Ana sayfa Haberler

Türkiye duruşundan taviz vermemeli

Türkiye çoklarının beklediğinin aksine Afrin’de istikrarlı duruşunu devam ettiriyor. Tüm dünya her taraftan Türkiye’ye karşı cephe alıyor. Bu o kadar net ortaya koyuluyor ki, Youtube’den Genel Kurmay Başkanlığının dün gece vurduğu 40 araçlık konvoyun saldırı anının görüntüsünü bile silecek kadar Türkiye’ye cephe alıyorlar. Orta Doğu’da yıllardır katliam töreleştirilip, 2 milyon sivil öldürülüp, insanlığın aklının ermeyeceği vahşetler oluyor. Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda tık yok! Arada küçük uyarılarla işini bitmiş hesap ediyor. Türkiye bölgeyi teröristlerden temizleyeceğini en üst seviyeden ilan edince işler değişir. Hemen BMGK 1 aylık ateşi durdurma meselesi gündeme gelir. Ama eminim ki, çıktığımız bu yolda Türkiye Afrin’e ilerlemeye devam edecek. TSK’yı kimse durduramaz. PKK’nın içerisinde kim olursa olsun hedeftir! İster Suriye askerleri, ister ABD askerleri, ister İran askerleri olsun fark etmez. Teröristle anlaşan herkes teröristtir ve hedef olacaktır. Türkiye’nin bu kararlığına hala oyunmuş gibi bakanlar arada bazı hamleler yapmaya çalışıyorlar. PKK/PYD terör örgütüne destek için rejim üzerinden Afrin’e giriş yapan ağır silahlı konvoylarla yola çıkılması da buna göre hesaplanır. TSK tereddüt etmeden malum konvoyu vurması, “açıkça uyarmıştık sınırlarınızı zorlamayın” demesi de birilerine ciddi mesaj olmalıdır. Zeytin Dalının başlamasından bir kaç gün sonra Türkiye’yi hangi sert kararlarla olursa olsun durduramayacağını anlayanlar Türkiye’ye “harekâtı durdur” baskılarının, kurgulanmış görüntüler yayınlanmasının da tesir etmeyeceğini anladılar. Bunun ardından Ankara’ya önemli adamlar geldi gitti. GERİ ADIM ATILMADI! Türkiye bu oyunların, operasyonların hepsini bir bir savuşturdu. En üst perdeden, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından geri adım yok mesajları verildi. Kara ve hava operasyonlarına ivme kazandırıldı. Afrin kuşatılması işlemine geçildi. F-16’lar Afrin’i Halep’e bağlayan yolu vurdu ve geçilmez hâle getirdi. Gerekirse yine vuracak. Yeri gelmişken söyleyelim; Şam’ın Rusya dışında askerî gücü yok ki Afrin’e göndersin. Ama düşmanda sonuna kadar pes etmeyecek belli. 100 yılın projesine harcanan trilyonları çöpe atmamak için her türlü oyun oynanıyor ve oynanacak. Gerekirse ezeli düşmanlar Türkiye ve Türklere karşı aynı masa arkasında oturup, birlikte hareket edecekler. Şam rejimi, İran, PKK/PYD/YPG ile bağlı dolaşan sohbetlerde bunu kanıtlıyor. Hatta dün yok edilen 40 araçlı konvoyda Suriye rejiminin gizli servisinde görev yapan bir kişinin de konvoyda olduğu belirtiliyor. Bununla iş bitmiyor… Türkiye’yi çöktürmek isteyen güçler maşa olarak kullandıkları tüm devletleri seferber ediyorlar. Mesela önce Yunanların bir kaç hamlesi, ardından da Rum tarafının doğal gaz arama için İtalyan şirketi ile anlaşması, dün Türkiye’ye gelen, Doğu Akdeniz’de İtalyanların doğal gaz arama platformunun tarafımızdan bölgeden çıkarılması yazdıklarımızda yanılmadığımızı isbatlıyor. İleride Ermenilerle de üzerimize gelmeye çalışacaklar. Her sene olduğu gibi Nisan ayı yaklaşınca Ermenilerin “soykırım” bebeğini eline verip sahalarda oynamaya gönderen güçler, bu sene oyunda gizli değil açıkça kendileri de oynayacak. Ne olursa olsun Türkiye’yi bu yolda kimse durduramaz ve durmamalıyız. Bazı muhalif kesimlerden çatlak sesler gelebilir. Çünkü TSK’nın Orta Doğu’da yer alması, terörün kökünü kesmesi ileride partilerin oylarını da çok net etkileyecek. O yüzdende bazı partiler seçimlere kadar terörün bitmesini istemiyor. Ama parti çıkarlarını değil devletin çıkarlarını üstün tutanlar tam aksini istiyor. Önce terör bitsin, bu topraklara huzur gelsin. Ülkede huzurun olması ileride ekonomiye, eğitime, siyasete, ve sosyal yaşamada iyi gelecek! Dönelim tüm baskılara rağmen Devletin kararlı tutumuna. Şu anki tutum sonuna kadar devam etmelidir ve edecekte. Çünkü dünyanın korkulu rüyası olan, isimsiz kahramanlar JÖH ve PÖH Afrin’de. Hele ilk günden Bordo Berelilerden ABD ve PKK’ya şok! İnlerine girdi ve imha etti. Özel Kuvvetler Birlği, Afrin’de Cinderesi ve Raco’dan çıkan Kandil kadrosunun mevzilendiği Meydanki’ye sızdı. Bordo bereli özel kuvvetler, Cinderesi ve Raco beldelerini büyük ölçüde boşaltarak Meydanki’de mevzilenen PKK’lıların peşinde. Ve medyanın, aynı zamanda Terör örgütünün özelikle gizlettiği şeyler yaşanıyor bölgede. ABD, Şam, İran istihbaratı bile üç adamın ne sesini duya bilir, ne de yüzünü göre bilir. Silah sesleri bile işitilmiyor. Düşmanın korkulu rüyası olan bu kahramanlar Afrin’de terör örgütleri ve onlara destek veren devletler tarafından rehin alınan sivillerin tek ümit yeridir. Zaman zaman PKK öldürdüğü sivilleri Türkler yaptı diye servis etmeye çalışsa da, 2500 yılık Metehan’ın ordusu olan TSK ve onunla birlikte yürüyenlere leke süremiyor. Çünkü karşılarındaki TSK’ dır. O silahlı kuvvetler ki, savaşı bile ahlak kurallarıyla yapıyor. Bu savaşın sonunu çokları kendi içinde görmek istediği gibi yorumlasa da, sonunun İpek yolundan ilerleyecek gibi görüyorum. Önceki yazılarımda yazdığım gibi; “Zafer bizim olacak!” Yeter ki devlet siyasetimizde, özelikle Afrin konusunda yanlışlığa yol vermesin. Duruşumuz bizi Dünyanın hakimi edebilir. Ama küçük bir yanlış yok oluşta olabilir. Bunun için her şeyden önce Türk Milletinin birliğini korumak, onun değerlerine, örfüne, töresine, mukaddes saydığı Kızıl Elmasına ve diğer değerlerine, kutsallarına dokunulmamalıdır. Bunlar olduğu sürece içteki Türklerle yakın sınırlarımızdaki on milyonlarca Türkün de kalbi TSK ile atacak.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here