Ana sayfa Avrupa AB

İŞEDİĞİ KLOZETE SU DÖKEMEYEN BAKAN..


Sevgili Okuyucular..

İlginç ama bir o kadar da gerçek bir konuyu sizlere açıklama gereği duydum..

Belki bir tesadüftü ama her satırı doğru ve abartmasızdır..

Birincisi, bu insanlar bizi yönetiyor ve ben buna üzülüyorum..

İkincisi, O insanların pisliğini de korumalarımı temizliyor ? Buda benim kafamdaki soru işaretidir..

Olayı sizlere kısaca özetlemek istiyorum..

—–Günlerden bir ikindi vaktiydi..Ben Konya’dan İstanbul’a gidiyordum..

Belli bir yolu katetmiş ve dinlenme ihtiyacı duymuştum..

Eskisehir’e birkaç km kalmıştı ki OSMANLI TESİSLERİ diye bir tesiste durdum..Durur durmaz tuvalete doğru yol aldım, hava sıcak ve adeta bunaltıyordu adamı..Tuvalet kapısında 2-3 kişi duruyordu. Gayet şık ve belliki disiplinli insanlardı.. Koruma olduklarını önce fark edemedim..Etrafa da bakmadım ve direk içeri girdim, hiç bir müdahale ile de karşılaşmadım..

İçerde yani Tuvalette 7-8 adet bölme vardı ve hepsinin kapısı kapalı oldugu için, belki hepsi doludur diye beklemeye başladım..

İlk çıkan kişinin boşalttığı bölmeye girecektim..

Ve daha 30 sn, 1 dk beklemeden bir bölmenin kapısı açıldı ve kelli, felli, orta boylu, hafif şişman, lacivert takım elbiseli bir adam çıktı..

Bu sima bana tanıdık gibi geldi ama o anda hemen o şahıs kimdir ? Neci’dir ismini çıkaramadım.. Hatta çıkarken bir gülümseme ile kafasını sallayıp selam’da verdi..Hakkını yemeyelim..

Bende selamını aldım ve çıktığı bölmeye girdim..Çok afedersiniz klozete işemiş ve sadece kâğıt kullanmış ve sifonu çekmeden çıkmıştı..Klozette sapsarı bir sidik manzarası vardı.. Fotoğrafını çekmedim, eğer ilk etapta bir BAKAN olduğunu hatırlamış olsaydım, veya bilseydim fotoğrafi da çekerdim..

Velhasıl ben girer girmez sifonu çektim, arızalı falanda değildi.. Kendi ihtiyacımı gördükten sonra dışarı çıktım..

O şık bey efendiler, elleri önde mescit önünde bekliyorlardı..

Sordum “” Kim bu, siması bana yabancı gelmedi ? Diye..

Cevap verdiler “”” ……… Bakanımız “”” Evet gerçekten o Bakan’dı..

İkindi vakti yol üstü, acil namaza durmuştu..

Dışarda 2 adet trafik polisi arabası ve bir görkemli, siyah renkli galiba (Wolfswagen marka) bir minibüs duruyordu..

Bende tam tesis önünde ki çadırın altında oturup bir çay söylemiştim ve Bakanın çıkışını bekliyordum..

Bakan beyimiz bir kaç dakika sonra çıktı ve markete doğru yöneldi..Arkasında tabiki tesis sahibi, korumalar, polisler vardı..

Markete girmeden önce bir bayanın birlikte fotoğraf cekme isteğini geri çevirmedi..O bayanın çocuğu ile birlikte bir kaç poz verdi..Bir kaç dakikalık bayan ile olan sohbetten sonra bayanın yanından ayrılarak markete girdi..Birkaç dakika sonra da oradan ayrılarak Eskişehir, İstanbul istikametine doğru yola koyuldu ve gitti…

İşte ben bu davranıştan haya ederim..

Ve o gördüğüm klozet olayından sonra 4-5 ay kendimle mücadele ettim””acaba yazayım’mı yazmayım’mı, insanlık halidir, günahtır, olabilir, unutmuştur belki”” diye, inanın bir vicdan sınavı içerisine girmiştim..

Ama yaptıkları ile icraatlarını görünce bu konuyu yazmaya karar verdim..

Ve ne yazık ki bu insanlar bizi yönetiyor.. Burada parti önemli değil, toplumsal bir kaygı söz konusu..

Üstelik Bakanlık yaptığı mevki ile, klozete su dökmeyen Bakan arasındaki o ilişkinin çok çelişkili olması bir hayli üzdü beni.

Ha bu konu yalandır, iftira’dır diyenler için o tesisin ismini verdim, çok zoruna giderse araştırma yapabilirler..

Son olarak şunları söylemek istiyorum..

Şeytanın bile rahatsız olduğu, ar ettiği, utandığı bir hareketin, Allahın en değerli varlığı olan bir insan tarafından yapılması affedilir, yenilir, yutulur bir cinsten değildir.. Hem hijyen açısından, hemde insanin içinde bulunduğu kariyeri açısından..

Ve düşünüyorum, çok düşünüyorum.. Bu İNSANOĞLU bu Milleti yöneten, yönlendiren bir kişi ise, bizim aydınlık günleri beklememiz hayal ötesi bir durum..

Biz kıyametin artık kopacağının ve o günlerin son demlerini yaşıyoruz.. Bu da böyle biline usta…

Mehti Saraç[email protected]

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here