! (Alak,1,3)

• Ey Muhammed! Biz, seni, sadece bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak görevlendirdik. De ki: “Ben görevime karşılık sizden herhangi bir ücret istemiyorum. Sadece ve sadece Rabbine ulaşacak yolu arayanlar olmanızı istiyorum.” Sen ölümsüz ve diri olan Allah’a güven ve O’nun buyruğunu / o Vahyi oku / sürekli tebliğ et. Kullarının hatalarını, O’nun bilmesi yeter. (Furkan,56,57,58)

• Ey Muhammed! Söz verdiğim kıyamet gününün sorumluluğunu taşıyanlara, sen, Kur’an ile öğüt ver. (Kaf suresi,45.ayet)

• Kesinlikle bu Kur’an, bir hatırlatma, bir öğüttür. Dileyen herkes ondan öğüt alır. (Müddessir,54,55)

• Allah’tan daha doğru bir hadisi / sözü kim söyleyebilir? (Nisa,87)

• Ya o Kur’an Allah’tan idiyse ve siz de onu yalanlamış iseniz? (Fussilet,52)

• Bu Kur’an, uydurma bir hadis / söz değildir. Aksine bu Kur’an, kendisinden önce gelen Tevrat, Zebur, İncil ve diğerlerini onaylayıp doğrulayan her şeyin ayrıntılı açıklaması ve inananlar için de bir yol gösterici, sevgi ve şefkat pınarı olan ilahi bir Kitaptır. (Yusuf,111)

• Ortak koşucular, artık, bu Kur’an’dan başka hangi hadise inanıyorlar? (Mürselat,50 -A’raf,185 – Casiye,6.ayetler)

• Yemin olsun! Size, öğüt veren ve sizi uyaran bir Kitap indirmiş bulunuyoruz. Hâlâ aklınızı başınıza almayacak mısınız? (Enbiya,10)

• Ortak koşucu inkârcılar hoşlanmasa da, siz dini sadece Allah’a ait kılarak ve O’na birilerini ortak etmeden kulluk edin. (Mü’min,14)

• Ortak koşucuları yaklaşan gün hakkında uyar, çünkü o gün dehşet içinde yutkunurlarken yürekleri ağızlarına gelir. O gün inkârcı nankörler için ne bir dost ne de sözü dinlenir bir şefaatçi vardır. (Mü’min,18)

• Yoksa ortak koşucular, Allah’ın dışında şefaatçiler mi edindiler? Şefaat tümden ve sadece Allah’a aittir. (Zümer,43,44)

• Allah’ın buyruğu üzere adil olun, dini sadece Allah’a ait kılın ve yaptığınız işlerde Allah’ı hiç hatırınızdan çıkarmadan davranın. Çünkü sizi ilk yarattığı gibi, tekrar Allah’a döneceksiniz. (A’raf,29)

• Tanrı’nız bir tek Tanrı’dır. Çok seven, çok müşfik olan O Tanrı’dan başka Tanrı yoktur. (Bakara,163)

• Rabbinizden size indirilen bu Kur’an’ın bildirdiklerine uyun. O’nu bırakıp da evliyanın / kutsallık payesi verdiğiniz kişilerin peşinden gitmeyin. Ne kadar az öğüt alıyorsunuz? (A’raf,3)

• Bazıları, Allah’ın Kitabında / Kur’an’da olmayanı, Kitap’tan sanasınız diye, coşkulu bir dille anlatarak, Kitaba / Allah’ın Kelâmına benzetmeye çalışırlar. Allah’ın sözü olmadığı halde, “Allah böyle buyuruyor” derler. Bile bile Allah adına yalan söylerler. Hâlbuki Allah’ın kendisine kitap, bilgelik ve peygamberlik verdiği hiçbir insan kalkıp, “Allah’tan sonra bana da kulluk ediniz” diye, insanları kendisine bağlamaya çağırmaz. Tam tersine, “Okuduğunuz ve öğrettiğiniz Kitap gereğince, Allah’tan başkasını Rabler edinmeyin. Yalnızca Allah’ın kulları olun” der. (Âli İmran,78,79.ayetler)

• Allah’tan yardım dileyin, zorluklara karşı göğüs gerin. Yeryüzü Allah’ındır ve onu kullarından hak edene verir. En sonunda Allah’a saygılı olanlar kazanacaktır. (A’raf suresi,128.ayet)

• Allah’ın Kitabını / Kur’an’ı anlayarak okuyanlar, okuyup anladıklarını uygulayanlar, kendilerine verdiğimiz rızıklardan gizli ve açık olarak yoksullara yardım edenler, asla bitmeyen bir kazanç umabilirler. Çünkü Allah, onlara verdiklerinin karşılığını tam verecek ve ek olarak lütfundan daha fazlasını da verecektir. Allah bağışlayandır, karşılığını mutlak verendir. (Fâtır suresi,29,30.ayetler)

• Yücedir şanın Senin. Bize öğretmiş olduğunun dışında bilgimiz yok bizim. Sen, yalnız Sen Alîmsin, her şeyi en iyi bilirsin; Hakîmsin, her şeyin bütün hikmetlerine sahipsin.(Bakara,32)

• Ey Rabbimiz, bize dünyada da güzellik ver, ahrette de güzellik ver. Ve bizi ateş azabından koru. (Bakara,201)

• Rabbimiz, eşlerimizi çocuklarımızı bizim için bir mutluluk kaynağı yap ve bizi önde giden erdemlilerden kıl. (Furkan,74)

• Rabbimiz her şeyi bilgisiyle kuşatmıştır. Biz yalnız Allah’a güvendik. Ey Rabbimiz! Toplumumuzla bizim aramızı hak ile çöz. Sen çözüm getirenlerin en iyisisin. (A’raf,89)

• Esirgeyen, Bağışlayan Allah’ın Adıyla

• Övgü ve övülme (hamd), evreni yaratan, yöneten Yüce Rab, Allah içindir. Allah, esirgeyen, bağışlayan / çok seven, çok müşfik olandır. Allah, dirilişten sonraki hesap gününün tek hâkimidir. Yüce Rabbimiz, yalnız Senin için ibadet eder (çalışır), sadece Senden yardım isteriz. Bize dosdoğru yolu göster. Bizi, dosdoğru yoldan sapanların ve cezalandırılanların yoluna değil, kendilerini ödüllendirdiklerinin yoluna yönelt. (FATİHA)

• Allah, O’ndan başka Tanrı yoktur. O yaşayandır, tüm yarattıklarını yöneten ve hesabını görendir. Bütün bunları yaparken, Kendisini ne dalgınlık ne de uyuklama tutmaz. Göklerde ve yerde ne varsa O’nundur. İzni olmadan kimse Allah adına şefaat edemez. Allah, kullarının geçmişini ve geleceğini bilir / Allah’a hiçbir şey gizli kalmaz. Ama insanlar Allah’ın bilgisinden dilediklerinin dışında hiçbir şey bilemezler. O’nun egemenliği gökleri ve yeri kapsamıştır. Onları bir düzen içinde koruyup yönetmek O’na zor gelmez. O’nu yormaz. O çok yücedir, çok büyüktür. (Bakara,255 – AYET-EL KÜRSÜ)

• Rabbimiz bize dayanma gücü ver ve canımızı Müslümanlar olarak al. (A’raf,126)

• Elçi, Rabbinden kendisine indirilene / Kur’an’a inandı, inananlar da inandılar. Hepsi, Allah’a, meleklerine, kitaplarına ve elçilerine inanırlar ve “Elçilerinin hiçbiri arasında ayırım yapmayız. İşittik ve uyduk. Rabbimiz bizi bağışla; dönüş Sanadır” derler. Allah hiç kimseyi, kapasitesinin dışındakilerden sorumlu tutmaz. Herkesin yaptığı iyilik kendi yararına, kazandığı kötülük de kendi zararınadır. “Ey Rabbimiz! Unutur yahut yanılırsak, bizi sorumlu tutma! Rabbimiz, bizden öncekilere yüklediğin gibi, bize ağır sorumluluk yükleme! Rabbimiz, üstesinden gelemeyeceğimiz sorumlulukları bize yükleme! Bizi hoş gör! Bizi bağışla ve bize acı! Sen bizim Mevlâ’mızsın. Ayetlerini inkâr eden / örten topluluğa karşı bize yardım et!” (Bakara,285,286)

• Ey Rabbimiz! Bizi, zalim halkın baskı ve işkencesiyle sınama / bizleri, zulmedenler toplumu için bir imtihan aracı yapma. Rahmetinle, acımanla bizi bu inkârcı halktan kurtar. (Yunus,85,86)

• Rabbimiz, bizden gelen niyazları kabul buyur; şüphesiz Sen her şeyi çok iyi duyarsın; her şeyi çok iyi bilirsin. Rabbimiz! Bizi, Sana teslim olmuş Müslümanlar haline getir. Soyumuzdan da Sana teslim olan Müslüman bir topluluk oluştur. Bize nasıl ibadet edeceğimizi göster, tövbelerimizi kabul et. Şüphesiz Sen tövbeleri kabul edensin; acıyansın, rahmetini cömertçe yayarsın. (Bakara,127,128)

• Ey Rabbimiz, bize direnme gücü ver, ayaklarımızı sağlam tut, inkârcılara, küfre sapanlara karşı bize yardım et. (Bakara,250)

• “Ey Rabbimiz! Bizi doğruya ulaştırdıktan sonra, kalplerimizin sapmasına izin verme. Üzerimize rahmetini yağdır; kuşkusuz Sen, bağışta bulunansın. Ey Rabbimiz! Gerçekleşmesi asla kuşku götürmeyen bir günde, insanları toplayacak olan Sensin.” Allah asla sözünden dönmez. (Âl-i İmrân,8,9)

• Allah’a inanıp, apaçık ışığa/Kitabına/Kur’an’a sımsıkı sarılanları, Kendi rahmetine ve lütfuna kabul edecek, onları dosdoğru bir yola sokarak, Kendisine yöneltecektir. (Nisa,175)

• Aklını işletenler, ayaktayken, otururken ve yanları üzerine yatarken sürekli Allah’ı anarlar. Göklerin ve yerin yapısı ve yaratılışı hakkında düşünürler: “Rabbimiz, Sen bunları boş yere yaratmadın, Sen yücesin, bizi ateş azabından koru. Rabbimiz, Sen kimi ateşe sokarsan elbette onu rezil etmişsindir. Zalimlere yardım eden olmaz. Rabbimiz, biz, “Rabbinize inanın” diye imana çağıran bir davetçiyi işittik ve inandık. Rabbimiz günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi ört ve iyi kişiler olarak canımızı al. Rabbimiz, elçilerin yoluyla bize söz verdiğin şeyi ver, diriliş gününde bizi rezil etme. Sen sözünden caymazsın”derler.
(Âl-i İmrân,191,192,193,194)

• Güçlüklere göğsünü siper et. Senin güçlüklere karşı mücadele edip, göğüs germen de ancak Allah’ın yardımıyladır. Ortak koşucular için üzülme ve onların tuzaklarından da endişelenme. Çünkü Allah, erdemli davrananlar ve iyilikte bulunanlar ile beraberdir. (Nahl,127,128)

• Allah’ı, kadrine, şanına yaraşır şekilde tanıyamadılar. (En’am,91-Zümer,67)

• Unutmayın, öyle peygamberler gelip geçti ki kendilerini Rablerine teslim etmiş birçok kişilerle beraberce savaştılar. O kişiler, Allah yolunda savaşırlarken, başlarına gelen sıkıntıdan ötürü dağılmadılar, yılmadılar, boyun eğmediler. Allah güçlüklere karşı göğüs gerenleri sever. Başlarına gelen sıkıntılar karşısında o peygamberlerin ve yanındakilerin sözleri, yalnızca şuydu: “Rabbimiz, günahlarımızı ve yaptığımız aşırılıklarımızı bağışla, moralimizi ve huzurumuzu sabit tut ve inkârcı topluluğa karşı bize yardım et.” Bu yüzden Allah da onlara, dünya ve ahret nimetlerinin en güzelini verdi. Kuşkusuz Allah, işlerini güzel yapanlardan hoşlanır. Ey inananlar, inkâr edenlere uyarsanız, sizi tekrar eski inançlarınıza döndürürler ve o zaman kaybedenlerden olursunuz. Dikkat edin, sizin Mevla’nız ve dostunuz Allah’tır. Allah yardım edenlerin en iyisidir. Hiçbir şeye güçleri yetmeyen kişileri, Allah’a ortak koşmalarından ötürü, inkârcıların kalplerine korku salacağız. Onların varacağı yer cehennemdir. Allah’ın ayetlerini karartanların durağı ne kötüdür! (Âl-i İmrân,146,147,148,149,150,151)

• Rabbimiz, biz buyruklarını tutmayarak yanlış yaptık. Bizi bağışlamaz ve bize acımazsan perişan oluruz. (A’raf,23)

• Size Benden bir yol gösterici geldiğinde, kim Benim yoluma uyarsa o sapmaz ve perişan olmaz. Kim de öğütlerime kulak asmazsa, kuşkusuz o da, sıkıntılarla dolu bir yaşam sürer ve kıyamet günü de onu kör olarak toplantı yerine getiririz. (Tâ-Hâ,123,124)

• Allah insanlara karşı büyük iyilik sahibidir, fakat insanların çoğu teşekkür etmez. (Mü’min,61)

• Ey Rabbimiz! Kuşkusuz Sen bizim gizlediğimizi de, açıkladığımızı da bilirsin. Yerde ve gökte hiçbir şey Allah’a gizli kalmaz. Rabbim, beni ve soyumdan gelecekleri salâtı ikame etmiş / ortak koşmadan Sana bağlanmış olanlardan eyle. Rabbim dualarımı kabul et. Rabbim, öte dünyada hesabın görüleceği gün, beni, anamı, babamı ve inananları bağışla. (İbrahim,38,40,41)

• Rabbim, girişimlerimi ve vazgeçişlerimi doğru ve tutarlı kıl. Katından beni destekleyecek bir güç ver. (İsrâ,80)

• Rabbimiz, bizi merhametinle koru ve bize bir kurtuluş yolu göster. (Kehf,10)

• Rabbim! İçimi rahatlat. Bana işimi kolaylaştır. Dilimden düğümü çöz. Ki, sözümü iyi anlasınlar. (Tâ-Hâ,25,26,27,28)

• Tüm övgüler, içinde hiçbir çelişki olmayan Kur’an’ı, kulu Muhammed’e indiren Allah’a olsun. (Kehf,1)

• Biz ortak koşucuların düşünüp öğüt / ibret almaları için, gerçekleri Kur’an’da her fırsatta, detaylı / ayrıntılı olarak açıkladık. (İsrâ,41)

• Biz Kitapta / Kur’an’da hiçbir şeyi eksik bırakmadık. (En’âm,38)

• Allah’tan bir ışık ve apaçık bir Kur’an geldi size. O Kur’an’la Allah, rızasını gözetenleri barış ve huzur yollarına ulaştırır, izniyle onları karanlıklardan aydınlığa çıkararak dosdoğru yola iletir. (Mâide,15,16)

• Rabbinizden bağışlanma isteyin, sonra da tövbe edin. O zaman, Allah yaşamınız boyunca sizi güzel nimetlerle geçindirir. Fazladan yararlı işler üreten herkese de, ürettiğinin karşılığını verir. Eğer bu Kitabın ayetlerini reddederseniz doğrusu sizin için, başınıza gelecek büyük bir günün azabından korkarım. Unutmayın, en sonunda dönüşünüz Allah’adır. (Hûd,3,4)

• Size kolaylıklar sağlayan Rabbinizin hangi iyiliklerini görmezlikten gelebilirsiniz? Yeryüzünde bulunan her şey geçicidir. Sadece, her şeyden yüce ve cömert olan Rabbinin varlığı kalıcıdır. Şimdi siz, tek gerçek olan Rabbinizi mi yalanlıyorsunuz? (Rahmân,25,26,27,28)

• Sakın dengeyi bozmayın. Dengeyi titizlikle ve adaletle koruyun, dengeyi bozarak yok oluşunuzu hazırlamayın. (Rahmân,8,9)

• Yüce olan, yalnızca Allah’ın sözüdür. (Tövbe,40.ayet)

• Allah adına verilmiş her söz sorumluluk gerektirir. (Ahzap,15)

• Allah’a yakarmazsanız, Rabbimin yanında değeriniz olmaz. (Furkan,77)

• Mallarınız ve çocuklarınız sizin için bir sınavdır. Büyük ödül Allah’ın yanındadır. Gücünüz yettiği kadar Allah’ı sayın, dinleyin / O’nun bilincinde olun, boyun eğin / itaat edin. Kendi yararınız için, gücünüz yettiği kadar mallarınızdan verin / yardımda bulunun. Nefsinin bencillik ve cimriliğinden korunanlar,
işte onlar mutluluğu yakalayanlardır. Allah’a güzel bir ödünç sunarsanız, Allah’da onu sizin için katlayarak artırır ve sizin hatalarınızı bağışlar. Allah iyiliği karşılıksız bırakmayandır, şefkatlidir.(Teğabun,15,16,17)

• Rabbiniz buyurmuştur ki: “Dua edin Bana, cevap vereyim size! Bana kulluk etmeyi büyüklüklerine yediremeyenler / kibre saparak Bana ibadetten uzaklaşanlar, aşağılanmış, aşağılaşmış bir halde cehenneme gireceklerdir.” (Mü’min,60)

• Paralarını; gece ve gündüz, gizli ve açık yardım için verenlerin ödülü, Rablerinin yanındadır. Onlara korku yoktur ve onlar üzülmezler. (Bakara,274)

• Allah’a ve elçilerine inanan ve elçilerinin hiçbiri arasında ayırım yapmayanların ödüllerini ileride verecektir. Allah bağışlayan, esirgeyendir. (Nisâ,152)

• Ey inananlar! Allah’ı sayıp dinleyin. Herkes öbür dünya için ne hazırladığına baksın. Allah’ı sayıp dinleyin. Allah yaptıklarınızdan haberdardır. (Haşr,18)

• Eğer Biz bu Kur’an’ı bir dağın sorumluluğuna verseydik, Allah’a olan saygıdan ötürü o dağın titreyip paramparça olduğunu görecektin. O Allah ki kendisinden başka ilah yoktur. Tüm gizemleri ve açıktakileri bilendir, esirgeyendir, bağışlayandır. O Allah’tır ki kendisinden başka ilah yoktur. Egemendir, kutsaldır, barıştır, güvenilendir, koruyandır, üstündür, güçlüdür, uludur. Allah ortak koşucuların, ortak koştuklarından çok yücedir. O, yaratan, var eden ve biçim veren Allah’tır. Tüm güzel isimler Allah’ındır. Göklerde ve yerde ne varsa Allah’a itaat etmektedir / O’nu yüceltir. Allah üstündür, bilgedir. (Haşr,21,22,23,24)

• Bu Kur’an, tüm insanlara bir çağrıdır / öğüttür / uyarıdır / hatırlatmadır. (En’âm,90)

• Ey inananlar! Ne alışverişin, ne dostluğun ve ne de şefaatin olmadığı gün gelmeden önce, size verdiklerimizden siz de verin. (Bakara,254)

• Ey inananlar! Allah için adaleti yerine getirmede, adalet ve dürüstlüğün tanıkları olarak, adaleti gerçekleştirenlerden olun / adaleti yerine getirmede örnek olun. Bir topluluğun çirkinlik ve kötülüğü / bir topluluğa olan kininiz sizi adaletli davranmaktan alıkoymasın. Adaletli olun / adil davranın. Allah’ı dinleyin. Allah yaptıklarınızı haber alır. Allah inanıp, iyi işler üretenlere bir bağışlanma ve büyük bir ödülü söz verdi. İnkâr edip ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, onlar cehennem halkıdır. (Mâide,8,9,10)

• Allah’ a gönülden inananlar o kimselerdir ki, Allah anıldığında yürekleri titrer, Allah’ın ayetleri kendilerine okunduğunda / anlatıldığında bu onların imanlarını canlandırır ve onlar sadece Rablerine güvenirler. Ve vahye içtenlikle bağlanırlar. Allah’ın kendilerine verdiği rızıktan yoksullara pay ayırırlar. İşte böyleleri gerçek inananlardır. (Enfal,2,3,4)

• Ey inananlar! Kendiniz, anneniz, babanız ve yakınlarınız aleyhinde bile olsa, Allah için tanıklık ederken adaleti gözetin. Şahitlik yaptığınız kimseler, ister varlıklı olsun, ister yoksul olsun, Allah her iki tarafa sizden daha yakındır. Öyleyse, kişisel çıkar ve duygularınıza uyarak, taraflı davranmayın. Gerçeği çarpıtırsanız veya tanıklık etmekten çekinirseniz, bilesiniz ki Allah yaptıklarınızı haber alır. (Nisâ,135)

• Bizi buraya ulaştıran Allah’a övgüler / hamd olsun. Allah bizi dosdoğru yola iletmeseydi, biz doğruyu bulamazdık. (A’raf,43)

• Ey inananlar! Neden yapamayacağınız şeyleri söylüyorsunuz? Yapamayacağınız şeyleri söylemeniz, Allah yanında en nefret edilen davranışlardandır. (Saff,2,3)

• Bu dünya hayatında güzel davrananlara güzellik vardır. Allah’tan size güzellikler vermesini isteyin. (Zümer,10-Nisâ,32)

• Allah’ın öğütlerini dinleyin. Allah size öğretiyor. Allah her şeyi en iyi bilendir. (Bakara,282)

• Allah’a, bize indirilen Kur’an’a, İbrahim, İsmail, İshak, Yakup ve torunlarına indirilenlere, Musa’ya, İsa’ya verilenlere inanırız. Bunların hiçbiri arasında ayırım yapmayız. Biz sadece Allah’a teslim olanlarız. (Bakara,136)

• Ey Peygamber! Kullarım Beni sana soracak olurlarsa bilsinler ki Ben onlara çok yakınım. Bana dua ederek bir istekte bulunanın duasına karşılık veririm. Dosdoğru yolu bulmaları için, onlar da Bana karşılık vermeli ve Bana inanmalı. (Bakara,186)

• Yemin olsun! İnsanı Biz yarattık ve insanın kendi kendine neler kurduğunu iyi biliriz. Biz insana şahdamarından daha yakınız / içinden geçeni biliriz. (Kaf,16)

• Allah size Kitabı / Kur’an’ı en ayrıntılı bir şekilde indirmişken, Allah’tan başkasının hakemliğine / sözlerine mi uyayım? (En’âm,114)

• Ey inananlar! Siz Allah’a yardım ederseniz, Allah da size yardım eder ve sizi zor durumda bırakmaz. (Muhammed,7)

• Beni anın / hatırlayın ki Ben de sizi anayım / hatırlayayım. Bana teşekkür edin; Bana karşı asla nankörlük etmeyin / buyruklarıma karşı engelleme yapmayın. (Bakara,152)

• Göklerde ve yerde olan her şeyi, Allah’ın bildiğini düşünmez misiniz? Üç kişi gizli konuşsanız, mutlaka Allah sizin dördüncünüzdür. Beş kişi gizli konuştuğunuz bir yerde, mutlaka Allah, sizlerin altıncısıdır. İster bundan az veya çok olun ve nerede olursanız olun, Allah sizlerle beraberdir. Sonra kıyamet gününde, Allah sizin yaptığınız her şeyi haber verecektir. Kuşkusuz Allah her şeyi bilendir. (Mücadele,7)

• Ey inananlar! Güçlükleri sabırla ve salâtla / azimle ve çalışarak aşın. Allah, azimle çabalarında göğüs gerenlerle beraberdir. Sizin korkuyla, açlıkla, mal, can ve ürün / gelir kaybıyla karşı karşıya gelmenize izin vereceğiz. İşte bütün bunların üstesinden gelebilmek için, içtenlikle göğüs gerenlere, çaba harcayanlara müjde ver. İşte böyleleri için, Rablerinden destek ve iyilik vardır. (Bakara,153,155,157)

• Rabbinize içtenlikle / boynu bükük halde ve gösterişsiz / gizlilik içinde dua edin. Allah, aşırı derecede gösterişli dua edenleri sevmez. Allah’a ürpererek ve umutla yalvarın. Allah’ın rahmeti güzel davrananlara yakındır. (A’raf,55,56)

• Her canlı, sonunda ölecektir. Hesap günü herkes, dünyada işlediklerinin ödülünü eksiksiz olarak alacaktır. Kim ateşten kurtarılıp cennete konursa o gerçek mutluluğa erişmiştir. Dünya hayatı zaten geçici ve sanal / aldatıcı bir yaşam yeridir / zevkten / eğlenceden başka bir şey değildir. (Âlî İmran,185)

• Rabbim, şeytanların kışkırtmalarından Sana sığınırım. Şeytanların yanımda bulunmalarından / başıma üşüşmelerinden de Sana sığınırım Rabbim. (Mü’minûn,97,98)

• Mutlak yönetici olan Allah, çok yücedir. Allah’tan başka Tanrı yoktur ve O, yüce yönetimin Rabbidir. Her kim Allah ile birlikte, hiçbir delile sahip olmayan başka bir tanrıya kulluk ederse, onun hesabı Rabbinin katındadır. Kuşkusuz inkâr edenler mutlu sona ulaşamazlar. (Mü’minûn,116,117)

• Sen bizim Veli’miz / sahibimizsin. O halde affet bizi, acı bize. Sen affedenlerin en hayırlısısın. Bize hem bu dünyada güzellik yaz hem de ahrette. Dönüp dolaşıp Sana geldik. (A’raf,155,156)

• İster Allah diye yakarın, ister Rahmân diye yakarın. Hangisiyle yakarırsanız yakarın fark etmez. Çünkü tüm güzel isimler O’nundur. Tüm övgüler, çocuk edinmeyen, yönetimde ortağı olmayan, aciz olmayan ve bundan ötürü bir yardımcıya gereksinim duymayan, Allah içindir. (İsrâ,110,111)

• Şeytandan gelen herhangi bir kötü düşünce, seni etkisi altına alır, günah işlemeye sevk edecek olursa hemen Allah’a sığın. Çünkü Allah en iyi işitendir, en iyi bilendir. (Fussilet,36)

• Allah’a yönelin, Allah’tan bağışlanma dileyin. Ortak koşucu düşüncelerden arınmayanların, öte dünyayı inkâr edenlerin vay haline! (Fussilet,6,7)

• Rabbim bozguncular topluluğuna karşı bana yardım et. (Ankebût,30)

• İyilik ile kötülük bir olmaz. Sen kötülüğe, en iyi bir biçimde karşılık ver. O zaman görürsün ki, seninle arasında düşmanlık bulunan kişi, sımsıcak bir dost gibi oluvermiştir. Bu, kötülüğü iyilikle savma durumuna ancak, güçlüklere karşı göğüs geren ve olgunlaşmış büyük pay sahibi kimseler eriştirilir. (Fussilet,34,35)

• “Rabbim, bana bilgelik ver, beni hak ve barış seven iyiler arasına kat. Beni, sonraki nesiller için iyi bir örnek kıl. Beni, nimetler cennetine varis olanlardan yap. Herkesin diriltileceği gün beni utandırma.“ Kıyamet günü servetin ve çocukların yararı olmayacaktır. Ancak Allah’a ortak koşarak kirlenmemiş, tertemiz bir kalple gelenler yarar göreceklerdir. (Şuarâ,83,84,85,87,88,89)

• Birbirinizin kusurlarını ve gizli şeylerini merak edip araştırmayın ve birbirinizi arkadan çekiştirmeyin. (Hucurât,12)

• Yemin olsun! Biz Kur’an’ı öğüt alınması için / hatırlatma olsun diye kolaylaştırdık; o halde yok mu öğüt alıp düşünen? (Kamer,17,22,32)

• Rabbim! Beni, gerek bana ve gerekse anababama bağışladığın nimetlerine şükretmeye ve hoşnut olacağın erdemli davranışlarda bulunmaya yönelt. Rahmetinle beni erdemli kullarının arasına koy. (Neml,19)

• Rabbini gönülden yalvararak / içinden, tevazu göstererek / alçak gönüllülükle / öz benliğinin içinde yalvarıp ürpererek ve korkarak, sessizce sabah ve akşam an; sakın duyarsızlardan / umursamaz kimselerden / gafillerden olma. (A’raf,205)

• Kendilerine Kur’an mesajı ulaştıktan sonra, onu inkâr edenler bilsin ki, o eşsiz yücelikte bir Kitap’tır. Geçmişte ve gelecekte Kur’an’ı çürütecek hiçbir şey yoktur. Çünkü Kur’an, bilge ve her türlü övgüye layık olan Allah tarafından indirilmiştir. (Fussilet,41,42)

• Ey insanlar! Bu Kur’an öyle bir Kitap’tır ki, her şeyden haberdar olan ve her şeyi bilen Allah’ın ayetlerini kolaylaştırdığı, sonra da ayrıntılı olarak açıkladığı bir Kitap’tır. Ki sizler, onu okuyup da Allah’tan başkasını ortaklar edinmeyesiniz diye indirmiştir. (Hûd suresi,1,2.ayetler)

• Allah bana yeter. İlâh yok Allah’tan başka. Ben sadece Allah’a güvenip dayanırım, Allah büyük arşın Rabbidir. (Tövbe,129)

• Zorluğun yanında mutlaka bir kolaylık vardır. Gerçekten, zorluk ile kolaylık iç içedir. Öyleyse bir işi sonuçlandırınca, hemen bir başka işe giriş. Ve işlerin için uğraş verirken, yalnızca Rabbinden iste. (İnşirâh,5,6,7,8)

• Sen affedici ol, iyiliği öğütle ve cahillere aldırış etme. Eğer şeytan sana kötü bir düşünce fitlerse, hemen Allah’a sığın; Allah işitendir, bilendir. Sakınanlara her ne zaman şeytandan bir vesvese gelse, Allah’ı hatırlarlar ve hemen gerçeği görürler. (A’raf, 199,200,201)

• Ey insanlar! Ömrünüzün şu kısa zamanına dikkatinizi çekerim. Ki akıp giden bu kısacık zaman içinde insanlar, gerçekten hüsran içindedir. Ancak inanıp, iyi ve güzel işler üretenler, birbirlerine doğruları söyleyenler ve güçlüklere karşı göğüs germeyi önerenler hüsran içinde değildir. (Asr,1,2,3)

• İnananlar, uyarılara rağmen sorumluluğu paylaşmaz, herkesin yararına birliği sağlamazsanız, geldiği zaman, sadece inkârcı zalimlere değil, tüm herkesi kapsayıp perişan edecek bir fitneden / felaketten sakının. Bilesiniz ki Allah’ın cezası çetindir. (Enfâl,25)

• Hiç kuşkun olmasın ki bu dünyanın sonu gelecektir. Ama Ben, herkesin çalışıp, çalıştığının karşılığını alması için neredeyse onu gizleyeceğim. Dikkat et! Dünyanın sonunun gelmesine inanmayıp, arzuları peşinde gidenler seni ondan saptırmasın, sonra perişan olursun. (Tâ-Hâ,15,16)

• Kimsenin kimseyle yardımlaşamayacağı, kimseden bir aracı / şefaatçinin kabul edilmeyeceği, kimseden bir fidye alınamayacağı bir günün geleceğini unutmayın. (Bakara,48)

• Allah isteseydi tüm insanları tek bir toplum yapardı. Ancak uyarıcı elçiler göndererek, herkesi kendi yolunu seçmede serbest bırakmıştır. (Şurâ,8)

• Ey inananlar! Servetiniz ve çocuklarınız sizi Allah’ı anmaktan alıkoymasın. Böyle davrananlar kaybedenlerdir. Size ölüm gelip de, “Rabbim, keşke beni kısa bir süre için ertelesen de, yoksullara yardım ederek, erdemlilerden olsam” demeden önce, verdiğimiz rızıklardan yardım için veriniz. Allah süresi geldiği zaman hiçbir canı ertelemez. (Münâfikûn,9,10,11)

• Benim biricik sahibim, Kur’an’ı indiren Allah’tır. Allah dürüst insanları korur. Allah’ın dışında çağırdıklarınız / bağlandıklarınız ne size yardım edebilirler, ne de kendilerine yardım edebilirler. (A’raf,196,197)

• Ortak koşucular, Kur’an’ı iyice okuyup düşünmüyorlar mı? O, Allah’tan başkasından olsaydı, onda birçok çelişki bulacaklardı. (Nisâ,82)

• Aklınızı başınıza toplayın! Esirgeyen, bağışlayan sadece Allah’tır. Allah’tan başkasını veliler edinen ortak koşucuları bizzat Allah Kendisi gözetlemektedir. (Şurâ,5,6)

• Ben, karanlığı / cehaleti yararak, aydınlığı / bilgiyi ortaya çıkaran Rabbe sığınırım. Yarattıklarının şerrinden / zararlarından. Ve bastırdığı zaman karanlığın / kopkoyu cehaletin şerrinden / zararından Ve sözleşmesini bozan, arabozucunun / büyü yapan büyücünün şerrinden / zararından, Ve kıskanç insanın şerrinden / zararından, Rabbime sığınırım. (Felâk,1,2,3,4,5)

• Ben, insanların Rabbine, insanların yöneticisi olan Allah’a, insanların ilahına sığınırım. İnsanın içindeki sinsi fısıltıların şerrinden / zararından, Allah’a sığınırım. Ki, o sinsi fısıltı, ins / görünen ve cin / görünmeyen her kötü şeyle, insanların kalplerinde vesvese yaratır. (Nâs,1,2,3,4,5,6)

• O, “Bir” olan Allah’tır. O Allah ki hiç kimseye muhtaç olmayan, fakat her şeyin O’na muhtaç olduğu, sonsuz ve mutlak olandır. O doğurmamış ve doğmamıştır. Hiçbir şey Allah’ın dengi ve benzeri değildir. (İhlâs,1,2,3,4)

• O Allah ki Kendisine merhametli davranmayı zorunlu kıldı / ilke edindi. (En’âm,12,54)

• İşte bu Kur’an, onunla uyarılsınlar, Allah’ın yalnız tek bir Tanrı olduğunu bilsinler, aklı olanlar iyice düşünüp öğüt alsınlar diye, tüm insanlığa bir çağrıdır. (İbrahim,52)

• Dikkat edin! Kalpler ancak, Allah’ın indirdiği Kur’an’ı anlamakla tatmin olur. (Ra’d,28)

• Yemin olsun! Biz size, her şeyi açık açık anlatan ayetler / ilkeler, sizden önce geçmiş kimselerden örnekler ve erdemliler için de bir öğüt indirmiş bulunuyoruz. (Nûr,34)

• Yemin olsun! Sana ve senden öncekilere şöyle vahyedilmiştir: “Eğer Allah’a ortak koşarsan tüm yaptıkların boşa gider ve kaybedenlerden olursun. Öyleyse yalnız Allah’a kul ol ve şükret.” (Zümer,65,66)

• Sizi yaratan, size duyma, görme duyuları ve düşünmek için beyinler veren Allah’tır. Ne az teşekkür ediyorsunuz! (Mülk,23)

• Allah Kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz. Allah’a ortak koşan kimse, kuşkusuz, O’na çok büyük bir iftira etmiş olur. (Nisâ,48)

• Ortağı olmayan Allah’a yönelin ve hepiniz O’na saygılı olun, salâtı ikame edin / Allah’ın dosdoğru dinine bağlanın ve ortak koşanlardan olmayın. Ortak koşanlar dinlerini parçaladılar ve mezhep mezhep oldular. Mezheplere bölünüp ayrılığa düşenler için büyük bir azap vardır. (Rûm,31,32 – Âl-i İmrân,105)

• Kendi çocukları yetim ve kimsesiz kaldıkları takdirde, durumlarının ne olacağı hakkında endişe duyanlar, yetimlere haksızlık etmekten korkup titresinler. Yetimlerin mallarını haksız yere yiyenler, karınlarını ateşle doldurmuş olurlar ve cehennemi boylarlar. (Nisâ,9,10)

• Hiç kuşkusuz Allah, sorumluluğu, her işin uzmanına verilmesini diler. Ve sorumluluklarınızı yürütürken, insanlara karşı adil davranmanızı öğütler. Allah size ne güzel öğüt veriyor. (Nisâ,58)

• Ey inananlar! Size ne oluyor ki Allah yolunda harcamıyorsunuz? Yoksul kimselere yardım eden erkekler ve kadınlar, Allah’a güzel bir borç vermişlerdir. (Hadîd,10,18)

• Ey inananlar! Yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten kendinizi ve ailenizi koruyun. (Tahrîm,6)

• Kendi ürettikleri rivayetleri, görüşleri, kitaplara yazarak, “Bunlar Allah’tandır / Allah’ın ayetlerini açıklıyor” diye insanlara sunan ve bundan maddesel kazanç elde edenlere yazıklar olsun! Vay kendi elleriyle yazdıklarına! Vay bu yolla kazandıklarına!… (Bakara,79)

• Kuşkusuz bu Kur’an insanlara bir hatırlatma / öğüttür; ondan sorumlu tutulacaksınız. (Zuhruf,44)

• Yoksa ortak koşucular Allah’tan başka veliler mi edindiler? Hâlbuki biricik veli Allah’tır. (Şûrâ,9)

• Arzusunu / egosunu putlaştıran / kendisini vazgeçilmez sanan kimseye dikkat ettin mi? O, arzusunu ilahlaştırdığı için, Allah onu sapıklıkta bırakmış, işitmeyen, düşünmeyen ve görmeyen bir kişi gibi olmuştur. Şimdi böyle bir kimseyi, Allah’tan başka kim doğruya iletebilir? Hiç düşünmez misiniz? (Câsiye,23)

• Halk arasında iyi, erdemli ve dürüst görünmek için, Allah’ı yeminlerinize alet etmeyin. Allah işitir, bilir. (Bakara,224)

• Kul sevgisini Allah sevgisine denk tutanlara / ortak koşanlara, “Allah’ın indirdiğine / Kur’an’a uyun” dense, “Hayır, biz atalarımızın izlediği yolu izleriz” derler. Peki, ataları bir şey düşünemeyen ve doğru yolu bulamayan kimseler olsalar da mı?! (Bakara,170)

• Eğer Peygamber kendi sözlerini, Allah’ın Kur’an’ıyla eş tutmuş olsaydı / Allah’a atfen bazı sözler uydurmuş olsaydı, Biz peygamberi kıskıvrak yakalar, sonra onun can damarını keserdik. Ve sizden hiç kimse de buna engel olamazdı. (Hâkka,44,45,46,47)

• Sevdiğiniz / kazandığınız şeylerden Allah için yoksullara pay ayırmazsanız, dünyada ve ahrette mutlu olamazsınız. İçtenlikle verdiğiniz her şeyi Allah, mutlaka bilir. (Âl-i İmrân,92)

• Hiç düşündünüz mü, ya bu Kur’an Allah katından ise ve siz de ona karşı çıkmışsanız haliniz ne olacak? (Ahkaf,10)

• Mallarınızı aranızda haksız ve uydurma yollara başvurarak yemeyin. Halkın parasını, haksız yere yemek amacıyla, bile bile memurlara / yöneticilere rüşvet vermeyin. (Bakara,188)

• Yararlı olanı yapmak, lafı evirip çevirmek değildir. Yararlı olmak en iyiyi, en doğruyu yapmaktır. Dürüst olun. Kurtuluşunuz için Allah’ı dinleyin, saygılı olun. (Bakara,189)

• Ey Muhammed! Daha önce Nuh’a, İbrahim’e, Musa’ya ve İsa’ya öğütlediğimiz dinin aynısını, şimdi de sana vahyediyoruz / bildiriyoruz. Onu, sizin için ilke haline şöyle getirdik: “Dini dosdoğru ikame edin / uygulayın, rivayetler uydurarak onda ayrılığa düşmeyin.” (Şûrâ,13)

• Allah’ın sana verdiği nimetlerden, Allah için de harcayarak öbür dünyanı da gözet. Ama yine de dünyadaki payını unutma. Allah sana bol nimet vererek nasıl iyilikte bulunmuşsa, sen de insanlara iyilikte bulun. (Kasas,77)

• Yemin olsun! Biz bu Kur’an’da insanlar için, her şeyi ayrı ayrı örnek vererek / ayrıntılı bir biçimde açıkladık. (Kehf,54)

• Hasat / kazanç / gelir günü ürününüzün / kazancınızın / gelirinizin hakkını verin. Sakın israf etmeyin / savurganlık yapmayın; Allah, savurganları sevmez. (En’âm,141)

• Büyüklük taslayarak insanları küçümseme, ortalarda böbürlenerek dolaşma. Allah, kendini beğenip övünenlerden hoşlanmaz. (Lokman,18)

• Sizin başınıza gelen bir felaket, kendi ellerinizle yaptıklarınızın bir sonucudur. Bununla birlikte birçoğunu da Allah affediyor. (Şûrâ,30)

• Allah adaletli davrananları sever. (Mâide,42)

• Elçilerin bizim bildirdiğimiz her şeyi, açıkça kendilerine bildirmekten başka bir görevleri mi var? (Nahl,35.ayet)

• Servet ve çocuklar, dünya yaşamının geçici cazibeleridir. Ama sürekli kalacak olan iyi ve güzel işler, Rabbinin yanında bir ödül olarak da, bir umut olarak da çok daha iyidir. (Kehf,46)

• İnananlar ve imanlarına şirk bulaştırmayanlar güvenliği hak etmişlerdir. İmanlarına şirk bulaştırmayanlar doğruyu bulanlardır / doğru yoldadırlar. (En’âm,82)
• Şu gerçeği kafanıza iyice yerleştiriniz “İlk defa dünyaya gelirken sizi, nasıl çırılçıplak yarattıysak, yine Bize öyle geleceksiniz. Size dünyada verdiğimiz tüm mallarınızı arkanızda bırakacaksınız. Şefaatlerini beklediğiniz ya da size şefaat edeceklerini söyleyenleri de yanınızda göremeyeceksiniz. Aranızdaki
bağlar kesilecektir. Ve şefaatlerini umduklarınızın hepsi, sizi terk edecektir.” (En’âm,94)

• Yemin olsun! Biz bu Kur’an’da, insanların anlamaları için, her türlü örneği verdik / ayrıntılı bir biçimde açıkladık. (İsrâ,89)

• Sen, Rabbini yüceltip coşkuyla an ve O’na saygıda kusur etme. Ve ölüm gelinceye kadar Rabbine kulluk / ibadet etmeye devam et. (Hicr,98,99)

.pdf dosyası olarak indirin: Kuranin Ogutleri

https://www.turkishnews.com/tr/content/wp-content/uploads/2018/02/Kuranin-Ogutleri.pdf

Yayım tarihi
Kültür/Sanat olarak sınıflandırılmış ile etiketlenmiş

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.