Turkish Forum

ÖZEL DOSYA : ÖZEL BÜRO GRUBU’NUN “HALK ÖZEL HAREKATI (HÖH)” ADLI OLUŞUM HAKKINDAKİ AÇIKLAMALARI

 

Değerli Yurtseverler,

Sanıyorum gündemi takip ediyorsunuzdur. Son zamanlarda HALK ÖZEL HAREKAT(HÖH) isminde bir oluşum gündemi meşgul ediyor. Web sitesinde başvuru formu var ve oradan bu oluşuma üye olunuyor. Ancak basında bu oluşum hakkında çok olumsuz – ki haklılar – ifadeler yer alıyor. Bize göre niyet iyi olmasına rağmen son derece suistimale açık bir durum meydana gelmiş. Elbette hiç kimse seçilmiş bir hükümete karşı DARBE’yi istemez ve onaylamaz. Buna ancak faşist bakış açısı olanlar katılabilir ve onaylar. Seçilmiş bir hükümeti – eğer çok olağanüstü bir durum yoksa – sadece seçim sandığında devirebilirsiniz. Bunun yeri orasıdır. (Hangi olağanüstü durumlar olduğunu ileride ayrıca tartışacağız)

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 15 TEMMUZ DARBE GİRİŞİMİ’nde halkı sokaklara çağırmıştı hatırlarsanız – ki bize göre tartışılır bir durum – buna uyan taraftarlar da sokağa akın etmişlerdi. Neden tartışılır diyoruz ? Şundan.

Sokağa inen halk silahsızdı. Belki aralarında 3-5 kişi de çakaralmaz tabir edilen tabanca olabilirse de çoğunluğunun çakısı dahi yoktu. Siz bu güruhu tam teçhizatlı ve hatta F-16 ve tankı olan eğitimli askerlerin karşısına müdahale etmeye yolladınız. Darbe esnasında eğer çok zayiat olsaydı – ki darbecilerin çoğunluğu ateş etme tasarrufunu kullanmadı ve polise teslim oldu – bunun sorumlusu açıkçası Tayyip Erdoğan olurdu ve hesabını veremezdi. Biz darbecileri savunmak maksadıyla söylemiyoruz yanlış anlaşılmasın. Sadece tam teçhizatlı askeri birliklerin karşısına silahsız halkı çıkarmanın yanlışlığına vurgu yapıyoruz. Çünkü ülkenin resmi güvenlik kurumları var ve darbe gibi bir durum karşısında ilk görev ve müdahale onlara düşüyor, halka değil.

Darbeciler psikopatça davranıp önlerine geleni indirselerdi sivil zayiatı bugün yüzlerle değil on binlerle ifade ederdik. Şimdi aynı mantık devam ediyor. Kendilerine görev addeden bazı aklı evveller Tayyip Erdoğan’ın darbe gecesi söylediklerinden yola çıkarak ÖZEL HAREKAT BİRLİKLERİ oluşturmaya başlamışlar. Bu oluşum her şeyden önce varlığıyla devletin askerine, polisine hakaret ediyor. Diyorlar ki madem darbe tehlikesi var, o zaman askerin, polisin başaramadığı müdahaleyi BEN YAPARIM.

Açıkça demeseler de kurdukları oluşumla aslında bunu ima ediyorlar. Çünkü onlara göre demek ki olası bir darbe girişiminde askerimiz, polisimiz başarılı olamayacak ki kendilerine ihtiyaç duyuluyor. Hadi diyelim ki bunda bir sakınca yok – ki daha bunun hukuksal geçerliliğine, kanun ve yasalar karşısında ki iğreti durumuna değinmedik bile – ve böyle bir oluşum kurdunuz. Başkanı olan zatı muhterem diyor ki bu oluşum silahsızdır. E be kardeşim diyelim ki yarın bir darbe girişimi olacak, sen silahsız adamlarını mı süreceksin silahlı, eğitimli birliklerin üzerine ? O kadar mı cengaver senin silahsız adamların ? MP5 mermilerine kafa mı atacak senin adamların ? Yada karate yaparak mı durduracaklar darbecileri ? Bu ne kadar saçma bir açıklamadır. Madem böyle bir girişime kalkıştınız bari ekibinizi silahlandırın ki işe yarasın. Yoksa karınca yuvasına ayağını basan aslanın ezdiği gibi telef olur adamlarınız. Bizden söylemesi.

Biz Genelkurmay Başkanının, MİT MÜSTEŞARI’nın ve Emniyet Genel Müdürü’nün yerinde olsak dakika olmadan bu oluşumun liderlerini göz altına alıp yargı önüne çıkartır, bu oluşumu da bir daha açılmayacak şekilde kapatırdık. Demokratik bir ülkeye yakışan budur. Devletin ister silahlı ister silahsız kuvvetleri kanun ve nizamla belirlenir, yönetmelikleri, nizamnameleri, komutanları, astları, üstleri, ödenekleri, kullandığı silah ve malzemeler hepsi T.C. kanunlarına göre oluşturulur. Hepsi denetime tabidir. Görevleri, yetkileri, sınırları bellidir. Devletin başka bir sivil oluşuma ihtiyacı olursa bunu da yine devletin kendisi yapar – ki zaten SEFERBERLİK TETKİK KURULU’na bağlı BEYAZ KUVVETLER denilen oluşum bunun kendisidir -.

Bu oluşum ALENEN devlete hakarettir. Devlet beceremiyor biz beceririz demenin fiili durumudur ve kabul edilemez.

Kaldı ki bir de işin hukuksal boyutu var. Böyle bir oluşumun dayanağı olan kanun ve hukuk maddeleri nedir ? Bu oluşum hangi ihtiyaca binaen oluşturulmuştur ? Yetkileri nedir ? Görevleri nedir ? Bütçesi nedir ? Denetimli midir ?

Kısacası ilk bakışta iyi niyetli bir girişim olarak görünse de diyelim ki lider kadrosunu FETÖCÜLER veya başka bir illegal grup ele geçirdi. Bu durum karşısında ne olacak ? Böyle bir tehlike her zaman var. Kaldı ki bugün en gizli çalışan MİT’e bile yüzlerce FETÖCÜ sızmadı mı ?

Bu tosuncuklara bir önerimiz var.

Eğer devleti koruma kollama gibi bir hevesiniz varsa böyle çakma KONTRGERİLLA artığı grupları kurmayın, maskara olursunuz. Bizatihi devletin resmi güvenlik kurumlarına başvurun. Eğer dediğiniz kadar cengaverseniz zaten sizi mutlaka değerlendirirler merak etmeyin. Orada rahat rahat vuruşursunuz. Ayrıca, resmi ünvanınız, beylik tabancanız, maaşınız da olur. Ayrıca emekli de olabilirsiniz. Ama HÖH gibi oluşumlarda bir tarafınızı yırtsanız size AFERİN’den başka bir ödül çıkmaz. Tabi siyasi rüzgar değişip te sizi de ERGENEKON, BALYOZ gibi dandirik davaların tiyatro figüranı yapmaları da büyük olasılık. İçerdeyken bunu da bol bol düşünürsünüz. Demedi demeyin.

Size okumanız için bu oluşum hakkında birkaç haberi aşağıda sunuyoruz. Lütfen bu haberleri de mutlaka okuyun.

Zaman ayırdığınız için teşekkür ederim.

Erkut Ersoy

İstihbarat Uzmanı

ÖZEL BÜRO GRUBU

Web sitesi : https://halkozelharekati.org.tr

15 Temmuz’un ardından AKP tarafından paramiliter güçlerin oluşturulduğu, AKP’lilerin bireysel silahlanmaya gittiği pek çok kez gündeme gelmişti.

Ankara Kızılay’ın göbeğinde bir binada bulunan “Halk Özel Harekatı” tabelası bu tartışmayı yeniden gündem taşıdı. Peki kim bu “Halk Özel Harekatı?”

‘RESMİYET’TE DERNEK

İleri Haber’den Tuğba Özer’in haberine göre; Halk Özel Harekatı, Dernekler Dairesi Başkanlığı’nın internet sitesinde kaydı bulunan “resmi” bir dernek olarak görülüyor. Derneğin faaliyet alanı ‘düşünce temelli dernekler’, detaylı faaliyet alanı ise ‘sosyo politik alanda faaliyet gösterenler’ olarak tanımlanıyor. Derneğin Trabzon merkezli bir dernek olduğu belirtiliyor.

15 Temmuz darbe girişimi sonrası kurulduğu belirtilen Halk Özel Harekatı Derneği’nin (HÖH) resmi internet sitesinde (https://halkozelharekati.org.tr) hakkında bölümünde yalnızca şu ifadelere yer veriliyor:

“Milli birlik ve beraberliğin buluşma noktası olan yerli STK Halk Özel Harekatı milletimizin gür sesi olmaya ve toplum içerisindeki vatanseverlerin bir çatı altında toplanması için öncülük eden milli bir oluşumdur.”

Sitede dernek ve faaliyetleri hakkında başka bir bilgi bulunmuyor.

(Erdoğan ve HÖH’ün başkanı Fatih Kaya aynı karede)

22 İLDE AKTİF

HÖH’ün Facebook hesabından yapılan bir duyuruda derneğin Türkiye geneli ve yurt dışında 22 İl ve birçok ilçede kurulumunu tamamladığı ifade ediliyor. Derneğe ait sosyal medya hesaplarından Türkiye’nin birçok ilinde derneğin şubelerinin açıldığı da görülüyor.

SURİYE’DE SAVAŞAN BAŞKAN

Derneğin kurucusu ve başkanının Fatih Kaya isimli bir kişi olduğu görülüyor.

trabzonhabercisi.com isimli haber sitesinde Kaya için “Türkmen Dağındaki Kayı (IYI) Tim Komutanı ve HÖH’ün kurucusu” olarak bahsediliyor.

15 Temmuz Darbe girişiminin ardından başlatılan ‘demokrasi nöbetlerine’ katıldığını belirten Kaya haber sitesine verdiği röportajda şunları söylüyor:

“Bunun bir cihad olduğunu insanların bilmesi gerekiyor. Baş komutan Recep Tayyip Erdoğan bizlere meydanlarımızı terk etmememizi söyledi. İster 1 hafta ister 1 sene ister hiç fark etmez normal yaşantımıza da devam ederek buradaki tüm arkadaşlarımızla birlikte nöbetimize devam ediyoruz. Allah ömür verdiği sürece de devam edeceğiz. Keşke herkes bunun bilincine varabilse. Cihad kolay kolay ilan edilmez.

‘ERDOĞAN CİHAD İLAN ETTİ’

Devletimizin başı, başkomutanımız Recep Tayyip Erdoğan bizlere cihad ilan etti. Bizler bunun farkındayız Rabbime şükürler olsun. Şunu da o gafiller, o hainler şunu iyi bellesin; bize sadece sokaklara inin denildi, bizlere sokaklara inin de sokakları onlardan temizleyin denmeseydi biz şu an sizinle Afrika’da röportaj yapıyor olurduk. Bunun bilincine varmaları lazım. Bizler Elhamdülillah Osmanlı’nın torunlarıyız.”

Kaya Facebook hesabında ise sokaklara çıkanları HÖH üzerinden tehdit ediyor.

HÖH YAZILI ARAÇLAR

15 Temmuz darbe girişiminin hemen ardından ‘HÖH-Halk Özel Harekat’ yazan bir araç İstanbul sokaklarında dolaşmaya başlamıştı.

Daha önce de İstanbul Ataşehir’de H.Ö.H yazısı ile birlikte bir Osmanlı amblemi ve Türk bayrağı logosunun yer aldığı ticari tipteki bir araç görülmüştü.

CHP’Li BAKAN, SOYLU’YA SORDU

CHP İzmir Milletvekili Murat Bakan söz konusu derneği meclis gündemine taşıyarak İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya sordu.

Bakan’ın Soylu’ya yönelttiği sorular şöyle:

1 – Halkın Özel Harekatı (HÖH) adlı derneğin başkanı ve yönetim kurulu kimlerden oluşmaktadır?

2 – Halkın Özel Harekatı Derneği (HÖH) hangi illerde faaliyet göstermektedir? Derneğin kaç üyesi vardır?

3 – Halkın Özel Harekatı Derneği (HÖH) kurucusu ve genel başkanı olduğu ifade edilen Fatih Kaya adlı vatandaşın, Türkmen Dağında TİM Komutanı olduğu doğru mudur?

4 – Halk Özel Harekatı Derneği’nin internet sitesinde yer alan dernek tüzüğünde “Dernek, 15 Temmuz 2016 gecesi yaşanan ihanet girişiminden sonra ortaya çıkan milli diriliş ruhunu canlı tutmak, milli ve manevi değerlerimize sahip çıkmak adına özellikle sosyal medyada aktif faaliyette bulunmak, Milli birlik ve beraberliğimize karşı oluşturulan her türlü faaliyetin karşısında basın ve yayın organlarını kullanarak Yenikapı Ruhu’nu canlı tutmak, Halkın milli şuurunun bilinçlendirilmesi yönünde kamu yararına faaliyetler yapmak ve sosyal projeler üretmek, Şehit ve gazi yakınlarının sorunlarına maddi ve manevi çözümler üretmek amacı ile kurulmuştur” yazılmıştır. Ancak derneğin kurucusu ve genel başkanı olduğu ifade edilen Fatih Kaya basına verdiği demeçte “Cihad kolay kolay ilan edilmez. Devletimizin başı, başkomutanımız Recep Tayyip Erdoğan bizlere cihad ilan etti. Bizler bunun farkındayız Rabbime şükürler olsun. Şunu da o gafirler, o hainler şunu iyi bellesin; bize sadece sokaklara inin denildi, bizlere sokaklara inin de sokakları onlardan temizleyin denseydi biz şu an sizinle Afrika’da röportaj yapıyor olurduk. Biz HÖH (Halk Özel Harekat) olarak devletimizin bize verdiği bütün görevleri yerine getirmeye hazırız” ifadelerini kullanmıştır. Genel başkanı tarafından yapılan, derneğin kuruluş ve faaliyet alanını aşan ve savaş yetkisine sahip olduklarını ima eden bu açıklama hangi yetkiye dayanarak yapılmıştır? Dernek başkanına bu militarist söylem yetkisini kim vermiştir? Paramiliter bir güç, oluşum olduklarını ima eden bu açıklamalar hakkında ne düşünüyorsunuz?

5 – Türk Silahlı Kuvvetleri bugün Suriye’de Cerablus’ta El-Bab’ta cihatçı teröristlerle mücadele ederken, bu teröristlerin askerlerimizi yakma görüntüleri hala hafızalarımızdayken, cihatçı olduğunu ifade eden ve Suriye’de neyin kimin tim komutanı olduğu belli olmayan bir şahsın ülkemizde yasal bir dernek kurması nasıl mümkün olmuştur? Bu şahıs hakkında bir güvenlik soruşturması yapılmış mıdır?

6 – Halk Özel Harekatı Derneği’nin faaliyetleri hakkında hukuka aykırılık bakımından inceleme/soruşturma başlatılmış mıdır? Henüz başlatılmadıysa ne zaman başlatılacaktır?

Odatv.com

Her şey ile birlikte Türkiye de kendine göre değişiyor.
Türkiye’de değişimin bugünkü adı Fatih Kaya.
Fatih Kaya Halk Özel Harekâtı’nın (HÖH) genel başkanı. Harekât 15 Temmuz 2016 darbe girişiminin ertesi günü ilk çadırını Trabzon’da kurmuş. 30 Kasım 2016’da dernekleşen oluşum kısa sürede 7 binin üzerinde üyeye ulaşmış, 22 ilde şube açmış.
Kamu görevlisi olan ve izin alarak Suriye’ye geçip orada Türkmenlere silah elde yardım ettiğini söyleyen Fatih Kaya, HÖH’ün amacının kendilerine her ihtiyaç duyulduğunda, darbeye karşı millete yardım etmeye hazır olmak olduğunu söylüyor. “Gezi benzeri olaylarda sokağa çıkmayız, devletin askeri-polisi var” diyen Fatih Kaya ekliyor:
– 15 Temmuz gibi, devletin EMİRİ MÜMİNİ talimat vermediği sürece sokağa çıkmayız.
Fatih Kaya’nın HÖH’ün amaçlarını açıklamasıyla 696 sayılı KHK’deki ifadeler ne kadar örtüşüyor değil mi?

***

HÖH ile ilgili soru işaretleri var:
Fatih Bey HÖH’ün silahsız olduğunu söylüyor.
Ama ihtiyaç duyulduğunda darbeye karşı sokağa inerek millete yardım etmek amacına silahsız nasıl hizmet edilebilir?
EMİRİ MÜMİN talimat vermedikçe, hareket etmeyeceklerini söylüyor Fatih Kaya.
Bu Emiri Mümin denen kişi veya kişiler kimlerdir, Emiri Mümin seçimle mi, olunur atamayla mı? Seçimle ise Emiri Mümin’i ya da müminleri kimler seçer veya atarlar?
Emiri Mümin nasıl bir kurumdur?
İhtiyaç duyulduğunda darbeye karşı millete yardım etme amacında olan HÖH’e sızmalar nasıl engellenir? Darbeciler HÖH’e sızarlarsa, kuruluşun istemeden de olsa, sokağa indiğinde darbenin amaçlarına hizmet etme tehlikesi yok mudur? Ya da Emiri Mümin’lik makamı darbecilerin eline geçerse ne olur?
Ve nihayet, bir aşiret devletinde yer alması çok doğal olan HÖH ve benzeri kuruluşları bir hukuk devletinde nereye yerleştirebilmek mümkün olacak?
696 sayılı KHK ile ilgili kaygıların ne kadar ciddi ve gerçekçi olduğu HÖH oluşumu ve Genel Başkanı Fatih Kaya’nın açıklamalarıyla ortaya çıkmıştır.
Ortada HÖH ile ilgili yanıtlanmayan bir sürü soru, kesin olmayan birçok şey var. Kesin olan tek şey ise Türkiye’nin de değiştiğidir. Geçmişte, suikastların, cinayetlerin, darbelerin, iç çatışmaların, katliamların ardında parmağı olan eski Özel Harp Dairesi veya Seferberlik Tetkik Kurulu’nun, başka deyişle üniformalı kontrgerillanın yerini artık cüppeli HÖH almıştır, tıpkı üniformalı vesayetin yerini cüppeli vesayetin almış olması gibi…

***

Silivri’ye mektup,
Cumhuriyet okuru olsun, olmasın, özgürlük ve demokrasiden yana olan herkesin 2017’nin bu son gününde bütün yılı hapiste geçirmiş olan gazetemiz mensubu arkadaşlarımız Akın Atalay, Murat Sabuncu ve Ahmet Şık’ı düşündüklerine eminim.
Ben de 2017’nin bu son gününde onlara seslenmek istiyorum:
Dostlar,
Silivri mapushanesindeki özgürlük nöbetiniz bir yılı aştı. Bu nöbeti hepimiz adına onurla sürdürdüğünüzün bilinciyle sizleri anıyoruz hep.
Şair dostum Ahmet Kadri Ergin’in yeni yıl vesilesiyle gönderdiği “Ne Yapayım” adlı şiirini okurken yine sizleri anımsadım. Hep beraber Kaf Dağı’nı aşmak dileğiyle, iletiyorum:

“Ne Yapayım

Bir rüyaya yatarım
şeytanlar bir yanda
zorbalar bir yanda
gizlidir mührü vururlar hemen
rüyalar da yasak

bir yola çıkarım
yanımda defterlerim kalemlerim
çobanların yıldızların kuşların
eşitliğini özgürlüğünü yazarım
yasaklarlar kitaplarımı
fikirler de yasak

sevdiğimin gözlerini ararım
dönüşlerimde
ne kadar kalabalık olursa olsun
iskeleler duraklar
bütün rüzgârlar yanıma gelir
sevinçle
tam sarılacağım
binbir türlü karanlıkla
girerler aramıza
sevdalar da yasak

belirsiz deniz sabahları gibi
yaklaşıyor yeni yıl
ne yapayım diye sordum
ustalarıma
zor oldu biraz ama
Kaf Dağı’nı aşıverdik hep
beraber

her yer umut
her yer özgürlük…”

***

Ertuğrul Özkök’ten Halk Özel Harekât Genel Başkanı’na: Bir gün sana kontrgerilla diyecekler…

“Bu sözlerimi bir büyüğünün samimi duyguları olarak okursan…”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu‘nun ‘milis güç’ olarak adlandırdığı Halk Özel Harekât (HÖH) Genel Başkanı Fatih Kaya, 22 ilde 7 bin üyeye ulaştıklarını söyledi. Hürriyet yazarı Ertuğrul Özkök, “Sen idealist biri olabilirsin, ama ben sana bir gün neler deneceğini şimdiden anlatayım” diyerek, “Bir gün sana kontrgerilla diyecekler” ifaesini kullandı.

“Sonunda kendini bir ‘çete reisi’ olarak adaletin karşısında bulacaksın” diyen Özkök’ün “Bir gün sana kontrgerilla diyecekler” başlığıyla (30 Aralık 2017) yayımlanan yazısının ilgili bölümü şöyle:

Fotoğrafına bakıyorum…

Belli ki rol modelleri var…

Duruş, hal, eda…

Boyundaki atkı…

Biraz, hatta birazdan da fazla “Kurtlar Vadisi” esintisi sanki…

*

“Bir yılda 7 bin kişiye ulaştık” diye övündüğüne bakarsanız, idealleri, büyük, hedefi ondan da yüce…

“Devletine yardımcı” bir teşkilat yaratmak istiyor…

*

Fotoğrafa bakıyorum ve soruyorum kendi kendime “Yok mudur bu genç insana akıl fikir verecek bir büyüğü…”

Görmüş geçirmiş, ülkesinin son 30-40 yılını bilen bir yakını…

*

Mesela ona şunu diyecek…

“Bak evladım, bak aslanım…

Sen idealist biri olabilirsin, ama ben sana bir gün neler deneceğini şimdiden anlatayım.

Anlatayım da kararını kendin ver…”

*

Devamını ben getireyim…

Önce “derin devlet” laflarını falan okumaya başlayacaksın…

Biliyorum, içinde “devlet” kelimesi olduğu için hoşuna gidecek…

*

Sonra ona bir kelime daha ekleyecekler…

Diyecekler ki “paralel devlet”…

Huylanacaksın…

Ama asıl dalga bir sonrasında gelecek…

“Kontrgerilla” diyecekler sana…

*

Sonunda kendini bir “çete reisi” olarak adaletin karşısında bulacaksın…

*

Belki bugün değil, yarın da değil…

Ama bu ülkeden olağanüstü hallerin kalktığı günden sonra bir gün…

Ama mutlaka…

*

Genç adam…

Bugün bu laflarımı, muhalif bir kafa tarafından söylenmiş söz olarak görebilir, okuyabilirsin…

Ama bil ki böyle olacak….

Ve o gün geldiğinde, bugün sırtını okşayanlardan, bugün sana yürü diyenlerden birini bile yanında bulamayacaksın…

Öyle tek başına kalacaksın hâkimin, savcının önünde…

*

Bu sözlerimi bir büyüğünün samimi duyguları olarak okursan, hem kendine, hem ülkene büyük yararı olur…

***

15 Temmuz darbe girişiminin ardından bireysel silahlanmaya gittikleri, AK Parti’nin talimatıyla hareket ettikleri iddiası Meclis’e taşınan Halk Özel Harekât’ın (HÖH) genel başkanı Fatih Kaya, bir yılda 22 ilde 7 bin üyeye ulaşan örgütlenmeye ilişkin konuştu.

Hürriyet’ten Fevzi Kızılkoyun’un haberine göre, HÖH Genel Başkanı Fatih Kaya tartışma yaratan ve Meclis’e taşınan örgütlenmeye ilişkin dikkat çeken detayları anlattı. Fatih Kaya’nın açıklamaları şöyle:

‘BAŞI AÇIĞI DA VAR KARA ÇARŞAFLISI DA’

“Hain darbe girişimine karşın bir talimatla milletimizle birlikte meydanlara indik. HÖH çadırını 16 Temmuz’da ilk Trabzon’da kurduk. 30 Kasım 2016’da derneğimizi kurduk. İçinde çocuklar var, teyzeler var, öğretmenler, işadamları, esnaf var.

Başı açığı da, kara çarşaflısı da var.”

‘FETÖCÜLER İÇİMİZE SIZMAK İSTİYOR’

“İstanbul, Ankara başta olmak üzere 22 ilde şubemiz açıldı. 7 binin üzerinde üyemiz var. İçimize sızmak isteyen çok FETÖ’cü var.”

‘1 LİRA AİDAT TOPLUYORUZ’

“İlk girişte 10 lira, aylık olarak ise sembolik bir lira alıyoruz. Beş ay öncesine kadar 121 şubemiz vardı. Maddi sıkıntılardan dolayı kapattık. Devletten yardım almıyoruz.”

‘BİZE İHTİYAÇ DUYULDUĞUNDA…’

“Devletimiz, askerimiz, polisimiz her şeye hâkim. Zamanı geldiğinde, 80 milyonluk millet olarak bize ihtiyaç duyulduğunda her zaman hazırız.”

CUMHURBAŞKANI İLE FOTOĞRAF

“Cumhurbaşkanı ile fotoğraf çektirmeyi herkes ister, ben de bu ülkenin evladı olarak çektirdim. Cumhurbaşkanımıza ‘biz böyle bir oluşumdayız’ demeye, anlatmaya gittim. Milletin seçtiği biriyle fotoğraf çektirmek niye rahatsız eder?”

‘SURİYE’YE GİDİP TÜRKMENLERE YARDIM ETTİM’

“Kamu görevlisiyim. 6 ay ücretsiz izne ayrılıp Suriye’ye gittim. Türkmenlere yardım ettim. Oraya giden o atmosferde hücum yeleğiyle öyle poz verir.”

‘HÖH ARABALARININ BİZİMLE İLGİSİ YOK, SİLAHLI DEĞİLİZ’

“Her tarafta HÖH yazan arabalar var. Bunların bizimle ilgisi yok. Davalar açtık.”

“Üye olacaklara, dededen kalma tüfekle dahi resmin varsa üye olamazsınız diyoruz. Silahlanmaya gerek görmeyiz çünkü devletimiz her şeye vakıftır.”

‘GEZİ BENZERİ BİR OLAYDA SOKAĞA ÇIKMAYIZ’

“Gezi benzeri olayı basmak için sokağa çıkmayız, devletin askeri-polisi var. 15 Temmuz gibi devletin emiri mümini talimat vermediği sürece sokağa çıkmayız. Meclis’i niye benimle meşgul ediyorlar?”

‘BU TÜR MİLİS GÜÇLERE İHTİYAÇ YOK’

Meclis’e daha önce Halk Özel Harekât ve bu amblemi taşıyan araçlarla ilgili soru önergesi de veren CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, şunları söyledi:

“Soru önergesi verdik, cevabını bekliyoruz. Devlet içinde gücü kullanacak olanlar ya jandarmadır ya da polistir. Kanunda tanımı olmayanların kendilerine vazife çıkarması hukuk devletine aykırıdır. Eğer bu olmazsa aşiret devleti olur. Vatandaşın devlete olan güveni sarsılır. İçerden ve dışardan gelecek tehditlere karşı vatandaşı koruyan devletin şemsiyesidir. Bu tür illegal yapıların olmaması gerekir. Nasıl cemaat 15 Temmuz hain darbe girişimi yaptıysa, ileride de bu yapılar başka bir şey yapar. Devlet, cemaatlerle, bu tür yapılarla yaşamaz. Cihadın hukuk devletinde yeri yok. Devletin bekasını da devletin güvenlik güçleri korur. Zaten devletin bekası tehlikeye girerse her vatandaşın nefsi müdafaa hakkı var. Bu tür milis güçlere ihtiyaç yoktur, bunlar milis kuvvettir.”

‘DERHAL KAPATILMALI’

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, ‘Halk Özel Harekât’la ilgili “Baştan söyleyeyim ki derhal kapatılmalıdır, sadece Facebook sayfalarına bakılırsa bile kapatılmalıdır” diyerek şöyle devam etti:

“Dernekler Kanunu’na aykırıdır. KHK ile yüzlerce dernek kapatıldı, devletin güç kullanma tekeline ortak çıkmaya çalışan bu dernekle ilgili bildiğimiz kadarıyla bir soruşturma bile yok. Ayrıca sosyal medyadan Cumhurbaşkanı’na hakaret edildi diye yüzlerce polis ve savcı bunları takip ediyor. Bunun 10’da birini silahlarıyla sosyal medyada zorbalık gösterisinde bulunan kişi ve gruplara yönelik yapmıyorlar. Zaten son KHK ile çıkarılan malum hükümle ilgili ciddi endişeye sevk eden bu hoşgörüdür. Son KHK’da yanlışlık olursa yargı gereğini yapar demek topu taca atmak demektir. Çünkü sivillere geleceğe yönelik cezai sorumsuzluk getiren düzenleme, yargıdan önce sivil vatandaşları muhatap alan bir düzenleme. Malum dernekler, silahlarıyla poz veren zorbalar, bu maddeyi bir cezasızlık maddesi olarak anlayıp, 15 Temmuz’un devamı niteliğinde eylem diye yorumladıkları, istedikleri her eyleme müdahale hakkını kendilerinde görecekler. Yargı sonradan cezalandırsa ne olur cezalandırmasa ne olur…”

YANIT BEKLEYEN SORULAR

CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal ile CHP İzmir Milletvekili Murat Bakan’ın İçişleri Bakanı Süleyman Soylu tarafından yanıtlanması istemiyle Meclis Başkanlığı’na verdiği 2 ayrı soru önergesinde özetle şu soruların yanıtları istenmişti:

· Halk Özel Harekât yazısı ile birlikte bir Osmanlı amblemi ve Türk Bayrağı logosunun yer aldığı ticari tipteki araç resmi midir? Resmi ise ‘Halk Özel Harekât’ nereye bağlıdır?

· Söz konusu şahıslar ve araçlar hakkında bir işlem yapılmamışsa nedeni nedir? Resmi birimlere bağlı olmadan sokaklarda tur atarak halkı tedirgin eden bu araçlar ve şahıslar, devletin asli görevlerinden olan milli güvenliğin sağlanması durumunu tehdit eden bir unsur değil midir?

· Halk Özel Harekât’ın genel başkanı olduğu ifade edilen Fatih Kaya’nın, Türkmen Dağı’nda tim komutanı olduğu doğru mudur?