Ana sayfa Yazarlar Atakan Kartaltepe

Toplum Davranışı

YANARDAĞ (İnt’den : Mağmanın, yerin içinden yüzeye doğru bir püskürme ağzı bulunan dağ.)

MAĞMA (İnt’den : Yer’in içinde, hamur kıvamında ya da sıvı olarak bulunan, uçucu gazlarla doymuş durumdaki eriyik.)

Her insan topluluğu kimi şahsî dertlerinden, kimi dış etkilerden dolayı bir mağma hâlindedir. Sıcaktan erimiş kayalar, madenler vs. taşır gibi içlerinde. Kimi öfkeler, asap bozuklukları, benzeri şeyler taşır. Bu gibi insanların; son zamanların deyimi ile “stres atmaları” için bazı ortamlar gerekir. Aksi halde tek tek birey patlamaları olur. Ki bunlar toplumun tamamı için önemsiz şey olarak görülse de bulunduğu yakın çevreye, bir kaç kişiye zararı olan olgulardır, kişinin kendi de dahil olmak üzere.

Bilir misiniz ki bir tarihte (benim gençliğimde) yıkılan şu futbol stadının yani Dolmabahçe mi dersiniz Mithatpaşa mı dersiniz İnönü mü…o stadın halk arsında bir lakâbı vardı. “Hastahane” Bugün düşünüyorum da bu ismi futbol hastaları yüzünden değil, oraya güya maç izlemeye gelenlerin ruhsal bozuklukları yüzünden almış olmalı. Buna neden mi kanaât getirdim. Çünkü maça gelen topluluğun nerede ise tamamı (sözüm her iki taraf için de) daha maç başlar başlamaz ağzını açıp sonuna kadar ya futbolcunun birine ya diğerine veya genelde kararları hep tartışılan (her iki tarafca) hakeme ver yansın ederlerdi. Tâ ki maç sona ersin ki sussunlar. Bugün belki bütün stadlar, bu rahatlamayı sağladığı için aynı durumda mıdırlar, bilemem. Ancak en azından bu tipdeki gelenlerin bir nev’i terapisi böyle olmakta ki bu kesin.

Pekiii ülkemizde son yıllarda bayağı bir stad ve özellikle çim saha varlığı meydana geldi. Bir anlamda hastahane yani. Haaa ancak bu hastahaneler bir toplumun tüm gazını almakta yeterli kalmayabilir.

Zira buraya gelip ağzını açıp gözünü yuman insanlar ya işinde ya evinde ya mahallesinde ortaya çıkan kendileri için olumsuz durumlar sebebi ile sinirlenmişlerdir. (Aziz Nesin’in bu mealde bir hikâyesi vardır. Adam başta evinde, sonra iş yerinde, daha sonra arkadaş çevresinde yaşadıklarından ifrit olunca tek yapabildiği, boşalmak sinirini çıkarmak için bir kediye tekme atmaktır.)

Ancak böyle özel şeylerin sinir ettiği insan ister stada koşup boşalsın ister hikâyede olduğu gibi bir kediye tekme atsın ne getirir ki toplum için. Toplumun hadi tümünden vazgeçtim ama büyük bölümünün sinir olduğu, kendine yediremediği, kabûl edemediği, tümü ile kitleyi hele sahip olduğu ülkeyi ilgilendiren ters giden şeyler, durumlar karşısında yapacağı ne stada gitmek ne bir kediye tekme atmaktır.

Tarih bunu gayet güzel örneklerle vermektedir. Toplum yeter ulan artık der, bıçak kemiğe dayanmışsa bir ayaklanır ki önünde durulamaz. Ve o hızla bazı şeyleri devirdiği için olsa gerek böyle ortaya çıkan durumların getirdiğine, “Devrim” denmiştir. Yaniii öyle bir patlar ki kitle bir yanardağ gibi, o lâvın önünde durulamaz

Ne mi diyorum? Yooo bişey demiyorum. Nejat Uygur gibi “ağnayan ağnadı” diyorum

Atakan KARTALTEPE

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here